6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Madde 7 — II - Teselsül karinesi

(1) İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.

(2) Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.

Madde gerekçesi

Dikkat: Bu gerekçe kanun tasarısına yazılmıştır. Maddenin yürürlükteki metni o günden bu yana değişmiştir (i̇çeri̇k deği̇şi̇kli̇ği̇). Gerekçe, güncel metnin değil tasarı metninin açıklamasıdır.

Maddenin birinci fıkrasında kullanılan "müştereken" sözcüğü yanlış anlamalara yol açtığı, özellikle kefaleti çağrıştırdığı için "birlikte" sözcüğü ile değiştirilmiştir. Ayrıca, metne "kanunda" sözcüğü eklenerek öğretide eleştirilen bir eksiklik giderilmiştir.

Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu

Eski TTK (6762) karşılığı

m.7 kismen

İki veya daha fazla kimse,içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari mahiyeti haiz bir iş dolayısiyle diğer bir kimseye karşı müştereken borç altına girerlerse mukavelede aksi kararlaştılmış olmadıkça müteselsilen mesul sayılırlar. Ticari borçlara kefalet halinde,gerek asıl borçlu ile kefil ve gerek kefiller arasındaki münasebetlerde dahi hüküm böyledir.

Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.

İlişkili kararlar

Güncel gelişmeler

Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.

Kendinizi test edin

İlişki · Teselsül karinesi — TBK m.162 ile TTK m.7 ilişkisi

Teselsülün karine olarak (asıl olarak) kabul edilip edilmemesi bakımından TBK m.162 ile TTK m.7 arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru açıklanmıştır?

  1. Hem TBK m.162 hem TTK m.7 bakımından, birden çok borçlu varsa teselsül asıldır.
  2. TBK m.162'de teselsül asılken, TTK m.7'de ticari işlerde teselsül yalnızca istisnaen doğar.
  3. Her iki kanun da teselsülün doğmasını yalnızca açık bir sözleşme hükmü bulunmasına bağlamıştır.
  4. TTK m.7'deki teselsül karinesi yalnızca tarafların hepsinin tacir olmadığı hâllerde işler.
  5. TBK m.162'de teselsül karine değilken (bildirim veya kanun gerekir), TTK m.7 uyarınca ticari nitelikte bir iş dolayısıyla birlikte borç altına girenler, aksi kararlaştırılmadıkça müteselsilen sorumlu sayılır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Doğru cevap: E

TBK m.162, teselsülü karine olarak kabul etmez; teselsül ancak bildirim veya kanunla doğar. Buna karşılık TTK m.7, ticari nitelikteki bir iş dolayısıyla birlikte borç altına giren kişilerin, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe müteselsilen sorumlu olacaklarını öngörür; yani ticari işlerde teselsül bir karinedir. Bu fark, ticaret hukukunun güveni, hızı ve alacaklının korunmasını öne çıkaran niteliğinden kaynaklanır.

Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-7 — erişim: 20.07.2026

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.