6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin tarihinde derdest davası bulunan şirkete hak düşürücü süre uygulanamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1699 E. 2021/1740 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Gerekçe özeti

TTK Geçici 7. madde uyarınca sicilden re'sen terkin edilebilecek şirketlerin kapsamı, Geçici 7/2. madde ile sınırlandırılmıştır; terkin tarihi itibariyle davacı veya davalı sıfatıyla devam eden bir davası bulunan şirket ve kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanamaz. Böyle bir şirket hakkında yapılan re'sen terkin işlemi usulsüz olduğundan, bu şirketin ihyası talebine Geçici 7. maddede öngörülen hak düşürücü süre uygulanamaz ve terkin tarihinde derdest olan dava dosyası yönünden ihya talebinde davacının hukuki yararı bulunur. Ayrıca sermaye artırımını süresinde gerçekleştirmediği için münfesih duruma düşen şirketin ihyasına karar verilirken, TTK 7/15. madde uyarınca tasfiye memuru atanması gerekliliği mahkemece re'sen gözetilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Terkin tarihinde derdest davası bulunan şirket için hak düşürücü sürenin uygulanabilirliği → kabul

İddia: Davacı vekili, ihyası talep edilen şirket hakkında terkin tarihi itibariyle devam eden dava dosyaları bulunduğunu, bu nedenle TTK Geçici 7. madde kapsamında sicilden re'sen terkin koşullarının oluşmadığını ve hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca öngörülen sebeplerle sicilden re'sen terkin işlemi yapılabilmesi için ilgili koşulların gerçekleşmesi gerekir; ancak Geçici 7/2. madde uyarınca davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket ve kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. Somut olayda, sicilden terkin edilen şirket hakkında terkin tarihi itibariyle Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde derdest bir dava bulunduğundan, şirketin re'sen terkini koşulları oluşmamıştır. Ayrıca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye Geçici 7/4. madde kapsamında yapılması gereken ihtar tebligatı da bulunmamaktadır. Bu durumda şirket hakkında Geçici 7. madde uygulanamayacağından, bu maddede öngörülen hak düşürücü süre de uygulanamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Belirli bir dava dosyası yönünden ihya talebinde hukuki yarar → kabul

İddia: Davacı vekili, ihyası talep edilen şirketin taraf olduğu davanın temyiz aşamasında bulunduğunu, bu davanın takip edilebilmesi için ihya kararı verilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin öngördüğü gibi başka bir dosyanın sonucunun beklenmesine ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Terkin tarihi itibariyle şirketin taraf olduğu davanın derdest olması ve TTK Geçici 7/2. madde kapsamında re'sen terkin koşullarının oluşmamış olması nedeniyle, şirketin bu dava dosyası yönünden ihyasını istemekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Münfesih şirketin ihyası ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekliliği → kabul

Gerekçe: İhyası talep edilen şirketin 6103 sayılı Kanun'un 20. maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale geldiği ve 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. madde gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde artırmadığından münfesihlik durumunun ortadan kalkmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle şirket tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya edilebilir. 6102 sayılı TTK'nın 7/15. maddesi uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşen şirket için tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Terkin işlemi Geçici 7. madde uyarınca yapılmış olsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekliliği re'sen dikkate alınmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin tarihi itibariyle taraf olduğu derdest davası bulunan şirketlere TTK Geçici 7. madde hükümlerinin ve bu maddede öngörülen hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer ihya davaları için bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK Geçici 7. madde uyarınca öngörülen hak düşürücü süre, terkin tarihi itibariyle davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davası bulunan şirket ve kooperatifler hakkında uygulanmaz; zira bu şirketler Geçici 7. madde kapsamında re'sen terkine tabi değildir.
Dava şartı
Belirli bir dava dosyası yönünden ihya talebinde hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası TTK Geçici 7. madde re'sen terkin hak düşürücü süre hukuki yarar münfesih şirket tasfiye memuru derdest dava

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK Geçici 7TTK Geçici 7/2TTK Geçici 7/4TTK 7/15 · 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun — 6103 sayılı Kanun 20 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1699

KARAR NO 2021/1740

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/02/2021

NUMARASI 2019/350 Esas - 2021/84 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/11/2021

Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin tek ortağı ve yetkilisi olduğu ''... Limited Şirketi'' ünvanlı şirketin Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının davacısı olduğunu, yargılama sırasında şirketin terkin edildiğinin belirlendiğini, davalı şirketin ihyasının gerektiğini belirterek şirketin Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı dava yönünden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 24/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkiline ait şirketin TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince re'sen terkin edilmiş ise de davacı ve davalı sıfatları devam eden davaları bulunan şirket ve kooperatiflere bu madde hükümlerinin uygulanamayacağını, terkin kararından itibaren 5 yıl için mahkemeye başvurularak şirketin ihyasının istenebileceğini, müvekkiline ait şirketin devam eden davası bulunması sebebiyle terkin edilen şirketin 5 yıllık süreye de tabi olmadığını belirterek müvekkiline ait şirketin tamamen ihyasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise şirketin Beykoz 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; konuya ilişkin yasal düzenlemeler hatırlatılarak ticaret sicilinin mevzuata uygun işlem yaptığı ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK Geçici m.7/15 düzenlemesine göre ihya davasının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, fakat somut olayda şirketin terkin edildiği 07/07/2014 tarihinden 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, davacının Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı davası yönünden şirketin ihyasına ilişkin talebinin ise geçici 7/2 maddesi gereğince hak düşürücü süreye tabi olmadığı, fakat davacı vekilinin beyanına ve dosya kapsamına göre söz konusu 2018/353 Esas sayılı dosya üzerinden işlem gören davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, davacı vekilinin temyiz süreci beklenmeden karar verilmesini talep etmesi nedeniyle derdest bir dava olmadığından davacının şirketin ...

Esas sayılı dava dosyası ile ilgili olarak ihyasını istemekte hukuki yararının kalmadığı gerekçesiyle davanın şirketin tam ihyasına ilişkin ilk talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine ve söz konusu ... Esas sayılı dava yönünden ihyasına ilişkin ikinci talebin ise hukuki yarar yokluğuna bağlı olarak dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; TTK'nın Geçici 7. Maddesi gereğince şirketin sicilden terkin edilme koşullarının oluşmadığını, çünkü ihyası talep edilen şirket ile ilgili silinme tarihi itibariyle devam etmekte olan dava dosyaları bulunduğunu, devam eden davaları bulunan şirketlerin terkin edilmesinin kanun gereği mümkün olmadığını, hak düşürücü sürenin bu şirketler için uygulanamayacağını, diğer taraftan ... Esas sayılı dava dosyasının temyiz aşamasında olduğunu, bahse konu davanın takip edilebilmesi için ihya kararı verilmesinin gerektiğini, bu nedenle ... Esas sayılı dosyasının beklenmesine gerek bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece ilk talep yönünden davanın hak düşürücü süre geçtin sonra açılması nedeniyle; şirketin ... Esas sayılı dava dosyası ile ilgili olarak ihyası talebinin ise hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.

TTK'nın Geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre ise, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. Somut olayda sicilden 07/07/2014 tarihinde terkin edilen ...Ltd.

Şti hakkında Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 27/01/2014 tarihinde açılan 2014/45 Esas sayılı derdest dava dosyası bulunmakta olup ihyası talep edilen şirket hakkında terkin tarihi itibariyle derdest dava bulunduğundan TTK'nın Geçici 7/2. Maddesi uyarınca anılan şirketin sicilden re'sen terkini koşulları oluşmamıştır. Diğer taraftan ihyası talep edilen şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişiye Geçici 7/4 maddesi kapsamında yapılan tebligat da bulunmamaktadır. Bu itibarla Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı dosyası yönünden şirketin ihyası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı tarafça öncelikli olarak şirketin herhangi bir dava dosyası ile sınırlı olmadan ihyasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, ihyası talep edilen şirketin 6103 Sayılı Kanun'un 20.

Maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale gelmesi nedeniyle terkin edildiği anlaşılmaktadır. 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Terkin işlemi TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir.

Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır. Açıklanan nedenlerle;Tüm dosya kapsamından; sicilden resen terkin edilen şirketin, terkin tarihi itibariyle devam eden davasının bulunduğu, bu nedenle geçici 7.madde kapsamında olmadığı ,bu sebeble hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı bulunduğu, terkin işlemini usulüne uygun yapmayan davalının HMK 326.madde uyarınca yargı gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu olduğu, şirket sermayesini yasal sınıra çıkartmadığından münfesih durumda olduğu, bu sebeble tasfiye memuru atanması gerektiği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince,yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, şirket tüzel kişiliğinin ihyasına, davalının yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına, davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 Tarih 2019/350 Esas 2021/84 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 07/07/2014 tarihinde TTK Geçici 7. madde gereğince resen sicilden terkin edilmiş olan Kaşka İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ünvanlı şirketin Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı dosyası yönünden İHYASINA, ihya kararının tescil ve ilanına, Davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, " İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 59,30-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 175,95-TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/11/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/132772 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Düzelterek onandı

ℹ Yargıtay hükmü sonuç olarak onamış, ancak düzelterek. Düzeltmenin neyi, nasıl değiştirdiği aşağıdaki gerekçe özetinde / tam metinde açıklanır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1836 E. 2022/3237 K. · Düzelterek onandı

Yasal hasım aleyhine, feragat beyanına rağmen vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemez

Gerekçe özeti

Sicilden re'sen terkin edilen şirketin terkin tarihinde devam eden bir davası varsa TTK Geçici 7. madde ve buradaki hak düşürücü süre uygulanmaz, ihyada hukuki yarar bulunur ve şirkete tasfiye memuru atanır. Ayrıca davacı yasal hasım aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediğini beyan etmişse, taleple bağlılık ilkesi (HMK 26) gereği bu kalemlere hükmedilemez.

Emsal değeri

Terkin tarihinde derdest davası bulunan şirketin ihyasında Geçici 7. madde hak düşürücü süresinin uygulanmayacağı ve yasal hasım aleyhine feragat beyanına rağmen vekalet ücreti/yargılama giderine hükmedilemeyeceği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: şirketin ihyası re'sen terkin (TTK Geçici 7. madde) hak düşürücü süre hukuki yarar (dava şartı) taleple bağlılık ilkesi yasal hasım tasfiye memuru

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2022/1836 E.  ,  2022/3237 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03.02.2021 tarih ve 2019/350 E- 2021/84 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.11.2021 tarih ve 2021/1699 E- 2021/1740 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Kaşka İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti.’nin kaydı silinmeden önce tek ortağı ve yekilisi olduğunu, şirketin 07.07.2014 tarihinde TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re’sen terkin edildiğini, Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/353 esas sayılı dosyası ile görülmekte olan alacak davasını takip edebilmek için şirketin ihya edilmesi gerektiğini ileri sürerek Kaşka İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili ıslah dilekçesi ile Kaşka İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin tamamen ihyasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise şirketin Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, somut olayda şirketin 07/07/2014 tarihinde terkin edilmesinden 5 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra bu yöndeki ıslahın 24/11/2020 tarihinde yapıldığı ve hatta davanın da 5 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra 08/10/2019 tarihinde açıldığı ve ıslahlı davanın ilk talep sebebine göre davanın söz konusu geçici 7. madde kapsamında kaldığı ve söz konusu 15. fıkra düzenlemesinin geçerli olduğu anlaşıldığından ıslahlı davanın bu ilk talebi yönünden davanın geçici 7. maddenin 2. fıkrası kapsamında olmayıp herhangi bir davadan bağımsız olarak tam ihya nedeni ile açılmış olması karşısında geçici 7. maddenin 15. fıkrası kapsamında 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olması, tespit edilen terkin-dava-ıslah tarihleri, söz konusu yasal düzenleme, terditli bu talebin sebebi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hak düşürücü süre içinde ileri sürülmeyen bu terditli ilk talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, tam ıslahlı davanın ikinci talebi olan Beykoz 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı davası yönünden şirketin ihyasına ilişkin talebin ise söz konusu geçici 7. maddenin 2. fıkrası kapsamında kaldığından hak düşürücü süreye tabi olmadığı sonucuna varıldığından bu talep yönünden hukuki yarar olup olmadığı irdelemesi yapılması gerektiği, son duruşma tutanağı içeriğine, bu konuda davacı vekilinin beyanına ve dosya kapsamına nazaran söz konusu 2018/353 Esas sayılı dosya üzerinden işlem gören davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve ilgili İstinaf dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olması, davacı vekilinin temyiz süreci beklenmeden karar verilmesini talep etmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde açıklanan verilere göre derdest bir dava olmadığı anlaşılmakla derdest dava iddiasına bağlı ihya talebine ilişkin bu ikinci talebin de hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğine bağlı olarak usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle tam ıslahlı davanın şirketin tamamen ihyasına ilişkin ilk talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, Beykoz 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı davası yönünden ihyasına ilişkin ikinci talebin ise hukuki yarar yokluğuna bağlı olarak dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince sicilden resen terkin edilen şirketin, terkin tarihi itibariyle devam eden davasının bulunduğu, bu nedenle geçici 7. madde kapsamında olmadığı, bu sebeble hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı bulunduğu, terkin işlemini usulüne uygun yapmayan davalının HMK 326. madde uyarınca yargı gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu olduğu, şirket sermayesini yasal sınıra çıkartmadığından münfesih durumda olduğu, bu sebeble tasfiye memuru atanması gerektiği sonucuna varıldığı, İlk Derece Mahkemesince, yapılan hata/eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davacı tarafça açılan davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 20677-8 sicil numarasında kayıtlı iken 07/07/2014 tarihinde TTK Geçici 7.

madde gereğince resen sicilden terkin edilmiş olan Kaşka İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/353 Esas sayılı dosyası yönünden ihyasına, ihya kararının tescil ve ilanına, davacı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK Geçici 7. madde uyarınca re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde ve tam ıslah yapmak suretiyle yeniden vermiş olduğu dilekçesinde ‘‘İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü somut durumda yasal hasım olduğundan TTK ve Yargıtay kararları ışığında vekalet ücreti veya yargılama gideri talebimiz bulunmamaktadır.’’ şeklinde beyanda bulunmuş olup, 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi uyarınca Mahkemece talepten fazlasına karar verilemeyecek olmasına ve taleple bağlı olunmasına rağmen, davalı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm bölümündeki 3. fıkrasında yer alan ‘‘Davacı tarafından yapılan 175,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,’’ ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine ‘‘Davacı tarafından yapılan 175,95 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına’’ ibarelerinin eklenmesine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm bölümündeki 4. fıkrasında yer alan ‘‘Davacı vekili için takdir olunan 5.100.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,’’ ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine ‘‘Davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına’’ ibarelerinin eklenmesine, kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, HMK'nın 372.

maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.