6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin ihyasında terkin usulünün ve münfesihlik durumunun incelenmemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/48 E. 2022/108 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Gerekçe özeti

TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında re'sen terkin edilen bir şirketin, derdest bir dava dosyası nedeniyle ihyası talep edildiğinde, mahkemenin terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını (ihtar ve ilan koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini) Ticaret Sicili Müdürlüğünden ilgili evrakı getirterek araştırması gerekir. Ayrıca şirketin 6103 sayılı Kanun'un 20. maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmemesi nedeniyle münfesih hale gelip gelmediği de re'sen gözetilmeli; münfesih şirket hakkında verilecek ihya kararı tasfiye ile sınırlı olmalı ve ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanmalıdır. Bu incelemeler yapılmadan davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

Terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının araştırılmaması → kabul

İddia: Davalı vekili, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilanın tebligat yerine geçeceği düzenlemesinin gözetilmediğini ve eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının (a) bendine göre kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere ihtar gönderileceği, ihtarın ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine gönderileceği, ilanın ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibarıyla tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. bendine göre ise yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içinde cevap vermeyen veya faaliyetini bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince terkin evrakları getirtilmediğinden, re'sen terkin işleminin hangi sebebe dayalı yapıldığı ve terkin öncesinde şirket tüzel kişiliğine ve temsile yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılıp yapılmadığı belirlenememektedir. Bu nedenle Ticaret Sicili Müdürlüğünden terkin işlemi ve yapılan tebliğler getirtilerek terkinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının incelenmesi ve buna göre yargı giderine hükmedilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Münfesih şirkete ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanmasının re'sen gözetilmesi gerekliliği → kabul

Gerekçe: İhyası talep edilen şirketin 6103 sayılı Kanun'un 20. maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale geldiği anlaşılmaktadır. 559 sayılı KHK ile eklenen geçici 10. madde gözetildiğinde, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından, tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. 6102 sayılı TTK'nın 7/15. maddesi uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesi nedeniyle terkin işlemi TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da, münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsizliği → kabul

İddia: Davalı vekili, ihya davasının açılmasına davalının sebep olduğunun ispatlanamadığını, kanuni hasım olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Terkin işlemi ve yapılan tebliğler getirtilerek terkinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenmeden ve şirketin münfesih bulunduğu gözetilerek tasfiye memuru atanması gerekirken bu hususlar incelenmeden davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, TTK geçici 7. madde kapsamında terkin edilen şirketlerin ihyası talep edildiğinde mahkemenin terkin işleminin usulüne uygunluğunu re'sen araştırması ve şirketin sermaye artırımı yapmaması nedeniyle münfesih hale gelmesi durumunda ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması gerektiği hususlarında bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ticaret sicilinden re'sen terkin TTK geçici 7. madde münfesihlik asgari sermaye artırımı tasfiye memuru atanması kanuni hasım

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK geçici 7.4-aTTK geçici 7.11TTK 7/15 · 6103 Sayılı Kanun — 6103 Sayılı Kanun 20 · 559 sayılı KHK — 559 sayılı KHK geçici 10 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/48

KARAR NO 2022/108

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/06/2021

NUMARASI 2020/507 Esas - 2021/691 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin babası ... ile birlikte ... sicil nolu ... Ltd. Şti. Firması arasında Bursa ... Noterliğinin 10/02/1989 tarih ve ... yevmiye sayılı "Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve daire karşılığı inşaat mukavelesi" imzalandığını, sözleşmeye ek olarak 17/01/1991 tarih ve ... yevmiye sayılı sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre mülkiyeti müvekkili davacıya ait Gemlik - ... köyü ... koyu mevkiinde kain ve tapunun ... pafta - ... parsel numarasında kayıtlı arsa (yeni kayıt; ... ada - ... parsel) üzerine, ... Ltd.Şti firması tarafından daire karşılığı inşaat yapımı hususunda tarafların anlaştıklarını, sözleşmede taraflara isabet eden bağımsız bölümlerin ayrıntıları ile kararlaştırıldığını, müteahhitin sözleşmeye göre inşaa etmesi gereken ...

ve ... Blokları hiç inşa etmediğini, diğer bloklardaki inşaatı da yarım bırakarak yaklaşık 20 yıl önce şantiye alanını terk ettiğini, inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshini talep ettiklerini ve bu hususta Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/266 Esas sayılı dosyasında açtıklarını davanın halen derdest olduğunu, bahse konu şirketin temsili için ihyasının zorunlu hale geldiğini ve Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/266 Esas sayılı dosyasında 05/03/2020 tarihli duruşma tutanağının 1 nolu ara kararında ... Ltd.Şti'nin ihyası için süre ve yetki verildiğini belirterek, açtıkları davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ticaret sicil müdürlüğünce TTK'nun 7. maddesi kapsamında resen terkin edildiğini, ilgili dosyanın görülebilmesi için terkin edilen davacı şirketin ihyasının zorunlu bulunduğunu ve davacı tarafça ihyasının yalnız Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/266 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasının talep edildiği dikkate alınarak şirketin talebe bağlı olarak yalnız bu amaçla sınırlı olarak ihyasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, dava konusu işleminin hukuka uygun olduğunu, müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin re’sen terkin ettiği şirketleri, herhangi bir mahkeme kararı bulunmadan, yeniden tescil etmesi mümkün olmadığını, müvekkilinin re’sen terkin ettiği şirketlerin yeniden sicil kaydının açma konusunda herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmadığını, kanun koyucu tarafından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilanın tebligat yerine geçeceği düzenlemesi göz önünde bulundurulmamakla eksik inceleme yapıldığını, ihya davasının açılmasına davalının sebep olduğu ispatlanamadığından kanuni hasım olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; TTK'nın geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün akşamı itibarıyla, TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya ...getirmeyen veya faaliyetini adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir.

İlk derece mahkemesince terkin evrakları getirtilmediğinden re'sen terkin işleminin hangi sebebe dayalı yapıldığı ;Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılıp yapılmadığı belirlenememektedir. İhyası talep edilen şirketin 6103 Sayılı Kanun'un 20. Maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale geldiği anlaşılmaktadır. 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü ,terkin işlemi TTK'nın Geçici 7. maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır. Açıklanan nedenlerle ;Ticaret Sicili Müdürlüğünden terkin işlemi ve yapılan tebliğler getirtilerek terkinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenerek yargı giderine hükmedilmesi gerektiği, şirketin münfesih bulunduğu da gözetilerek tasfiye memuru atanması gerekirken anılan hususlar incelenmeden davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/507 Esas - 2021/691 Karar sayılı 30/06/2021 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davalı tarafça yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/107642 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.