6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye sonrası ihya davasında husumet ve hukuki yarar değerlendirmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1205 E. 2020/1019 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi kapanmış bir şirketin, tasfiyeden sonra ortaya çıkan derdest bir davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerekiyorsa, TTK 547 uyarınca şirketin yeniden tescili (ihyası) talep edilebilir; tasfiyenin kapanmış olması ne tasfiye memurunun husumetini ne de davacının hukuki yararını ortadan kaldırır. Ayrıca, TTK 1521 uyarınca şirket davalarında basit yargılama usulü uygulandığından ve ek tasfiye çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalarda verilen istinaf kararları temyiz yoluna değil kesin olarak sonuçlanır.

Ele alınan sorunlar

Tasfiye memurunun husumet itirazı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, şirketin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle kendi görevinin de sona erdiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları şirketin yeniden tescilini isteyebilir ve mahkeme talebi yerinde bulursa ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere tasfiye memuru atar. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam yapılması halinde tüzel kişilik sona ermiş sayılır; somut olayda ise davadışı şirketin İstanbul 8. İş Mahkemesinde davalı olarak bulunduğu derdest bir dosyanın sonlandırılabilmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olduğundan, tasfiyenin kapanmış olması husumeti ortadan kaldırmaz. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Davanın hukuki yarar ve zamanaşımı yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davacının şirket nezdinde sigortalı olmadığını, dava tarihine kadar 11 yıl geçtiğini ileri sürerek davanın zamanaşımı nedeniyle ve hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2010/1000 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu ve bu dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde davacının hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. Davadışı şirketin sorumlu olup olmadığının derdest davada inceleneceği, bu hususun ihya davasının konusunu oluşturmadığı; derdest davanın konusu olan hizmet tesbitinin tasfiyeden evvelki döneme ilişkin olduğu, tasfiyenin sonlandırılmış olmasının davacının hakkını sona erdirdiği şeklinde kabul edilemeyeceği belirlenmiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Kararın kesin olup olmadığı - çekişmesiz yargı işi niteliği → kabul

Gerekçe: Dairece daha önce Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteyken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2924 esas, 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile, şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı ve ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitlerin Dairece de benimsenmesi nedeniyle mevcut uygulamadan dönülerek, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kararın kesin olarak verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirketin ihyası (ek tasfiye) davalarının TTK 1521 kapsamında basit yargılama usulüne tabi ve çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu, bu nedenle bu davalara ilişkin istinaf kararlarının temyiz yoluna açık olmayıp kesin olduğu yönündeki içtihat değişikliğini yansıtması nedeniyle emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru husumet hukuki yarar çekişmesiz yargı işi basit yargılama usulü taraf teşkili

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1205

KARAR NO 2020/1019

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/03/2020

NUMARASI 2017/1130 Esas 2020/148 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/10/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili dava dilekçelerinde; müvekkilinin açtığı İstanbul 8. İş Mahkemesinde görülmekte olan 2010/1000 esas sayılı dosyada 1994-2010 yıllarına ait hizmet tesbiti davasında ... A.Ş.de hizmetinin bulunduğunun tesbit edilmesi nedeniyle mahkemece şirketin davaya katılması için mahkemece verilen sürede şirketin terkin edildiğinin anlaşıldığını ,davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1- Davalı Ticaret Sicilivekili; Ticaret Sicilinin tescil konusundaki talepleri yasanın kendisine verdiği görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağlayacağını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, davanın niteliği gereği yasal hasım konusunda bulunan sicil aleyhine yargı giderine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı tasfiye memuru vekili;husumet ve zamanaşımı nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacının ...şirketinde sigortalı olarak çalıştığını, tasfiye sona ermekle görevinin de son bulduğunu, davanın açılmasına neden olmadığından yargı gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayaacğını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; asıl ve birleşen davanın kabulüne, ihyası talep olunan "... Ticaret Limited Şirketinin İstanbul 8.İş Mahkemesinin 2010/1000 esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması" açısından ihyasına,en son tasfiye memuru ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına,kararın ticaret sicil müdürlüğüne gönderilmesine ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; şirketin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle görevinin de son bulduğunu, davanın husumetten reddine, dava tarihine kadar 11 yıl geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının şirket nezdinde sigortalı , davada hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili dava açılmasına neden olmadığından yargı gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 31/10/2006 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...

Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 8.İş Mahkemesi'nin 2010/1000 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu ve dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davadışı şirketin sorumlu olup olmadığının görülmekte olan derdest dava da inceleneceği ,bu davanın konusunu teşkil etmediği, derdest dava konusu işlemin hizmet tesbitine ilişkin olup tasfiyeden evvel ki zamana ilişkin olduğu,tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemeyecektir.Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına,HMK 326 gereği aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ,davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dairemizce; Yargıtay 11. HD nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı,"ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti ve bu tesbitlerin dairemizce de benimsenmesi nedeniyle, mevcut uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 40,50-TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167198 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.