6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket feshi davasında arabuluculuk dava şartı aranmaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/759 E. 2020/783 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Yöneticilerin Azli, Karşı Dava mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Şirketin feshine ilişkin davalar/karşı davalar para alacağı veya tazminat talebini konu almadığından, bu tür davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı değildir. Mahkemenin, karşı dava dilekçesinde birden fazla farklı vakıaya dayanan talepler bulunmasına rağmen uyuşmazlığın esas konusunu açıklattırmadan doğrudan arabuluculuk şartı yönünden usulden ret kararı vermesi hatalıdır; öncelikle talebin niteliği (para alacağı mı, fesih mi) tespit edilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Karşı davanın niteliğinin (şirket feshi mi, para alacağı mı) belirlenmesi → kabul

İddia: Karşı davacı vekili, aynı konu üzerinden derdest bir dava devam ederken arabulucuya gitmenin fayda sağlamayacağını, karşı davanın derdest dava ile aynı konu ve talepleri içerdiğini, karşı davada talep edilenin para alacağı değil şirketin feshi olduğunu belirterek ilk derece kararının kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Karşı dava dilekçesinde bağlılık yükümünün ihlali nedeniyle cezai şarttan söz edilmiş ise de HMK 107(1) gereği bir dava değeri belirtilmemiş, kısmi veya tam dava olarak kabul edilebilecek bir miktarın tahsili istemi de bulunmamaktadır. Dilekçede farklı vakıalara dayanılarak birbirinden farklı talepler bulunmasına rağmen mahkemece karşı davacıdan HMK 119(ğ) gereği açıklama talep edilmemiş, uyuşmazlık ve karşı dava konusu tespit edilmeden arabuluculuk tutanağının ibrazı istenilmiştir. Davalı-karşı davacı vekilinin bu ara karar üzerine sunduğu dilekçe ile ve istinaf dilekçesinde yaptığı beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, karşı davacı vekilinin taleplerinin bir para alacağına yönelik olmayıp şirketin feshine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket feshi davasında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olup olmadığı → kabul

Gerekçe: Şirketin feshi davalarının konusu para alacağı veya tazminata ilişkin değildir. Bu nedenle bu tür davalarda arabulucuya başvuru dava şartı değildir. İstinafa konu hükmün arabuluculuk dava şartı yokluğu değerlendirmesi 'diğer dava şartlarına aykırılık' teşkil ettiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirketin feshine ilişkin davalarda arabuluculuğa başvurunun dava şartı olmadığı yönündeki tespit, bu tür uyuşmazlıklarda dava şartı incelemesi yapan mahkemeler için yol gösterici niteliktedir; ayrıca karma nitelikli karşı dava dilekçelerinde talep açıklattırılmadan usulden ret verilmesinin usule aykırı olduğu vurgulanmıştır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin feshi davalarında (para alacağı veya tazminata ilişkin olmadığından) arabuluculuğa başvuru dava şartı değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı şirket feshi karşı dava dava şartı yokluğu usulden ret HMK 119(ğ) açıklama talebi HMK 107(1) dava değeri

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 107(1)HMK 119(ğ)HMK 114/2HMK 115/2HMK 353(1)a-4HMK 353(1)-a · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — Türk Ticaret Kanunu 5/ATürk Ticaret Kanunu 630/2Türk Ticaret Kanunu 613 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/759

KARAR NO 2020/783

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİC. MAHKEMESİ

TARİHİ 10/03/2020

NUMARASI 2020/376 Esas-2020/181 Karar

DAVA

ŞİRKET FESHİ (Yöneticilerin Azline İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/09/2020

Davanın dava şartı(arabuluculuğa başvuru) yokluğu nedeniyle usulden reddine dair hükmün karşı davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili ; tarafların eşit olarak ortak oldukları ... ltd.şti ni kurduklarını ,davalının yönetim yetkisini layıkıyla yerine getirmediğini ,müvekkilinin şirket ile ilgilenmesini istemediğini ,şirketin kuruluşundan bu yana davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını ,TTK nun 630/2.maddesi uyarınca haklı sebeblere dayanarak her ortağın yöneticilerin yönetim yetkisinin kaldırılmasını isteyebileceğinden davalı şirket müdürünün yönetim yetkisinin kaldırılmasını ve doğacak organ boşluğunun önlenmesi için müvekkilinin yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP VE KARŞI DAVA

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davalı şirket ortağının şirketle ilgilenmediğini, müvekkilinin şirket müdürü olarak tek başına çabaladığını,T.T.K.'nın 613. maddesinde düzenlendiği üzere şirket ortağının bağlılık yükümünün mevcut olduğunu ve rekabet yasağına uygun davranması gerektiğini,bu konudaki cezai tüm şikayet ve dava haklarını, şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğratma amaçlı fiilen kendisinin yönettiğini, ancak resmi kayıtlarda oğlu ...'ın ortağı olduğu ... ile ... kötüniyetli icra takibi ile şirketin batırılmaya çalıştığını, söz konusu ortaklığın fiilen sona erdiğini ve sicildeki resmi adresten taşındığını, şirketin bedel değerlemesi yapılarak müvekkilin hissesinin talep doğrultusunda davalıya bırakılacağını, aksi kanaatte olunması halinde fiilen sona eren ortaklığın hukuken de gerekli feshi işlemlerin yapılmasını ve şirketin tasfiyesinin gerçekleştirilmesini, limited şirket ortağının bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunda ortaya çıkan zararın tazmininin talep edilmesinin yanında cezai şart ile ortağın haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması ya da ortaklığın haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı yanın arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunu'nun 23. maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında,davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin düzenlendiği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı-karşı davacı vekili; davalı ile aralarına aynı konu üzerinden derdest bir dava devam ederken, farklı bir olaymış gibi arabulucuya gitmenin olayın çözümü bakımından hiçbir fayda sağlamayacağını, mevcut karşı dava ile derdest davanın taleplerinin ve dava konusunun aynı olduğunu, bu sebeple davacı için aranmayan arabulucu şartının kendileri için aranmasının uygun olmadığını, HMK.'nın 30. maddesi olan usul ekonomisi ilkesi gereği; hakimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğunun belirtildiğini,ayrıca karşı davada talep edilen hususun para alacağı değil şirketin feshi konusu olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava,karşı davalı tarafından İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/174 esas sayılı dosyasında görülmekte olan şirket müdürünün azlı davasına karşı dava olarak açılmış olup ,asıl davadan 19/02/2020 tarihli ara kararı ile tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapıldığı ve 2020/376 esasının aldığı ve arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmeden karşı dava açılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karşı davacı vekili; "karşı davalı-davacı ortağın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz ederek "ortaklığın fiilen sona erdiği, şirketin değer tesbiti yapılarak talep doğrultusunda davalı hisselerinin karşı davalı (davacıya) bırakabileceğini, mahkeme aksi kanaat de olursa fiilen sona eren ortaklığın gerekli fesih işlemlerinin yapılmasını, şirketin tasfiyesini gerçekleştirilmesini talep ve dava eder" denildikten sonra ortağın bağlılık yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda cezai şart ile ortağın haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması ya da ortağın haklı nedenle feshinin gerektiğini beyan etmiştir.

Karşı dava 44,40-TL maktu harç yatırılarak açılmış ,dilekçede bağlılık yükümünün ihlali nedeniyle cezai şarttan sözedilmiş ise de, HMK 107(1) gereği bir dava değeri belirtilmediği ,ayrıca kısmi veya tam dava olarak kabul edilebilecek bir miktarın tahsili istemi de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Karşı dava dilekçesinde farklı vakıalara dayanılarak birbirinden farklı talepler bulunulmasına rağmen,mahkemece karşı davacıdan HMK 119(ğ) gereği açıklama talep edilmemiş; uyuşmazlık ve karşı dava konusu tesbit edilmeden 20.02.2020 tarihli ara kararı ile arabuluculuk tutanağının ibrazı istenilmiştir.Davalı- karşı davacı vekili bu ara kararı üzerine mahkemeye sunduğu 05.03.2020 tarihli dilekçe ile karşı davada;

müvekkilinin (karşı davacı) hisselerini davacıya (karşı davalı) devredebileceklerini, aksi halde şirketin feshini istediklerini beyan etmiş, istinaf dilekçesinde de; taleplerinin bir para alacağına yönelik olmayıp şirketin feshini talep ettiklerini beyan etmiştir. Buna göre, karşı davacı vekili taleplerinin şirketin feshi davasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Şirketin feshi davalarının konusu para alacağı veya tazminata ilişkin değildir.Bu meyanda arabulucuya başvuru da dava şartı değildir.İstinafa konu hükmün "diğer dava şartlarına aykırılık" teşkil ettiği gözetilerek verilen kararın kaldırılmasına, karşı davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2020 Tarih, 2020/376 Esas-2020/181 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Karşı davacı tarafından yatırılan 54,40- TL peşin istinaf karar harcının iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166031 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.