6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali yerine alacak davası açmakta hukuki yarar bulunması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1435 E. 2020/1306 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Gerekçe özeti

İcra takibine itiraz edilerek takibin durması halinde alacaklı, İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası açmakla zorunlu tutulamaz; genel hükümlere göre alacak davası açmakta da hukuki yararı vardır. Ancak alacak davası açan alacaklı, itirazın iptali davasına özgü haklardan (örneğin icra inkâr tazminatı gibi) yararlanamaz. Bu nedenle salt itirazın iptali davası açılmamış olması, alacak davasının hukuki yarar yokluğundan reddi için yeterli bir gerekçe değildir.

Ele alınan sorunlar

İcra takibine itiraz edilmesi halinde alacaklının itirazın iptali davası açmak yerine genel hükümlere göre alacak davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, İİK 67/4 uyarınca itirazın iptali davası açma süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğunu, ayrıca herhangi bir itirazın iptali davası açmadıklarını, alacağın ihtilaflı olması ve muhtemel kötü niyet tazminatından kaçınmak amacıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacak davası açtıklarını, bu nedenle hukuki yararlarının bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 67/1 uyarınca itiraza uğrayan alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağını ispat suretiyle itirazın iptalini talep edebilir. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise bu süreyi geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davacı, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın iptali davası açmamış, tercih hakkını alacak davası açma yönünde kullanmıştır. İtiraz giderilmeden takibe devam mümkün olmadığından, davalının mükerrer talepte bulunulduğu yönündeki savunması yerinde değildir. Alacaklı isterse İİK 67 çerçevesinde itirazın iptali davası açabilir, isterse genel hükümlere göre alacak davası ikame edebilir; alacaklıyı itirazın iptali davası açmaya zorlayan yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak alacak davası açan alacaklı, İİK 67'deki haklarından (itirazın iptali davasına özgü haklardan) yararlanamaz. Bu nedenle alacaklının itirazın iptali davası yerine alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğu sonucuna varılmış, davanın esasının iddia ve savunma çerçevesinde incelenmesi gerekirken hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle reddi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra takibine itiraz üzerine alacaklının itirazın iptali davası yerine genel hükümlere göre alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve bunun alacaklının seçimlik hakkı olduğu yönündeki tespit, benzer hukuki yarar itirazlarının değerlendirilmesinde emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Hukuki yarar: İcra takibine itiraz edilmesi üzerine alacaklının itirazın iptali davası açmak yerine genel hükümlere göre alacak davası açmakta hukuki yararı bulunduğu, alacaklının bu iki dava türü arasında seçim hakkına sahip olduğu ve alacak davası açmasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine gerekçe oluşturamayacağı kabul edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki yarar itirazın iptali davası alacak davası İİK 67 tahsilde tekerrür olmamak kaydı seçimlik hak

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 67/1İİK 67/4 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)-a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1435

KARAR NO 2020/1306

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/04/2019

NUMARASI 2018/1291 Esas- 2019/400 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/12/2020

Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmede belirtilen mal ve hizmetleri ifa edip borcunu yerine getirdiğini, davalıya gönderilen tıbbi gaz birim fiyatlarının yine davalı firmaya kesilen fatura bedelleri olan 8.979,63-TL'nin vade tarihi geçmesine rağmen ödenmediğini, davalı aleyhine Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, bu bağlamda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacağa ilişkin iş bu davanın açıldığını belirterek, şimdilik muaccel hale gelen toplam 8.979,63-TL tutarlı alacağının işletilecek en yüksek banka avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı şirketin aralarında düzenlenen protokoller gereğince müvekkili şirkete ve grup üyesi diğer şirketlere tıbbi gaz satıldığını, ancak daha önceki yıllardaki uygulamada yazılı olarak yapılan sözleşmeler dairesinde fiyat değişikliği yapıldığı halde, aniden herhangi bir anlaşma yapılmadan ürün birim fiyatlarında fahiş miktarlarda artışlar yaparak faturalar düzenlediğini, davacı taleplerinin tamamının zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin geçmiş olması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, icra dosyasında takibe ,borca, işlemiş ve işletilecek faize, faiz oranlarına ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ettiklerini, icra takibi derdest iken bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle icra takibi yapıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği, ancak davacı tarafından itirazın iptali davası açma yerine, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeden bu alacak davası açılmış ise de fatura alacağının talep edilmesi nedeniyle alacağın ispatlanması noktasında itirazın iptali davası yerine alacak davası açma noktasında tercih edilebilecek hukuki bir yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; İ.İ.K.'nın 67/4 maddesinde "itirazın iptali davası açma süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır" denildiğini,alacak davası açmada hukuki yararının bulunduğunun aşikar olduğunu, keza açtıkları herhangi bir itirazın iptali davasının da olmadığını,alacak davasının tahsilde tekerrür olmamak üzere ikame edildiğini, davaya konu alacak için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak bu davada bahsedildiğini ve alacağın ihtilaflı olması sebebiyle muhtemel herhangi bir kötü niyet tazminatına uğramamak amacı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığını,alacak davası açmalarında hukuki yarar bulunduğunu belirterek kararının kaldırılmasını delillerin toplanıp sonucuna göre karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasıdır.Davacı tarafından davadan evvel 4.12.2017 tarihinde cari hesap ekstresine dayalı olarak aynı bedel alacak için ilamsız takip başlatılmış , davalı borçlu tarafından borca ve ferilerine ,icra dairesinin yetkisine itiraz ederek takip durdurulmuştur.

24. 12.2018 tarihli dava dilekçesinde bu hususu belirten davacı vekili alacağın tahsili talebinde bulunmuştur.Davalı vekili ise ;alacak talebinin konusunun Büyükçekmece ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında aynı alacağın mükerrer olarak talep edildiğini,ilk olarak İst....icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını ,yetkiye ve takibe itiraz ettiklerini ,alacaklı vekilinin yetki itirazının kabul ederek dosyayı Büyükçekmece ....İcra Dairesine gönderdiğini ve yukarıdaki esası aldığını ,yetkili icra dairesinden yeniden gönderilen ödeme emri üzerine borca itirazları üzerine icra takibinin durduğunu,henüz 1 yıllık süre geçmediğinden itirazın iptali davası açılabilecek durumda olduğunu belirterek davanın bu sebeble reddine karar verilmesini savunmuştur.İİK nun 67/1 maddesi ,"takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağını ispat suretiyle itirazın iptalini talep edebilir." Aynı maddenin 4.fıkrasında ise ,birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır."hükmünü haizdir.Somut olayda ;davacı tarafından itiraz neticesi duran takibin devamını sağlamak üzere itirazın iptali davası açılmamış,davacı tercih hakkını alacak davası açma yönünde kullanmıştır.İtiraz giderilmeden takibe devam mümkün olmadığından davalının mükerrer talepte bulunulduğuna yönelik savunması yerinde bulunmamaktadır.Alacaklı isterse İİK.

67. maddesi çerçevesinde alacağın tahsili için itirazın iptali davası açabilir veya genel hükümlere göre alacak davası ikame edebilir.Alacaklıyı itirazın iptali davası açması yönünde yasada zorlayıcı bir hüküm yoktur.Alacak davası açan alacaklı İİK.67. maddesindeki haklarından yararlanamaz.(Yargıtay 19.HD nin 2016/17241 esas ,2018/1951 karar sayılı 10.4.2018 tarihli ilamı aynı yöndedir.)O halde alacaklının itirazın iptali davası yerine alacak davası açmakta hukuki yararı olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, davanın esasının iddia ve savunma çerçevesinde incelenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)-a-4 maddesi uyarınca dava yeniden görülmek üzere hükmün kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2019 Tarih 2018/1291 Esas 2019/400 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/12/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/163650 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.