Terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası talebinin kabulü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/758 E. 2020/799 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Yargılama gideri ve vekalet ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Sicilden terkin edilen bir şirket hakkında, terkinden önceki bir zarardan kaynaklanan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için üçüncü kişilerin hukuki yararı bulunuyorsa, TTK 547 uyarınca şirketin ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak ihyası talep edilebilir; davadışı şirketin kusurlu olup olmadığı bu davanın konusu değildir. Bu tür ihya (ek tasfiye) davaları, TTK 1521 ve HMK 382 uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan istinaf incelemesi sonucunda verilen karar kesindir, temyiz yolu açık değildir. Davada haksız çıkan taraf, HMK 326/1 uyarınca yargılama giderlerinden sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili; sigortalının hangi şirkette meslek hastalığına yakalandığının belirsiz olduğunu, tüzel kişinin tüm borç ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davacının müvekkili şirketten kesinleşmiş veya belirlenebilir bir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının hukuki menfaati olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirketin yeniden tescilini isteyebileceği ve mahkemenin bu istemi yerinde görmesi halinde ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verebileceği düzenlenmiştir. Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermekte olup, tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemeyeceğinden, bundan zarar görenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir. Dosyada, kurum sigortalısının meslek hastalığına yakalanmadan evvel ihyası talep olunan şirkette çalıştığı belirlendiğinden, tasfiyenin kapatılmasından evvelki zarar iddiası nedeniyle dava açıldığı anlaşılmakta olup, davadışı şirketin kusurlu olup olmadığı eldeki davanın konusunu teşkil etmemektedir. Davacının açtığı rücuan tazminat davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve davanın görülebilmesi için ihya gerekmektedir. Bu nedenle davalı tasfiye memurunun hukuki yarar bulunmadığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının hukuka uygunluğu → kabul
İddia: Davacı vekili; HMK 326. maddesi gereği yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınması gerektiğini, davanın açılmasına tasfiyesi istenen şirketin kusurlu eylemlerinin sebep olduğunu belirterek kararın vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 326/1 maddesi uyarınca kanunda yazılı haller dışında yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Davada haksız çıkan davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmektedir. Hükümde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdir edilmemesi yerinde görülmemiş, bu nedenle hüküm kaldırılarak davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İhya davasının çekişmesiz yargı işi niteliği nedeniyle kanun yolu (temyiz) durumu → kabul
Gerekçe: Dairece daha önce, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olmak üzere hüküm verilmekte iken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesi uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edilmesi ve bu tespitin benimsenmesi nedeniyle, daha evvelki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, terkin edilmiş bir şirketin ek tasfiye amacıyla ihyası talebinde hukuki yarar koşulunun nasıl değerlendirileceğine ve bu tür ihya davalarının TTK 1521 ile HMK 382 kapsamında çekişmesiz yargı işi sayılarak kesin hükme bağlanacağına ilişkin tespiti, benzer ihya davalarında bölgesel olarak ikna edici bir yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla şirketin yeniden tescili talepleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden istenir.
- Dava şartı
- Rücuan tazminat davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi için terkin edilen şirketin ihyasının gerekli olması, davacının bu ihya talebinde hukuki yararının bulunduğunu göstermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tüzel kişiliğin sona ermesi↗ hukuki yarar↗ çekişmesiz yargı işi↗ basit yargılama usulü↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/758
KARAR NO 2020/799
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2020
NUMARASI 2019/666 Esas- 2020/145 Karar
İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/09/2020
Davanın kabulüne yönelik hükmün davacı ve davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili ; müvekkili kurum sigortalısı ...'nın geçirdiği meslek hastalığı sonucu vefatı üzerine müvekkili tarafından uğranılan zararının tahsilini teminen İst. Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2019/37 sayılı dosyası ile davalı ... A.Ş aleyhine rücuen alacak davası açıldığını, yargılama esnasında davalı şirkete tebligat yapılamadığını, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce müzekkereye verilen cevabi yazıda; ... A.Ş'nin son tescilinin 25.12.2013 tarihi olduğu, şirketin tasfiye sonunun 25.12.2013 tarihinde tescil olunduğundan sicil kaydının terkin olduğunun bildirildiğini, dava dosyasında Tasfiye Halinde ... A.Ş. yeniden ihyası yönünden dava açmak üzere yetki verildiğini, tasfiye olan şirketin ihyası ile tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
1-Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün T.T.K.'nın 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili'ne tescil konusundaki taleplerinin ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağlayacağını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargı gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, de davanın niteliği gereği yasal hasım konusunda bulunan müvekkili aleyhine yargı giderine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar SGK tarafından İst.Anadolu 19. İş Mahkemesi'nde 2019/37 Esas sayılı dosya ile müvekkili şirkete karşı dava açılmış olsa da müteveffanın meslek hastalığının hangi şirket nezdinde nüksettiği, ayrıca ölüm nedeninin meslek hastalığı dolayısıyla meydana gelip gelmediğinin tespit edilmemişken şirketin ihyası talebinin mesnetsiz olduğunu, davacının hukuki menfaatinin olmamasına rağmen dava açtığını, alacağının mevcut olduğunu gösteren somut delillerin gösterilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ticaret sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... A.Ş'nin İst.Anadolu 19. İş mahkemesinin 2019/37 esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru olan ... tarafından yapılmasına,dava tasfiye sonlandırıldıktan sonra açıldığından yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına , kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili;HMK nun 326. maddesinde; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin belirtildiğini,müvekkili kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, sigortalınını ihyası istenen şirkete ait işyerindeki çalışmaları sırasında gerekli iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeni ile meslek hastalığına yakalandığını, bu durumun müvekkili kurum tarafından düzenlenen teftiş raporu ile de tespit edildiğini, yapılan ödemelerin rücüen tahsili için açılan davada ihyası istenen şirketin sicilden tasfiye sonucu terkin olduğunun tespit edildiğinden şirketin ihyası için dava açıldığını, müvekkili kurumun dava açmakta haklı olduğundan davanın açılmasına tasfiyesi istenen şirketin kusurlu eylemlerinin neden olduğunu belirterek,kararın vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı tasfiye memuru vekili; İst.Anadolu 19. İş Mahkemesi'nde görülen davada bir çok davalı şirketin bulunduğunu,sigortalının hangisinde meslek hastalığına yakalandığının belirsiz olduğunu,tüzel kişinin, tüm borçlarının ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, alacaklarını tahsil ettiğini, İst.Anadolu 19. İş Mahkemesi'nde görülen davanın devam ettiği her bir davalının ayrı ayrı sorumluluk derecelerinin tespiti gerektiğini, davacının müvekkili şirketten kesinleşmiş veya belirlenebilir herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını,haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 25/12/2013 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, İstanbul 19. İş Mahkemesi'nin 2019/37 Esas sayılı dosyasında davası bulunduğu ve davanın 23/01/2019 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Ancak kurum sigortalısının meslek hastalığına yakalanmadan evvel ihyası talep olunan şirkette çalıştığı belirlendiğinden tasfiyenin kapatılmasından evvel ki zarar iddiası nedeniyle dava açıldığı anlaşılmakla bu davanın konusunu teşkil eden davadışı şirketin kusurlu olup olmadığı, eldeki davanın konusunu teşkil etmemektedir.
Davacının açtığı rücuan tazminat davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi davanın görülebilmesi için ihya gerektiği,davalı tasfiye memurunun davacının hukuki yararı bulunmadığına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. H.M.K.'nın 326-(1) maddesinde; kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Buna göre dava da haksız çıkan davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmektedir. Yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde ki davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülerek, hükümde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdir edilmemesi yerinde görülmemiş bu nedenle hüküm kaldırılarak davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Dairemizce; Yargıtay 11. HD nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin benimsenmesi nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- Davalı tasfiye memuru veklinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı SGK vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/666 Esas-2020/145 Karar sayılı ve 19/02/2020 tarihli hükmünün, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜ İLE, sicilin ... nosunda kayıtlı iken terkin edilen "Tasfiye Halinde ... A.Ş'nin İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi'nin 2019/37 esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere İHYASI ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru olan ... tarafından yapılmasına, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;
"Alınması gereken 54,40- TL harcın davalı tasfiye memuru ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 307- TL yargı gideri ve davacı vekili için takdir olunan 3.400- TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine," İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru ... tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru ... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/09/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/166920 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi