Türkiye'de yerleşim yeri olmayan davalı için mutad mesken yetkisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/345 E. 2020/429 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Milletlerarası Yetki mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK 40. madde uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir; TTK 561. maddedeki şirket merkezi yetkisi kesin yetki olmayıp genel yetki kuralına ek bir seçimlik yetkidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması halinde HMK 9. madde uyarınca davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir ve bu durumda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de doğar.
Ele alınan sorunlar
Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin belirlenmesinde ölçüt → kabul
İddia: Davacı vekili, şirket merkezinin yetkisinin kesin yetki kuralı olmadığını, haksız fiilin etkilerini Türkiye'de gösterdiğini, davalının mutad meskeninin Türkiye olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: MÖHUK 40. maddeye göre Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder; Türk mahkemelerini yetkili kılan bir iç yetki kuralı varsa milletlerarası yetki de mevcuttur. TTK 553. maddesinde şirket kurucuları ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, 561. maddesinde ise sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir; bu düzenleme kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili mahkeme öngörmektedir. HMK 6. maddeye göre genel yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir; HMK 9. maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Davaya konu takibe yapılan itirazdaki vekaletnamede davalının adresi Şişli/İstanbul olarak belirtildiğinden, Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni Şişli/İstanbul'dur; bu nedenle HMK 9. maddesine göre mahkeme yetkilidir ve yetkisizlik kararı hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalılar aleyhine açılan davalarda, TTK 561. maddedeki şirket merkezi yetkisinin kesin yetki olmadığı ve HMK 9. madde uyarınca davalının mutad meskeni esas alınarak Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin doğabileceği hususunda emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalı aleyhine açılan davalarda, HMK 9. madde uyarınca davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir; TTK 561. maddedeki şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkisi kesin yetki olmayıp genel yetki kuralına ek bir seçimlik yetkidir.
- Dava şartı
- milletlerarası yetki
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki↗ mutad mesken↗ kesin yetki↗ seçimlik yetki↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ MÖHUK 40↗ TTK 561↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/345
KARAR NO 2020/429
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2019
NUMARASI 2019/166 Esas - 2019/241 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/04/2020
Davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; davalının Almanya'da ... şirketini kurarak şirkete yatırımcı aradığını, çok sayıda kişiden para topladığını, davalının şirkete ait paraları göstermelik işlemlerle yok ettiğini, davacı ve daha bir çok kişinin dolandırıldığını, davalının bu eylemleri nedeniyle Hamburg Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/04/2013 tarihli kararı ile dolandırıcılık suçundan 5 yıllık mahkumiyet kararı aldığını, borçlunun şirkete yatırılan paraları amaç dışı kullandığını ve yatırımcıları dolandırdığının ceza mahkumiyeti kararı ile sabit olduğunu, işlediği haksız fiil sebebiyle davalı hakkında Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesince tüketici iflası açıldığını, davacının haksız fiilden doğan alacağını iflas masasına yazdırdığını, davalının Muğla Bodrum Bitez'deki taşınmazını kötü niyetli olarak iflas tasfiyesinde beyan etmediğini beyanla, 16.625,40 euro'nun davalının 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... den olduğu iddia edilen alacağının ticari alacak kapsamına girdiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerin Berlin Mahkemeleri olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, husumetin ... şirketine yöneltilmesi gerektiğini, davalı müvekkilinin dava dışı ... şirketinin üyesi olduğunu, ticari ilişki ile müvekkilinin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine açılmış başka davalar varsa bu davanın derdestlik sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, bu sebeplerle davanın reddedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;yatırımcılardan toplanan ve şirkete yatırılan paraların başka amaçlarla kullanılmış olması haksız fiil olup 6762 sayılı TTK nun 336/5.maddesi kapsamında kaldığı, bu maddeye göre yönetim kurulu üyelerinin şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olduğu, 6102 sayılı TTK nun 553/1.maddesinde de 6762 sayılı TTK'nun 336/5.maddesine benzer bir düzenleme yer aldığı ve TTK 561.maddesine göre sorumlular aleyhine açılacak davanın şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiği, davalının eyleminin haksız fiil oluşturduğu gerekçesine dayanarak bu davanın açılmış olmasının sonucu değiştirmeyeceği, dava konusu şirketin ise tarafların kabulünde olduğu üzere Almanya'da faaliyet gösteren bir şirket olduğu, davalı tarafça milletlerarası yetki itirazında bulunulduğu, kaldı ki TTK'nun 561.maddesinin kesin yetki halini düzenlediği, dava konusu şirketin Almanya'da kurulan şirket olması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin söz konusu şirketin faaliyet gösterdiği Almanya Hamburg Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili şirket merkezinin yetkisinin kesin yetki kuralı değil, seçimlik yetki olduğunu, kaldı ki, haksız fiil etkilerini Türkiye’de gösterdiğini, davalının alman hukukuna göre “kişisel” iflası ve ayrıca gerçek kişinin (türkiye'de bulunan) kişisel malvarlığı ile sorumluluğunun olduğunu,davalının mutad meskeninin Türkiye olduğunu,borçlunun Almanya dışında bulunan mal ve hakları yabancı ülkedeki iflas masasına konu olmaktan çıktığını, müvekkilinin Türk Mahkemelerinin himayesine muhtaç olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak alacaklının yaptığı takibe itirazın iptaline ilişkindir. MÖHUK 40. maddede "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmü düzenlenmiştir. Türk mahkemelerini yetkili kılan bir iç yetki kuralı varsa ,Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de mevcuttur. TTK'nın 553. maddesinde şirket kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin.. sorumluluğu düzenlenmiş, 561. maddesinde de sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.Anılan yetki düzenlemesi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili mahkeme düzenlenmektedir.
HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.Yine 9. maddede Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halinde yetki düzenlenmiş olup, maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir.Davaya konu takibe davalı tarafça yapılan itirazda verilen vekaletnameye göre davalının adresi Şişli /İstanbul olarak belirtilmiştir. Buna göre Türkiye' de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni Şişli/İstanbul'dur. HMK 9. maddesine göre davada mahkeme yetkili olup, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yetkisizlik kararının kaldırılmasına, tarafların delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı kanunu 5.maddesi gereği heyetçe bakılmak üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/11/2019 tarih ve 2019/166 Esas - 2019/241 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE," Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/04/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169725 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi