6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Takipten sonra kısmi ödemede TBK 100 mahsup hesabı yapılmadan davanın reddi hatalıdır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1177 E. 2020/1028 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasından önce borçlunun alacağın bir kısmını icra dosyası dışında ödemiş olması, ödenen kısım için dava açma hukuki yararını ortadan kaldırır; ancak borç muaccel ise takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödeme borçluyu ödeme tarihine kadar işleyen faiz, icra vekalet ücreti ve gerekiyorsa tahsil harcından sorumlu tutar. TBK 100 emredici hükmü gereği kısmi ödemenin ferilerden mahsubu re'sen uygulanır ve mahkemenin bu hesaplamayı yapmadan, sadece alacak aslının ödendiğinden bahisle davayı reddetmesi hukuka aykırıdır.

Ele alınan sorunlar

Takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödemenin ferilerden (faiz, harç, vekalet ücreti) mahsubu ve itirazın iptali talebinin değerlendirilmesi → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının ödediği 232.059,11 TL'lik kısmın takip tarihinden sonra ödendiğini, bu nedenle takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyen faiz, icra masrafları ve vekalet ücretinin de borçlu tarafından ödenmesi gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödenmesi halinde alacaklının ödenen kısım için dava açmakta hukuki yararı bulunmaz; ancak bu durumda da ödeme ve dava tarihi itibariyle borç miktarının tespiti gereklidir. TBK 100. madde gereği borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse yaptığı kısmi ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir; ancak takip talebinde kısmi ödemenin ferilerden mahsubu talep edilmişse ve TBK 100 emredici bir hüküm olduğundan mahsup re'sen uygulanır. Faturalarda vade bulunmadığı taraflarca kabul edildiğinden alacak takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiştir. Takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapan borçlu, alacak muaccel olduğundan icra vekalet ücretinden, ödeme tarihine göre gerekiyorsa icra tahsil harcından ve ödeme tarihine kadar işleyen faizden sorumludur; alacak aslının ödenmesi borcun tamamen sona erdiği sonucunu doğurmaz. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde ihtilafsız hususlar belirlenmiş olmakla birlikte TBK 100 gereğince bir hesaplama yapılmamıştır. Kısmi ödeme tarihinde hesaplanan toplam borç tutarından davalının yaptığı ödeme düşülerek kalan miktarın belirlenmesi, bu kalan miktarın ferilerin mahsubu sonucu daima asıl alacak bakiyesi olacağı gözetilerek hesaplanması gerekir. TBK 100 madde dikkate alınmadan hesaplama yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi, hükme etki edecek delillerin toplanıp değerlendirilmemesi niteliğindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Takip tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerde TBK 100 gereği ferilerden mahsup hesabının re'sen ve emredilen şekilde yapılması gerektiğine ve muaccel alacakta borçlunun takip sonrası ödemede ferilerden sorumlu olacağına ilişkin tespitler, benzer itirazın iptali davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
İtirazın iptali davasında, dava açılmadan önce ödenen kısım için alacaklının hukuki yararı bulunmadığı, ancak ödeme ve dava tarihi itibariyle borç miktarının tespitinin gerektiği belirtilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali kısmi ödeme TBK 100 mahsup muacceliyet icra inkar tazminatı hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 100 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1177

KARAR NO 2020/1028

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/11/2017

NUMARASI 2017/191 Esas 2017/1379 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/10/2020

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının davalı şirketten 273.268,55 -TL fatura alacağı nedeniyle İstanbul .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 03/08/2016 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının alacak miktarının 232.059,11-TL.lik kısmını 08/08/2016 tarihinde alacaklı şirket hesabına ödediğinden bahisle bu miktar kısma ve ferilerine itiraz ettiğini, kalanını icra dosyasına ödediğini, davalı tarafından borcun 232.059,11 TL.lik kısmı davacıya ödenmekle birlikte bu ödemenin takip tarihinden sonra yapıldığını, icra takip masrafları ve vekalet ücreti ile ödeme tarihine kadar işlemiş faizin ödenmediğini, bu nedenlerle öncelikle itirazın işlemiş faizi, icra takip masrafları ve vekalet ücretine yönelik kısmının iptaline karar verilmesini, ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkinin herhangi bir sözleşmeye dayanmadığı, bir vade tarihi de bulunmadığını,ticari ilişkinin cari hesap ilişkisi olduğunu, davalı şirketin icra takibinden haberi olmaksızın 08/08/2016 tarihinde davacının hesabına 232.059,11 -TL ödeme yaptığını, 18/08/2016 tarihinde tebliğ alınan ödeme emrine ise yapmış olduğu işbu ödeme neticesinde kısmi itirazda bulunduğunu, bakiye 41.209,44 TL üzerinden yapılan kapak hesabı neticesinde icra dosyasına ödediğini, ödeme emri tebliğinden önce yapılan ödemeden tahsil harcı alınmayacağını, temerrüde düşürülmeden aleyhine girişilen icra takibine kendisi sebep olmayan davalının icra takibi kapsamında oluşan faiz, harç, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığından davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının takibe konu borcun 232.059,11- TL .lik kısmını 08/08/2016 tarihinde, ödeme emrinin tebliğinden önce, kalan bakiye borcu ise süresi içinde icra dosyasına ödediği , anlaşmazlığın ödenen kısmın ferilerine ilişkin olduğu, davalının takipten önce temerrüde düşmediği, hal böyle olunca, takip öncesi temerrüte düşürülmeyen borçlunun icra takibi yapılmasına sebebiyet vermediği, itiraz (ödeme) süresi içinde borcun bir kısmını da ödediği, borçlunun icra harç ve giderlerinden sorumlu tutulmayacağı (prof. Dr. Baki Kuru icra ve iflas Hukuku Cilt 1.sh.111, Yargıtay 19. HD nin 2006/3267 E 2006/10028 K sayılı ve 20.10.2006 tarihli kararı ) borçlunun itirazının haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı borçlu tarafından takip konusu borcun 232.059,11-TL'lik kısmı müvekkiline ödenmiş ise de; bu ödemenin her halükarda 03/08/2016 tarihli takip tarihinden sonra yapıldığından 232.059,11-TL'lik kısmın takip tarihinden ödeme tarihine kadar ki kısma ilişkin faizi, icra masrafları ile vekalet ücreti de borçlu tarafından takip kesinleşmeden yani henüz ödeme emri tebliğ edilmeden önceki evreye göre hesaplanacak şekilde ödenmesi gerektiğini,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı tarafın davalı aleyhine 03/08/2016 tarihinde cari hesap bakiyesi nedeniyle takip başlattığı,davalının borcun 232.059,11-TL kısmını 08/08/2016 tarihinde davacı şirkete ,kalanı da icra dosyasına ferileriyle yatırdığı sabittir. Davacı tarafça harca esas değer 14.805-TL gösterilerek takipten sonra sonra ödenen 232.059,11-TL lik kısmının ferileri(icra vekalet ücreti,faizi,tahsil harcı vs.) ödenmediğinden ferileri hesaplanarak itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.Yargıtay HGK nun 2007/159 esas -2007/220 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere itirazın iptali davasının açılmadan önce borcun kısmen ödenmesi halinde ,alacaklının ödenen kısım için dava açmakta hukuki yararı yoktur.

Ancak bu halde de; ödeme ve dava tarihi itibariyle borç miktarının tesbiti gereklidir.T.B.Knun 100 maddesi gereği ; borçlu ,faiz veya giderleri ödeme de gecikmemiş ise ,kısmen yaptığı ödemeyi ,ana borçtan düşme hakkına sahiptir.Takip talebinde kısmi ödemenin ferilerden mahsubu talep edildiği gibi ,TBK 100 gereği mahsup, emredici bir hüküm olup re'sen uygulanacaktır. Davalı tarafça faturalarda vade bulunmadığı kabul edildiğinden takip tarihi itibariyle alacağın muaccel olduğunun kabulü gerekir. Takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapan borçlu alacak muaccel ise ,icra vekalet ücreti ,ödeme tarihine göre gerekiyorsa icra tahsil harcı,ödeme tarihine kadar işleyen faiz vs,ferilerden sorumludur.Alacak aslı ödenerek borcun sona erdiği kabul edilemez.Mahkemece,yapılan bilirkişi incelemesinde varlığı ihtilafsız hususlar belirlenmiş,TBK 100 maddesi gereğince bir hesaplama yapılmamıştır.

Kısmi ödeme tutarı 232.059,11-TL lik kısmının ferileri ödenmediği sabit olup,kısmi ödeme tarihinde hesaplanan toplam borç tutarından davalı tarafça yapılan ödeme düşülerek kalan miktarın da daima asıl alacak bakiyesi (ferilerin mahsubu nedeniyle sona ermesi halinde ) olacağı gözönünde bulundurulmalıdır. Anlatılanlara göre kalan miktar hesaplanarak bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda yazıldığı üzere;TBK 100 madde dikkate alınarak hesaplama yapılmadan davanın reddine karar verilmesi nedeniyle ;hükme tesir edilecek delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varıldığından istinaf sebebleri yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/191 Esas - 2017/1379 Karar sayılı 14/11/2017 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine"Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167205 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.