Şirket müdürünün eşine muvazaalı taşınmaz devrinde tapu iptali
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/925 E. 2025/1048 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Anonim/limited şirkette münferiden temsile yetkili müdürün, şirkete ait bir taşınmazı bedelini şirkete ödemeden ve rayiç değerinin çok altında bir bedelle eşine devretmesi halinde, bu işlem muvazaalı kabul edilir ve TTK'nın 553-555 ile 644. maddeleri uyarınca müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder; şirketin zarara uğraması nedeniyle şirket ortağının bu işlemin muvazaa nedeniyle tapu iptali ve şirket adına tescili talep etmeye aktif husumet ehliyeti bulunur. Muvazaalı devrin tarafı olan devralan kişi (örn. müdürün eşi) ile devri yapan müdür zorunlu dava arkadaşı sayılır; bu nedenle devralan yönünden husumet yokluğundan ret kararı verilmesi hatalıdır, her iki taraf hakkında da davanın esasına girilerek karar verilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Davacı ortağın muvazaalı taşınmaz devrine karşı dava açma (aktif husumet) ehliyeti → kabul
Gerekçe: TTK'nın 553/1 ve 555. maddeleri gereğince şirketin zarara uğraması halinde şirket ortaklarının dava açma hakkı bulunduğu gibi, muvazaalı işlemden zarar gören şirket ortağının da taşınmazın tapusunun iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı vardır. Bu nedenle davacı gerçek kişi ortağın işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşınmaz devrinin muvazaalı olup olmadığı ve müdürün özen/bağlılık yükümlülüğüne aykırılığı → ret
İddia: Davalı ... vekili, dosya kapsamında muvazaayı gösteren hiçbir kanıt bulunmadığını, tapu satış bedeli ile piyasa değeri arasındaki farkın tek başına muvazaa göstergesi olamayacağını, danışıklı hareket edildiğine dair kanıt bulunmadığını, tapu kayıtlarının aksinin ancak kesin delille ispat edilebileceğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Dava dışı şirketin sermayesinin 500.000-TL olduğu, dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin ise 1.963.000-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri ile tapudaki satış bedeli arasında mislini aşan fahiş fark bulunduğu ve satış bedelinin şirkete ödenmediği belirlenmiştir. TTK'nın 626. maddesi uyarınca müdürler ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür. Dava dışı şirket müdürü davalının öncelikle davacı şirket menfaatlerini gözetmesi gerekirken özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı şekilde müdürlük yetkisine dayanarak taşınmazı eşine devretmesi, müdürlük görevini davacı şirket aleyhine kötüye kullandığını göstermektedir. TTK'nın 644. maddesinin atfıyla TTK'nın 553-555. maddeleri uyarınca yönetici, ortaklığın malvarlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarından sorumludur. Taşınmazın devrinin münferit yetkiye dayalı yapıldığı anlaşılmakla, davalı adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Şirket yetkilisinin bedelini almadan eşine yaptığı devir nedeniyle dava dışı şirketi zarara uğrattığı ve davacının zararın giderilmesini talep hakkı bulunmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Muvazaalı işlemin tarafı olan devralan eş yönünden husumet yokluğundan ret kararının hatalı olduğu → kabul
İddia: Davalı ... vekili, şirket yetkilisinin işlemleri ile müvekkili arasında irtibat kurulmadan müvekkili hakkındaki davanın kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin taşınmazı satın almış olduğunu ve iyi niyetli üçüncü kişi olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin bu davalı yönünden husumet yokluğundan ret kararının hatalı biçimde kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Elde ki dava şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamında, şirket yöneticisinin müdürlük yetkisini kötüye kullanması hukuki nedenine dayalı açılmış bir dava olup davalı ...'a husumet yöneltilmesi doğrudur. Muvazaalı işlemin tarafları zorunlu dava arkadaşı olduğu halde adı geçen davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddi doğru olmamıştır. Davalı ...'un diğer davalı hakkında verilen kararı istinaf etmekte hukuki yararı bulunmaktadır. Yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek her iki davalı hakkında da davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket ortağının, şirket müdürünün münferit yetkisiyle yaptığı muvazaalı taşınmaz devrine karşı tapu iptali ve tescil davası açma ehliyeti bulunduğu ve muvazaalı işlemin tarafı olan devralanın zorunlu dava arkadaşı sayılarak husumet yokluğundan reddedilemeyeceği yönündeki tespitler açısından emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Muvazaalı işlemin tarafı olan davalının aktif/pasif husumeti (taraf sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvazaa↗ tapu iptali ve tescil↗ şirket müdürünün özen ve bağlılık yükümlülüğü↗ münferit temsil yetkisi↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ aktif husumet ehliyeti↗ pasif husumet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/925
KARAR NO 2025/1048
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/02/2025
NUMARASI 2023/674 Esas 2025/104 Karar
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ 12/10/2023
Davalı ...hakkında ki davanın kabulüne,davalı ... hakkında ki davanın reddine ilişkin kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin, ... San ve Tic. Ltd.. Şti'nin davalı ... ile birlikte %50 oranda ortağı olduğunu, şirketin sorumlu müdürünün davalı ... olduğunu, davalı ...'un, diğer davalı ve ...un eşi olduğunu, şirket adına kayıtlı İstanbul İli Kağıthane İlçesi ... Mah. ... Ada .. Parselde kayıtlı taşınmazın davalı ... tarafından şirket müdürü sıfatı ile, 29/12/2022 tarih ve ... işlem numarası ile eşi ... üzerine devir ve tescil edildiğini haricen öğrendiğini, ortaklığın hiç bir surette davalı ... ile ticari münasebeti olmadığı gibi iş bu sözde satıştan şirket hesabına herhangi bir aktarım da olmadığını, anılan tasarrufun müvekkil ortak ve ortaklık zararına muvazaalı olarak, mal kaçırma saiki ile yapıldığını, taşınmazın tapusunun iptali ile, davacı müvekkilin ortağı olduğu, ...
Yapı İnş. San ve Tic. Ltd.. Şti adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava dışı şirketin 17/04/2014 tarih 8552 sayılı ticaret sicil gazetesi ile 500.000-TL sermaye ile kurularak tescil ve ilan olunduğu, davacı ile davalı ... %50'şer eşit paylara sahip olduğu, davalı ...'un 11/04/2029 tarihine kadar münferiden şirketi temsil ilzama tek yetkili olduğu, davalı ...'un tarafından dava dışı şirketi temsilen şirkete ait dava konusu İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, merkez mahalle, ... Mevkii , ... sayfa da kayıtlı, ... ada, ... parselde kain arsa vasıflı taşınmazın 29/12/2022 tarihinde 800.000- TL bedelle eşi ...'a devredildiği, dava dışı şirket ticari defter ve belgeleri ile şirket banka hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda tanzim olunan bilirkişi raporunda, taşınmazın devir bedelinin şirkete ödendiğine dair bir kayıt bulunamadığı, taşınmazın satış tarihindeki değerinin tespiti yönünde alınan bilirkişi raporunda da taşınmazın satış tarihindeki değerinin 1.963.000-TL olduğunun belirtildiği, taşınmazın şirket yetkilisi tarafından eşine devredilmiş olması, taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile rayiç değeri arasında fahiş miktarda fark bulunması, tapuda gösterilen devir bedelinin ödendiğine dair bir kayıt olmaması karşısında satış işleminin muvazaalı olduğu kanaatine varılmakla, taşınmazın davalı ...
adına kayıtlı olması dikkate alınarak işbu davalı yönünden davanın kabulü ile İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahalle, ... mevkii, ... sayfa da kayıtlı, ... ada, ... parselde kain arsa vasıflı taşınmazın ... adına olan tapu kaydının iptali ile, ...Ticaret Ltd Şti adına tapuya kayıt ve tesciline, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davalı .. vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın almış olup ... ile müvekkil arasında hukuki bağ kurulmadan ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine ancak müvekkil yönünden kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ...'un husumetinin bulunmadığı belirtilip müvekkil yönünden tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğini, dosya kapsamında muvazaayı gösteren hiçbir kanıt bulunmadığını, mahkeme tarafından tapu satış bedeli ile taşınmazın piyasa değeri arasında ciddi fark olduğu tek gerekçe olarak belirtildiği, taşınmaz satışını yapan ... ile danışıklı hareket ederek şirketin malvarlığını azaltma amacını taşıdıklarına dair hiçbir kanıt bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü kararı usul ve yasalara aykırı olduğunu, şirket adına kayıtlı tüm taşınmaz devirleri incelenip gerçek durum saptandıktan sonra karar verilmesi gerekirken salt davacı iddiasının gerçek kabul edilmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu;
davacı ve diğer davalı ... şirket adına kayıtlı tüm taşınmazları emlak rayiç bedeli üzerinden yani gerçek piyasa değerinin yaklaşık 1/20 (Yirmide birinden) satış yaparak muhasebeye bu şekilde kayıt yaptırdıklarını, taşınmazların emsal değerin çok altında gösterilmesi, satışların muvazaalı olduğunu ya da şirketin malvarlığını azaltma amacıyla danışıklı hareket edildiğini göstermediğini, müvekkil davacı ve diğer davalı ... arasındaki ticari ilişkilerin dışında olup iyi niyetli 3. kişi olarak kabulü zorunlu olduğunu, tapu kayıtları tarafları kesin olarak bağlayıcı delil niteliğinde olup tarafların tapu kayıtlarının aksini ispatlamaları, tapu kayıtları kadar güçlü ve kesin delil sunulması ile mümkün olabileceğini, dava konusu taşınmazın devrine ilişkin tapu kayıtlarını çürüten kesin delil sunulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, münferit yetkili şirket müdürü tarafından yapılan taşınmaz satışının muvazaa nedeniyle tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescili talebine ilişkindir. Davacının dava dışı şirketin %50 oranda ortağı olduğu, davalı ...'un münferiden şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, davalı ...'un 29/12/2022 tarihinde kendi eşine satışını yaptığı, davacı şirket ortağı tarafından muvazaalı olarak satış yapıldığı ileri sürülerek tapunun iptali ile şirket adına tescili talebinde bulunulmuştur. TTKnın 553/1 ve 555 maddeleri gereğince şirketin zarara uğraması halinde, şirket ortaklarının dava açmaya hakları olduğu gibi muvazaalı işlemden dolayı zarar gören şirket ortağının da taşınmazların tapularının iptali ile şirket adına tescilini talep etmeye hakkı bulunduğundan davacı gerçek kişi ortağın işbu davayı açmaya aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır (Yargıtay 11.HD nin 2014/1111 esas - 2014/18464 karar sayılı emsal ilamı) Dava dışı şirketin sermayesinin 500.000-TL olduğu, dava konusu taşınmazın ise satış tarihi itibari ile değerinin 1.963.000 -TL olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesince uzman bilirkişilerden mahallinde keşif yapılmak suretiyle rapor alınmış, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri ile tapudaki satış bedeli arasında mislini aşan fahiş fark olduğu belirlenmiştir. Taşınmazın satış bedelinin şirkete ödenmediği belirlenmiştir. TTK'nın 626. maddesinde "Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdür." denilmektedir. Dava dışı şirket müdürü davalının öncelikle davacı şirket menfaatlerini gözetmesi gerekirken özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecek şekilde müdürlük yetkisine dayanarak taşınmazı eşine devir etmesi müdürlük görevini davacı şirket aleyhine kötüye kullandığını göstermektedir.
TTK'nın 644 maddesi atfı TTK'nın 553-555 maddeleri uyarınca Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışlarından sorumlu bulunmaktadır. Taşınmazların devrinin münferit yetkisine dayalı yapıldığı anlaşılmakla davalı ...adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Şirket yetkilisinin bedelini de almadan eşine yaptığı devir nedeniyle dava dışı şirketi zarara uğrattığı ve davacının zararın giderilmesini talep hakkı bulunmaktadır. Davalı ...vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davalı ...vekili; şirket yetkilisinin işlemleri ile müvekkili arasında irtibat kurulmadan müvekkili hakkında ki davanın kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Elde ki dava şirket yöneticisinin sorumluluğu kapsamında, şirket yöneticisinin müdürlük yetkisini kötüye kullanması hukuki nedenine dayalı açılmış bir dava olup; davalı ...'a husumet yöneltilmesi doğru olduğu; muvazaalı işlemin taraflarının zorunlu dava arkadaşı olduğu halde adı geçen davalı hakkında ki davanın pasif husumet yokluğundan reddi doğru olmamıştır. Davalı ...'un diğer davalı hakkında verilen kararı istinaf etmekte hukuki yararı olup kararın bu yönüne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülerek kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek her iki davalı hakkında ki davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/02/2025 Tarih 2023/674 Esas 2025/104 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,"Davanın kabulüne; İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... mahalle, ... mevkii , ... sayfa da kayıtlı, ... ada, ... parselde kaim arsa vasıflı taşınmazın ...adına olan tapu kaydının iptali ile, ... Ticaret Limited Şirketi adına tapuya kayıt ve tesciline,""İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 207.799,02-TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 50.250,00-TL tamamlama yolu ile alınan toplam 51.957,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 155.841,27-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 51.957,75-TL harç ile 9.598,50-TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 387.360-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı ...tarafından yatırılan 51.949,76-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 75-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.26/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5566 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi