Dava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
659 karar
🌱 Mesele-tohumu: bu başlık mesele granülaritesine yakındır; Etap 2 mesele madenciliği buradan başlayabilir.
-
Terkin edilen şirketin ihyası davasında yasal hasım ve yargı gideri
2020/1243 E. 2020/1059 K. ·
Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
TTK geçici 7. madde kapsamında re'sen terkin edilen bir şirketin ihyası davasında, davalı ticaret sicilinin yasal hasım sayılarak yargı giderinden ve vekalet ücretinden muaf tutulabilmesi için, terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının (şirkete ve temsilcilerine ihtar yapılıp yapılmadığı dahil) ticaret sicil evrakları celp edilerek araştırılması gerekir; bu araştırma yapılmadan salt yasal hasım sıfatına dayanılarak yargı giderinin davacı üzerinde bırakılması hatalıdır.
Şirketin ihyasıRe'sen terkinTTK geçici 7. maddeYasal hasımYargı gideri ve vekalet ücretiİhtar ve ilan yoluyla tebligat
-
Tasfiye sonrası ihya davasında husumet ve hukuki yarar değerlendirmesi
2020/1205 E. 2020/1019 K. ·
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddi
Tasfiyesi kapanmış bir şirketin, tasfiyeden sonra ortaya çıkan derdest bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerekiyorsa, TTK 547 uyarınca şirketin yeniden tescili (ihyası) talep edilebilir; tasfiyenin kapanmış olması ne tasfiye memurunun husumetini ne de davacının hukuki yararını ortadan kaldırır. Ayrıca, TTK 1521 uyarınca şirket davalarında basit yargılama usulü uygulandığından ve ek tasfiye çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalarda verilen istinaf kararları temyiz yoluna değil kesin olarak…
şirketin ihyasıek tasfiyetasfiye memuruhusumethukuki yararçekişmesiz yargı işi
-
Tasfiye ile sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası
2020/1149 E. 2020/990 K. ·
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddi
Sicilden terkin edilen bir şirketin, tasfiyesinden önceki bir işlem nedeniyle başka bir davada halen davalı sıfatını taşıması ve o davanın sonlandırılabilmesi bakımından ek tasfiye işlemlerinin tamamlanmasının gerekmesi halinde, TTK 547 uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunur; tasfiyenin sonlandırılmış olması, tasfiyeden önceki döneme ilişkin taleplerden kaynaklanan hakları ortadan kaldırmaz. Ayrıca, şirket davalarında TTK 1521 uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması ve ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması…
şirketin ihyasıek tasfiyetasfiye memuruhukuki yararçekişmesiz yargı işihusumet
-
Farklı ticaret unvanlı şirketler arasında husumet yokluğu
2018/1966 E. 2020/962 K. ·
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddi
İcra takibine dayanak ödeme emrinde ve davaya dayanak faturalarda yer alan unvan ile davada husumet yöneltilen şirketin ticaret unvanı farklı ve ayrı tüzel kişiliklere aitse, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ispatlanamadığından, davanın davalı husumeti yokluğundan reddine karar verilmesi hukuka uygundur.
itirazın iptalipasif husumetticari unvantüzel kişilik ayrılığıilamsız icra takibi
-
Yetkisiz temsilcinin imzaladığı protokolde şirketin aktif husumeti
2020/1094 E. 2020/964 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Bir sözleşme veya protokolün, şirketi münferiden temsile yetkili olmayan bir kişi tarafından şirket kaşesi konulmadan imzalanmış olması, tek başlı şirketin bu işlem yönünden aktif husumet ehliyetini ortadan kaldırmaz; işlemin şirket adına yapıldığının belgeden anlaşılması ve şirketin işlem sonrasında bu ilişkiye dayalı faturalar düzenleyip alacağını icra takibiyle talep etmesi gibi davranışlarla yetkisiz temsilcinin işlemini zımnen onadığının (icazet) kabulü gerektiği durumlarda, işlem şirketi bağlar ve şirketin aktif husumet ehliyeti bulunduğu kabul…
aktif husumet ehliyetitaraf sıfatıyetkisiz temsilicazet/onamatemsil yetkisidava şartı
-
Terkin edilen şirket aleyhine derdest dava varsa ihya gerekir
2020/1116 E. 2020/950 K. ·
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddi
Terkin edilen bir şirket aleyhine, tasfiyenin kapatılmasından önce açılmış ve halen derdest olan bir dava bulunması halinde, davanın sonuçlandırılabilmesi için şirketin ihyası gerekir ve bu durumda ihya talebi için bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir. Şirketin ihyası davası TTK 547. maddesine dayanmakta olup, TTK 1521. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabidir. Ayrıca bu tür ek tasfiye/ihya davaları, HMK 382. maddesindeki ölçütler çerçevesinde çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalarda verilen istinaf kararları kesindir; temyiz…
şirketin ihyasıtasfiyeterkinek tasfiyeçekişmesiz yargı işibasit yargılama usulü
-
Yerleşim yeri olmayan davalının mutad meskeni Türkiye ise yetki
2020/1088 E. 2020/942 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalı aleyhine açılan davalarda, davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu tespit edilirse HMK 9. madde gereği Türk mahkemesi yetkili olur ve Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK 40 uyarınca bu iç hukuk yetki kuralına dayanarak doğar; şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı davalarda TTK 561'de öngörülen şirket merkezi mahkemesindeki yetki kuralı kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralına ek bir seçenek niteliğindedir.
milletlerarası yetkiMÖHUK 40mutad meskendava şartıgenel yetki kuralışirket yöneticisinin sorumluluğu
-
Pay devir sözleşmesi geçerliyse ortak sermaye iadesi isteyemez
2018/1841 E. 2020/918 K. ·
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Anonim şirkette pay devir sözleşmesiyle hisse edinen kişinin, hisse bedeli karşılığında sonradan pay defterine kayıtlı ortak sıfatıyla göründüğü hallerde, genel kurula davet edilmemiş olması pay devrinin geçerliliğini etkilemez; devrin iptali veya geçersizliği için ayrıca bir sebep ileri sürülmedikçe sözleşme geçerlidir ve devreden tarafa husumet düşer. Ayrıca TTK 480/3'teki sermayenin geri ödenmesi yasağı gereği, ortak sıfatını kazanmış kişi, TTK 531'in aradığı haklı sebeple fesih şartları oluşmadıkça itirazın iptali davası yoluyla ödediği hisse…
hisse devir sözleşmesihusumetTTK 480/3 geri ödeme yasağıTTK 531 haklı sebeple fesihitirazın iptalipay defteri
-
Yargılama sırasında pay devri nedeniyle aktif husumet ehliyetinin kaybı
2020/576 E. 2020/911 K. ·
Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Genel kurul kararının iptali davasında, davacı ortağın dava süresince ortaklık sıfatını koruması gerekir; yargılama sırasında davacının paylarını devredip şirket ortaklığından çıkması hâlinde aktif dava (husumet) ehliyeti sona erer ve dava bu nedenle reddedilir. Ayrıca, istinaf başvurusunun kabulü üzerine ilk derece mahkemesi kararı kaldırıldığında, Bölge Adliye Mahkemesi davanın tüm taleplerine ilişkin esas hakkında yeniden hüküm kurmak zorundadır; yalnızca bir kısmına ilişkin hüküm tesisi bozma sebebidir.
genel kurul kararının iptaliaktif husumet ehliyetihukuki yararHMK 353-b/2bozma ilamına uymaortaklık sıfatının devamı
-
Yargılama sırasında sicilden terkin edilen şirket aleyhine hüküm kurulamaz
2018/1484 E. 2020/836 K. ·
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Yargılama devam ederken davalı tüzel kişinin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması halinde, taraf ehliyeti dava şartı olduğundan bu husus mahkemece re'sen gözetilmelidir. Terkin edilen şirket aleyhine, ihyası sağlanmadan ve ihya davası açılmışsa sonucu beklenmeden esasa ilişkin hüküm kurulamaz; bu şekilde kurulan hüküm, işin esası ve istinaf sebepleri incelenmeksizin kaldırılır ve taraf teşkilinin tamamlanması için dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
taraf ehliyetidava şartıihya davasısicilden terkinre'sen inceleme
-
Ek tasfiye işlemleri zorunluysa, terkin edilen şirketin ihyasına karar verilir
2020/782 E. 2020/820 K. ·
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddi
Sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine, tasfiyenin tamamlanmasından sonra açılan ve tasfiyeden önceki döneme ilişkin bir hizmet tespiti davası derdest ise, TTK 547. madde gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu kabul edilerek şirketin ihyasına karar verilir; zira tasfiye işleminin bu davanın varlığına rağmen tamamlandığının kabulü, gerçek anlamda tasfiyenin sonlandığı sonucunu doğurmaz. Ayrıca, TTK 1521. madde ve HMK 382. madde uyarınca ek tasfiyeye ilişkin şirket davaları çekişmesiz yargı işi niteliğinde kabul edildiğinden, bu…
ihya davasıek tasfiyeçekişmesiz yargı işihukuki yarartüzel kişiliğin sona ermesihizmet tespiti davası
-
Terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası talebinin kabulü
2020/758 E. 2020/799 K. ·
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkinden önceki bir zarardan kaynaklanan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için üçüncü kişilerin hukuki yararı bulunuyorsa, TTK 547 uyarınca şirketin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak ihyası talep edilebilir; davadışı şirketin kusurlu olup olmadığı bu davanın konusu değildir. Bu tür ihya (ek tasfiye) davaları, TTK 1521 ve HMK 382 uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan istinaf incelemesi sonucunda verilen karar kesindir, temyiz yolu açık değildir. Davada haksız çıkan taraf, HMK 326/1…
şirketin ihyasıek tasfiyetüzel kişiliğin sona ermesihukuki yararçekişmesiz yargı işibasit yargılama usulü
-
İhya davasında sonradan konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi
2020/931 E. 2020/788 K. ·
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
İhya davasında, ihyanın dayandığı alacak davasına konu alacağın hüküm sonrasında ödenmesi halinde, ihya konusunda yapılacak bir işlem kalmadığından dava konusuz kalır; bu durumda ilk derece kararı kaldırılarak konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir ve davanın haklılığı gözetilerek yargılama giderleri davayı açılmasına sebebiyet veren tarafa yükletilir.
şirketin ihyasıkonusuz kalmapasif husumetyargılama giderleritasfiye memuru
-
Şirket feshi davasında arabuluculuk dava şartı aranmaz
2020/759 E. 2020/783 K. ·
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Şirketin feshine ilişkin davalar/karşı davalar para alacağı veya tazminat talebini konu almadığından, bu tür davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı değildir. Mahkemenin, karşı dava dilekçesinde birden fazla farklı vakıaya dayanan talepler bulunmasına rağmen uyuşmazlığın esas konusunu açıklattırmadan doğrudan arabuluculuk şartı yönünden usulden ret kararı vermesi hatalıdır; öncelikle talebin niteliği (para alacağı mı, fesih mi) tespit edilmelidir.
arabuluculuk dava şartışirket feshikarşı davadava şartı yokluğuusulden retHMK 119(ğ) açıklama talebi
-
Derdest davanın taraf teşkili için terkin edilen şirketin ihyası
2020/837 E. 2020/753 K. ·
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddi
Ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket hakkında terkin tarihinde henüz sonuçlanmamış bir dava bulunuyorsa, o davanın taraf teşkilinin sağlanabilmesi için TTK 547 uyarınca şirketin, yalnızca dava konusuyla sınırlı olarak ihyasına ve tasfiye işlemlerini tamamlayacak bir tasfiye memuru atanmasına karar verilebilir; davalı şirketin davacıya borçlu olup olmadığının ihya davasında araştırılması gerekmez, bu husus derdest alacak davasının konusudur.
şirketin ihyasıek tasfiyetasfiye memurutaraf teşkiliterkinhukuki yarar
-
Yerleşim yeri Türkiye'de olmayan davalının mutad meskeni Türkiye'de ise HMK 9 gereği Türk mahkemesi yetkilidir
2020/822 E. 2020/711 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK 40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir. Şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı davalarda TTK 561'de öngörülen şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki kuralı olmayıp, genel yetki kuralına ek seçimlik bir yetkidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmasa da mutad meskeninin bulunduğu tespit edilirse, HMK 9 uyarınca bu yer mahkemesi Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini de doğurur ve yetkisizlik kararı verilemez.
milletlerarası yetkiMÖHUK 40mutad meskengenel yetkiseçimlik yetkişirket yöneticisinin sorumluluğu
-
Şirket müdürünün azli davasında husumet ve konusuz kalma
2020/566 E. 2020/648 K. ·
Ticari şirket (genel)kaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Limited şirket ortaklarının idare ve temsil yetkisinin kaldırılması (azil) istemiyle açılan davalarda husumet, yalnızca azli istenen ortağa/müdüre yöneltilmelidir; şirkete karşı açılan böyle bir dava pasif husumet yokluğundan reddedilir ve bu husus mahkemece re'sen gözetilir. Ayrıca, azil davası devam ederken şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin başka bir davanın kesinleşmesi halinde, azil davasının konusu kalmaz; bu durumda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir ve yargılama gideri ile vekalet ücreti, dava tarihindeki haklılık…
husumetpasif husumet yokluğuazil davasıkonusuz kalmahukuki yararşirketin feshi ve tasfiyesi
-
Limited şirket müdürünün rekabet yasağını ihlali ve zamanaşımı hesabı
2020/531 E. 2020/618 K. ·
Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Kısmi davada, dava değerinin birden fazla zarar kalemine bölüştürülmesi gerektiği durumlarda, ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı, kısmi davanın açıldığı tarihten itibaren işlemeye devam eder; dava açılmayan kısım zamanaşımına uğramışsa bu kısma ilişkin talep reddedilir. Ortağın, şirketin uğradığı zararın kendisine (şirkete değil) ödenmesini talep etmesi halinde, aktif husumet yokluğu nedeniyle bu talep reddedilir. Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin gerekçesini benimsemeyip değiştirdiğinde, istinaf başvurusunu esastan reddetmek yerine…
rekabet yasağılimited şirket müdürünün sorumluluğuzamanaşımıkısmi davaıslahaktif husumet
-
Anonim şirkette pay defterine kayıtlı ortağın aktif husumet ehliyeti
2020/524 E. 2020/617 K. ·
Ticari şirket (genel)kaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Anonim şirketlerde pay devrinin ticaret sicilinde tescil veya ilan edilmesi şart değildir; TTK 499(4) uyarınca şirketle ilişkilerde sadece pay defterinde kayıtlı kimse pay sahibi olarak kabul edilir. Pay defterinde ortak olarak kayıtlı bulunan ve karşı tarafça da ortaklığı ikrar edilen kişinin, ticaret sicil kaydında henüz eski ortak göründüğü gerekçesiyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından söz edilemez; bu durumda taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığından usulden ret kararı verilemez.
aktif husumettaraf ehliyetidava şartıpay defterianonim şirket pay devriortaklıktan çıkarılma
-
Özelleştirilen kamu ortaklığında hisse bedeli alacağı davası
2018/1680 E. 2020/569 K. ·
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Kamu iktisadi teşebbüsü statüsüne dönüştürülen şirketlerde, ilgili KHK'da tasfiye hükümleri kapsamında ortaklık haklarının saklı tutulduğuna dair düzenleme varsa, pay sahiplerinin hissedarlık hakları statü değişikliğinden etkilenmez. Hisse bedelinin hesaplanmasında esas alınacak ödenmiş sermaye miktarı konusunda birden fazla bilirkişi raporu arasında çelişki bulunması halinde, mahkeme sonraki incelemelerde mübayeneti gideren ve birbirini doğrulayan raporları esas almalıdır; ilk raporun hüküm kurmaya elverişsiz görülüp yeniden inceleme yaptırıldığı…
hisse senediilmühaberhusumetödenmiş sermayeözelleştirmekamu iktisadi teşebbüsü
-
Muhalefet şerhi eksikliğinde genel kurul kararı iptal davası dava şartından reddedilir
2018/1134 E. 2020/547 K. ·
Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Yönetim kurulu üyesinin karara muhalefet etmesi veya karar alınmadan istifa etmesi, oy çokluğuyla alınabilecek YK kararlarını şeklen batıl hale getirmez; kararın ilgilinin imzası varmış gibi ilan edilmesi de düzeltilebilir maddi hata olup butlan sonucu doğurmaz. Sermaye kaybının TTK 376/2'de öngörülen 2/3 oranına ulaşmamış olması, genel kurulun sermaye azaltımı veya artırımı kararı almasını hukuka aykırı kılmaz; zira bu yetkiler münhasıran 2/3 kaybı haline bağlı değildir ve sermayenin korunması ilkesine aykırılık, temel yapıyı bozma veya vazgeçilmez…
yönetim kurulu kararının butlanıgenel kurul kararının iptalisermaye azaltımısermaye artırımıTTK 376/1-2muhalefet şerhi
-
Genel kurulca 3 yıl için seçilen YK başkanının 1 yıl olarak tescili hatalıdır
2020/408 E. 2020/517 K. ·
Ticaret sicil işlemine itirazkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Esas sözleşmede yönetim kurulu başkanının, üyelerle birlikte 3 yıl süreyle genel kurul tarafından seçileceği öngörülmüşse, genel kurulun bu şekilde 3 yıl için seçtiği YK başkanının ticaret sicilinde 1 yıl süreyle sınırlı olarak tescil edilmesi hatalıdır; çünkü TTK 366(1)'deki her yıl başkan seçilmesi kuralı yönetim kurulunun kendi içindeki seçime ilişkindir ve TTK 362(1)'deki 3 yıllık azami süre sınırlaması üyelerin görev süresine ilişkin olup, esas sözleşmeyle genel kurula tanınan başkan seçme yetkisini bu süreyle sınırlamaz. Ayrıca, ticaret sicili…
ticaret sicili tescil kararına itirazyönetim kurulu başkanının seçimigenel kurulun yetkisidava şartıTTK 34TTK 366
-
Limited şirket ortaklıktan çıkma ve haklı nedenle fesih davası
2018/1435 E. 2020/494 K. ·
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddi
İki ortaklı limited şirketlerde ortakların davada taraf olması halinde, dava dilekçesinde diğer ortağın gösterilmesi şirketi temsilen sayılır ve tüzel kişiliğin ayrıca hasım gösterilmemesi sonuca etkili değildir. Müdürün bilgi vermemesi iddiasına dayalı ortaklıktan çıkma talebinde, ortağın önce genel kurula, sonra mahkemeye başvurması gerekir; bu yola başvurulmadan ileri sürülen soyut iddia ispatlanmış sayılmaz. Şirket borca batık ve davacının hissesine isabet eden bir maddi değer yoksa, ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi hakkaniyete aykırı sonuç…
haklı nedenle fesih (TTK 636/3)ortaklıktan çıkmaya izin (TTK 638/2)husumetiki ortaklı limited şirkette temsilborca batıklıkmüdürün hesap verme yükümlülüğü (TTK 614)
-
Tasfiye kurulu başkanına TTK 553 uyarınca açılan tazminat davasında husumet
2020/447 E. 2020/487 K. ·
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Davacının talebi, dava dilekçesi ve beyanlarından, tasfiye halindeki şirkete yöneltilmiş bir alacak talebi değil, tasfiye kurulu başkanının genel kurul kararlarına aykırı işlemleri nedeniyle TTK 553(1) uyarınca açılmış bir tazminat davası niteliğindeyse, husumetin bu kişiye doğru yöneltildiği kabul edilmeli; ilk derece mahkemesinin davayı yanlış nitelendirerek pasif husumet yokluğundan reddetmesi hatalıdır ve dava esasa girilerek incelenmelidir.
pasif husumetTTK 553tasfiye kurulu başkanıtazminat davasıkâr ve zarara katılma hesabı
-
Çek istirdatı davasında ispat yükünün davacıda olması
2018/2374 E. 2020/466 K. ·
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hüküm
Çek istirdatı davasında davacı; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispatlamak zorundadır. Çeki elinde bulunduran davalının çeki hangi şekilde edindiğini açıklama yükümlülüğü yoktur; bu yükümlülüğün varsayılması çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Geçerli bir ciro silsilesiyle çeki elinde bulunduran hamil, kötüniyeti ispatlanmadıkça yetkili hamil sayılır; davalının açıklama yapmamış olması tek başına kötüniyet göstergesi değildir.
çek istirdatımeşru hamilmücerretlik ilkesiimzaların istiklali prensibibeyaz ciroispat yükükambiyo bağlantılı
-
Milletlerarası yetki: Türkiye'de yerleşim yeri olmayan davalının mutad meskeni esas alınır
2020/344 E. 2020/431 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan bir davalı hakkında açılan davada, TTK 561. maddedeki şirket merkezi yetkisi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralına ek bir seçimlik yetkidir; davalının Türkiye'deki mutad meskeni (örneğin icra takibine itirazda bildirdiği adres) tespit edilebiliyorsa, HMK 9. madde gereği bu yer mahkemesi yetkili kabul edilir ve MÖHUK 40. madde uyarınca bu iç hukuk yetki kuralı Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini de belirler.
milletlerarası yetkiMÖHUK 40mutad meskenseçimlik yetkikesin yetkişirket yöneticisinin sorumluluğu
-
Türkiye'de yerleşim yeri olmayan davalı için mutad mesken yetkisi
2020/345 E. 2020/429 K. ·
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK 40. madde uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir; TTK 561. maddedeki şirket merkezi yetkisi kesin yetki olmayıp genel yetki kuralına ek bir seçimlik yetkidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması halinde HMK 9. madde uyarınca davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir ve bu durumda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de doğar.
milletlerarası yetkimutad meskenkesin yetkiseçimlik yetkişirket yöneticisinin sorumluluğuMÖHUK 40
-
Milletlerarası yetki: yerleşim yeri olmayan davalının mutad meskeni esas alınır
2020/129 E. 2020/425 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK 40. madde uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir; iç hukukta Türk mahkemelerini yetkili kılan bir kural varsa milletlerarası yetki de vardır. Şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin davalarda TTK 561. maddesindeki şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkisi kesin yetki kuralı olmayıp, genel yetki kuralının yanında ek bir seçimlik yetkili mahkeme öngörür. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmasa da mutad meskeninin Türkiye'de olduğu tespit edildiğinde, HMK 9.…
milletlerarası yetkimutad meskengenel yetkili mahkemekesin yetkişirket yöneticisinin sorumluluğuyetkisizlik
-
Türkiye'de yerleşim yeri olmayan davalının mutad meskeni yetkiyi belirler
2020/158 E. 2020/426 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Milletlerarası yetki, MÖHUK 40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir. TTK 561'de yer alan, sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilmesi imkânı kesin yetki kuralı değildir; genel yetki kuralının yanında seçimlik ek bir yetki sağlar. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmasa da, icra takibine yaptığı itirazda bildirdiği adres esas alınarak HMK 9. madde uyarınca davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi genel yetkili mahkeme olarak kabul edilir.
milletlerarası yetkimutad meskengenel yetkiseçimlik yetkikesin yetki kuralışirket yöneticisinin sorumluluğu
-
Milletlerarası yetkide TTK 561 kesin yetki kuralı değildir
2020/278 E. 2020/430 K. ·
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)
Şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı davalarda TTK 561. maddede yer alan 'şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir' kuralı kesin yetki kuralı değildir; genel yetki kuralının yanında ek (seçimlik) bir yetkili mahkeme imkânı sağlar. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması halinde, MÖHUK 40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları (HMK 9) milletlerarası yetkiyi de belirler; davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
milletlerarası yetkikesin yetkiseçimlik yetkimutad meskenyönetim kurulu üyesinin sorumluluğuMÖHUK 40