6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tüketici işleminden kaynaklanan bankacılık alacağı davasında görev

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/931 E. 2021/830 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görevsizlik mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Taraflardan birinin tüketici, diğerinin profesyonel sağlayıcı olduğu ve uyuşmazlığın bankacılık işlemi gibi bir tüketici işleminden kaynaklandığı davalarda, dava ticari nitelikte görünse de görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; ticari dava niteliği bu görevi ortadan kaldırmaz. Görev, HMK 114 uyarınca dava şartı olduğundan mahkemece re'sen gözetilir.

Ele alınan sorunlar

Mevduat hesabından kaynaklanan alacak davasında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması → ret

İddia: Davalı banka vekili, eldeki davanın TTK 4. ve 5. maddeleri kapsamında ticari dava olduğunu, bu nedenle görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürerek görevsizlik kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: 6502 sayılı Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak; 3/1-l maddesinde tüketici işlemi ise ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, bankacılık işlemleri de dahil her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1 maddesi uyarınca tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevi tüketici mahkemelerine aittir. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı sayılabilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğerinin profesyonel sağlayıcı olması ve uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklanması gerekir. Somut olayda davacı gerçek kişi tüketici, davalı banka profesyonel sağlayıcı, yatırılan mevduat ise tüketici işlemi niteliğindedir. Davanın ticari dava niteliğinde bulunması, tüketici mahkemelerinde görülmesini engellemez. Görev, HMK 114. madde uyarınca dava şartı olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden incelenir. Dava tarihi itibariyle uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle verilen usulden ret kararına karşı ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davalarında, dava ticari nitelikte görünse dahi taraflardan birinin tüketici, diğerinin sağlayıcı olması halinde görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğuna ilişkin genel kural niteliğinde bir tespit içermektedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Tüketicinin tarafı olduğu bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davalarında, dava ticari nitelikte olsa da görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi görev dava şartı bankacılık işlemi tüketici mahkemesi ticari dava

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Kanun 3/1-k6502 sayılı Kanun 3/1-l6502 sayılı Kanun 73/1 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/931

KARAR NO 2021/830

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/12/2020

NUMARASI 2020/462 Esas 2020/821 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/06/2021

Görevsizliğe ilişkin kararın davalı Akbank vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nın ... Beyoğlu şubesinde ... nolu hesabına 1984 yılında 85.000 Sterlin ve 6.000 Mark, 1985 yılında 177.000 Sterlin ve 77.000 Mark, 1986 yılında 70.000 Sterlin ve 21.000 Mark, 1987 Yılında 57.000 Sterlin ve 12.000 Mark yatırdığını, hesabın vadeli olduğunu, davalı bankadan paraların iadesi talep edildiğinde, "Banka kayıtlarının saklanma süresi 10 yıl olup kayıtlarında 10 yıllık yasal saklama süresi içerisinde geriye yönelik açılmış hesaplara ait ilgili dönemi içeren kayıt ve evrakların tetkikatı mümkün olmamaktadır" şeklinde cevap aldıklarını, buna karşılık müvekkilinin TMSF'na başvurusunun "Zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ... T.A.Ş.'den fona devredilen hesaplar arasında ...

adına kayıtlı herhangi bir hesaba rastlanılmamıştır." denildiğini,müvekkilinin Beyoğlu şubesinde ... numaralı hesabında ve tespit edilebilecek diğer hesaplarındaki paraların miktarı henüz belirli olmadığından HMK 107 gereği belirlendiği tarihe kadar, 20.000-TL'sinin yatırma tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekile verilmesine, eğer hesaplar TMSF'ye devredilmişse, devir işlemi usulsuz olduğundan devredilen paraların 20.000-TL'sinin devir tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte müvekiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... T.A.Ş. vekili; davacının müvekkili bankadaki para yatırma işlemlerine ilişkin son işlem tarihlerinin 1984 ve 1987 yılları olduğunu, davacının sahibi olduğunu ve para yatırma işlemlerini gerçekleştirdiğini iddia ettiği tarihlerin ve o dönem yürürlükte olan 1985 tarih 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun 36. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresi işlem tarihinine göre 1994 ve 1997 yılları arasında dolduğunu, davanın zamanaşımı def'i nedeniyle öncelikle usulden reddi gerektiğini, alacağın belirlenebilmesi mümkün iken belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığını,davacının soyut iddiaları ile müvekkili bankaya yatırdığını iddia ettiği tutarların iadesini talep ettiği, davanın zamanaşımı def'i doğrultusunda reddi gerektiğini beyanla müvekkili banka yönünden haksız davanın öncelikle usul,aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı TMSF vekili; davalı ... T.A.Ş.den Fona devredilen hesaplar arasında ... adına kayıtlı herhangi bir hesap bilgisine rastlanılmadığını, dava konusu hesapta bir bakiye bulunması durumunda, hesap bakiyesinin zamanaşımına uğraması muhtemel olan 1997 yılının izleyen takvim yılı başından itibaren (1998 yılı) 6 ay içinde davalı ... T.A.Ş. tarafından T.C. Merkez Bankası A.Ş.'ye devredilmesinin mümkün olabileceğini, 2002 yılından önce zaman aşımına uğrayan hesaplar ile ilgili arşiv kayıtları Fon nezdinde bulunmadığını, davanın öncelikle esasa girmeden husumet, görev, dava şartı ve zamanaşımı itirazları doğrultusunda usulden reddine,aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, eldeki davanın 28.05.2014 tarihinden sonra 26.08.2020 tarihinde açılmış bulunmasına ve somut olayda uyuşmazlığın, davacı tüketicinin tarafı olduğu bankacılık işleminden kaynaklanmasına göre davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili;eldeki davanın 6102 sayılı TTK 4.ve 5.maddesi kapsamında ticari dava olduğundan, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının davalı bankadaki mevduat hesaplarındaki paranın ödenmesi istemine ilişkindir. Mevduat hesabı açılması bir bankacılık işlemidir. 6502 sayılı yasanın 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de;

"tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu" hüküm altına alınmıştır. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı (sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın da tüketici işleminden kaynaklanması gerekmektedir. Somut olayda davacı gerçek kişinin tüketici, davalı bankanın profesyonel sağlayıcı, yatırılan mevduatın da bir tüketici işlemi olduğu açıktır. Dava tarihi itibariyle 6502 sayılı yasa yürürlükte olup davanın ticari dava niteliğinde bulunması davanın tüketici mahkemelerinde bakılmasını engellemez.

Görev HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden incelenir.Davanın açılma tarihi itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye görevli tüketici mahkemesi olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden red kararına karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... T.A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/139179 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.