Kesinlik sınırı ve müteselsil kefilin temerrüt tarihi uyuşmazlığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1912 E. 2024/1831 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalidiğerKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Müteselsil kefile, asıl borçlunun ödeme yapmadığının ihbar edilmediği hâllerde, TTK 7/1 uyarınca kefil ihbar tarihinden önce temerrüt faizinden sorumlu tutulamaz; tebligatın yapılamaması durumunda kefilin temerrüdü ancak icra takibi ile oluşur ve akdi faiz bu tarihe kadar hesaplanır; İİK 68 hükmü asıl borçlu için uygulanabilse de müteselsil kefile uygulanmaz. Ayrıca istinafa konu kararın, davalı bazında ayrı ayrı hesaplanan reddedilen kısmın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde, o davalı yönünden istinaf başvurusu usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Davalı şirket yönünden istinafın kesinlik sınırı nedeniyle usulden reddi → ret
Gerekçe: Asıl borçlu bakımından reddedilen kısım 26.140,14-TL olup, HMK'nın 341/2 ve Ek 1. maddesine göre 1.1.2024 tarihinden itibaren miktar veya değeri 28.250-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Davalı şirket yönünden istinafa konu karar bu kesinlik sınırı içinde kaldığından, davacı vekilinin davalı şirket yönünden istinaf başvurusunun usulden reddi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Müteselsil kefilin temerrüt tarihinin tespiti (tebligatın yapılamaması hâlinde) → ret
İddia: Davacı vekili, müteselsil kefile sözleşmede yazılı adrese çıkartılan tebligatın yapılamadığı hâlde tebliğin adrese ulaştığı tarihten itibaren davalının temerrüde düştüğünü, temerrüdün takip tarihinde değil daha önce oluştuğunu, bu sebeple alacağın eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 7/1 maddesine göre kefile, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Dolayısıyla asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Davalı müteselsil kefillere tebligat yapılamadığından, takip tarihi itibariyle temerrüde düştüklerinin kabulü ile takip tarihine kadar akdi faiz hesaplanmasında hata bulunmamaktadır. Davacı vekilinin ileri sürdüğü İİK'nin 68. madde hükmü asıl borçlu için uygulanabilir ise de müteselsil kefile uygulanamaz; bu nedenle tebligatın adrese ulaştığı tarihte temerrüdün oluştuğuna ilişkin istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taksitli ve nakit krediler arasında ayrım yapılmadığı iddiasıyla asıl alacağın eksik hesaplandığı iddiası → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda taksitli krediler ile nakit krediler arasında ayrım yapılmadığını, ihtarnamede taksitli krediler için gösterilen anapara tutarı ile bilirkişi raporundaki tutar arasında fark bulunduğunu, bu nedenle asıl alacağın eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı vekilinin bu konudaki bilirkişi kök rapor ve ek rapor itirazı üzerine iki kez ek rapor alınmıştır. Davacı vekilinin ileri sürdüğü 1012 ve 1015 numaralı kredi bakiyeleri (424.989,40-TL ve 440.642,30-TL, toplam 865.631,70-TL) kök raporun ilgili bölümünde aynen yer almaktadır. 1030 numaralı kredi bakiyesi de (137.569,90-TL) ek raporda aynen yer almaktadır; toplam 988.741,64-TL kredi hesaplamasına dahil edilmiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin ileri sürdüğü miktarda bir eksiklik bulunmamaktadır. İcra takibinde talep edilen 1.931.089,33-TL asıl alacağa karşılık bilirkişi tarafından asıl borçlu şirket bakımından 1.930.239-TL hesaplanmış olup, aradaki 850-TL'lik farklılık temerrüt tarihindeki gün farkı tespitinden kaynaklanmaktadır. Davacı vekilinin iddia ettiği eksikliğin, kredi hesaplamasından değil, ne şekilde hesaplandığı belli olmayan 50.823,63-TL'lik temerrüt faizi isteminden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tazmin edilen gayrinakdi alacakların ayrıca depo edilmesine karar verilmesindeki hata → tartışılmadı
Gerekçe: Asıl borçlu şirket bakımından icra takibinde talep edilen gayrinakit alacakların tazmin olunanlar yönünden itirazın iptaline karar verilmekle birlikte, tazmin edilmemiş gibi ayrıca deposuna karar verilmesi doğru değildir; ancak bu kısım davalı tarafça istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Müteselsil kefile ihbarsız temerrüt faizi yürütülemeyeceği ve tebligatın yapılamaması hâlinde kefilin temerrüdünün ancak icra takibi tarihinde oluşacağına ilişkin tespit, benzer kredi sözleşmelerine dayalı itirazın iptali davalarında bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ müteselsil kefalet↗ hesap kat ihtarı↗ temerrüt faizi↗ kesinlik sınırı↗ bilirkişi raporu↗ gayrinakdi alacağın tazmini↗ genel kredi sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1912
KARAR NO 2024/1831
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/09/2024
NUMARASI 2022/667 Esas - 2024/648 Karar
DAVA
İtirazın İptali ( Ticari Kredilerden Kaynaklanan Davalar)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise söz konusu kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla ve asıl borçlunun, müvekkili bankaya olan doğmuş ve doğacak her türlü borcunu temin etmek üzere imzaladığını, sözleşmeye aykırı olarak kredi koşullarına uyulmayarak borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle Ankara ... Noterliğinin 08/07/2022 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve ihtarnameye ekli hesap özetiyle borçluların kredi hesaplarının kat edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde müvekkili banka tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, ancak davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalılar tarafından İstanbul ...
İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara Ankara ... Noterliğinin 08/07/2022 tarihli ve .. yevmiye sayılı hesap kat ihtarı gönderildiği, ihtara rağmen borç ödenmediğinden 19/08/2022 tarihinde davalı/borçlular aleyhine genel kredi sözleşmesi ile Ankara ... Noterliğinin 08/07/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine dayalı 1.931.089,33-TL asıl alacak, 50.823,63-TL temerrüt faizi, 2.541,18-TL BSMV, 213,70-TL ihtiyati haciz başvuru harcı ve 1.140-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.985.807,84-TL alacağın;asıl alacağa %19,18 oranında işleyecek temerrüt faizi, faizin gider vergisi, icra harç ve masrafları ve vekalet ücreti ile, 104.400-TL gayri nakit alacağın depo edilmesi tazmin halinde tazmin tarihinden itibaren işleyecek %19,18 temerrüt faizi, faizin %5'i gider vergisi işletilerek tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ödenmeyen borçtan sorumlu oldukları ,bilirkişi rapor ve ek raporlarında takip tarihinden dava tarihine kadar 2 adette toplam 7.200-TL, dava tarihinden sonra ise 15 adette toplam 90.000-TL'lik çek tazmini yapıldığı, bu şekilde nakde döndükleri gayrinakdi alacakların nakde döndükleri tarihten itibaren temerrüt faizi ve BSMV'si ile birlikte tazminine, nakde dönmeyen 12 adet çekin ise depo edilmesine karar verildiği, bu nedenlerle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı borçluların İstanbul ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden, 1.930.239-TL asıl alacak, 26.738,10-TL işlemiş faiz, 1.336,90-TL BSMV, 213,70-TL ihtiyati haciz masrafı, 1.140-TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere toplam 1.959.667,70-TL alacak talebi bakımından iptaline, takibin, 1.930.239-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında (bu oranın artması halinde artan oranlarda) temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanarak 31 adet çek yaprağı bedeli 104.400-TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, gayri nakdi alacağın takip tarihinden sonra nakdi alacağa dönüşmesi halinde tazmin olunan bedele tazmin tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, borçlular ...
ve ... yönünden, 1.916.803,68-TL asıl alacak, 32.365,19-TL işlemiş faiz, 1618,26-TL BSMV, 213,70-TL ihtiyati haciz harcı, 1.140-TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti olmak üzere toplam 1.952.140,83-TL alacak talebi bakımından iptaline, takibin 1.916.803,68-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanarak kaldığı yerden devamına, fazla nakit alacak talebinin reddine, takip ve dava tarihinden sonra nakde dönen gayrinakdi alacaklar yönünden, toplam 97.200-TL'nin;
3. 600-TL tazmin bedelinin 19/08/2022 tazmin tarihinden itibaren, 3.600-TL tazmin bedelinin 10/10/2022 tazmin tarihinden itibaren, 90.000-TL tazmin bedelinin 07/03/2023 tazmin tarihinden itibaren işleyecek %19,18 temerrüt faizi ve faizin %5 bsmv'si ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili suretiyle takibin kaldığı yerden devamına ve 12 adet çek yaprağı bedeli 43.200-TL gayri nakdi alacağın davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, gayri nakdi alacağın takip tarihinden sonra nakdi alacağa dönüşmesi halinde tazmin olunan bedele tazmin tarihinden itibaren yıllık %19,18 oranında temerrüt faizi,%5 gider vergisi işletilerek devamına, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ihtarnamede taksitli krediler için anapara tutarı 1.003.201,52-TL iken bilirkişi raporunda bu tutarın 988.741,64-TL olarak gösterildiğini ve bu da alacağın hatalı olarak hesaplanmasına yol açtığını, bu durumun daha önce bildirilerek buna ilişkin ekstrelerin bilirkişiye gönderildiğini, bilirkişinin hesaplamada nakit kredilerin toplamını dikkate aldığını, taksitli kredilerin alacak tutarına itiraz edildiğini, bilirkişiye sunulan 1012-1015-1030 numaralı kredilerin taksitli krediler olup 1012 numaralı kredinin ekstresi gereğince borcun 424.989,40-TL, ... numaralı kredinin ekstresi gereğince borcun 440.642,30-TL, ... numaralı kredi borcunun 137.509,90-TL olduğunu, bilirkişiden ek rapor alınmış dahi olsa bilirkişi yine de nakdi ve taksitli krediler arasındaki ayırımı dikkate almaksızın hesaplama yaptığını, müteselsil kefillere ilişkin tebligatlar nedeni ile temerrütün icra takibi ile birlikte oluştuğu tespit edildiğini ve bu kapsamda kefiller ve asıl borçlu şirketin bankaya olan borcunun farklı hesap edildiğini, ancak ihtarnamenin asıl borçlu şirket kefille birlikte müteselsil kefil ...
ve...'ün imzaladığı genel kredi sözleşmesinde adres kısmında yer alan adreslere de mernis adreslerine de ihtarname gönderildiğini, genel kredi sözleşmesinde adres bildirimi alınmasının sebebi bildirilen adrese tebligat yapılmasının sağlanması olduğunu, bildirilen adrese yapılan tebligatın geçerli sayılacağı GKS'de de düzenlendiğini, yeni bir adres bildirilmediğinden yapılan tebligatın iade olmasının temerrüte düşmeyi engellemeyeceğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava genel kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili tarafından karar nakit krediler bakımından istinaf edilmiş olup ,icra takibinde tüm davalılardan 1.931.089,33-TL asıl alacak olmak üzere sair ferilerle birlikte , 50.823,63-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam toplam 1.985.807,84-TL alacağın;asıl alacağa %19,18 oranında işleyecek temerrüt faizi, %5 gider vergisi ile birlikte tahsili talep edilmiş asıl borçlu bakımından 1.930.239-TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.959.667,70-TL alacak bakımından iptaline karar verilmiştir.Asıl borçlu bakımından red edilen kısım 26.140,14-TL red edilmiştir.Müteselsil kefiller bakımından ise 33.667,01-TL dir. HMK'nın 341/2, HMK'nın Ek 1.maddesine göre 1.1.2024 tarihinden itibaren miktar veya değeri 28.250-TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.Davalı şirket yönünden istinafa konu karar kesinlik sınırı içindedir.Davacı vekilinin davalı şirket yönünden istinaf başvurusunun usulden reddi gerekmektedir.Davacı vekili, müteselsil kefilin sözleşmede yazılı adresine çıkartılan tebligat yapılamadığı halde tebliğin adrese ulaştığı tarihten itibaren davalının temerrüde düştüğünü,temerrüdün takip tarihinde oluştuğunun bu sebeple alacağına eksik hükmedildiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 7/1 maddesine göre; kefile, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Dolayısıyla asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe, oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Buna göre davalı müteselsil kefillere tebligat yapılamadığından takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü ile takip tarihine kadar akdi faiz hesaplanmasında hata bulunmamaktadır. Davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi İİK'nin 68.madde hükmü asıl borçlu için uygulanması mümkün ise de müteselsil kefile uygulanamayacağından ,müteselsil kefillerin adına çıkartılan tebligatın adrese ulaşan tebligat tarihinde temerrüdün oluştuğuna ilişkin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.
İkinci olarak; davacı vekili taksitli kredi ile nakit krediler arasında ayrım yapılmadığından alacağın eksik hesaplandığını; (1.003.201,52- 988.741,64= 14.459,88-TL) 1012 numaralı kredinin ekstresi gereğince borcu 424.989,40-TL, 1015 numaralı kredinin ekstresi gereğince borcu 440.642,30-TL, 1030 numaralı kredinin ekstresi gereğince borcun 137.509,90-TL olduğu, ekstreler toplamı 1.003.201,52-TL ettiğini, asıl alacağı eksik hesaplandığından tüm alacağın eksik hesaplandığını ileri sürmüştür.Davacı vekilinin bu konuya ilişkin bilirkişi kök rapor ve ek rapor itirazı üzerine bu hususta iki kez ek rapor alınmıştır.Davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi ... nolu kredi bakiyesi 424.989.40-TL olduğu 1015 numaralı kredinin bakiyesi ise 440.642,30-TL olduğu eksterelerde mevcut olup toplamı 865.631,70-TL'dir.
Aynen kök raporun 2. sayfasında; ... nolu-... nolu kredilerin toplamı bölümünde; 1012+1015 nakdi kredi 865.631,70-TL olarak yer almaktadır. Davacı vekilinin ekstrelerde yer alan 1030 numaralı kredinin eksik hesaplandığını ileri sürse de yine kök raporun ikinci bendinde kredi hesaplarından ..., ..., ..., ..., ... ve 6 adet çek sorumluluk tutarları kalemi 988.741,64-TL hesaplanmıştır. Toplam 988.741,64-TL kredinin de dökümü yapılan 25.12.2013 tarihli ek raporda 1030 numaralı kredi bakiyesi 137.569,90-TL olarak aynen yer almaktadır. Asıl alacak bakımından davacı vekilinin ileri sürdüğü miktar kadar bir eksiklik de yoktur.İcra takibinde;
1. 931.089,33-TL asıl alacak talep edilmiş,bilirkişi tarafından asıl borçlu şirket bakımından 1.930.239-TL asıl alacak hesaplanmıştır.Farklılık temerrüt tarihindeki gün farkı tespiti nedeniyle oluşabilecek 1.931,089,33- 1.930.239 = 850-TL'den ibarettir. Müteselsil kefillere ihtar tebliği yapılmadığından temerrütleri icra takibi ile oluştuğundan icra takibinden evvel temerrüt faizi işletilemediğinden hesaplanan akdi faiz ilavesi ile 1.952.140,83-TL alacak toplamı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Müteselsil kefillerin işleyen akdi faizleri asıl borçludan daha yüksek hesaplanmasının sebebi asıl borçlunun hesaplanan temerrüt faizinin asıl alacağa ilave edilerek kapitalize edilmesinden kaynaklanmıştır.Somut olayda;
davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi ...-...-... nolu kredilerin toplamının eksik hesaplanmadığı bilirkişi kök ve ek raporlarında davacı vekilinin ileri sürdüğü üzere iki ayrı kalemde gösterildiği üzere 424.989.40 + 440.642,30 = 865.631,30-TL olduğu, ikinci kısımda ... nolu kredinin ek rapordaki açılımında davacı vekilinin iddia ettiği gibi 137.569,90-TL olarak hesaplamaya alındığı; davacı vekilinin ileri sürdüğünün aksine 1.003.201,52-TL olarak hesaplara katıldığı; davacı vekilinin ileri sürdüğü eksik hesaplama iddiasının doğru olmadığı , asıl borçlu bakımından asıl alacak bakımından davanın "850-TL" eksik ile kabul edildiği; davacı vekilinin her üç kredi nedeniyle asıl alacaklarının eksik hesabından değil, alacaklı banka tarafından ne şekilde hesaplanıp istenildiği belli olmayan 50.823,63-TL temerrüt faizine ilişkin istemden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Asıl borçlu şirket bakımından icra takibinde talep edilen gayrinakit alacakların tazmin olunanlar bakımından itirazın iptaline karar verilmekle birlikte ,tazmin edilmemiş gibi ayrıca deposuna karar verilmesi doğru değil ise de ,bu kısım davalı tarafça istinaf edilmediğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle; istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin davalılar ... ve ...yönünden yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirket yönünden yapılan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı şirket yönünden istinafa konu karar kesin nitelikde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2, 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Davacı vekili tarafından davalılar ... ve ...yönünden yapılan istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/39362 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi