Madde 553 — V - Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu
(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
(2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.
Madde gerekçesi
Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.
Birinci fıkra: 6762 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinden birçok noktada farklı olan maddenin kaynağı İsv. BK m. 754'tür. Hüküm, kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları hakkında olup; denetçiler, işlem denetçileri ve özel denetçinin sorumluluğu 554 üncü maddeye tabidir. Hüküm 6762 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin aksine hem doğrudan hem de dolayısıyla zarara uygulanır.
Kaynak ile 553 üncü madde arasında dört fark vardır. Hükmümüzde, "kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları" denilerek açıkça görevli kişiler ifade edilmiştir. Kaynakta ise, "yönetim kurulu üyeleri ile yönetim ve tasfiye ile uğraşan kişiler" ifadesine yer verilmiştir. Geniş anlama sahip "uğraşan" sözcüğü ile görevli olmadığı halde yönetime ve tasfiyeye karışan, talimat veren, yönetimi ve tasfiyeyi yönlendiren, bir bakıma arkadan yöneten büyük paysahipleri başta olmak üzere, gizli yöneticiler ve tasfiye memurları (öğretideki deyimle, "fiili organ"lar) kastedilmiştir. Bu geniş kapsamlı ibarenin hukukumuza aktarılması halinde (banka hukukundaki deneyim ve birikim gözönüne alınınca) ibarenin amacı ve İsviçre'deki anlayışı aşan bir anlam ve boyut kazanacağından endişe edilmiştir. Böyle ucu açık bir ibareyi hükme koymak yerine mevcut "yöneticiler" sözcüğünün yorumlanmasının öğretiye ve yargı kararlarına bırakılmasının, bu yolla daha dinamik bir anlayışın hukukumuza egemen olabileceği düşünülmüştür. İkinci fark, "kurucular"ın da fıkrada (kaynağın aksine) anılmış olmasıdır. İsviçre, 754 üncü maddeyi yönetim ve tasfiye ile uğraşanlara özgülemek istemekte, 753 üncü maddede kuruluşa ilişkin sorumluluğun düzenlenmiş olduğu düşüncesine ağırlık tanımaktadır. Oysa kurucuların, Tasarının 549 ilâ 552 nci maddelerine girmeyen görev aykırılıkları olabilir. Çünkü, fark hükmümüzde "kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlerin" ihlâli denilerek sorumluluğu doğuran sebepler somutlaştırılmıştır. Eşit işlem, sermayenin korunması gibi ilkelerin kanunda açıkça yer almış olması görev ve yetkilerin 374 ilâ 378 inci maddelerde belirginleşmiş bulunması ve diğer ilgili hükümlerin kesin yükümler öngörmesi ve nihayet özen ve bağlılık yükümlerinin, şirketler topluluğuna ilişkin özel düzenlemeler dahil duraksamalara olanak tanımayan nitelikte ortaya konulmuş olması somutlaştırmanın olası sakıncalarını ortadan kaldırmıştır. Buna rağmen açık olmayan bir ifade kullanılması nesnelliği zedeleyebilirdi. Kaynak "yükümlerin ihlâli" ibaresiyle bu konuda bir belirsizliğe yer vermiştir. Dördüncü fark İsviçre'de "kasıt ve ihmâlle" denilerek kusurun derecesinde ayrıma vurgu yapılarak mahkeme yönünden bir rehber hüküm oluşturulmuş olmasına rağmen, 557 nci madde zaten bu ayrımı yaptığı için hükmümüzde "kusur" sözcüğü ile yetinilmiş olmasıdır. Ayrıca BK m. 43 ve 44'ün bu konuda açık olduğu da dikkate alınmıştır.
"Yönetim kusuru" açık bir sorumluluk hâli olarak düzenlenmemiştir. Bunun gibi, mahkemenin yerindelik incelemesi yapıp bu yaklaşımla sorumluluğa varması, hükmümüzde yer alan "kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümler" somutlaşması karşısında güçtür; meğerki her iki hâl de özen yükümüne aykırılık olarak kabul edilsin.
İkinci fıkra, 6762 sayılı Kanunun 309 uncu maddesine uygun olarak dava hakkını şirkete, paysahibine ve şirket alacaklısına tanımıştır. Aktif dava ehliyetine sahip kişilerin bu yetkilerini kullanabilme şartları Tasarının 555 ve 556 ncı maddelerinde yer almaktadır.
İkinci fıkra: İkinci fıkra kısmen 6762 sayılı Kanunun 336 ncı maddesinin son fıkra hükmüne benzemesine rağmen, yeni bir hükümdür. Mevcut hüküm, sadece eski 336 ncı maddenin (5) numaralı bendinde yazılı görevlerden birinin eski 319 uncu madde uyarınca yönetim kurulu üyelerinden birine bırakılması durumunda sorumluluğun ancak ilgili üyeye yükletilmesi gerektiğinden, o işlemden dolayı müteselsil sorumluluğun geçerli olmayacağını belirtmişti. Tasarının hükmü belli bir maddeye göre devir sınırlamasını kaldırmış, onun yerine kanuna dayanarak, yani kanunun cevaz verdiği tüm devirleri kapsama almıştır. Bu durumda 367 nci madde ile 370 inci maddeler uyarınca yapılan devirler hükmün kapsamına girecek, hatta 368 inci madde de (yargı kararlarında öngörülen şartlarla) dikkate alınabilecektir. Ancak hükümde söz konusu olan, kanuna dayalı görev ve yetki devri olduğu için yardımcı kişilere devirde hüküm uygulanmayacaktır. Ayrıca 367 nci maddedeki görevlerin devredilmesi olanağı yoktur. Birinci fıkra devredene seçimde makûl özen yükümü yüklemiştir.
Hükmümüzde, aynı düşünce çizgisinde bulunan İsv. BK m. 754 (2)'den de farklar vardır. Anılan madde devri "bir görevin ifası"na bağlarken İsv. BK m. 716b'nin ne kenar başlığını ne de metnini dikkate almıştır. İsviçre/Türk öğretisinde egemen olan "delegasyon/yetki devri" bugün de geçerli olup bu kavramı, 6762 sayılı Kanunun 342 nci maddesinin anlamında ifanın devri şeklinde yorumlamaya olanak yoktur. İsviçre öğretisinde de işaret edildiği üzere devredilen organsal işlev (fonksiyon)'dir. İsviçre hükmü seçimde özen yükümü yanında "talimat" ve "gözetim" özenine de yer verir. "Delegasyon"da gözetim görevinin devredende olduğu şüphesizdir. Ancak Tasarı bu görevi hükmün üçüncü fıkrasında değişik bir çözüme bağlamıştır. Anılan hüküm gözetim görevini (yükümünü) açıkça tanımakta, ancak buna İsviçre'de bulunmayan bir sınır getirmektedir.
Devrin esas sözleşme veya 367 nci maddedeki örgütlenme yönetmeliği ile yapılması gerekir.
Üçüncü fıkra: Üçüncü fıkra yönetim organının, organsal işlevi ister kanuna göre devredilmiş olsun, ister organın kendisinde kalsın üyelerin gözetim yükümlerini tanımakta, ancak bu yükümün kontrol dışında kalan olgu ve konularda bulunmadığını hükme bağlamaktadır. Bu hüküm yönetim ile görevli kişilerin bu arada yönetim kurulu üyelerinin uygun nedensellik bağının veya kusurlarının yokluğu halinde, soyut bir gözetim (nezaret) görevi anlayışına dayanılarak sorumlu tutulmalarına engel olmak amacıyla öngörülmüştür. Çünkü, uygulamada yönetim kurulu üyelerinin insan takatinin üstünde bir gözetim anlayışıyla şirketteki her türlü kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıktan sorumlu tutuldukları gözlemlenmiştir.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı — tam metin
yeni hukum — 6102 ile getirilen yeni hüküm; mülga 6762 sayılı TTK'da karşılığı yoktur. — Hukuki sorumluluk (kurucu/YK/denetçi)
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
Bu maddeye ilişkin kararlarda ele alınan başlıca hususlar
Genel kurul kararının iptali
Şirket alacaklısının yönetim kurulu üyelerine karşı doğrudan zarar davası
Ortağın dolaylı zararında tazminatın şirkete ödenmesi gerekliliği
Milletlerarası yetki iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir
Tasfiye memuru sorumluluğu
Yönetici sorumluluğu | Tazminat | Tazminat
Kararın kaldırılması
Ortaklıktan çıkarma
Yayın arşivindeki kararlardan derlenen uyuşmazlık başlıkları — aşağıda ilgili kararlar listelenir.
İlişkili kararlar
Bu maddeyi anan içtihatlar (arşiv) — 196 karardan en yeni 40'i
Yayın arşivinden derlendi (kararın atıf yaptığı mevzuattan otomatik); anonimleştirilmiş, editör onayından ayrıdır.
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2026/605 E. 2026/775 K.
Şirket yöneticisinin sorumluluğunda zarar ve illiyet bağının ispatı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/457 E. 2026/310 K.
Zarar tahsil edilemedikçe yönetici sorumluluğu davasında hukuki yarar vardır
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/780 E. 2025/1996 K.
Limited şirket müdürünün sorumluluk tazminatı, azli ve kayyım talebi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/1598 E. 2025/1814 K.
Ortağın dolaylı zarar iddiasında aktif husumet yokluğundan usulden ret
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/1207 E. 2025/1517 K.
Şirket alacaklısının yönetim kurulu üyelerine karşı doğrudan zarar davası
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/1497 E. 2025/1411 K.
Şirket yöneticilerinin taşınmazı değerinden yüksek bedelle alarak zarara sebep olması
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/1797 E. 2025/1135 K.
Limited şirket müdürünün kendi kendisiyle işlem yapması ve önemli malvarlığı devrinde genel kurul yetkisi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2023/2000 E. 2025/1151 K.
Limited şirket müdürünün yetkisiz taşınmaz satışından sorumluluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/925 E. 2025/1048 K.
Şirket müdürünün eşine muvazaalı taşınmaz devrinde tapu iptali
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/650 E. 2025/863 K.
Limited şirket müdürünün haklı nedenle azli ve tazminat talebinin reddi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/730 E. 2025/833 K.
Limited şirket müdürünün sorumluluğunda dolaylı zarar ve zamanaşımı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/1400 E. 2025/822 K.
Navlun alacağından rücu tazminatında organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/565 E. 2025/658 K.
Yönetim kurulu üyesi olmayan azlık pay sahibinin temsil kayyımı talebi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/421 E. 2025/669 K.
Yönetici sorumluluğu davasının şirkete yöneltilmesi husumet yokluğudur
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/1460 E. 2025/661 K.
Limited şirkette rekabet yasağı ihlaline dayalı temsil kayyımı talebinin reddi
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2025/199 E. 2025/196 K.
Tazminat davasında konu dışı hususlarda ihtiyati tedbir istenemez
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/260 E. 2025/186 K.
İbra edilmeme ve yönetim kurulu üyesi seçimi kararlarının iptali
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/509 E. 2025/75 K.
SPK 21. madde örtülü kazanç aktarımında ilişkili taraf sorumluluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2023/2168 E. 2025/23 K.
Limited şirket müdürünün garanti sözleşmesi ve yönetici sorumluluğu bulunmadığından pasif husumet yokluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/1425 E. 2024/1945 K.
Ortağın dolaylı zarar iddiasıyla açtığı sorumluluk davasında aktif husumet yokluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2023/370 E. 2024/1963 K.
Tasfiye memuru sorumluluğu davasında delil avansının yatırılmaması
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/326 E. 2024/1918 K.
Yönetim kurulu üyesinin özen borcu ve doğrudan zarar sorumluluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/392 E. 2024/1813 K.
Yönetici sorumluluğunda ispat yükü ve şirketin borca batıklığının kanıtlanamaması
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/561 E. 2024/1620 K.
Şirket yöneticisinin haksız fiilinden kaynaklanan zararda uygulanacak hukuk
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/475 E. 2024/1540 K.
Yabancı unsurlu haksız fiilde uygulanacak hukuk ve iflas masasına kayıt
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2022/384 E. 2024/1465 K.
Yabancı unsurlu haksız fiilde uygulanacak hukuk ve şirket yöneticisinin sorumluluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/2090 E. 2024/1464 K.
Yabancı ortaklık yöneticisinin haksız fiilden sorumluluğunda uygulanacak hukuk ve faiz sınırı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/894 E. 2024/1451 K.
Yabancı unsurlu şirket yöneticisi sorumluluğunda uygulanacak hukuk ve faiz oranı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2023/2084 E. 2024/1266 K.
Limited şirket müdürünün sorumluluğunda doğrudan/dolaylı zarar ayrımı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2023/1401 E. 2024/1274 K.
Hamiline hisse senedinde zilyetlik, aktif husumet ve bilgi alma hakkı ön şartı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/2104 E. 2024/1273 K.
Şirket alacaklısının yönetim kurulu üyelerine karşı doğrudan zarar davası
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/1215 E. 2024/1198 K.
Limited şirket ortağının müdürler aleyhine tazminat davasında aktif husumet
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/1146 E. 2024/1116 K.
Genel kurul kararı olmadan şirket yöneticisinin şirket taşınmazını kendine satışı kesin hükümsüzdür
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/368 E. 2024/1073 K.
Yönetim kurulu üyelerinin şirketi zarara uğratmasından müteselsil sorumluluk
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/2097 E. 2024/1087 K.
Limited şirket müdürünün azli ve yönetici sorumluluğu tazminat davası
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/2247 E. 2024/1023 K.
Organik bağ ve tüzel kişilik perdesinin aralanması ile navlun alacağı davası
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2023/2053 E. 2024/932 K.
Ortağın dolaylı zarara dayalı tazminat talebinde aktif husumet yokluğu
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/503 E. 2024/930 K.
Yönetim kurulu üyesi/genel müdürün işçilik alacağı davasında görevli mahkeme
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2021/1691 E. 2024/733 K.
Limited şirket müdürünün sorumluluğunda doğrudan-dolaylı zarar ayrımı ve illiyet ispatı
-
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 2024/718 E. 2024/667 K.
Yönetici sorumluluk davasında genel kurul kararı tamamlanabilir dava şartıdır
Bu maddeye atıf yapan tüm 196 kararı görüntüle →
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının hukuki sorumluluğu bakımından aşağıdakilerden hangisi YANLIŞTIR?
- Sorumluluk, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin kusurla ihlali hâlinde doğar.
- Bu kişilerin sorumluluğu, kusur aranmaksızın (kusursuz) doğar.
- Sorumluluk hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşıdır.
- Kurucular ve tasfiye memurları da bu sorumluluğun süjeleri arasındadır.
- Sorumluluğun doğması için kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün ihlali gerekir.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: B
m.553/1 uyarınca kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludur. Sorumluluk kusura dayandığından, 'kusur aranmaksızın doğar' ifadesi yanlıştır (B doğru cevap — yanlış olan). A, C, D ve E maddenin doğru ifadeleridir.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-553 — erişim: 18.08.2026