6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetici sorumluluğu davasının şirkete yöneltilmesi husumet yokluğudur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/421 E. 2025/669 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Anonim şirket yöneticisinin kanun veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ederek şirkete zarar verdiği ileri sürülen davalarda (TTK 553-555), zararın tazmini talebi zarara sebep olduğu ileri sürülen yönetim kurulu üyesine/yöneticiye karşı yöneltilmelidir; pay sahibinin bu tazminatın şirkete ödenmesini talep etme hakkı bulunsa da, davanın kendisinin doğrudan şirkete karşı açılması, şirketin zarardan sorumlu tutulması sonucunu doğuracağından ve şirketin uğradığı zararın şirketten tahsil edilip şirkete ödenmesi mümkün olamayacağından, dava pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Yönetici sorumluluğuna dayalı davanın pasif husumeti → ret

İddia: Davacı vekili, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz işlemlerle şirketin makine, teçhizat ve hammaddelerini elden çıkardığını, bu nedenle ceza davasının da açıldığını, ihtarnameye rağmen cevap verilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermesinin isabetsiz olduğunu belirtmiştir.

Gerekçe: Dava, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz işlemleri nedeniyle şirketin ve ortakların zarara uğratıldığı maddi vakıasına dayanmakta olup, davanın hukuki niteliği TTK 359 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlaline dayalı yönetici sorumluluğu davasıdır. TTK 553 madde gereği, şirket kurucuları, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara verdikleri zarardan sorumludurlar. TTK 555 maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir, ancak pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir. Şirket ortağı sıfatıyla açılan bu davada makinelerin iadesi veya bedelinin ödenmesi talebi yine şirkete yöneltilmiştir; şirketin uğradığı zararın şirketten tahsil edilerek şirkete ödenmesi mümkün olamayacağından, tazminatın ödenmesi gereken şirkete karşı değil, usulsüz işlemleri yaptığı ileri sürülen yöneticiye karşı açılması gerekirken davanın şirkete yöneltilmesi doğru bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın holdingi, TTK 553-555 kapsamındaki yönetici sorumluluğu davalarında zarar tazmini talebinin şirkete değil, zarara sebep olduğu ileri sürülen yöneticiye karşı yöneltilmesi gerektiğine, aksi halde davanın pasif husumet yokluğundan reddedileceğine ilişkindir; bu husustaki yorum bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Yönetici sorumluluğuna dayalı zarar tazmini talebinin, zarara sebep olduğu ileri sürülen yönetim kurulu üyesine/yöneticiye karşı açılması gerekir; şirkete yöneltilmesi pasif husumet yokluğu oluşturur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu pasif husumet pay sahibi zarar tazmini TTK 553 TTK 555 TTK 359

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 359TTK 553TTK 555/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/421

KARAR NO 2025/669

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/12/2024

NUMARASI 2024/7 Esas - 2024/907 Karar

DAVA

İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalı şirketin,yönetim kurulu başkanı ...'in, seçimine ilişkin olarak davalı şirket hakkında İstanbul 19. ATM'nin 2019/318 esas sayılı dosyası ile genel kurul iptali davası açıldığını ,davanın halen derdest olduğunu, yönetim kurulu başkanının, davalı şirketin ana sözleşme değişikliğini hükümet komiseri bulunmadan yaptığı için, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce kabul edilmediğini, bunun üzerine, genel kurul toplantısını sanki yapılmış gibi göstererek, düzmece bir toplantı tutanağı tanzim ederek verdiğini, bu evrak ile tescil ve ilan işlemlerini yaptığını, usulsüz bu işler üzerine kendisi ve vekili hakkında İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinde 2021/1081 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, yönetim kurulu başkanının şirketin üretim makinelerini, araçlarını yerinden sökerek elden çıkardığını, akıbeti meçhul bu makinelerin maddi değerlerinin(dilekçede makinelerin cinsi ve bedeli ayrı ayrı yazılıdır.) 60.000.000-TL'nin üzerinde olduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait ham madde, üretim cihazları, ekipman ve makineler vs.

menkul malların davalı şirkete iadesini ve montajını talep etmiş; 12/12/2024 tarihli celsede ise talebini; aksi halde makinelerin değerinin şirkete iade edilmesi olarak ıslah etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının dava dilekçesinin konu kısmında eski hale getirme, sonuç ve istek kısmında ise şirkete iadesinin talep edildiğini, davacının talebini açıklaması gerektiğini, bu davada müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının yönetim kurulu başkanı'na karşı aynı iddialar ile dava açtığını, dava usulden reddedilince yine huzurdaki davayı açtığını, müvekkili şirketin 13 yıldır gayri faal olduğunu, giderlerinin ödenmesi için şirketlerden teklifler alınarak, makinelerin satışları yönünde yönetim kurulu kararları alındığını, uygun teklif veren şirketlere usulüne uygun satışların yapıldığını, davacının da yönetim kurulunda olduğu 2014-2016 yıllarında satış için yönetim kurulu kararları alındığını,müvekkili şirkete zarar verenin bizzat davacı olduğunu ileri sürerek davanın usulden, esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davanın, davacı tarafça, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından , şirketin mallarını elden çıkardığı ileri sürülerek bahisle, şirkete ait ekipman ve ham maddelerin şirkete iadesi ve önceki şekilde montajı talebiyle açıldığını, esasen davanın 6102 Sayılı TTK'nun 553. maddesinde düzenlenen, yönetici sorumluluğuna ilişkin olduğunu, davacı taraf, davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz, muvazaalı işlemler yapmak suretiyle şirketi zarara uğrattığını, şirketin mal varlığını elden çıkardığını, şirkete zarar verdiğini iddia ettiği, pay sahibi davacı TTK'nın 555/1. maddesi gereğince şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket yöneticisinden talep edebilecek olup, bu zararın şirkete ödenmesini isteyebileceğini, sorumluluk davası, zarara sebep olduğu belirtilen şirket yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya tasfiye memurlarına veya denetçilere karşı açılabileceğini, zarara uğratıldığı belirtilen şirketin, sorumluluk davasında davalı sıfatını haiz olması mümkün bulunmadığını,davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz işlemlerle yönetim kurulu başkanı olup bu nedenle ceza davasında yargılandığını, şirketin üretim makinelerini, araçlarını yerinden sökerek elden çıkardığını, değerinin milyonlarca değeri bulduğunu, dava dilekçesi ekindeki tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davalı şirketin hiç bir makinesi, teçhizatı, üretim cihazı, hammaddesi vb. yerinde olmadığını, bunların tümü yerinden sökülmüş, değeri milyonlarca lirayı bulan hammaddeler kayıt dışı bir şekilde elden çıkarılmış ve bu hali ile şirket tamamen pasif bir hale getirildiğini, ancak faaliyetini yerine getirebileceği hiç bir ekipmanı kalmayan, üretimi tamamen dava dışı ... Başkanı tarafından durdurulmuş davalı şirket üzerinden halen işçi sıfatı ile birilerine maaş vs.

ödemeler, faaliyet konusu dışında ve niteliği değiştirilerek başkaca masraflar yapıldığını, davalıya ve davalı şirketin yönetim kurulu başkanına Kartal ... Noterliği'nden 09.10.2023 tarihli ... numaralı ihtarname keşide edilmiş olmasına rağmen, ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, maddi ve hukuki bu gerçekler karşısında, ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine karar vermesi isabetsiz olduğunu, hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı şirketin yönetim kurulu başkanının şirkete ait teçhizat ve makineleri habersizce sattığından şirket iadesi, olmadığı takdirde bedelinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir. Dava; davalı şirketin yönetim kurulu başkanının usulsüz işlemleri nedeniyle şirketin ve ortakların zarara uğratıldığı maddi vakıasına dayalı olup , makinelerin şirkete iadesi ,olmadığı takdirde bedelinin davalı şirkete ödenmesi talep edilmekle birlikte ;dava davalı şirkete yöneltilmiştir. TTK'nın 359 madde uyarınca, seçilen veya atanmış olan bu yönetim kurulu üyelerinin “kanundan veya esas sözleşmeden” kaynaklanan anonim ortaklığı ve pay sahiplerini koruyan yükümlülükleri bulunmakta olup, yönetim kurulu üyelerinin bu yükümlülüklerinin ihlali sorumluluklarını doğurmaktadır TTKnın553 madde gereği;

şirket kurucuları ,yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları kanundan ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete, hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına verdikleri zarardan sorumludurlar.Aynı kanunun 555 maddesinde ise ,şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.Ne var ki, şirket ortağı sıfatıyla açılan dava makinelerin şirkete iade ve bedelinin ödenmesi talebi yine şirkete yöneltilmiştir.Şirketin uğradığı zarar, şirketten tahsil edilerek şirkete ödenmesi sözkonusu olamayacağından, davalı vekilinin davanın esası ile ilgili yazdığı istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davanın hukuki nitelemesinin yönetici sorumluluğu olduğu, varsa usulsüz işlemleri yaptığı ileri sürülen yöneticiye karşı açılmayan; tazminatın ödenmesi gereken şirkete yöneltilmesi doğru bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/6783 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.