KMH kredi alacağında icra dairesi yetkisi, banka kayıtlarının delil değeri ve faiz oranı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/448 E. 2021/405 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz özel bir dava şartı olup mahkemece re'sen karara bağlanmalıdır; ancak sözleşmede belirlenen yetkili icra dairesinde takip yapılmışsa, bu husustaki inceleme eksikliği sonuca etkili sayılmaz. Taraflar sözleşmede banka kayıtlarının delil sayılacağını kararlaştırmışsa, bu kayıtlara dayanan bilirkişi incelemesi alacağın ispatında yeterli kabul edilir. KMH hesaplarından kaynaklanan alacaklarda uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranı, kredi kartı işlemlerine ilişkin tebliğ ve 5464 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir; TCMB tarafından belirlenen bu oranlar fahiş kabul edilemez.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesinin yetkisine itirazın mahkemece karara bağlanmaması → ret
Gerekçe: Yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması itirazın iptali davalarında özel bir dava şartıdır. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde mahkemece bu husus re'sen dikkate alınmalıdır. İcra dairesinin yetkisine itiraz karara bağlanmadan esas hakkında inceleme yapılması usule aykırıdır; ancak sözleşmenin 6.2 maddesinde İstanbul icra müdürlükleri yetkili kılındığından, bu usuli hata/eksiklik sonuca etkili görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın yalnızca banka kayıtlarına dayanılarak hesaplanmasının usulsüzlüğü → ret
İddia: Davalılar vekili, hesaplamanın yalnızca banka kayıtları üzerinden yapılan inceleme ile belirlendiğini ileri sürerek bunun usulsüz olduğunu ve borç bulunmadığını iddia etmiştir.
Gerekçe: Sözleşmenin "Diğer Hükümler" başlıklı 6-1 maddesinde, doğacak anlaşmazlıklarda banka kayıtlarının HMK 193. madde anlamında delil olacağı kararlaştırılmıştır. Banka kayıtları incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda borcun KMH kredisinden kaynaklandığı, kat ihtarnamesinin kefillere takip tarihinden sonra tebliğ edildiği ve davalıların temerrüdünün takip ile oluştuğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalıların sorumluluğu 14.895,53 TL asıl alacak, 1.848,75 TL işlemiş faiz ve 92,44 TL BSMV olmak üzere toplam 16.836,72 TL olarak hesaplanmıştır; hesap kat tarihinden sonra yapılan kısmi ödemeler asıl alacaktan düşülerek takip yapılmış, kredi hesabından kaynaklanan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gözetildiğinde alacak kanıtlanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt faiz oranının fahiş olduğu iddiası → ret
İddia: Davalılar vekili, belirlenen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TCMB'nin "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ"in 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen cümle uyarınca, KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ'in 3. maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemez. Somut olayda uyuşmazlığın KMH hesabından kaynaklandığı anlaşıldığından faiz bakımından kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır. Davacı tarafça bu hükme uygun olarak %28,08 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Akdi faiz ve temerrüt faizi oranları TCMB tarafından belirlenmekte olduğundan, faizin fahiş olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra inkâr tazminatına hükmedilmesinin usulsüz olduğu iddiası → ret
İddia: Davalılar vekili, icra inkâr tazminatına karar verilmesinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kredi hesabından kaynaklanan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gözetildiğinde alacak kanıtlanmış olduğundan, itirazın iptaline, takibin devamına ve likit alacak nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda iki teknik noktada emsal değeri taşıyan tespitler bulunmaktadır: (1) icra dairesinin yetkisine itirazın karara bağlanmamasının, sözleşmede belirlenen yetkili icra dairesinde takip yapılmışsa sonuca etkisiz kalacağı; (2) KMH hesaplarından kaynaklanan alacaklarda uygulanacak azami faiz oranının kredi kartı işlemlerine ilişkin tebliğ ve 5464 sayılı Kanun hükümlerine göre belirleneceği.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- İtirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın yetkili icra dairesinde takip yapılmışsa karara bağlanmaması usuli bir hata olmakla birlikte sonuca etkili değildir; yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması bu davalarda özel bir dava şartıdır.
- Dava şartı
- İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması özel bir dava şartıdır; icra dairesinin yetkisine itiraz edilmişse mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra dairesinin yetkisi↗ dava şartı↗ KMH (kredili mevduat hesabı)↗ banka kayıtlarının delil niteliği↗ temerrüt faizi↗ icra inkâr tazminatı↗ 5464 sayılı Kanun↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/448
KARAR NO 2021/405
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2020
NUMARASI 2018/260 Esas - 2020/85 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/03/2021
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; davalı asıl borçlu , kefiller ile davacı banka arasında ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki kapsamında kredi kullandırıldığını, karşılığında gerçek kişi davalılardan müteselsil kefil olarak imza alındığını,28.01.2014 tarihinde 4.000.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket ve kefiller tarafından kredi ödemelerinin zamanında yapılmadığını,borçlulara 26.12.2017 tarihli ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, borç ödenmeyince İstanbul ...İcra Müd. ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçlular tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek,haksız itirazın iptali ile takibin devamına ,haksız itiraz nedeniyle borçluların % 20 tazminat ile mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili;müvekkillerinin davacı bankaya borçları bulunmadığını, ayrıca talep edilen temerrüt faizinin de haksız olduğunu, temerrüde de düşmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne 14.895,53- TL asıl alacak,1.848,75 TL işlemiş faiz ve 92,44 TL bsmv üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ,asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 oranında temerrüt faizi işletilmesine,likit alacağa haksız itiraz nedeniyle nakit alacak üzerinden % 20 oranda icra inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine,9.630-TL gayrınakit alacağın depo edilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; müvekkillerinin davacı bankaya borçları bulunmadığını ,yalnızca banka kayıtları ile inceleme yapıldığını, davalıların temerrüdü oluşmadığını,belirlenen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu,icra inkar tazminatına karar verilmesinin de usulsüz olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; banka tarafından kullandırılan kredi alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır. Davalılar itiraz dilekçelerinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmişler,mahkemece bu konuda olumlu bir karar verilmemiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması itirazın iptali davalarında özel bir dava şartıdır.İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması şartıyla mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. İcra dairesinin yetkisine itiraz karara bağlanmadan esas hakkında inceleme yapılması doğru değil ise de ,sözleşmenin 6.2 madddesinde İstanbul icra müdürlükleri yetkili kılındığından bu usulü hata/eksiklik sonuca etkili görülmemiştir. Davalı vekilinin hesaplamanın yalnızca banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile belirlendiğini ileri sürmüş ise de , sözleşmenin Diğer hükümler başlıklı 6-1 maddesinde doğacak anlaşmazlıklarda banka kayıtlarının HMK 193 maddesi anlamında delil olacağı kararlaştırıl mıştır.Banka kayıtları incelenerek hazırlanan bilirkişi raporunda ;
borcun KMH kredisinden kaynaklandığı,asıl borçlu ve kefillere gönderilen Üsküdar ...Noterliğinin 26.12.2017 tarihli kat ihtarnamesinin kefillere takip tarihinden sonra tebliğ edildiği, davalıların temerrüdünün takip ile oluştuğu,takip tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen yürürlükte bulunan %22,08 oranında akdi faiz ,takip tarihinden itibaren de %28,08 oranda faiz uygulanması gerektiği belirtilmiştir. TCMB nin " Mevduat ve kredi faiz oranları ve katılma hesapları kar ve zarara katılma oranları ile kredi işlemlerinde faiz dışında sağlanacak diğer menfaatler hakkında tebliğ"in 4.maddesinin 1.fıkrasına eklenen cümle ile "KMH hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları ,2.4.2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kredi Kartı İşlemlerinde uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkındaki Tebliğ'in (Sayı 2006/1) in 3.maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faizi oranlarını geçemez"hükmünü haizdir.
Somut olayda ;uyuşmazlığın KMH hesabından kaynaklandığı anlaşılmakla faiz bakımından kredi kartlarına ilişkin 5464 sayılı kanun hükümleri uygulanacaktır.Davacı tarafça bu hükme uygun olarak %28,08 oranında temerrüt faizi talep edilmiştir. Akdi faiz ve temerrüt faizi oranları TCMB tarafından belirlenmekte olduğundan davalılar vekilinin faizin fahiş olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davalıların sorumluluğu 14.895,53- TL asıl alacak, 1.848,75 -TL işlemiş faiz ve 92,44-TL BSMV olmak üzere toplam 16.836,72 TL olarak hesaplanmış olup, bu tutar üzerinden davanın kabulüne, ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28.08 temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Hesap kat tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerin asıl alacaktan düşülerek takip yapıldığı,kredi hesabından kaynaklanan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gözetildiğinde alacak kanıtlandığından itirazın iptaline ,takibin devamına ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.150,11- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 287,52- TL nin mahsubuna bakiye 862,60- TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 41-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/03/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/142301 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi