Ek tasfiye işlemleri zorunluysa, terkin edilen şirketin ihyasına karar verilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/782 E. 2020/820 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Sicilden terkin edilen bir şirket aleyhine, tasfiyenin tamamlanmasından sonra açılan ve tasfiyeden önceki döneme ilişkin bir hizmet tespiti davası derdest ise, TTK 547. madde gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu kabul edilerek şirketin ihyasına karar verilir; zira tasfiye işleminin bu davanın varlığına rağmen tamamlandığının kabulü, gerçek anlamda tasfiyenin sonlandığı sonucunu doğurmaz. Ayrıca, TTK 1521. madde ve HMK 382. madde uyarınca ek tasfiyeye ilişkin şirket davaları çekişmesiz yargı işi niteliğinde kabul edildiğinden, bu davalarda istinaf incelemesi sonucunda verilen karar kesindir; temyiz yolu açık değildir.
Ele alınan sorunlar
Terkin edilen şirketin ihyası talebinin yerindeliği → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru; tasfiye tarihinin 21/07/2011 olduğu, bu nedenle 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, tasfiye sürecinde hata veya kasıt bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, TTK 552. madde yollamasıyla anonim şirketlere ilişkin tasfiye hükümlerinin uygulanması gerektiğini, tasfiye işlemlerinde eksiklik bulunmadığını ve zamanaşımı itirazları olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp ihya davasının reddini talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirketin yeniden tescilini isteyebileceği ve mahkemenin bu istemi yerinde bulması halinde ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir; tüzel kişiliğin sona ermesi sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz edilemez ve bu durumda zarar görenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep edebilir. Dosyada, şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte sicil kaydının terkin edildiği, ancak şirketin derdest bir hizmet tespiti davasında davalı olarak bulunduğu ve bu davanın açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından sonra olduğu, davacının bu davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılması zorunlu olup, davalı şirketin davacı taleplerinden sorumlu olup olmadığının derdest davada inceleneceği, bu hususun ihya davasının konusunu oluşturmadığı, derdest dava konusu işlemin tasfiyeden önceki döneme ilişkin hizmet tespitine dair olduğu, tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiğinin kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memurunun istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirket ihyası davalarında kanun yolu (temyiz yolunun açık olup olmadığı) → kabul
Gerekçe: Dairece daha önce, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilgili ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesi uyarınca açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen ölçütlerden 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edildiği ve bu tespitin benimsenmesi nedeniyle, önceki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kararın kesin olarak verildiği belirtilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda hem derdest bir hizmet tespiti davası bulunması halinde şirketin ihyasının koşulları hem de şirket ihyası davalarının çekişmesiz yargı işi sayılarak temyize kapalı olduğu yönündeki içtihat değişikliği açıkça belirtilmiş olup, bölgesel ve ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihya davası↗ ek tasfiye↗ çekişmesiz yargı işi↗ hukuki yarar↗ tüzel kişiliğin sona ermesi↗ hizmet tespiti davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/782
KARAR NO 2020/820
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2020
NUMARASI 2019/158 Esas 2020/93 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/09/2020
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011-2014 yılları arasında ... Ltd. Şti.'de sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin, emekli maaşının kesilmesi nedeniyle Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezi’ne başvurduğunu, ... Ltd. Şti. ünvanlı işyerindeki sigortalılık sürelerinin 09.10.2017 tarih ve 2017/405401/114 sayılı rapor ile sahte olduğu ve iptaline karar verildiğini, buna mukabil karara karşı Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 2018/319 E. Sayılı dosyası ile adı geçen firma aleyhine "Hizmet Tespit Davası" ikame ettiklerini ancak; yargılamanın 26.02.2019 tarihli duruşmasında ... Ltd. Şti.'nin tasfiyesi tamamlanmış olduğundan, firma hakkında taraf sıfatını kazanması için ihya davası açmak üzere kendilerine yetki ve süre verildiğini beyanla ticaret sicil kayıtlarında tasfiyesi tamamlanarak iptal edilen firmanın Bakırköy 2.
İş Mahkemesi'nin 2018/319 esas sayılı dosyasındaki taraf sıfatı kazanabilmesi için aynı mahkemenin vermiş olduğu yetki doğrultusunda ...ürlüğü'nün ... sicil nolu Tasfiye Halinde ... Ltd.Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafından, sicilden terkin edilen şirket aleyhine hizmet tespiti davasının varlığına rağmen tasfiyesinin tamamlanıp şirketin terkin edildiği, oysa ki bu davanın varlığı karşısında tasfiyenin gerçek anlamda tamamlandığı ve tasfiyenin hukuken sonuçlandırıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle haklı olan davanın kabulüne, davada davalı ... müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru; kararda tasfiyenin yapıldığı tarihin 21/07/2011 olarak yazıldığını, buna göre 6102 sayılı Kanunun 7. ve 547.maddelerinin değil, 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, tasfiye sürecinde hata olup olmadığı, tasfiyesinde kasıt bulunup bulunmadığının mahkemece hiç araştırılmadığını, T.T.K. 552.maddesi yollaması ile T.T.K. 441-450.maddelerinde düzenlenen anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, şirketin tasfiye işlemlerinde eksiklik bulunmadığını, ihyaya ve sorumluluğa ilişkin zamanaşımı itirazlarının olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak ihya davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 01/04/2016 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.'nin Bakırköy 2.İş Mahkemesi'nin 2018/319 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu ve davanın 02/10/2018 tarihinde açıldığı, dosyanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı şirketin davacı taleplerinden sorumlu olup olmadığının görülmekte olan derdest dava da inceleneceği ,bu davanın konusunu teşkil etmediği, derdest dava konusu işlemin hizmet tesbitine ilişkin olup tasfiyeden evvel ki zamana ilişkin olduğu,tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemeyecektir.Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ,davalı tasfiye memurunun istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce; Yargıtay 11. HD nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin benimsenmesi nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ...'in istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 49,-TL posta masrafının davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/167146 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi