6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yerleşim yeri Türkiye'de olmayan davalının mutad meskeni Türkiye'de ise HMK 9 gereği Türk mahkemesi yetkilidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/822 E. 2020/711 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, MÖHUK 40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir. Şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı davalarda TTK 561'de öngörülen şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki kuralı olmayıp, genel yetki kuralına ek seçimlik bir yetkidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmasa da mutad meskeninin bulunduğu tespit edilirse, HMK 9 uyarınca bu yer mahkemesi Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini de doğurur ve yetkisizlik kararı verilemez.

Ele alınan sorunlar

Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ve mutad mesken esası → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğunu, Türkiye ile organik bağlantılarının irdelenmediğini, TTK 561'deki yetki kuralının kesin yetki kuralı olmadığını, haksız fiilin etkilerinin Türkiye'de gösterdiğini ileri sürerek yetkisizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: MÖHUK 40. madde uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir; iç hukukta Türk mahkemelerini yetkili kılan bir yetki kuralı varsa milletlerarası yetki de mevcuttur. TTK 553'te düzenlenen sorumluluk hallerinde TTK 561 uyarınca sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir; ancak bu düzenleme kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir seçimlik yetkili mahkeme öngörmektedir. HMK 6 uyarınca genel yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir; HMK 9 uyarınca Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında ise genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Davaya konu icra takibine yapılan itirazda sunulan vekaletnamede davalının adresi Şişli/İstanbul olarak gösterilmiştir; bu durumda Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni Şişli/İstanbul'dur. HMK 9 uyarınca mahkeme yetkilidir; ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararı verilmesi bu nedenle hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, TTK 561'deki şirket merkezi yetkisinin kesin yetki kuralı olmadığını ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan davalı hakkında Türkiye'deki mutad meskeninin HMK 9 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini doğurduğunu vurgulaması bakımından, benzer yabancılık unsurlu şirket sorumluluğu davalarında yetki tespiti açısından yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı davalarda, davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmasa da Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesi HMK 9 uyarınca yetkilidir; TTK 561'deki şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralına ek seçimlik bir yetkidir.
Dava şartı
Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması (milletlerarası yetki)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki MÖHUK 40 mutad mesken genel yetki seçimlik yetki şirket yöneticisinin sorumluluğu dava şartı yetkisizlik

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 40 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 553TTK 561 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 9HMK 114/1-aHMK 115/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/822

KARAR NO 2020/711

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/01/2020

NUMARASI 2019/219 Esas- 2020/51 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/09/2020

İlk derece mahkemesince verilen dava şartı noksanlığından usulden reddine yönelik hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının iki ortak ile anonim şirket kurduğunu ve yatırımcı arayışına girdiğini, yatırımcıların şirketin kuruluş amacına yönelik olması şartı ile yatırım yaptıklarını ancak davalının sermayeleri başka amaçlarla kullandığını, Hamburg Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/04/2013 tarihli ve 620 KLs 1/11 ve 5500 Js 24/06 (5550) sayılı kararı ile davalı aleyhine dolandırıcılık suçundan 5 yıllık mahkumiyet kararı verildiğini, davalının yatırımcıları bu şekilde dolandırdığının Alman mahkemesince verilen ceza mahkumiyeti kararıyla sabit olduğunu, şirkete para yatıranlar arasında müvekkili davacının da bulunduğunu, davalı hakkında Almanya Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 15/07/2008 tarihinde 12.40’da tüketici iflası açıldığını, akabinde alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırdıklarını, müvekkilinin alacağını zamanında 01/09/2008 tarihinde iflas masasına yazdırdığını, sonuç itibariyle müvekkilinin davalıdan 25.806,54 euro alacağı bulunduğunu, davalının Almanya'daki iflas tasfiyesinde kötü niyetli olarak Muğla-Bodrum-...'de ...

ada, ... parselde bulunan 1.781,54 m²'lik taşınmaz malvarlığını beyan etmediğini, Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesi’nin iflas mahkemesi olarak verdiği 18/03/2015 tarihli yazısı ve ekindeki alacaklı ile borçluyu gösteren tablo’nun İİK.’nun 68. maddesi kapsamında bir belge olduğunu, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalının Berlin-Almanya’da ikamet eden bir “gerçek kişi” olduğunu, davacının da Almanya’da yaşayan ve dava dışı ...'den alacaklı olduğunu iddia eden bir “gerçek kişi” olduğunu, dava dışı ...'nin de Almanya’da faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Hamburg Asliye Hukuk Mahkemesi kararında davacının ..., davalının ise ... olduğunun açıkça anlaşıldığını, davalı müvekkilinin ...'nin yetkilisi olduğunu bu nedenle davada iddia edilen ticari ilişkide şahsen (aslen) sorumlu olmasının mümkün olmadığını, ticari ilişkide taraf olmayan müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemenin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan Berlin Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, alacağın 2005 yılına ait bir ticari ilişkiden kaynaklandığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının tanıma ve tenfiz gibi hukuki başvuru hakkı varken Türkiye'de yeniden dava açmasının kötü niyetli olduğunu, davacının dava ile ilgisi bulunmayan Hamburg Sulh Hukuk Mahkemesinin belgeleri dışında başka bir belge de sunmadığını belirterek davanın öncelikle usulden ve sonrasında ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, akdin yapıldığı ve ifa edildiği, haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu, zarar görenin yerleşim yeri, davalının yerleşim yeri gibi hiçbir durumun Türkiye’de bulunmadığı, zarar görenin şirket merkezinin bulunuduğu yer mahkemesi yetkili olduğundan ve şirketin bulunduğu yer Almanya olduğu, davalı vekilinin yasal süresi içerisinde dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu, Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığı gibi, davalı tarafın süresinde yetki itirazında bulunarak davanın usulden reddini istemiş olduğundan, Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri’nin yargı hakkının bulunmadığı tespit edildiği Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunmasının HMK.’nun 114/1-a maddesine göre dava şartı olduğundan, HMK.’nun 115/2.

maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının 2. adresinin bulunduğu, Türkiye ile olan organik bağlantılarının hiçbir şekilde irdelenmediğini, ortada bir ceza mahkumiyeti bulunduğunu,yerel mahkemenin gerekçesinin aksine davalının itirazına gerekçe gösterdiği TTK'nın 561. Maddesinde de belirlenen yetki kuralının HMK.'da belirlenen genel yetki kuralına ek bir seçenek olarak sunulduğunu, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca bunun bir kesin yetki kuralı olmadığını, haksız fiilin etkilerini Türkiye'de gösterdiğini, davalının Alman Hukukuna göre kişisel iflası ve ayrıca gerçek kişinin kişisel malvarlığı ile sorumluluğunun söz konusu olduğunu, borçlunun Almanya dışında bulunan mal ve haklarının yabancı ülkedeki iflas masasına konu olmak çıktığını, ihtilafı çözmeye yetkili mahkemenin belirlenmesinde, davalının Türkiye'de mutad meskenin bulunmasının yanı sıra, ihtiyati tedbire konu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerinde dikkate alınmadığını, müvekkilinin Türk Mahkemeleri tarafından himayesini muhtaç olduğunu, davanın 6545 sayılı kanun gereği davanın heyetçe görülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın ve ihtiyati haciz isteminin haksız ve dayanaksız olarak reddedildiğini belirterek, yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı olarak alacaklının yaptığı takibe itirazın iptaline ilişkindir. MÖHUK 40. maddede "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmü düzenlenmiştir. Türk mahkemelerini yetkili kılan bir iç yetki kuralı varsa,Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi de mevcuttur. TTK'nın 553. maddesinde kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin.. sorumluluğu düzenlenmiş, 561. maddesinde de sorumlular aleyhine şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Anılan yetki düzenlemesi kesin yetki kuralı olmayıp genel yetki kuralının yanında ek bir yetkili mahkeme düzenlenmektedir.

HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yine 9. maddede Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmaması halinde yetki düzenlenmiş olup, maddeye göre Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme davalının Türkiye'de mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Davaya konu takibe davalı tarafça yapılan itirazda verilen vekaletnameye göre davalının adresi Şişli /İstanbul olarak belirtilmiştir. Buna göre Türkiye' de yerleşim yeri bulunmayan davalının mutad meskeni Şişli/İstanbul'dur. HMK 9. maddesine göre davada mahkeme yetkili olup, mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yetkisizlik kararının kaldırılmasına, tarafların delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı kanunun 5.maddesi gereği heyetçe bakılmak üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarih ve 2019/219 Esas-2020/51 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)a-4. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İhtiyati haciz-tedbir talebinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 01/09/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167511 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.