6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İcra dairesi yetkisinde seçimlik hak ve yanlış kullanımın sonucu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/99 E. 2021/125 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Para borcuna dayalı icra takiplerinde, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda ifa yeri TBK 89 uyarınca tespit edilir; aksine anlaşma yoksa alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri de ifa yeri sayılır ve bu, davalının yerleşim yeri ile birlikte seçimlik yetki oluşturur. Alacaklı, birden fazla yetkili yerden birini seçme hakkına sahiptir; bu hakkı yetkili bir yerde kullanmışsa (örneğin kendi yerleşim yerinde), takip yetkili icra dairesinde yapılmış sayılır ve yetkiye itiraz kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilemez.

Ele alınan sorunlar

İcra takibinde yetkili icra dairesinin tespiti (dava şartı) → kabul

İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeden (fatura ve cari hesaptan) kaynaklandığını, HMK 10. madde uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde de dava açılabileceğini, TBK 89 uyarınca para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edildiğini, müvekkilinin faaliyet merkezinin İstanbul olması nedeniyle İstanbul icra dairelerinin ve mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67. madde uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takibin yapılmış olması özel bir dava şartıdır ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece re'sen dikkate alınır. İİK 50. madde uyarınca icra dairelerinin yetkisi HMK'nın ilgili hükümlerine göre belirlenir. HMK 6. madde gereği genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesi olmakla birlikte, HMK 10. madde uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. İfa yeri TBK 89. maddeye göre tespit edilir; aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda davacı alacaklının faaliyet merkezi İstanbul'da olduğundan İstanbul icra dairelerinde takip yapılabileceği gibi, davalı-borçlunun yerleşim yeri olan Bursa icra dairelerinde de takip yapılabilir; bu, seçimlik yetki halidir. Seçimlik yetki kapsamında birden fazla yer yetkili olduğunda seçim hakkı davacı alacaklıya aittir; davacı bu hakkını yetkisiz bir icra dairesinde kullanmışsa seçim hakkı davalı borçluya geçer. Somut olayda davacı seçimlik hakkını İstanbul icra dairelerinden yana kullandığından takip yetkili icra dairesinde başlatılmıştır; ilk derece mahkemesinin yetkiye itirazı kabul ederek davayı usulden reddetmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Para borçlarına ilişkin icra takiplerinde alacaklının yerleşim yerinin de ifa yeri sayılarak seçimlik yetki doğurduğu ve alacaklının bu hakkı yetkili bir icra dairesinde kullanmasının, davalının yetki itirazının kabul edilerek dava şartı yokluğundan ret verilmesini engellediği hususunda emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sözleşmeden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin icra takiplerinde, ifa yeri TBK 89 uyarınca tespit edilir; aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir, bu nedenle davalının yerleşim yeri mahkemesi/icra dairesi yanında alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de seçimlik olarak yetkilidir; alacaklı bu seçim hakkını kullanabilir, ancak yetkisiz bir yerde kullanırsa seçim hakkı borçluya geçer.
Dava şartı
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması özel bir dava şartıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali icra dairesinin yetkisi seçimlik yetki dava şartı ifa yeri sözleşmeden doğan dava genel yetki

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67İİK 50 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 10HMK 353(1)a-4 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/99

KARAR NO 2021/125

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/09/2020

NUMARASI 2019/1000 Esas 2020/395 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/02/2021

Yetkili icra dairesinde takip yapılmadığından davanın ,dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılarak teslim olunan 21.09.2018 tarihli 90.964,94-TL bedelli, 21.09.2018 tarihli 7.931,52-TL bedelli, 18.09.2018 tarihli 17.044,99-TL bedelli, 18.09.2018 tarihli 14.805,50-TL bedelli mal/hizmet faturalarından ve cari hesaptan kaynaklanan 116.009,46-TL tutarlı alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, bu ödeme emrine karşı süresinde yetkiye, borca ve ferilere itiraz edilerek takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma yapılamadığını, davacı şirketin Beyoğlu/İstanbul adresinde faliyette bulunduğundan icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın reddine,davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına,davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı tarafın İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya ile müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibine süresinde, yetki ve borca itiraz edildiğini, davaya Bursa mahkemeleri bakmakla yetkili olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacı tarafça imzalanarak müvekkil şirkete gönderilen 05.07.2019, 04.11.2019, 16.01.2020 ve 20.04.2020 tarihli cari hesap mutabakat belgeleri incelendiğinde; davacı tarafın müvekkili şirketin kendisine bir borcunun olmadığını kabul ettiğini, haksız açılan davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, HMK'nın 6/1. maddesi gereğince; kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her dava açıldığı tarihte davalının Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde görüleceğinden, genel kural olarak davalarda davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olduğu, davalının adresi Bursa ilinde olduğundan icra takibinin Bursa İcra Dairesinde yapılması gerektiği halde yetkisiz İstanbul İcra Dairesinde yapıldığı, davalı tarafça süresinde ve usulünce yapmış olduğu yetkiye itirazının kabulü ile yetkisiz icra dairesinde takip yapılmış olduğundan usulüne uygun bir takipten de bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; davacının haksız ve kötüniyetli olduğuna dair bir delil bulunmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; taraflar arasındaki borç ilişkisinin fatura ve cari hesaptan kaynaklı para alacağı olduğunu, HMK 10.maddesi gereğince sözleşmeden doğan özel yetki kuralı gereği sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde açılabileceğini, ancak ifa yeri sözleşmede belirlenmemiş ise, TBK 89.maddesi uyarınca ifa yerinin belirlenmesi gerektiğini, para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edildiğini,müvekkili şirketin faaliyet merkezinin Karaköy-Beyoğlu/İstanbul olduğundan İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde, davalı-borçlu vekili tarafından Bursa İcra Dairelerinin yetkili olduğu bildirilerek icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmuştur.İİK 67.m. uyarınca açılan itirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takibin yapılması özel dava şartı olup, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Bilindiği üzere İİK'nın 50. maddesinde icra dairelerinin yetkisinin belirlenmesinde HMK'nın ilgili maddesine atıf yapılmış sayılacağı kabul edilmiştir.Genel yetki kuralını düzenleyen HMK’nun 6.maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir.

Aynı yasanın 10.maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Sözleşmenin ifa edileceği yer ise, 6098 sayılı TBK’nun 89. maddesine göre tespit edilmelidir. Buna göre borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.Somut olayda, davacı alacaklı şirketin faaliyet merkezi Karaköy-Beyoğlu/İstanbul olup, bağlı bulunduğu İstanbul İcra Dairelerinde takip yapılabileceği gibi, davalı-borçlunun yerleşim yeri olan Bursa İcra Dairelerinde de takip yapılabilecektir. Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklı da olup davacı alacaklı seçim hakkını yetkisiz bir icra dairesinde kullanmış ise seçim hakkı davalı borçluya geçecektir.

Davacı seçimlik hakkını İstanbul İcra Dairelerinden yana kullanmıştır. O halde ilk derece mahkemesince dava konusu icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatıldığı gözetilerek,icra dairesinin yetkisine itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)a-4 madde uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2020 Tarih 2019/1000 Esas 2020/395 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/143615 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.