Dava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
454 karar
🌱 Mesele-tohumu: bu başlık mesele granülaritesine yakındır; Etap 2 mesele madenciliği buradan başlayabilir.
-
Eksik incelemeyle icra dairesi yetki itirazının kabulü hatalıdır
2021/207 E. 2021/168 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın değerlendirilmesinde, taraflar arasındaki sözleşme ve buna bağlı yetki sözleşmesi hükümleri dosyaya getirtilip incelenmeden, salt borçlunun yerleşim yeri esas alınarak yetki itirazının haklı bulunması ve bu suretle davanın usulden reddedilmesi eksik incelemeye dayanan bir hüküm teşkil eder; bu durumda ilgili sözleşmeler getirtilip incelenerek yeniden karar verilmesi gerekir.
itirazın iptaliicra dairesinin yetkisiyetki itirazıdava şartıyetki sözleşmesieksik inceleme
-
İcra dairesi yetkisinde seçimlik hak ve yanlış kullanımın sonucu
2021/99 E. 2021/125 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Para borcuna dayalı icra takiplerinde, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda ifa yeri TBK 89 uyarınca tespit edilir; aksine anlaşma yoksa alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de ifa yeri sayılır ve bu, davalının yerleşim yeri ile birlikte seçimlik yetki oluşturur. Alacaklı, birden fazla yetkili yerden birini seçme hakkına sahiptir; bu hakkı yetkili bir yerde kullanmışsa (örneğin kendi yerleşim yerinde), takip yetkili icra dairesinde yapılmış sayılır ve yetkiye itiraz kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilemez.
itirazın iptaliicra dairesinin yetkisiseçimlik yetkidava şartıifa yerisözleşmeden doğan dava
-
Arabuluculuk son tutanağı eksikliğinde davanın usulden reddi
2021/176 E. 2021/109 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddi
Zorunlu arabuluculuğa tabi bir davada, davacı tarafça arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi ve mahkemece verilen kesin süre içinde de bu eksikliğin giderilmemesi halinde, kanun gereği davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve başka herhangi bir işlem yapılmaksızın dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir; bu şekilde dava dilekçesi tebliğ edilmeden sonuçlanan davada kendisini vekille temsil ettiren davalı, vekalet ücretine hak kazanamaz.
zorunlu arabuluculukdava şartıusulden retarabuluculuk son tutanağıkesin sürevekalet ücreti
-
Off-shore hesap alacağı davasında görev: Tüketici Mahkemesi görevlidir
2019/19 E. 2021/89 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun kabulü ve ilk derece kararının kaldırılması
Gerçek kişi tüketicinin, mevduatını değerlendirdiği bankaya karşı açtığı alacak davası, taraflardan birinin tüketici, diğerinin profesyonel sağlayıcı olması ve uyuşmazlığın bankacılık işleminden (tüketici işleminden) kaynaklanması nedeniyle 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici uyuşmazlığı niteliğindedir; bu durumda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olup, görev dava şartı yargılamanın her aşamasında mahkemece ve istinaf aşamasında BAM tarafından re'sen gözetilir; asliye ticaret mahkemesinin görevsizliğine rağmen esas hakkında hüküm kurması halinde, BAM…
tüketici işlemigörevdava şartıre'sen incelemeusulden retdavanın açılmamış sayılması
-
Arabuluculuk tutanağının geçersizliği tespit davasında hukuki yarar yokluğu
2020/1564 E. 2021/65 K. ·
Tespitkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Dava şartı eksikliğine ilişkin belgenin (arabuluculuk tutanağı, kayyım kararı) sağlıklı biçimde tarif edildiği ve mahkemece re'sen getirtilmesinin mümkün olduğu hallerde, bu belgenin taraflarca ibraz edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez. Ayrıca, bir hukuki ilişkinin geçersizliğinin, açılmış veya açılacak başka bir davada iddia veya savunma olarak ileri sürülmesi mümkünse, bu husus için ayrıca tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz.
hukuki yarartespit davasıdava şartıdavanın açılmamış sayılmasıHMK 119arabuluculuk tutanağı
-
Bankacılık işleminde tüketici konumu görevli mahkemeyi belirler
2021/68 E. 2021/60 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddi
Bir işlem mutlak ticari dava niteliğinde olsa bile, taraflardan birinin tüketici olduğu ve işlemi ticari/mesleki amaçla değil şahsi amaçla gerçekleştirdiği durumlarda, 6502 sayılı Kanun'un 83/2. maddesi uyarınca bu durum işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve tüketici mahkemesinin görevli olmasını engellemez; görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
mutlak ticari davatüketici işlemigörevdava şartıbankacılık işlemi
-
Görevsizlik kararında yargılama giderine görevli/yetkili mahkemenin hükmetmesi
2021/76 E. 2021/27 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddi
Görevsizlik veya görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde, davaya başka bir mahkemede devam edilmemişse yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil) o aşamada hükme bağlanmaz; bu giderlere ilişkin karar, dosyanın gönderileceği görevli/yetkili mahkemeye bırakılır. Bu şekilde karar veren ilk derece mahkemesi kararı HMK 331/2'ye uygundur.
görev dava şartıgörevsizlik kararıyargılama giderlerivekalet ücretigönderme kararı
-
İtirazın iptali yerine alacak davası açmakta hukuki yarar bulunması
2020/1435 E. 2020/1306 K. ·
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
İcra takibine itiraz edilerek takibin durması halinde alacaklı, İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası açmakla zorunlu tutulamaz; genel hükümlere göre alacak davası açmakta da hukuki yararı vardır. Ancak alacak davası açan alacaklı, itirazın iptali davasına özgü haklardan (örneğin icra inkâr tazminatı gibi) yararlanamaz. Bu nedenle salt itirazın iptali davası açılmamış olması, alacak davasının hukuki yarar yokluğundan reddi için yeterli bir gerekçe değildir.
hukuki yararitirazın iptali davasıalacak davasıİİK 67tahsilde tekerrür olmamak kaydıseçimlik hak
-
Hisse devrinin bağış mı satış mı olduğunun ispatı
2020/831 E. 2020/1277 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddi
Bir tarafın devrin yapıldığını kabul edip yalnızca hukuki niteliğini (bağış/satış) farklı gösterdiği durumlarda vasıflı ikrar söz konusu olur; vasıflı ikrar bölünemeyeceğinden ikrar eden taraf ispat yükü altına girmez, iddiasını (devrin ivazlı/satış niteliğinde olduğunu) ileri süren karşı taraf bunu yazılı delille ispatlamak zorundadır. Devir sözleşmesinde satıştan söz edilmemiş, yalnızca devir ve temlik ifadesi kullanılmışsa ve bedel ödemesi taahhüdü ayrı bir hukuki işlem niteliğinde ise, bu husus da yazılı delille ispatlanmalıdır; ispatlanamaması…
vasıflı ikrarispat yükühisse devribağışaktif husumetyazılı delil
-
İpotekte kefalet hükümleri uygulanmaz, hatır ipoteği senede karşı tanıkla ispat edilemez
2018/2475 E. 2020/1261 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddi
İpotek, kefaletten ayrı bir teminat türü olup şahsi değil ayni sorumluluk doğurur; ipotek veren kredi sözleşmesinin tarafı veya kefili değilse, ipotek belgesi kefalete ilişkin hüküm içermiyorsa kefalet hükümleri (TBK 584 dahil) ipoteğe uygulanamaz ve eşin rızası şartı aranmaz. Ayrıca ipotekli taşınmaz aile konutu niteliğinde değilse bu şart bakımından da eş rızası gerekmez. İpoteğin hatır için verildiği iddiası resmi senede karşı tanıkla ispat edilemez. İcra takibinde taraf/borçlu olarak gösterilmeyen kişinin o takibe ilişkin menfi tespit davası açmakta…
-
Ödeme emri tebliğinin iptali halinde itirazın iptali davasında hukuki yarar
2020/1403 E. 2020/1270 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
İtirazın iptali davasının açılabilmesi, borçluya usulüne uygun tebliğ edilmiş bir ödeme emrine karşı süresinde itiraz edilmiş olmasına bağlıdır. Ödeme emrinin tebliğ işleminin icra hukuk mahkemesi kararıyla iptal edilip kesinleşmesi halinde, dava açıldıktan sonra bu dava şartı ortadan kalkar; borçluya yeniden ödeme emri tebliği ve yeniden itiraz süreci gerekeceğinden, davacının o anki itirazın iptali davasını sürdürmesinde hukuki yararı kalmaz ve dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
itirazın iptali davasıdava şartıhukuki yararödeme emri tebliğinin iptalitakip hukukuna ilişkin dava şartı
-
Sahte kimlikle yapılan hisse devrinde noterin husumete dahil edilmemesi
2018/2439 E. 2020/1201 K. ·
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Resmi senet niteliğindeki bir belgede (örn. noter hisse devir sözleşmesi) imza sahteliği iddiası ileri sürülüyorsa, bu iddianın incelenip karara bağlanabilmesi için belgeye resmiyet kazandıran kişinin (noterin) de davaya husumet yönünden dahil edilmesi gerekir; bu yapılmadan davanın eksik hasımla görülüp esas hakkında hüküm kurulması hukuka uygun değildir ve bu durumda davacıya ilgili kişi hakkında dava açması için süre verilip açılacak davanın işbu dava ile birleştirilmesi gerekir.
menfi tespitresmi senetimza sahteliğieksik hasımhusumethisse devri
-
Arabuluculuk son tutanağı dava açıldıktan sonra düzenlenmişse dava şartı yokluğundan usulden ret
2020/1333 E. 2020/1208 K. ·
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddi
Arabuluculuğa tabi bir davada, dava açıldığı tarih itibariyle arabulucuya başvuru henüz yapılmamış veya arabuluculuk son tutanağı düzenlenmemişse, dava şartı yerine getirilmemiş sayılır ve dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir; bu ret dava açıldıktan sonra arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olmasıyla giderilmez. Dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilen davalarda, davalı yararına A.A.Ü.T. 7/2 madde uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilir; dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti talep edilemez. Bu tür usulden ret kararlarında,…
dava şartıarabuluculukusulden retmaktu vekalet ücretinispi vekalet ücretison tutanak
-
Hile iddiasıyla hisse devrinin iptali talebinde ispat yükü
2018/2298 E. 2020/1147 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddi
Hile iddiasına dayalı sözleşmenin iptali talebinde, aldatıldığını ileri süren tarafın, işlemin konusu hakkında bilgi edinebilecek konumda (örneğin işyerinde önceden çalışmış olması) bulunması ve karşı tarafın hile sayılabilecek yoğunlukta bir eyleminin ispatlanamaması halinde, sözleşme geçerliliğini korur; üçüncü kişinin hilesi ise, sözleşmenin tarafının bunu bildiği veya bilebilecek durumda olduğu ispatlanmadıkça o tarafı bağlar. Ayrıca sözleşmenin tarafı olmayan kişiler aleyhine o sözleşmenin iptali istemiyle açılan davada pasif taraf ehliyeti…
hile (aldatma)sözleşmenin iptalimenfi tespitpasif taraf ehliyetiispat yükühisse devri sözleşmesi
-
Eksik inceleme nedeniyle kararın kaldırılıp mahkemesine gönderilmesi
2018/2237 E. 2020/1109 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Temlik sözleşmesinde nakit alacağın devredilip gayrı nakit alacağın hariç tutulduğu hallerde, devralan gayrı nakit alacak yönünden aktif husumet ehliyetine sahip değildir; bu husus gözetilmeden davanın reddine karar verilemez. Genel kredi sözleşmesinde kefalet limiti ayrıca belirtilmemiş olsa da, sözleşmede gösterilen kredi limiti aynı zamanda kefalet limiti sayılır ve kefil, asıl borçtan ve kendi temerrüdünün sonuçlarından bu limitle sorumlu olur. Uygulanan temerrüt faiz oranının denetlenmesi için dayanak sözleşme ve belgelerin toplanmadığı, kesin süre…
alacağın temlikiaktif husumet ehliyetikefalet limitimüşterek borçlu müteselsil kefiltemerrüt faizikesin süre
-
Eda davası açılabilecek uyuşmazlıkta olumlu tespit davasında hukuki yarar yokluğu
2018/2195 E. 2020/1097 K. ·
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddi
Taraflar arasındaki esas ihtilaf, eda davası (itirazın iptali davası gibi) yoluyla çözülebilecek bir konu olan bedel uyuşmazlığına dayanıyorsa ve mülkiyetin kime ait olduğu hususunda gerçek bir ihtilaf bulunmuyorsa, görülmekte olan veya açılabilecek eda davasında iddia/savunma olarak ileri sürülebilecek konular için müstakil bir olumlu tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmaz; bu durumda tespit davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
tespit davasıhukuki yarardava şartıeda davasıolumlu tespit davasıitirazın iptali davası
-
Münhasır yetki sözleşmesi bulunan cari hesap alacağında yetki itirazı
2020/1234 E. 2020/1088 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
Tacirler arasında akdedilen sözleşmede kanunen yetkili mahkemelerin yetkisi saklı tutulmaksızın belirli bir mahkeme yetkili kılınmışsa (HMK 17), bu yetki şartı münhasır nitelik taşır ve sözleşme kapsamındaki cari hesap alacağına dayalı davalarda da uygulanır; alacağın cari hesap bakiyesi olarak takibe konulması, dayanağı olan yazılı sözleşmelerin varlığını ve bunlardaki yetki şartının bağlayıcılığını ortadan kaldırmaz. Münhasır yetki sözleşmesi bulunduğunda, davalının kendi yerleşim yerini ileri sürmesi HMK 19/2 anlamında geçerli bir seçenek oluşturmaz…
yetki sözleşmesimünhasır yetkiicra dairesinin yetkisine itirazcari hesapitirazın iptalidava şartı
-
İpoteğin fekki isteminde kesin yetki kuralı ve tefrik
2020/1268 E. 2020/1086 K. ·
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddi
İpoteğin fekki talebi, sınırlı ayni hakka ilişkin olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesindir; bu talep menfi tespit davasıyla birlikte açılmış ve o davadan tefrik edilmiş olsa da, mahkemenin kesin yetkiyi re'sen inceleme yükümlülüğü ortadan kalkmaz.
ipoteğin fekkikesin yetkimenfi tespit davasıtefriktaşınmaz rehnisınırlı ayni hak
-
Kısmi ödemede icra inkar tazminatına hükmedilmemesi hatası düzeltildi
2020/1245 E. 2020/1083 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
İtirazın iptali davasında, alacaklının icra takibi başlattıktan kısa bir süre sonra borçlu tarafından yapılan kısmi ödeme bulunması halinde, alacaklının haklılığı takip tarihi itibariyle belirlenir ve bu tarihten sonra yapılan ödemenin infazda mahsubu icra müdürlüğünce re'sen uygulanacağından, bu yöndeki istinaf nedeni yerleşik yargı uygulaması gereği yerinde görülmez. Ödeme emri tebliğinden önce yapılan ödemelerden tahsil harcı alınmaz ve icra vekalet ücreti alacağın tam tutarı üzerinden hesaplanır. Alacağın likit ve hesaplanabilir olduğu hallerde, ilk…
itirazın iptaliicra inkar tazminatıkısmi ödemehukuki yararmahsuptahsil harcı
-
Menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartı aranmaz
2020/1227 E. 2020/1042 K. ·
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Ticari nitelikteki menfi tespit davaları, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat davası olarak nitelendirilemeyeceğinden ve bu davalar sonucunda kurulan olumsuz tespit hükmü doğrudan ilamların icrası yoluyla infaz edilemeyeceğinden, arabuluculuğa başvuru bu davalar için dava şartı değildir; mahkemece dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi hatalıdır ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.
menfi tespit davasıarabuluculuk dava şartızorunlu arabuluculukticari davaolumsuz tespit hükmüilamların icrası
-
Ön sözleşme sonradan asıl sözleşme imzalanınca hükümsüz kalır
2018/2008 E. 2020/1020 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddi
Taraflar arasında ileride bir sözleşme yapılmasını taahhüt eden ön sözleşme, asıl sözleşmenin (aynı konuya ilişkin nihai sözleşmenin) kurulmasıyla hükümsüz hale gelir; taraflar asıl sözleşmedeki koşulları ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yerine getirmişse ve asıl sözleşmede ibra hükmü varsa, taraf artık önceki ön sözleşmeye dayalı hak (tapu iptali-tescil, cezai şart vb.) talep edemez. Ayrıca dava konusu sözleşmenin tarafı olmayan kişi/şirkete husumet yöneltilemez.
ön sözleşmeasıl sözleşmeibracezai şarthusumettapu iptali ve tescil
-
Takipten sonra kısmi ödemede TBK 100 mahsup hesabı yapılmadan davanın reddi hatalıdır
2020/1177 E. 2020/1028 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
İtirazın iptali davasından önce borçlunun alacağın bir kısmını icra dosyası dışında ödemiş olması, ödenen kısım için dava açma hukuki yararını ortadan kaldırır; ancak borç muaccel ise takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödeme borçluyu ödeme tarihine kadar işleyen faiz, icra vekalet ücreti ve gerekiyorsa tahsil harcından sorumlu tutar. TBK 100 emredici hükmü gereği kısmi ödemenin ferilerden mahsubu re'sen uygulanır ve mahkemenin bu hesaplamayı yapmadan, sadece alacak aslının ödendiğinden bahisle davayı reddetmesi hukuka aykırıdır.
itirazın iptalikısmi ödemeTBK 100mahsupmuacceliyeticra inkar tazminatı
-
Aktif dava ehliyeti (husumet) yokluğu nedeniyle davanın reddi
2020/1114 E. 2020/961 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
Alacaklı olduğunu ileri süren tarafın, dava dışı bir şirketten alacağı temlik aldığını, temlik sözleşmesini icra takip aşamasında veya yargılama sırasında herhangi bir belgeyle ispatlayamaması ve dava konusu alacağın gerçekte dava dışı bir şirkete ait olduğunun bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkması halinde, davacının aktif dava (husumet) ehliyeti bulunmadığından dava reddedilir. Husumet, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i olmayıp, mahkemece dosyadan anlaşıldığı ölçüde her zaman re'sen gözetilebilecek bir husustur; bu durumun yargılama…
taraf sıfatı (husumet)aktif dava ehliyetialacağın temlikicari hesapitirazın iptalire'sen gözetme
-
İcra kefaletinde TBK 583 şekil şartları ve el yazısı zorunluluğu
2020/1056 E. 2020/934 K. ·
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddi
İcra dairesinde haciz tutanağı içinde verilen icra kefaleti, İİK 38 gereği ilamların icrası hükümlerine tabi müteselsil kefalet niteliğinde olup, İİK'da kefaletin şekline dair özel hüküm bulunmadığından TBK 583'teki şekil şartlarına tabidir. Kefilin sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihinin, müteselsil kefalet ibaresiyle birlikte kefilin kendi el yazısıyla yazılması geçerlilik koşuludur; bu unsurlar icra memuru tarafından yazılmışsa kefalet geçersizdir ve bu husus mahkemece re'sen gözetilir. Ayrıca icra kefaletinin geçersizliğinin tespiti…
icra kefaletimüteselsil kefaletTBK 583 şekil şartıel yazısı ile yazma zorunluluğuilam hükmünde kefaletre'sen gözetme
-
Dava öncesi kısmi ödemenin TBK 100 uyarınca ferilerden mahsubu
2020/1096 E. 2020/949 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
İtirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından kısmi ödeme yapılmışsa, TBK 100 uyarınca bu ödeme öncelikle faiz ve giderlerden mahsup edilir; bu mahsup emredici nitelikte olup icra müdürlüğünce re'sen uygulanır. Dava dilekçesinde açıkça kısmi ödemenin ferilerden mahsubu talep edilmişse, harca esas değerin alacağın tamamı üzerinden gösterilmiş olması, davanın alacağın tamamına ilişkin açıldığı sonucunu doğurmaz; dava dilekçesindeki sonuç talebi esas alınır. Mahsup sonrası kalan bakiye alacak, borç miktarının bilinir olması nedeniyle muayyen…
itirazın iptalikısmi ödememahsupicra inkar tazminatımuayyen alacakharca esas değer
-
İtirazın iptali davasında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın tebliğinden başlar
2020/1052 E. 2020/903 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
İtirazın iptali davasında İİK 67/1 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı, alacaklının icra dosyasındaki itirazı icra dosyası içinde tebliğ aldığı tarihtir; alacaklının itirazı başka bir yargılama sırasında öğrenmiş olması bu süreyi başlatmaz.
itirazın iptali davasıhak düşürücü süreİİK 67/1tebliğ tarihidava şartı
-
Arabuluculuk son tutanağı eksikse kesin süreli ihtar zorunluluğu
2020/1041 E. 2020/902 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Arabuluculuğa tabi bir davada, davacı dava dilekçesinde arabulucuya başvurduğunu ve anlaşmaya varılamadığını belirtmiş olmakla birlikte, son tutanağın aslını veya onaylı örneğini dilekçeye eklememişse, mahkeme doğrudan dava şartı yokluğundan davayı reddedemez; davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiği, aksi halde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye göndermesi ve sonucuna göre işlem yapması gerekir.
dava şartıarabuluculuğa başvuruson tutanakkesin süreusulden retitirazın iptali
-
İcra dairesinin yetkisine itiraz karara bağlanmadan mahkeme yetkisizliği kararı verilemez
2020/983 E. 2020/863 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
İtirazın iptali davasında borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse, takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olması bir dava şartı olup mahkemece öncelikle bu husus hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir; icra dairesinin yetkisi hakkında karar verilmeden doğrudan mahkemenin yetkisizliğine hükmedilmesi, dava şartlarına aykırılık oluşturur ve kararın kaldırılmasını gerektirir.
itirazın iptaliicra dairesinin yetkisikesin yetkidava şartıyetkisizlik kararı
-
İşlemiş faize ilişkin kısmi menfi tespit davası açılabilir
2020/796 E. 2020/832 K. ·
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Kural olarak menfi tespit davası kısmi olarak açılamaz. Ancak davacı, takipte talep olunan alacağın ve faizin tamamından borçlu olmadığının tespitini istemeyip, yalnızca işlemiş faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek belirli bir tutar üzerinden (taleple bağlı kalınarak) kısmi menfi tespit talebinde bulunuyorsa, bu durumda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunur ve dava değeri esas alınarak talebi aşmamak üzere kısmi menfi tespite hükmedilebilir.
menfi tespit davasıkısmi davahukuki yarardava şartıişlemiş faiztemerrüt faizi
-
Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptali davasında görevli mahkeme
2020/230 E. 2020/835 K. ·
Tespitistinaf başvurusunun esastan reddi
Muris muvazaasına dayalı olarak yapılan tasarrufların (örneğin anonim şirket hisse devri) iptali istemiyle açılan davalarda, tasarrufa konu malvarlığının ticari nitelikte bir unsur (şirket hissesi) olması davayı ticari dava haline getirmez; bu tür davaların temeli miras hakkına dayalı muvazaa iddiası olduğundan ve TTK'nın mutlak veya nisbi ticari dava saydığı hallerden olmadığından, görev TMK'nın miras hükümleri çerçevesinde HMK 2. madde uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
muris muvazaasıtasarrufun iptaligörevmutlak ticari davanisbi ticari davatereke