Dava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
128 karar
🌱 Mesele-tohumu: bu başlık mesele granülaritesine yakındır; Etap 2 mesele madenciliği buradan başlayabilir.
-
Yetkisiz icra dairesi tespiti hatalı; ifa yeri şubesi esas alınmalı
2022/2256 E. 2022/1695 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Genel kredi sözleşmesinde yetkili mahkeme/icra dairesi belirlenmemişse, kredi borcunun ifa yeri kredinin kullandırıldığı banka şubesinin bulunduğu yerdir; icra takibi bu yerdeki icra dairesinde açılabilir ve dava şartı yönünden yetkisizlik gerekçesiyle usulden reddedilemez.
yetki itirazıdava şartıifa yerigenel kredi sözleşmesiyetkili icra dairesiusulden ret
-
Eksik harç ve aktif dava ehliyeti nedeniyle re'sen kaldırma
2020/127 E. 2022/1530 K. ·
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Harçla ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir; dava değeri, tarafın nihai talebine ve davanın gerçek konusuna göre (somut olayda cihazın satış bedeli) belirlenmeli, yanlış bir tutar (örn. onarım bedeli) üzerinden harç tamamlatılarak davaya devam edilmemelidir. Ayrıca, finansal kiralama yoluyla edinilen bir malın ayıbına dayalı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi davasını kiracının açabilmesi için, malın mülkiyetinin kiracıya geçmiş olması veya finansal kiralama şirketinin davaya yetki/icazet vermiş olması…
dava değerinispi harçeksik harçre'sen incelemeaktif dava ehliyetifinansal kiralama
-
Finansal kiralamada kiracının satıcıya karşı ayıp talebinde aktif husumeti
2022/2072 E. 2022/1529 K. ·
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddi
Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralama süresince kiralayana (finansal kiralama şirketine) aittir; kiracının ayıptan doğan haklarını satıcıya karşı kullanabilmesi, bu hakların kiralayan tarafça kendisine devredilmiş olmasına bağlıdır. Böyle bir devir yoksa ve kiracı malın mülkiyetini/talep hakkını da sonradan kaybetmişse, satıcıya karşı dava açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmaz. Ayrıca, malın ayıplı olması nedeniyle onarımı üstlenen yetkili servise karşı bu sebeple talep yöneltilemez; dava dilekçesindeki talep esasına dayanmayan, sonradan…
finansal kiralamaayıplı malaktif husumet ehliyetipasif husumet ehliyetiiddianın değiştirilmesi yasağıdava ve talep hakkının devri
-
Kredi alacağında yabancı tenfiz amaçlı davada hukuki yarar ve milletlerarası derdestlik
2020/187 E. 2022/1412 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddi
Bir alacaklı, aynı alacak için başlattığı icra takibi kesinleşmiş olsa bile, alacağın yabancı bir ülkede tenfiz edilebilecek bir ilama bağlanması amacıyla ayrıca alacak davası açmakta hukuki yararı bulunur; kesinleşmiş takip bu davayı hukuki yarardan yoksun kılmaz. Ayrıca, iç hukukta açık bir yasal düzenleme bulunmadıkça, yabancı bir ülkede açılmış ve halen görülmekte olan bir dava, Türk mahkemesindeki aynı konulu dava için milletlerarası derdestlik dava şartı bakımından engel oluşturmaz; MÖHUK'ta bu konuda düzenleme yoktur ve yabancı mahkeme kararı…
hukuki yararmilletlerarası derdestlikdava şartıtenfizmüteselsil kefaletiflas erteleme
-
Kısmi ödemelerin mahsubu ve hukuki yarar yokluğunda kötüniyet tazminatı şartları
2020/500 E. 2022/1384 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
İtirazın iptali davasında, takip tarihi ile dava tarihi arasında borçlu tarafça yapılan kısmi ödemelerin TBK 100 uyarınca öncelikle faizden mahsup edilerek hesaplanması gerekir; bu hesaplamaya göre dava değerini aşan kısım esastan, takip anındaki alacaktan fazla talep edilen kısım ise hukuki yarar yokluğundan reddedilir. Ancak hukuki yarar yokluğundan reddedilen kısım nedeniyle davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, davalı tarafça bu yönde bir talebin bulunması ve alacaklının kötüniyetli olarak takip başlattığının kanıtlanması…
itirazın iptaligenel kredi sözleşmesimüteselsil kefalethukuki yararkısmi ödemenin mahsubu (TBK 100)kötüniyet tazminatı
-
Kefaletten dönme ihtarı sonrası taraf teşkili ve delil eksikliği nedeniyle kaldırma
2020/10 E. 2022/1308 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Kefalet sözleşmesinin geçerliliği, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan kanuna (818 sayılı BK veya TBK) göre değerlendirilir; TBK yürürlüğe girmeden önce imzalanan sözleşmeler genel işlem koşulu denetimine tabi tutulamaz. Kefaletten dönme bildiriminin (ihtarnamenin) etkisi, ihtar tebliğ tarihi itibariyle mevcut olan borç kalemleri ile sınırlıdır; ihtar sonrası oluşan alacaklar için kefaletten dönme koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Dayanılan sözleşmenin eksik ibraz edilmesi halinde mahkemece HMK 220 uyarınca ilgili tarafa kesin süre…
İtirazın iptaliMüteselsil kefalet818 sayılı BK / TBK geçiş hükümleriGenel işlem koşulu denetimiKefaletten dönmeİspat yükü
-
VİOP teminat açığı alacağında tüketici işlemi niteliği araştırılmadan görevsizlik kararı verilemez
2022/1429 E. 2022/1302 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Bir sözleşmenin/işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi sayılabilmesi için taraflardan birinin tüketici sıfatına haiz olması gerekir; kaldıraçlı işlemler (VİOP, Foreks) niteliği itibariyle bankacılık sözleşmesi benzeri sayılsa da, işlemin tüketici işlemi olup olmadığı yalnızca sözleşme metnine bakılarak değil, işlem boyutları ve tarafın şahsi birikimini değerlendirmek amacıyla hareket edip etmediği araştırılarak belirlenmelidir; bu araştırma yapılmadan (işlem emirleri getirtilip hacim ve tutarları incelenmeden) doğrudan görevsizlik kararı…
tüketici işlemitürev araçların alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesiVİOP (vadeli işlem ve opsiyon piyasası)teminat tamamlamagörevitirazın iptalisermaye piyasası
-
Terditli davada hak düşürücü süre geçen itirazın iptali reddedilip alacak davası incelenir
2022/1088 E. 2022/1292 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
İtirazın iptali ve alacak davası terditli olarak açılabilir; itirazın iptali talebi hak düşürücü süre nedeniyle reddedilirse mahkeme ikincil alacak talebini esastan incelemek zorundadır. Genel kredi sözleşmesine bağlı kefaletlerde eş rızası şartına ilişkin sonradan yapılan kanun değişikliği (TBK 584/3), yürürlük tarihinden önce akdedilen sözleşmelere geriye etkili uygulanamaz; ancak dosyaya sunulan eş muvafakat belgeleri mevcutsa kefalet şeklen geçerli kabul edilir. Genel işlem koşulu denetimi, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte olan kanuna göre…
terditli davaitirazın iptalihak düşürücü süremüteselsil kefaleteş rızasıgenel işlem koşulları
-
VİOP işlem sözleşmesinin tüketici işlemi sayılması, görevli mahkeme
2022/812 E. 2022/835 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Aracı kurum ile yatırımcı arasında akdedilen türev araçların alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesi kapsamındaki VİOP/kaldıraçlı işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yatırımcının tacir olmayıp şahsi birikimini değerlendirmek amacıyla hareket ettiği ve işlem boyutunun buna uygun olduğu durumlarda, taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi sayılır ve uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; bu husus dava şartı olarak re'sen gözetilir.
tüketici işlemitürev araçların alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesiVİOP (vadeli işlem ve opsiyon piyasası)kaldıraçlı alım satım işlemigörev dava şartıtüketici mahkemesisermaye piyasası
-
Kredi kartı sözleşmesindeki kefilin sorumluluğu ihmal edilerek verilen kararın kaldırılması
2019/2430 E. 2022/782 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Bir kredi sözleşmesi kapsamında birden fazla alt sözleşme (genel kredi sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi) ayrı ayrı müteselsil kefaletle güvence altına alınmışsa ve kefilin sorumluluğu her sözleşmede açıkça düzenlenmişse, kefil her iki borçtan da ayrı ayrı sorumludur; mahkemenin bir sözleşmeden kaynaklanan borç yönünden gerekçesiz olarak kefili sorumluluk dışında bırakması hatalıdır. Kredi kartından kaynaklanan alacaklara, sözleşme faizi yerine TCMB'nin kredi kartı işlemlerine ilişkin tebliğinde belirlenen azami temerrüt faizi oranı uygulanır. İcra…
İtirazın iptaliMüteselsil kefaletGenel kredi sözleşmesiŞirket kredi kartı sözleşmesiTemerrüt faiziKat ihtarnamesi
-
Banka yöneticilerinin sorumluluğunda zararın fazlasıyla tahsil edilmiş olması
2019/36 E. 2022/211 K. ·
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin TTK'daki kusur karinesine dayalı sorumluluğunda, bankanın zarara uğradığı tespit edilmiş olsa da, sonradan Fon tarafından takip edilen alacaklardan yapılan tahsilat toplamı dava konusu zarar tutarını aşmışsa ve hangi davalının hangi eylemden ne kadar sorumlu olduğu tespit edilemiyorsa, davanın esastan reddi gerekir. Gerçeğe aykırı bilançoya dayanan ibra kararları geçersizdir; ancak zararlı eylemlerin gerçekleştiği dönemden önce görevden ayrılan yöneticiler sorumlu tutulamaz. Yargılama sırasında vefat eden davalıların…
yönetici sorumluluğukusur karinesiibrapasif husumet ehliyetimirasın reddidavanın birleştirilmesi
-
Çerçeve genel kredi sözleşmesinde kefilin devam eden sorumluluğu
2019/1757 E. 2022/179 K. ·
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddi
Bir genel kredi sözleşmesi çerçeve sözleşme niteliğinde, cari hesap şeklinde işleyen süresiz bir sözleşme ise, bu sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borcunun bir tarihte sıfırlanmış olması kefilin kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; kredi limitinin artırılmasına ilişkin yeni bir belge de bağımsız bir sözleşme sayılmayıp önceki çerçeve sözleşmenin devamı niteliğindedir ve kefil, bu çerçeve sözleşme kapsamında sonradan kullandırılan kredilerden de kefalet limiti dahilinde sorumlu tutulur. Kredi alacağını üçüncü kişiye temlik eden banka, temlik…
menfi tespit davasıçerçeve (genel kredi) sözleşmesimüşterek borçlu müteselsil kefaletkefalet limitilimit artırım sözleşmesipasif husumet
-
Müteselsil kefilin tacir olmaması yetki sözleşmesini etkilemez
2021/2233 E. 2021/1914 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Ticari nitelikli bir işten doğan borca müteselsil kefil olarak katılan kişi, kendisi tacir sıfatını taşımasa da, TTK 7. maddesindeki teselsül karinesi gereği asıl sözleşmedeki yetki şartıyla bağlıdır; bu nedenle kefilin tacir olmaması, genel kredi sözleşmesinde belirlenen icra dairesi ve mahkeme yetkisini geçersiz kılmaz.
itirazın iptaligenel kredi sözleşmesimüteselsil kefaletteselsül karinesiyetki sözleşmesiicra dairesinin yetkisi
-
İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin HMK 396 kapsamında değerlendirilip istinafın usulden reddi
2020/1475 E. 2021/1892 K. ·
Tazminatdiğer
Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin karar, HMK 396 kapsamında değerlendirilir ve bu maddede kanun yoluna ilişkin 5. maddeye atıf yapılmadığından, bu tür ret kararlarına karşı istinaf yolu kapalıdır. Ayrıca, bir Anayasaya aykırılık itirazının ciddi sayılabilmesi için, itirazın ileri sürüldüğü tarihte derdest ve nihai bir karar ile sonuçlanmamış bir davanın bulunması gerekir; dava nihai olarak durdurulmuşsa ve itiraz uzun bir süre sonra ileri sürülmüşse itiraz ciddi görülmez.
ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasıdurum ve koşulların değişmesiistinaf yolunun kapalı olmasısomut norm denetimiAnayasaya aykırılık itirazının ciddiyetiderdestlik
-
Konut kredisinin satıcıya değil alıcıya ödenmesinde banka sorumluluğu
2019/1173 E. 2021/1671 K. ·
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Konut finansman kredisinin bankaca, kredi sözleşmesine imza atan alıcıya ödenmesi, sözleşmede satıcıya ödeme yapılacağına ilişkin bir kayıt bulunmadığı sürece, sözleşmelerin nispiliği ilkesi uyarınca bankanın taşınmaz satıcısına karşı sorumluluğunu doğurmaz; ödeme havalesinde 'satıcıya ödenen, hesap sahibi tarafından çekilen' şerhi bulunması da bu sonucu değiştirmez ve bankanın sorumluluğu sözleşme gereği ödeme yaptığı kişiye karşı sınırlıdır.
sözleşmelerin nispiliği ilkesihusumetkonut finansman kredisiticari davatüketici işlemimaddi tazminat
-
Mevduat hesabındaki paranın ödenmesi uyuşmazlığında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir
2021/1690 E. 2021/1446 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
Gerçek kişi tüketici ile profesyonel sağlayıcı banka arasındaki mevduat hesabından kaynaklanan uyuşmazlık, bankacılık işlemi niteliğinde de olsa 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemidir; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunması, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmasını engellemez.
tüketici işlemigörevdava şartımevduat hesabıbankacılık işlemi
-
Feragat edilen takipte hukuki yarar yokluğundan menfi tespit davasının reddi
2019/1134 E. 2021/1332 K. ·
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Alacaklı tarafından borçlu yönünden takipten feragat edilmiş ve bu feragat icra dairesince işleme alınmışsa, feragat hukuken geçerliliğini devam ettirir; alacağı temlik alan kişinin sonradan icra dosyasını yenileyerek borçluya yeniden ödeme emri göndermesi maddi hukuka dayalı bir işlem olmadığından, borçlunun bu duruma dayanarak açtığı menfi tespit davasında hukuki yararı bulunmaz ve dava dava şartı yokluğundan reddedilir; bununla birlikte feragate rağmen yenileme yapan davalı, davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu…
menfi tespit davasıhukuki yararferagattemliktaraf sıfatıdava şartı
-
Derdestlik değerlendirilmeden verilen husumet yokluğundan ret kararının kaldırılması
2020/663 E. 2021/1293 K. ·
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Bir davada talep konularının bir kısmı alacağın temliki nedeniyle pasif husumet yokluğuna, bir kısmı ise başka bir mahkemede görülen ve talepleri kısmen örtüşen, kısmen ek dava niteliğinde bulunan bir dosyaya bağlı ve irtibatlı ise; mahkeme, temlik gerekçesiyle davanın tümünü husumet yokluğundan usulden reddedemez. Bu durumda talepler ayrı ayrı değerlendirilmeli, irtibatlı dosya ile HMK 166 gereği birlikte görülme (birleştirme) ya da sonucunun beklenmesi yoluna gidilmeli; derdestlik durumu da bu irtibat nedeniyle bağımsız olarak tespit edilmemelidir.
husumet (pasif taraf ehliyeti)alacağın temlikiderdestlikdavaların birleştirilmesi (HMK 166)menfi tespit davasıek dava
-
Sermaye piyasası araçları sözleşmesinde görevli mahkeme tüketici mahkemesidir
2021/1202 E. 2021/1267 K. ·
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddi
Şahsi birikimini değerlendirmek amacıyla bir banka veya aracı kurum ile sermaye piyasası araçlarının alım satımına ilişkin çerçeve sözleşme akdeden ve ticari veya mesleki amaç gütmeyen kişi tüketici sayılır; bu tür sözleşmeler kanunda açıkça bankacılık sözleşmesi olarak sayılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edildiğinden, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil, tüketici mahkemesidir.
görevdava şartıtüketici işlemibankacılık sözleşmesisermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesitüketici mahkemesisermaye piyasası
-
Dava açıldıktan sonra teminat mektubu hükümsüz kalırsa konusuz kalma değerlendirmesi
2021/1070 E. 2021/1049 K. ·
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Dava konusu teminat mektubu, dava açıldıktan sonra yargılama sırasında hükümsüz hale gelmişse, davanın açıldığı tarihte hukuki yarar mevcut olduğundan dava hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilemez; bu durumda dava konusuz kalmış sayılır ve HMK 331/1 uyarınca mahkeme, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmetmelidir.
hukuki yarardava şartıkonusuz kalmateminat mektubuyargılama giderivekalet ücreti
-
Tüketici işleminden kaynaklanan bankacılık alacağı davasında görev
2021/931 E. 2021/830 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddi
Taraflardan birinin tüketici, diğerinin profesyonel sağlayıcı olduğu ve uyuşmazlığın bankacılık işlemi gibi bir tüketici işleminden kaynaklandığı davalarda, dava ticari nitelikte görünse de görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; ticari dava niteliği bu görevi ortadan kaldırmaz. Görev, HMK 114 uyarınca dava şartı olduğundan mahkemece re'sen gözetilir.
tüketici işlemigörevdava şartıbankacılık işlemitüketici mahkemesiticari dava
-
Hisse satışından elde edilen primin paylaşımı davasında görev tespiti
2020/767 E. 2021/651 K. ·
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Bir davanın mutlak ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ya da işin ticari işletmeyi ilgilendirmesi şartı aranmaz; dava konusunun TTK 4/1. maddesinde sayılan işlerden olması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmiş bulunması yeterlidir. Halka açık bir anonim şirketin tahsisli sermaye artırımıyla çıkarılan hisselerinin satışından elde edilen prim alacağına ilişkin, hisse devri Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık, taraflar tacir olmasa da ticari dava niteliğinde kabul edilir ve asliye…
mutlak ticari davanispi ticari davaticari işletme esasıticari iş karinesigörev (dava şartı)tahsisli sermaye artırımı
-
Kredi kartından üçüncü kişilerce çekilen paraya ilişkin alacak davasında görevli mahkeme
2021/697 E. 2021/632 K. ·
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddi
Bankacılık ve benzeri sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda taraflardan biri 6502 sayılı Kanun'un 3/1-k maddesi kapsamında tüketici konumundaysa, işlem 3/1-l maddesi uyarınca tüketici işlemi sayılır; diğer kanunlarda bu ilişkiye dair düzenleme bulunması (örn. Bankacılık Kanunu), Kanun'un 83. maddesi gereğince görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez ve görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
tüketici işlemigörevsizlikbankacılık sözleşmesitüketici mahkemesi
-
Şirket hisselerini devreden davacının aktif dava ehliyeti kaybı
2020/866 E. 2021/535 K. ·
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddi
Bir şirketin ortağı sıfatıyla, o şirkete verilen zararın tazmini için açılan davada, davacının ortaklık sıfatına dayalı aktif dava ehliyetinin dava açıldığı tarihte var olması yetmez; bu sıfatın yargılama süresi boyunca devam etmesi gerekir. Davacı, dava sırasında ortaklık payının tamamını devrederse ve artık o şirkette hissesi kalmazsa, aktif husumet ehliyetini kaybeder ve dava bu nedenle usulden reddedilir; hisselere ilişkin ayrı bir idari yargı sürecinin (örneğin bedel tespitine ilişkin) devam ediyor olması, ortaklık sıfatının kaybı sonucunu…
aktif dava ehliyetiaktif husumetdava şartıortaklık sıfatıhisse devribekletici mesele
-
Kaydileştirilmeyen hisse senedi YTM'ye intikal etmişse bankanın pasif husumeti yoktur
2020/1007 E. 2021/536 K. ·
Tespitkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Sermaye piyasası aracı, kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmemişse mülkiyeti yasa gereği Yatırımcı Tazmin Merkezine intikal eder; bu durumda ihraççı banka SPK mevzuatına uygun hareket ettiğinden ve pay senedi mülkiyeti artık Yatırımcı Tazmin Merkezinde bulunduğundan, hak sahipliğinin tespiti davasında bankanın pasif husumeti bulunmaz. Ayrıca hüküm fıkrasında birbiriyle çelişen ibarelerin (davanın kabulü ile reddi) bir arada yer alması, esasa etkili bir usul hatası değilse yeniden yargılama gerektirmeden BAM…
hukuki yararpasif husumetkaydileştirmeYatırımcı Tazmin Merkezisermaye piyasası aracıkayden izlemesermaye piyasası
-
Banka hesabına konulan blokenin kaldırılması talebi arabuluculuğa tabi değildir
2021/128 E. 2021/516 K. ·
Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olmayıp bir hukuki durumun (haksız blokenin kaldırılması) tespitine ve giderilmesine ilişkin talepler, TTK 5/A maddesi kapsamındaki arabuluculuk dava şartına tabi değildir; bu asıl talebe faiz ve tazminat gibi feri nitelikte para talepleri eklenmiş olması, davanın bir bütün olarak arabuluculuk dava şartından muaf niteliğini değiştirmez ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.
arabuluculuk dava şartıTTK 5/Atespit davasıticari davausulden ret
-
Sahte talimatla ihracat bedelinin başka şirket hesabına aktarılması - haksız fiil sorumluluğu
2019/904 E. 2021/447 K. ·
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Bir şirket adına düzenlenen sahte talimat yazısıyla ihracat bedeli başka bir şirketin hesabına aktarılmışsa, bu bedelin gerçek hak sahibinin tespitinde ticari defter kayıtları yerine dayanak belgeler (fatura, invoice, ödeme talimatları) esas alınabilir; usulsüz tutulan defter kayıtları alacağın varlığını kanıtlayan bağımsız belgelerle desteklendiğinde alacak hüküm altına alınabilir. Sahte talimatla bedelin aktarıldığı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi, sahte belgeyi bizzat düzenlediği kanıtlanamasa da, yöneticisi olduğu şirket hesabına gönderilen…
haksız fiil sorumluluğuaktif husumet ehliyetiticari defterlerin delil niteliğivekaletsiz iş görmenedensiz zenginleşmemüteselsil sorumluluk
-
KMH kredi alacağında icra dairesi yetkisi, banka kayıtlarının delil değeri ve faiz oranı
2021/448 E. 2021/405 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz özel bir dava şartı olup mahkemece re'sen karara bağlanmalıdır; ancak sözleşmede belirlenen yetkili icra dairesinde takip yapılmışsa, bu husustaki inceleme eksikliği sonuca etkili sayılmaz. Taraflar sözleşmede banka kayıtlarının delil sayılacağını kararlaştırmışsa, bu kayıtlara dayanan bilirkişi incelemesi alacağın ispatında yeterli kabul edilir. KMH hesaplarından kaynaklanan alacaklarda uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranı, kredi kartı işlemlerine ilişkin tebliğ ve 5464 sayılı…
itirazın iptaliicra dairesinin yetkisidava şartıKMH (kredili mevduat hesabı)banka kayıtlarının delil niteliğitemerrüt faizi
-
Ticari satımdan kaynaklanan alacakta itirazın iptali ve avans faizi düzeltmesi
2019/357 E. 2021/329 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Ticari işlerden kaynaklanan alacak davalarında, taraflara ait ticari defterlerin birbirini teyit etmesi ve faturaların davalı tarafından defterlere itirazsız kaydedilip vergi dairesine bildirilmiş olması, faturaya konu malların teslim alındığının kabulünü gerektirir. Alacağın miktarının bu şekilde belirlenebilir olması, alacağı likit hale getirir ve icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın kötüniyetle yapılmış olması şartı aranmaz. Ticari işlerde temerrüt faizi olarak en yüksek kredi faizi talep edilmişse, 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi…
ticari defterlerin delil niteliğiitirazın iptalilikit alacakicra inkar tazminatıavans faiziderdestlik
-
Teminat mektubu tazmin bedeli alacağında itirazın kısmen iptali
2018/1344 E. 2021/64 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Bir gayrinakdi kredi teminatının (teminat mektubu) nakde çevrilmesinden kaynaklanan alacak, önceden aynı borçlu için başlatılmış ipotekli icra takibi kapsamında talep edilmiş fakat ipotekli taşınmaz takip borcunun altında bir bedelle satılıp takip sonlanmışsa; ipotek takibi sırasında sadece nakdi alacakların temlik edilmiş olması ve gayrinakdi alacağın o tarihte henüz temlik edilmemiş olması hâlinde, aynı alacağın ayrıca ve sonradan ilamsız icra takibiyle (tahsilde tekerrür etmeme kaydıyla) takip ve dava edilmesi usul ve yasaya aykırı değildir. Koşulsuz…
itirazın iptaliteminat mektubu tazminiipoteğin paraya çevrilmesitahsilde tekerrür etmeme kaydıtemlikTBK 100 mahsup kuralı