Tasfiye ile sicilden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1149 E. 2020/990 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Sicilden terkin edilen bir şirketin, tasfiyesinden önceki bir işlem nedeniyle başka bir davada halen davalı sıfatını taşıması ve o davanın sonlandırılabilmesi bakımından ek tasfiye işlemlerinin tamamlanmasının gerekmesi halinde, TTK 547 uyarınca şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunur; tasfiyenin sonlandırılmış olması, tasfiyeden önceki döneme ilişkin taleplerden kaynaklanan hakları ortadan kaldırmaz. Ayrıca, şirket davalarında TTK 1521 uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması ve ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması nedeniyle, bu davalara ilişkin istinaf kararları kesin olup temyiz yolu açık değildir.
Ele alınan sorunlar
Şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin ihyasında hukuki yarar bulunmadığını, şirketin malvarlığı ve tahsil kabiliyeti olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceğinden, bundan zarar görenler şirketin ihyasını talep edebilir. Terkin edilen şirketin başka bir mahkemede (hizmet tespiti davasında) davalı olarak bulunması ve o dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı şirketin derdest davadaki taleplerden sorumlu olup olmadığının o davada inceleneceği, bunun ihya davasının konusu olmadığı; derdest dava konusu işlemin tasfiyeden önceki döneme ilişkin olması nedeniyle tasfiyenin sonlandırılmış olmasının davacının hakkını sona erdirdiğinin kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhya talebinin süre (bir yıllık süreç) ve zamanaşımı yönünden reddedilip reddedilmeyeceği → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, son ilan tarihinin 06/07/2012 olduğunu, bir yıllık süreçte davacı tarafça başvuru yapılmadığını ve hizmet tespit davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiş; bu istinaf sebebi ayrıca norm yorumuyla tartışılmaksızın diğer sebeplerle birlikte reddedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhya davalarında temyiz yolunun açık olup olmadığı (çekişmesiz yargı işi niteliği) → kabul
Gerekçe: Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili kararıyla, şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı ve ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitlerin Dairece benimsenmesi nedeniyle mevcut uygulamadan dönülerek, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kararın kesin olarak verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Dairenin, ihya davalarının çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğunu kabul ederek önceki uygulamasından (temyiz yolu açık) dönmesi ve bu davalarda kesin karar verilmesi gerektiğini benimsemesi, bölgesel emsal değeri taşımaktadır; ayrıca terkin edilen şirketin başka bir davada davalı sıfatıyla bulunmasının ihyada hukuki yarar oluşturduğu tespiti de emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗ hukuki yarar↗ çekişmesiz yargı işi↗ husumet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1149
KARAR NO 2020/990
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/02/2020
NUMARASI 2019/53 Esas 2020/114 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/10/2020
Davanın kabulüne ilişkin davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2018/324 Esas sayılı dosya ile SGK Başkanlığı, ....ltd.şti aleyhine hizmet tespiti davası açtığını, ancak 270716/0 sicil numaralı ....şirketinin 28/05/2012 tarihinde tasfiye edildiğini ve tasfiye memuru olarak davalı ... görev yaptığı bilgisine ulaşıldığını, davalı şirketin, tasfiye sonucunda faaliyetinin sona ermesi nedeniyle, İst.
36. İş Mahkemesinin 11 Aralık 2018 tarihli ara kararı ile taraflarına ihya davası açmak için görev ve yetki verildiği, ihya davasında dava ehliyeti bakımından Yargıtay 11. H D.nin, 2005/758 esas 2006/646 karar numaralı ve 30 Ocak 2006 tarihli ilamında husumetin terkini yapan ticaret sicil memurluğu ile şirketin son tasfiye memuruna yöneltilmesi gerektiğine karar verildiğini, bu nedenlerle, Tasfiye Halindeki ... San. ve Tic. Limited Şirketinin ihyasıyla ticaret siciline yeniden yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı ... vekili; müvekkilinin 30/10/2018 tarihine kadar tasfiye memuru olarak yetkili kılındığını, görev süresi dolduğundan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, son ilan tarihi 06/07/2012 olup, 1 yıllık süreçte davacı tarafça herhangi bir başvuru yapılmadığından davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, aktif ve pasifini sıfırlayan davalı şirketin herhangi bir malvarlığı olmamakla beraber tahsil kabiliyetinin de bulunmadığını, şirketin ihyasına karar verilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
2- Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin TTK m.32 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının açmış olduğu davanın takibi için terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın sübut bulduğu gerekçesiyle kabulüne ,tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; davacının hizmet tespitini talep ettiği yılların 1990 yılları olduğunu, hizmet tespit davalarının 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, şirketin ihyasında hukuki yarar bulunmadığını, son ilan tarihi 06/07/2012 olup, 1 yıllık süreçte davacı tarafça başvuru yapılmadığını, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, tasfiye işlemlerini usulüne uygun yaptığını,aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 07/11/2014 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin İstanbul 36.İş Mahkemesi'nin 2018/324 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu ve dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı şirketin davacı taleplerinden sorumlu olup olmadığının görülmekte olan derdest dava da inceleneceği ,bu davanın konusunu teşkil etmediği, derdest dava konusu işlemin hizmet tesbitine ilişkin olup tasfiyeden evvel ki zamana ilişkin olduğu,tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemeyecektir.Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına,HMK 326.madde uyarınca aleyhine yargı giderine hükmolunmasında karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce; Yargıtay 11. HD nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, ek tasfiyenin " çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin Dairemizce benimsenmesi nedeniyle, mevcut uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 105-TL posta masrafının davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/10/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/165164 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi