6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartı aranmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1227 E. 2020/1042 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

Ticari nitelikteki menfi tespit davaları, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat davası olarak nitelendirilemeyeceğinden ve bu davalar sonucunda kurulan olumsuz tespit hükmü doğrudan ilamların icrası yoluyla infaz edilemeyeceğinden, arabuluculuğa başvuru bu davalar için dava şartı değildir; mahkemece dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi hatalıdır ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Ticari nitelikteki menfi tespit davasında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, UYAP sisteminde arabuluculuk dosyasının bulunduğunu, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklendiğini ve imzalı aslının da dosyada bulunduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Menfi tespit davası, HMK 106'da düzenlenen tespit davasının özel bir türüdür ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak/tazminat davası olarak nitelendirilemez. Bu davada borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde olumsuz tespit hükmü kurulur; bu hüküm herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından İİK 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yoluyla takibe konulamaz. Buna karşılık arabuluculuk sonucu düzenlenen tutanaklar ilam hükmünde olup cebri icraya konu edilebilir niteliktedir. Menfi tespit davaları sonucu verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören hükmün amaçsal yorumundan, yasa koyucunun menfi tespit davalarını bilinçli olarak arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus, uyuşmazlığın giderilmesi amacıyla verilen Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ilamıyla da bu şekilde çözümlenmiş ve söz konusu ilam mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince menfi tespit talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, kaldı ki dava dilekçesinde arabulucuya başvurulduğunun da yazılı olduğu ve arabuluculuk son tutanağı aslının dosyaya sunulduğu dikkate alınarak işin esasına girilip karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak aranmayacağı yönündeki tespit, benzer davalarda dava şartı incelemesi için doğrudan uygulanabilir nitelikte bir kuraldır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası arabuluculuk dava şartı zorunlu arabuluculuk ticari dava olumsuz tespit hükmü ilamların icrası

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — T.T.K. 5/A · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 106HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K. 32

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1227

KARAR NO 2020/1042

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/01/2020

NUMARASI 2019/639 Esas 2020/1 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/10/2020

Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafa, iplik alım avansı olarak ... Beylikdüzü Şubesinin 12.04.2019 tarih ... seri numaralı 175.000-TL bedelli çek verildiğini, ancak vadesinde davalı tarafça iplikler temin edilemediğini, davalı taraftan muhtelif zamanlarda talep etmesine rağmen dava konusu çekin iade edilmediğini, söz konusu çekin bedelsiz kaldığını davalı tarafça iade olunmadığından çekin bedelsizliğinin ve davalı tarafa bu çekten dolayı borcunun olmadığının tespiti ve çekin iadesinin sağlanması için menfi tespit ile çekin temlik ve icraya konmasının önlenmesi bakımından tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, davacı vekilince TTK md/5-A ve 6325 sayılı Kanun md/18A uyarınca arabuluculuk son tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin sunulmadığı, davanın TTK'nun 5/A., 6325 sayılı Kanunun 18/A-2., HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; UYAP sistemi üzerinde dosya bilgilerinde arabuluculuk dosyasının bulunduğu, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmiş olup, karar tarihinden öncede imzalı aslının dosyada yer aldığını, dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinde isabet bulunmadığı, bu nedenlerle kararın kaldırılarak dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, çekin bedelsiz kaldığından bahisle açılan menfi tespit davasına ilişkindir. Dava, menfi tespite ilişkindir. İlk derece mahkemesince Arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Yargı uygulamasında ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında farklı hükümler verilmesi nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi için yapılan başvuru neticesi Yargıtay 19 H.D. 'nin 2020/85 esas, 2020/454 karar sayılı ve 4.6.2020 tarihli ilamı ile; "H.M.K’nun 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez.

Bu dava sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Bu hüküm, herhangi bir alacağın tahsilini gerektirir nitelikte bir ilam olmadığından esasa yönelik olarak İ.İ.K. m. 32 uyarınca doğrudan ilamların icrası yolu ile takibe konulamaz. Oysa Arabuluculuk sonucu verilen kararlar ilam hükmünde olup, cebri icra yoluna başvurulabilecek niteliktedir.

Ancak yukarıda açıklandığı gibi menfi tespit davaları sonucunda verilen hükümler esasa yönelik olarak cebri icraya konu edilip infaz edilemeyeceğinden, ticari davalarda Arabuluculuğa başvuruyu dava şartı olarak öngören madde hükmünün amaçsal yorumundan Yasa Koyucu’nun bilinçli olarak menfi tespit davalarını Arabuluculuk dava şartına tabi tutmadığı anlaşılmaktadır... denilerek ticari dava niteliğindeki menfi tesbit davalarında Arabulucuya başvurunun zorunlu olmadığı yolunda hüküm verilmiş olup; anılan ilam 2797 Sayılı Kanunun 45. maddesi gereği mahkemeleri bağlayıcı niteliktedir. O halde ilk derece mahkemesince davacıların menfi tesbite ilişkin taleplerinin T.T.K. 5/A maddesi gereğince Arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı,ancak arabulucuya başvurulduğunun da dava dilekçesinde yazılı olduğu halde ,arabuluculuk son tutanak aslınında dosyaya sunulduğu dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan nedenle davacılar vekilinin başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/639 Esas - 2020/1 Karar sayılı 07/01/2020 tarihli kararının, HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/164513 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.