Sermaye piyasası araçları sözleşmesinde görevli mahkeme tüketici mahkemesidir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1202 E. 2021/1267 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Görev itirazı (dava şartı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
sermaye piyasası
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
Şahsi birikimini değerlendirmek amacıyla bir banka veya aracı kurum ile sermaye piyasası araçlarının alım satımına ilişkin çerçeve sözleşme akdeden ve ticari veya mesleki amaç gütmeyen kişi tüketici sayılır; bu tür sözleşmeler kanunda açıkça bankacılık sözleşmesi olarak sayılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edildiğinden, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakmakla görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi değil, tüketici mahkemesidir.
Ele alınan sorunlar
Sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesinden kaynaklanan davada görevli mahkemenin tespiti → ret
İddia: Davalılar vekilleri, taraflar arasındaki sözleşmenin bankacılık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının menkul kıymet alım satımından kar elde etmek amacıyla sözleşme ilişkisine girdiğini, tüketici tanımına uymadığını ve ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Gerekçe: TTK 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ya da kanunda asliye ticaret mahkemesinin görevli kılınmış olması gerekir. 6502 sayılı Kanun'un 3/k ve 3/l maddelerinde tüketici ve tüketici işlemi tanımlanmış, bankacılık sözleşmeleri de tüketici işlemi kapsamına alınmıştır. Aynı Kanun'un 83. maddesi, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler hakkında diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve görev-yetkiye ilişkin hükümlerin uygulanmasını engellemeyeceğini belirtmektedir. Taraflar arasındaki sermaye piyasası araçları alım satımına dair çerçeve sözleşme, kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğindedir ve Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Davacı şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden ve işlemin boyutu dikkate alındığında, davalının hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olması nedeniyle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunun kabulü gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sermaye piyasası araçları alım satımına dair çerçeve sözleşmelerin bankacılık sözleşmesi benzeri nitelikte kabul edilip, şahsi birikimini değerlendiren kişinin tüketici sayılacağı ve bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu yönündeki tespit, benzer sermaye piyasası/bankacılık ilişkili görev itirazlarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Şahsi birikimini değerlendirmek amacıyla sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesi akdeden ve tüketici işlemi kapsamında kalan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir; asliye ticaret mahkemesi görevli değildir.
- Dava şartı
- görev
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görev↗ dava şartı↗ tüketici işlemi↗ bankacılık sözleşmesi↗ sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesi↗ tüketici mahkemesi↗ asliye ticaret mahkemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1202
KARAR NO 2021/1267
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/01/2021
NUMARASI 2020/663 Esas - 2021/34 Karar
DAVA
Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/09/2021
Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili, davalı bankanın 25 yıllık müşterisi olduğunu, zaman zaman borsadan hisse alım satımı konusunda işlemleri olduğunu , yazılı emir oluşturmak suretiyle bankaya bildirerek işlemi tamamladığını, bunun dışında yatırım danışmanlığı kapsamında herhangi bir sözleşme veya talepte bulunmadığını, 26.08.2002 tarihinde davalı banka ile akdedilen sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesi kapsamında işlemlerin gerçekleştirildiğini, 2017 kasım ayında bankaya ... hisse alımı konusunda yazılı talimat verildiğini, banka çalışanı tarafından yönlendirme ve ikna yapılarak, ... dışında başkaca hisse senetlerinin alım satımına başlandığını, alınan bu kağıtlar sebebi ile zarara uğradığını beyanla, şimdilik 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... Bankası A.Ş. vekili; müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini , davacının müvekkili banka ile bir sözleşme imzalamadığını, bankanın sadece aracılık ettiğini, davacı iddiasının bankacılık hizmetleri ile ilgilisinin olmadığını,davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... A.Ş. vekili;gerçekleşen işlemlerin davacının rızası ile yapıldığını, davacının hisse alım satım emirlerinin çoğunu sözlü olarak verdiğini, bu işlemlere ilişkin onayların mevzuata uygun kayda alındığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının bankacılık işlemlerini kullanan tüketici konumunda olduğu, temel ilişkinin niteliği gereğince asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı, görev hususunun kamu düzenini ilgilendirdiği, dava şartı olduğundan, resen göz önünde bulundurulması gerektiğinden davanın görev yönünden reddine ve dosyanın görevli İst.Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davalı ... A.Ş. Vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin bankacılık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının menkul kıymet alım satımından kar elde etmek amacıyla sözleşme ilişkisine girdiğini, tüketici tanımına uymadığını,ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı ... Bankası A.Ş. Vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin bankacılık sözleşmesi niteliğinde olmadığını, davacının menkul kıymet alım satımından kar elde etmek veya bu kıymetlere yatırım yapmak amacıyla sözleşme ilişkisine girdiğini,kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, sermaye piyasası araçları muhafaza işlem sözleşmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlığın tarafların her iki yanının ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Bunun yanında 6502 sayılı kanunun 2. maddesinde, kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/k maddesinde tüketici “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde, 3/1.
maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu bankacılık sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul etmiştir. Aynı kanunun 73. maddesinde, bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemesinin görevine girdiği düzenlenmiş, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki sermaye piyasası araçları alım satımına dair çerçeve sözleşme kanunda açıkça yazılmasa da bankacılık sözleşmesi benzeri bir sözleşme niteliğinde olup Yargıtay uygulamasında da bankacılık sözleşmesi kapsamında değerlendirilmektedir.(Yargıtay 11. H.D. 2020/1856 E. 2021/1422 K.) Davacı şahsi birikimlerini değerlendirmek üzere hareket ettiğinden ve işlemin boyutu dikkate alındığında davalının hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olması nedeniyle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi ve bu davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davacı tarafından yapılan 59,50-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138121 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi