Banka hesabına konulan blokenin kaldırılması talebi arabuluculuğa tabi değildir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/128 E. 2021/516 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olmayıp bir hukuki durumun (haksız blokenin kaldırılması) tespitine ve giderilmesine ilişkin talepler, TTK 5/A maddesi kapsamındaki arabuluculuk dava şartına tabi değildir; bu asıl talebe faiz ve tazminat gibi feri nitelikte para talepleri eklenmiş olması, davanın bir bütün olarak arabuluculuk dava şartından muaf niteliğini değiştirmez ve işin esasına girilerek karar verilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Blokenin kaldırılması talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, davanın asıl konusunun banka hesabındaki blokenin kaldırılması istemine ilişkin tespit davası olduğunu, tazminat ve faiz taleplerinin ise feri/inşai nitelikte olup arabuluculuğa tabi olmadığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin usulden ret kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'na 7155 sayılı Kanun ile eklenen 5/A maddesi, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda arabuluculuğa başvurmayı dava şartı haline getirmiştir. Somut olayda uyuşmazlığın konusu, banka hesabına konulan blokenin haksız olduğunun tespiti ile kaldırılması talebidir; bu talep bir miktar para alacağının ödenmesine ilişkin değildir. Blokenin kaldırılması talebinin yanında faiz ve tazminat talepleri bir arada ileri sürülmüş olsa da, bu nitelikteki davalar bir bütün olarak ve işin esasına girilerek çözüme kavuşturulmalıdır. Bu nedenle davacının asıl talebi olan blokenin kaldırılması talebi TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi değildir; ilk derece mahkemesinin işin esasına girmeden usulden ret kararı vermesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Para alacağı talebiyle birlikte ileri sürülen tespit/inşai nitelikli asıl talebin niteliğinin belirlenmesi ve bu tür bileşik taleplerin arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığının tespiti bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmuş olması, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava şartıdır; ancak konusu para alacağı olmayan tespit/edim niteliğindeki taleplerde bu dava şartı uygulanmaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı↗ TTK 5/A↗ tespit davası↗ ticari dava↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/128
KARAR NO 2021/516
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/09/2020
NUMARASI 2020/387 Esas 2020/315 Karar
DAVA
Tespit|Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/04/2021
Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili , davacı ile ... arasında 27.12.2018 tarihinde davacının kiraladığı araç nedeniyle 38.900-TL bedelli Şoförlü Araç Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve 1 aylık şöförlü araç kiralama hizmeti verildiğini, bu miktarın 5.000 TL'lik kısmının nakit olarak alındığını, bakiyenin ise hizmet alan tarafından 5.000 TL, 19.000 TL, 9.000- TL ve 900- TL olmak suretiyle müvekkilinin hesabına parça parça gönderildiğini, bu işlemlerin imzalı sliplerden de görülebileceğini, müvekkili tarafından verilen hizmete karşılık olarak 12/02/2019 tarihinde 33.990- TL’lik fatura kestiğini, müvekkilinin araç kiralama işi ile uğraşan bir tacir olduğunu, müvekkilinin hesabındaki 33.900-TL'ye sebepsizce bloke konulduğunu,müvekkilinin davalı banka nezdindeki ...
IBAN numaralı hesabına konan blokenin kaldırılmasına,bloke tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek avans faizi oranında hesaplanacak faizinin ödenmesine, davalının ayrıca blokeli para miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulmadan açılan davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, Üye İşyeri Sözleşmesi ile müvekkili bankanın fraud ve chargeback süreci devam ederken davacı hesaplarına bloke uygulamaya yetkili kılındığını, davacının kullanımında olan POS cihazından yurtdışı bankalara ait kartlarla şüpheli şifresiz (FALLBACK) işlemler gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, üye iş yeri sözleşmesi ile Uluslarası Visa/MasterCard Kuralları gereği davacı hesabına belirtilen itiraz süresinde bloke konulduğu ve söz konusu 540 günlük chargeback işlemi itiraz süresi dolduğundan davacı hesabına bankacılık mevzuatı, taraflar arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi ve uluslararası chargeback kurallarına uygun olarak konulmuş olan blokenin kaldırılarak davacının hesapta bulunan tutarı çektiğini, davanın açılmasına müvekkili banka sebebiyet vermediğinden konusuz kalan dava dosyasında davanın reddine, yargı gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ticari dava niteliğindeki davada talebin, davacının mevduat hesabına davalı banka tarafından konulan blokenin kaldırılarak, haksız bloke nedeniyle uğranılan zarara karşılık olarak hesaptaki meblağa işleyen avans faizinin ve mevduatın %20'si oranında maddi tazminatın davacıya ödenmesi talebine ilişkin olduğu, bu nedenle talebin "tespit" davası olarak nitelendirilemeyeceği, 6102 sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrası gereğince davadan önce arabulucuya başvurmadan dava açılamayacağı gerekçesiyle 6102 sayılı TTK.na 7155 sayılı Kanunla eklenen 5/A maddesi ve 6325 sayılı Kanuna yine 7155 sayılı Kanunla eklenen 18/A maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davanın müvekkilinin bankadaki hesabındaki blokesinin kaldırılması istemine ilişkin olduğunu, diğer taleplerinin ise feri niteliğinde olduğunu, davanın asli konusunun para ödenmesi veyahut tazminat talebi olmadığını, davanın temel konusunun tespit davası olduğunu, tazminat ve faiz talebinin ise feri niteliğinde olan inşai talep olduğundan arabuluculuğa tabi olmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ....” hükmü uyarınca konusu bir miktar para alacağı olan talepler hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Somut olayda ise uyuşmazlık banka hesabına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkin olup, konusu bir miktar para alacağının ödenmesi olmayıp,blokenin haksız konulduğunun tesbiti ile kaldırılması talebine ilişkindir.Blokenin kaldırılması talebinin yanında faiz ve tazminat talepleri bir arada ileri sürüldüğünden, bu nitelikteki davaların bir bütün olarak ve işin esasına girilerek çözüme kavuşturulması gerekmektedir. O halde ilk derece mahkemesince davacının asıl talebi olan hesaptaki blokenin kaldırılması talebinin 6102 sayılı TTK 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alınarak işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nin 353/(1).a-4 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/387 Esas-2020/315 Karar sayılı ve 11/09/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/04/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/140769 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi