6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin HMK 396 kapsamında değerlendirilip istinafın usulden reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1475 E. 2021/1892 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TazminatdiğerKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbirin Kaldırılması ve Anayasa Mahkemesine Başvuru Talebi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin karar, HMK 396 kapsamında değerlendirilir ve bu maddede kanun yoluna ilişkin 5. maddeye atıf yapılmadığından, bu tür ret kararlarına karşı istinaf yolu kapalıdır. Ayrıca, bir Anayasaya aykırılık itirazının ciddi sayılabilmesi için, itirazın ileri sürüldüğü tarihte derdest ve nihai bir karar ile sonuçlanmamış bir davanın bulunması gerekir; dava nihai olarak durdurulmuşsa ve itiraz uzun bir süre sonra ileri sürülmüşse itiraz ciddi görülmez.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ek kararın istinaf edilebilirliği → ret

İddia: Davalı vekili, taraf olmadığı bir protokol nedeniyle müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin 15 yıldır sürdüğünü, bunun mülkiyet hakkını ve silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İhtiyati tedbir kararı 2010 tarihinde verilmiş olup, istinafa konu kaldırılması talebi durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istemi niteliğindedir. HMK 341(1) uyarınca ilk derece mahkemesi kararlarından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK 396(1) uyarınca durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir; aynı maddenin (2) fıkrasında itiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrasının kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Davacının (davalının) talebi HMK 396 kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olup, bu halde kanun yoluna ilişkin olan 5. maddeye atıf yapılmadığı kanun gerekçesinde de vurgulanmıştır. Dolayısıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddine ilişkin ek kararın istinafı mümkün bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

5411 sayılı Kanun'un 132/10. maddesine yönelik Anayasaya aykırılık itirazının ciddiyeti → ret

İddia: Davalı vekili, taraf olmadığı bir protokol nedeniyle davanın durdurulmasına dayanak 5411 sayılı Kanun'un ilgili düzenlemesinin silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini ileri sürerek somut norm denetimi için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Durdurma kararının verilmesinden 10 yıl gibi uzun bir zaman sonra talep edildiği, durdurma talebinde bulunmanın Fon'a tanınmış bir yetki olduğu, eldeki davanın nihai bir karar ile durdurulmuş olduğu, talep tarihi itibarıyla Anayasaya aykırılık itirazının ileri sürülebileceği derdest bir davanın bulunmadığı gözetildiğinde, Anayasaya aykırılık itirazının ciddi görülmediğinden reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, HMK 396 kapsamındaki durum ve koşulların değişmesine dayalı ihtiyati tedbirin kaldırılması taleplerinin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf yolunun kapalı olduğunu ve Anayasaya aykırılık itirazının ciddiyetinin değerlendirilmesinde derdest bir davanın bulunması gerektiğini ortaya koyması bakımından bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
İhtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır; bu nitelikteki bir ret kararına karşı yapılan istinaf başvurusu usulden reddedilir., Anayasaya aykırılık itirazının ciddi kabul edilebilmesi için, itirazın ileri sürüldüğü tarihte itirazın ileri sürülebileceği derdest bir davanın bulunması gerekir; dava nihai bir kararla durdurulmuşsa bu şart gerçekleşmemiş sayılır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması durum ve koşulların değişmesi istinaf yolunun kapalı olması somut norm denetimi Anayasaya aykırılık itirazının ciddiyeti derdestlik

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 341(1)HMK 396(1)HMK 396(2)HMK 346/1HMK 353(1)b-1HMK 361/1HMK 362(1)-f · 5411 sayılı Kanun — 5411 sayılı Kanun 132/10

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1475

KARAR NO 2021/1892

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/09/2020 (Ek Karar)

NUMARASI 2005/600 Esas - 2010/457 Karar

DAVA

Tazminat

TALEP İhtiyati Tedbirin Kaldırılması ve Dosyanın Anayasa Mahkemesine Gönderilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/12/2021

Davalı ... vekilinin talebi üzerine verilen ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; YK başkanı, üyesi ve denetçi sıfatı ile kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yükledikleri görevleri yerine getirmeyerek, bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı davranışlarla ve TCK.ya göre suç teşkil eden fiillerle usulsüz açtıkları krediler sebebiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren davalılardan TTK.'nun 336 vd maddeleri hükümleri uyarınca 21.12.1999 devir tarihi itibarıyla zararını teşkil eden 363.980.000.000.000 TL.'nin zarar kalemlerini oluşturan her bir kredinin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar ve vekilleri cevap dilekçelerinde,davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olup, davayı kabul etmediklerinden dolayı davanın reddini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkemece, davanın taraflarının dosya içerisinde mevcut mübrez protokol hükümlerine tabi oldukları,durdurma istemenin yasal koşulları bulunduğundan 5411 sayılı yasanın 132/10 maddesi gereğince,anlaşma süresince protokol hükümlerine göre davanın durdurulmasına, esasın kapatılmasına karar verilmiştir.

İTİRAZ

Davalı ... vekili 17/07/2020 tarihli dilekçesinde; mahkemenin 2005/600 Esas, 2010/457 Karar sayılı ve 23/09/2010 tarihli kararıyla 5411 sayılı Kanunun 132/10 maddesi uyarınca taraflar arasında yapılan protokol yürürlükte kaldığı sürece tedbirler baki kalmak kaydıyla davalılar hakkındaki davanın durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilinin söz konusu protokole taraf olmadığını,mahkemece müvekkile ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, müvekkilinin davacının iddialarına konu hukuka aykırı eylemlerle ilgili olarak İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanarak hakkında beraat kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin taşınmazları üzerindeki ihtiyati tedbirin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, müvekkili hakkındaki davada durdurma kararı verilmesinin silahların eşitliği ilkesini ihlal ettiğini, bu nedenlerle taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini ve silahların eşitliği ilkesini ihlal eden 5411 sayılı kanun düzenlemesinin somut norm denetimi için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi talep edilmiştir.

EK KARAR

Mahkemece; Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmediğinden talebin reddine, Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi mümkün olabileceğinden, davalının ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek tedbirin kaldırılmasına ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; mahkemece verilen durma kararının müvekkilinin anayasal hakkı olan "mülkiyet hakkı"nı ihlal ettiğini, müvekkilinin taraf olmadığı bir protokol sonucunda durma kararı verilmesi silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu, bu sebeplerle istinaf talebinin kabulü ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/600 Esas - 2010/457 Karar, 02.09.2020 tarihli ek kararın kaldırılmasını, silahların eşitliği ilkesini ihlal eden durma kararına dayanak kanun maddesinin somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İlk derece mahkemesinin 2005/600 Esas - 2010/457 Karar sayılı dosyasında Fon Kurulu'nun istemi üzerine 23.09.2010 tarihli karar ile, 5411 sayılı kanunun 132/10 maddesi uyarınca taraflar arasında yürürlükte kaldığı sürece ihtiyati tedbir kararları baki kalmak üzere davanın durdurulmasına karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararları İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/815 esas sayılı dosyasında 11/07/2010 tarihinde karar verilmiştir; eldeki Birleşen dosyadaki davadan sarfınazar edilmesi üzerine,eldeki dava 2000/721 esas sayılı dosyadan tefrik edilerek halen mahkemenin 2005/600 esası sayısını almıştır. Davalılardan ...; mahkemece müvekkile ait taşınmaza ihtiyati tedbir konulduğunu, 17.07.2020 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin TMSF'nin ...

grubuyla yaptığı protokole taraf olmadığını müvekkilinin ceza dosyasından beraat ettiğini, protokol gerekçe gösterilerek müvekkili hakkında durdurma kararı verildiğini, müvekkilinin taşınmazı üzerinde 15 yıldır ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, davaların anlaşmaya taraf olanlar veya tüm davalılar yönünden, yapılan anlaşma süresince kısmen veya tamamen durdurulmasının talep edilmesi hususu anlaşma ile düzenlenebileceği, Anayasaya aykırı olan, silahların eşitliği ilkesini ihlal eden, HMK da düzenlenmeyen bir yargılama usulüne göre 5411. Sayılı yasa düzenlemesinin somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.Mahkemece ihtiyati tedbirin teminat karşılığında kaldırılabileceğini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine, ciddi görülmeyen anayasaya aykırılık itirazının reddine karar verilmiştir.

İhtiyati tedbir kararı 2010 tarihinde verilmiş olup; istinafa konu ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi durum ve koşulların değişmesi nedeniyle ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi veya kaldırılması istemi niteliğindedir. HMK'nun 341(1) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararları ile ihtiyati tedbir , ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nun 396(1) maddesinde durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası kıyas yoluyla olunur denilmiştir.

Davacının talebi HMK nun 396. madde kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olup; bu halde kanun yoluna ilişkin olan 5. maddeye atıf yapılmadığı kanun gerekçesinde de vurgulanmıştır.İhtiyati tedbir kararının kaldırılması isteminin reddine ilişkin ek kararın istinafı mümkün bulunmamaktadır.Bu kısım bakımından istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Yine Anayasaya aykırılık itirazı ise durdurma kararının verilmesinden 10 yıl gibi uzun bir zaman sonra talep edildiği ,durdurma talebinde bulunmanın Fon'a tanınmış bir yetki olduğu ,elde ki davanın nihai bir karar ile durdurulmuş olduğu ,elde talep tarihi itibariyle Anayasaya Aykırılık itirazının ileri sürülebileceği derdest bir davanın bulunmadığı gözetildiğinde Anayasaya Aykırılık itirazının ciddi görülmediğinden reddine ilişkin ek karara yönelik ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin başvurusunun usulden ve esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir bakımından istinaf başvurusunun HMK 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Davalı ... vekilinin Anayasaya aykırılık itirazının istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 25-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Anayasaya aykırılık itirazı yönünden HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, İhtiyati tedbir bakımından HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/12/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/156570 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.