6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket ortağının müdürler aleyhine tazminat davasında aktif husumet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1215 E. 2024/1198 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Limited şirket müdürlerinin rekabet yasağını ihlal ederek şirkete zarar verdiği iddiasıyla açılan tazminat davasında, asıl dava açma hakkı şirkete ait olsa da, TTK 644 atfıyla uygulanan TTK 553 ve 555. maddeleri uyarınca şirket ortağı da tazminatın şirkete ödenmesini istemek suretiyle bu davayı açabilir; ortağın talebi kendi adına değil şirket adına tazminat ödenmesine yönelikse aktif husumet ehliyeti mevcuttur.

Ele alınan sorunlar

Şirket ortağının, müdürlerin rekabet yasağını ihlali nedeniyle şirkete zarar verdiği iddiasıyla açtığı tazminat davasında aktif husumet ehliyeti → kabul

İddia: Davacılar vekili, davanın konusunun yalnızca TTK 626/2 atfıyla 396/1 maddesine dayalı haksız rekabet talebinden ibaret olmadığını, müdürler kurulu üyelerinin sorumluluğu davasının TTK 644 atfıyla TTK 553 uyarınca her bir pay sahibi tarafından açılabileceğini, bu nedenle aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğunu; ehliyet olmadığı kabul edilse bile davanın kısmen reddedilip diğer hususların incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirket müdürlerinin TTK 626/2'ye aykırı olarak şirketle rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle asıl aktif husumet ehliyeti şirkete aittir. Bununla birlikte, TTK 644. maddesinin yollamasıyla limited şirketlere de uygulanması gereken TTK 553 ve 555. maddelerine göre şirket ortağı da bu konuda dava açma hakkına sahiptir; ancak bu hükümlere göre ortak, tazminatın kendisine değil şirkete ödenmesini isteyebilir. Somut olayda davacılar, davalı müdürlerin rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranarak kurdukları şirket aracılığıyla tarafların ortağı olduğu şirkete zarar verdiklerini iddia etmekte ve tazminatın kendilerine değil şirkete ödenmesini talep etmektedirler. İddianın ileri sürülüş biçimi ve tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilmiş olması nedeniyle, davacı şirket ortağının eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket ortağının, müdürlerin rekabet yasağı ihlali nedeniyle şirkete verdiği zararın tazminini, tazminatın şirkete ödenmesi kaydıyla, TTK 644 atfıyla TTK 553/555 hükümleri çerçevesinde bizzat talep edebileceğine ilişkin taşıyıcı gerekçe bakımından emsal niteliktedir; Yargıtay 11. HD kararına da atıf yapılarak desteklenmiştir.

Usul tespitleri

Dava şartı
aktif husumet ehliyeti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet ehliyeti rekabet yasağı şirket müdürünün sorumluluğu dava şartı TTK 626/2 TTK 553 TTK 555 TTK 644

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 626/2TTK 396/1TTK 644TTK 553TTK 555 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-4-6HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1215

KARAR NO 2024/1198

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/11/2023

NUMARASI 2016/52 Esas - 2023/909 Karar

DAVA

Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

Aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davacıların davalıların yönetici ortağı bulundukları, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde ... no ile kayıtlı ... Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirkette (toplam) %33 oranında pay sahibi olduklarını, davalıların eylem ve işlemleri ile kendilerini şirketten alacaklı duruma getirdiklerini bu alacakları sermayeye ekleyerek kendilerinin pay oranlarını düşürdüklerini bu suretle davacıların zararına sebebiyet verdiklerini, sermaye artırımı kararının alındığı 10.04.2016 tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunu, bu nedenle anılan toplantıda alınan kararların iptali talebi ile İstanbul Anadolu 4. ATMnin 2014/1840 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını red kararı ile neticelenen bu davanın halen temyizde bulunduğunu, davalı şirket müdürlerinin, şirket ile aynı amaç, konu ve faaliyet alanında ve aynı adreste faaliyet göstermek üzere ...

San. ve Tic A.Ş. unvanlı bir şirket kurduklarını, bu suretle hem rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını ve hem de olası ortaklık- firsatlarının kaçırılmasına sebebiyet verdiklerini, davalı şirket müdürlerinin, şirketin iştiraki olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. nezdindeki hisselerini kendilerinden habersiz olarak satmak suretiyle davacıların ayrıca zarara uğratıldığını, sorumluluklarını yerine getirmeyen davalıların sebep olduğu zararların tespitiyle davaya konu doğrudan ve dolaylı zarar miktarının mahkemece tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107.madde gereği artırılmak üzere, şimdilik her bir davalı için 1.500-TL olmak üzere toplamda 3.000-TL nin davalılardan, işletilecek en yüksek oranda ticari faizi ile birlikte tahsil edilerek şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; dava dışı dava konusu şirketin 1976 yılından beri faaliyette bulunduğu, davacıların 2003 yılında pay almak suretiyle davacıların ortak olduğu, davacıların şirket yönetiminde rol almadıklarını zorunlu olmadıkça şirket merkezine uğramadıklarını, aynı sektörde faaliyetgösteren diğer ortaklıkları ile ilgilendiklerini, davacıların 2014/13410 Esas dosya ile şirket kötü yönetimi, suiistimal, genel kurula katılma, şirket iş ve işleyişinden bilgi alma haklarının engellendiğini ve şirkete özel denetçi atanması talepte bulunduklarını ancak davanın reddolunduğunu, davacının Anadolu 1. ATM'de 2016/54 esas dosyası ile genel kurul kararının iptali talepli 6. ATM'de 2016/48 esas dosyası ile özel denetçi atanması talepli dosya açtığını, iş bu davaların bekletici mesela yapılması taleplerinin olduğunu, davacıların rekabet yükümlülüğüne aykırılık iddialarının tümüyle gerçek dışı olduğunu, davacıların şirket iştiraklerindeki hisselerin devri merkezli zarara uğratma iddialarının gerçek dışı olduğunu, gerek şirket ve gerekse ortaklar aleyhine açtıkları haksız davalar ile şirket amacının gerçekleşmesi bakımından varlığı zaruri olan "güven" ve "anlaşma" ortamını ortadan kaldıran, bu suretle şirket motivasyon ve işleyişine açıkça zarar veren davacı ortaklar aleyhine "ortaklıktan çıkarma" da dahil olmak üzere her türlü dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile;

öncelikle, yine davacılar tarafından ve aynı maddi vakıalara dayanmak suretiyle müvekkili davalılar ile müştereken hissedarı bulundukları ... Ltd. Şti aleyhine açılan, 18.11.2015 tarihinde red kararı ile neticelenen ve halen temyiz aşamasında bulunan dava dosyasının iş bu dava bakımından bekletici mesele sayılmasına, nihayet davacının haksız, dayanaksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; Davanın 6102 sayılı TTK'nun 626/2 atfı ile 396/1 maddesine dayalı haksız rekabete dayalı tazminat talebi olduğu, TTK'nın 626/2 maddesi uyarınca "Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemiş ise, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir" hükmünü haiz olduğu, "TTK'nun 626/2 maddesinin atıf yoluyla aynı kanunun 396/1 maddesinin incelenmesi sonucu dava hakkı sadece şirkete aittir bu nedenle ortaklar ve alacaklılar yönetim kurulu aleyhine TTK'nun 626/2,3 maddelerine dayanarak haksız rekabetten kaynaklı tazminat davası açamazlar.

(Poroy/Tekinalp/Çamoğlu Ortaklıklar Hukuku 1, 14.Baskı, 417. Sayfa)" Somut olayda, dava konusu dava dışı şirket ortakları, davalı olan şirket müdürlerinin yine dava dışı kurulan ... Tic. A.Ş'nin mevcut şirket ile haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle tazminat talebinde bulunmuş olup, bahse konu dava açma hakkının limited şirketin kendisine ait olduğu, bu konuda şirket tarafından alınan bir karar olmadığı, davacıların şirket ortağı olduğu, ortak olarak böyle bir davayı açmaya dava ehliyetlerinin bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili dava dosyasının tam sekiz yıl incelenmiş ve sonrasında davanın konusu da yanlış yazılmak marifetiyle aktif husumet ehliyetinin bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin gerekçeli kararında “dava, ttk’nun 626/2 atfı ile 396/1 maddesine dayalı haksız rekabete dayalı tazminat talebidir.” demekte ise de; dava dilekçesinin, ön inceleme duruşması zaptının yahut tensip zaptının davanın konusu kısmına dahi bakmadan sekiz yıl sonra verdiği kararda hiçbir biçimde dosyayı incelemeksizin aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verildiğini ,ön inceleme duruşmasının duruşma zaptında da yer aldığı üzere, davada tarafımızca incelenmesi talep edilen husus;“1-Davalıların müdürler kurulu olarak tüm tarafların ortak olduğu dava dışı şirkette haksız menfaat temin edip etmedikleri,görevlerini kusur, kast ve ihmal suretiyle davalıların şirketteki pay oranlarını düşürerek zarara uğratıp uğratmadıkları,Davacıların rüçhan hakkının kullanımının engellenip engellenmediği,davadan rekabet yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek şekilde kurup kurmadıkları,tarafların ortak oldukları ...

Şti.'nin iştiraki ... Ltd. Şti.'nin satışının yasaya, esas sözleşmeye uygun olup olmadığı ve bu nedenle davacıların zarara uğrayıp uğramadıkları, uğramış ise zarar miktarlarının ne olduğu noktalarında toplandığı belirlendi.” Müdürler kurulu üyelerinin sorumluluğu davası da TTK’nın 644’üncü maddesinin TTK’nın 553’üncü maddesine atfı ile her bir pay sahibi tarafından ikame edilebilecek bir dava olduğundan aktif husumet ehliyetlerinin bulunduğunu, ilk derece mahkemesince aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına ilişkin iddiaya konu husus ise, davadaki taleplerinden yalnızca biri olduğu kabul anlamına gelmemekle birlikte bu hususta aktif husumet ehliyeti olmadığı bir an için kabul edilse dahi dava kısmen reddedilmeli ve diğer hususlar bakımından inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, limited şirket müdürlerinin kanuna aykırı eylemleri, rekabet yasağı hükmünü ihlal etmeleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, dava şirket ortağı olan davacılar tarafından açılmıştır. Davacı, davalıların aynı zamanda müdürü olduğu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yönelik davalıların şirkete zarar veren,haksız rekabet teşkil eden ve aynı zamanda rekabet yasağına aykırı olduğu iddia edilen eylemler nedeniyle eldeki davayı açmış olup tazminatın da şirkete ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece davacıların aktif dava ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TTK’nın 626/2. maddesine aykırı olarak şirket müdürlerinin şirketle rekabet oluşturan eylemler nedeniyle aktif husumet ehliyeti şirkete aittir.

Bununla birlikte TTK'nın 644. maddesi yollaması ile limited şirketler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 553. ve 555. maddesine göre şirket ortağı da dava hakkına sahiptir. Ancak bu hükümlere göre ortak, tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir. Somut olayda da davalılar şirket müdürü olup rekabet etmeme yükümlülüğüne uymaması nedeniyle ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ye zarar verildiği, davalıların kurdukları ... San. ve Tic A.Ş. ile tarafların ortağı olduğu ...Plastık'ye karşı haksız rekabete giriştikleri, dolayısıyla müşterek eylemleriyle ....Plastık'i zarara uğrattıkları iddia edilmekte, tazminatın davacılara değil şirkete ödenmesi istenmektedir. Bu durumda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tazminatın şirkete ödenmesi talep edilmesi nedeniyle davacı şirket ortağının eldeki davada aktif husumetinin bulunduğu kabul etmek gerekir (Yargıtay 11.

HD'nin 23/05/2019 tarihli 2017/4664 esas 2019/4092 karar sayılı ilamı) Davacı şirket ortağının tazminatın şirkete ödenmesini talep ettiğinden aktif husumet ehliyetini haiz olduğu, dikkate alınarak davanın esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacıların dayandıkları maddi vakıalar nedeniyle davacıların kendi adlarına tazminat talepleri olmadığından istinaf nedeni yerinde bulunan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/52 Esas - 2023/909 Karar sayılı 22/11/2023 tarihli kararının, HMK.'nin 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/40406 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.