Pay devir sözleşmesi geçerliyse ortak sermaye iadesi isteyemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1841 E. 2020/918 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Anonim şirkette pay devir sözleşmesiyle hisse edinen kişinin, hisse bedeli karşılığında sonradan pay defterine kayıtlı ortak sıfatıyla göründüğü hallerde, genel kurula davet edilmemiş olması pay devrinin geçerliliğini etkilemez; devrin iptali veya geçersizliği için ayrıca bir sebep ileri sürülmedikçe sözleşme geçerlidir ve devreden tarafa husumet düşer. Ayrıca TTK 480/3'teki sermayenin geri ödenmesi yasağı gereği, ortak sıfatını kazanmış kişi, TTK 531'in aradığı haklı sebeple fesih şartları oluşmadıkça itirazın iptali davası yoluyla ödediği hisse bedelinin iadesini talep edip ortaklıktan çıkamaz.
Ele alınan sorunlar
Hisse devir sözleşmesinin geçerliliği ve genel kurula davet edilmemenin etkisi → ret
İddia: Davacı, 30/03/2015 tarihli olağan genel kurula davet edilmediğini, tutanakta adının yer almadığını, buna karşın tutanakta tüm hissedarların temsil edildiğinin yazılı olmasının çelişki oluşturduğunu, bu durumda hissedar sayılmasının doğru olmadığını, ayrıca 75.000-TL nakit ödemeye karşılık pay defterine 10.000-TL değerle kayıt yapılmasının işlemin sıhhatine etkisinin değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporunun eksik olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı ile davalı ... arasındaki 03/03/2015 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile 400 adet hissenin 75.000-TL bedelle davacıya devredildiği, bu devrin davalı şirket ortaklar pay defterine işlendiği ve davacının bu şekilde şirkette ortak olarak göründüğü sabittir. Davacının 30/03/2015 tarihli olağan genel kurula davet edilmemesi, ancak genel kurulda alınan kararların sıhhatini etkileyebilir; hisse devir sözleşmesinin geçerliliğini ve davacının şirketteki ortaklığını etkilemez. Davalı ... ile yapılan hisse devir sözleşmesinin iptali veya geçersizliği için bir sebep ileri sürülmediğinden, pay devrine ilişkin sözleşme geçerlidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
TTK 480/3 geri ödeme yasağı kapsamında hisse bedelinin iadesi talebi → ret
Gerekçe: TTK'nın 480/3. maddesi hükmüne göre anonim şirketlerde pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır. Haklı sebeple şirketin feshi koşulları gerçekleştiğinde mahkemece ortağa payının karşılığı ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkartılması mümkün ise de, eldeki dava TTK'nın 531. maddesinin aradığı şartları ve özellikleri taşımamaktadır. İtirazın iptali davası yoluyla ortaklığın sonlandırılması ve şirkete ortak olunarak ödenen hisse bedelinin iadesi mümkün değildir. Davacı, davalı şirketin bir paydaşı olması sebebiyle anonim şirketlerdeki geri ödeme yasağı (TTK 480/3) kapsamında hissesinin gerçek karşılığının ödetilmesi ve bu suretle ortaklıktan çıkartılması talebinde bulunamaz.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı ... yönünden husumet → kısmi kabul
İddia: Davacı, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davanın esastan reddedildiği belirtildiği halde hüküm fıkrasında yine 'husumet yokluğu nedeniyle reddine' ibaresine yer verildiğini, bu durumun kısa karar ile gerekçeli karar arasında ve gerekçeli kararın kendi içinde çelişki oluşturduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı ... ile yapılan hisse devir sözleşmesinin iptali veya geçersizliği için bir sebep ileri sürülmemiş olup, devraldığı payların bedelinin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında davalıya husumet düşeceği açıktır. Bu itibarla her iki davalı yönünden de davanın esastan reddi yönünde hüküm kurulmamış olması isabetsizdir; ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın her iki davalı yönünden de esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Kararda, anonim şirket pay devrinin genel kurula davet edilmemekten etkilenmeyeceği ve TTK 480/3'teki sermayenin geri ödenmesi yasağının, ortağın itirazın iptali davası yoluyla hisse bedelinin iadesini talep etmesine engel olduğu yönündeki tespitler, benzer uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- husumet
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir sözleşmesi↗ husumet↗ TTK 480/3 geri ödeme yasağı↗ TTK 531 haklı sebeple fesih↗ itirazın iptali↗ pay defteri↗ genel kurula davet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1841
KARAR NO 2020/918
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/07/2018
NUMARASI 2017/831 Esas-2018/770 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/10/2020
İlk derece mahkemesince verilen davalı ... yönünden husumet yokluğu davalı ... A.Ş yönünden davanın esastan reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalılar arasında yer alan ... A.Ş.'ye ait %5' lik hisseyi şirket ortağı diğer davalı ...'den 75.000-TL karşılığı aldığını, bu hususta 03/03/2015 tarihinde sözleşme yapıldığını, ödemenin de 09/11/2015 tarihinde yapılmasına rağmen davalıların sözleşmeden ve yasadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bu yüzden sözleşmenin geçersiz olduğunu, ödediği bedelin iadesi amacıyla icra takibi yaptığını, takibe haksız yere itiraz edildiğini öne sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili davalılardan ... açısından husumet düşmeyeceğini savunmuş, diğer davalı açısından da davacının taleplerinin itirazın iptalinin davasına konu olamayacak mahiyet arz ettiğini, davacının TTK'nun 480/3 maddesi kapsamındaki talebi açısından da; şirkete sermaye olarak koyduğu parayı isteyemeyeceğini ve iddia edilen hususların yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, pay devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu, davacının TTK'nın 531. maddesi kapsamında şirketin fesih ve tasfiyesi veya mahkemece belirlenecek pay değerini isteyebileceği, her iki davalı yönünden de davanın esastan reddedilmesi gerekirken davalı ... yönünden husumetten reddine ilişkin sehven hüküm kurulduğu gerekçesiyle, davalı ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle, davalı ... A.Ş. yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin 30/03/2015 tarihli olağan genel kurula davet edilmediğini, adının tutanaklarda yer almadığını, buna karşılık 30/03/2015 tarihli toplantı tutanağında "tüm hisselerin ve hissedarların tamamının temsil edildiğinin" yazılı olduğunu, bu durumda davacının şirket hissedarı olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını, davalı ...'ün 75.000-TL nakit almasına karşılık pay defterine 10.000-TL değer ile kaydedildiğini, bu durumun işlemin sıhhatine etki edip etmeyeceğinin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davalı ... açısından davanın husumetten reddine ilişkin sehven hüküm kurulduğu, davanın esastan reddedildiği belirtilmiş ancak hüküm fıkrasında yine ''husumet yokluğu nedeniyle reddine'' dair ibareye yer verildiğinden, kısa karar ile gerekçeli kararda çelişki oluştuğu gibi, gerekçeli kararın kendi içerisinde dahi çelişki bulunduğunu bildirerek, verilen kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava itirazın iptali davası olup, davacı, davalılardan ... ile arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinden dolayı ödediğini öne sürdüğü bedelin iadesi amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davalılar aleyhinde ilamsız takip yapmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davacı ile davalı ... ile arasında 03/03/2015 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesi ve davacı ile diğer davalı şirket arasında 13/05/2015 tarihli işbirliği ve kar ortaklığı sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının 03/03/2015 tarihinde 400 hisse ile toplam 10.000-TL üzerinden davalı şirketin ortağı olduğu, pay defterinden anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK.'nın 480/3 Maddesi hükmüne göre;
anonim şirketlerde pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır. Haklı sebeble şirketin feshi koşulları gerçekleştiğinde, mahkemece ortağa payının karşılığı ödenmek suretiyle şirket ortaklığından çıkartılması mümkün ise de; ancak elde ki dava TTK. 531. maddesinin aradığı şartları ve özellikleri taşımamaktadır. İtirazın iptali davası ile ortaklığın sonlandırılması şirkete ortak olunarak ödenen hisse bedelinin iadesi mümkün değildir. Somut olayda; 03/03/2015 tarihli anonim şirket hisse devir sözleşmesi ile davalılardan ...'ün diğer davalı ...A.Ş.'deki hisselerinden 400 adetini 75.000-TL bedelle davacı ...'a devrettiği,söz konusu hisse devrinin davalı şirket ortaklar pay defterine işlendiği, bu şekilde davalının, hisse devri sözleşmesi ile davacı şirkette ortak olarak göründüğü, devredilen hisselerin nominal bedelinin 10.000-TL olduğu, davacının 30/03/2015 tarihli olağan genel kurula davet edilmemesinin ancak genel kurulda alınan kararların sıhhatini etkileyeceği, hisse devir sözleşmesinin geçerliliğini ve şirketteki ortaklığını etkilemeyeceği, bu bağlamda pay devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu, davacının, davalı şirketin bir paydaşı olması sebebiyle, anonim şirketlerdeki geri ödeme yasağı (TTK.
480/3. fıkrası) kapsamında hissesinin gerçek karşılığının ödetilmesi ve bu suretle ortaklıktan çıkartılması talebinde bulunamayacağı dosya kapsamı ile sabittir. Davalı ... ile yaptığı hisse devir sözleşmesinin iptali veya geçersizliği için bir sebeb ileri sürülmemiş olup, devraldığı payların bedelinin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında davalıya husumet düşeceği açıktır. Bu itibarla, her iki davalı yönünden de davanın esastan reddi yönünde hüküm kurulmamış olması isabetsizdir. Ancak bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2018 Tarih 2017/831 Esas 2018/770 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın REDDİNE, Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE," İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gerekli 54,40 TL harcın; davacı tarafından peşin yatırılan 905,82- TL harçtan mahsubu ile fazla olan 851,42- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan 34,-TL yargı gideri ile davalılar vekili için takdir edilen 8.600-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının kendilerine ödenmesine," Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/268797 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi