Madde 492 — II - Esas sözleşmeyle sınırlama / 1. İlkeler
(1) Esas sözleşme, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilir.
(2) Bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir.
(3) Şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer.
Madde gerekçesi
Hüküm, borsaya kote edilmiş olsun olmasın, tüm nama yazılı payların devrinde esas sözleşme ile getirilebilecek sınırlamalara ilişkin ilkeleri göstermektedir.
Bu genel ilkeler yanında kanun, hisse senetleri borsaya kote edilmemiş anonim şirketlerde devralana karşı ileri sürülebilecek red sebeplerini ve pay senetleri borsaya kote anonim şirketlerde, esas sözleşmede öngörülebilecek özel bir sınırlama hükmü ile getirilebilecek red sebeplerini de izleyen maddelerde düzenlenmiştir.
Birinci fıkra: Birinci fıkra, esas sözleşmelerin nama yazılı paylarını ancak şirketin onayı ile devredilebileceğini öngörebileceğini ifade ederken sadece ilkeyi belirlemiştir. İlke devredilebilme sınırlamasının böyle bir (491 inci maddedeki sınırlama dışında) esas sözleşme ile ve devrin şirketin onayına bağlanması suretiyle yapılabileceğidir. Esas sözleşme, böyle bir sınırlama getirmemişse payın serbestçe devri kuralı geçerli olur. Bu ilkenin uygulamasının nasıl olabileceği, izleyen maddelerde, hisse senetleri borsaya kote edilmiş şirketler ile edilmemiş şirketlerde ayrı ayrı gösterilmiştir.
İlke, şirketlerin esas sözleşmelerine, "Nama yazılı payların devri şirketin onayına tabidir." hükmünü yazmalarına izin vermemekte, böyle bir sınırlamanın iki ayrı şirket sınıfında nasıl yazılması gerektiğini izleyen maddelere bırakmaktadır.
İkinci fıkra: Birinci fıkradaki sınırlamanın intifa hakkının kurulmasında da geçerli olacağı hükmü ile, şirket payın (pay senedinin) mülkiyetinin geçmesine hangi sebeplerle karşı koyabiliyorsa, aynı sebeplere dayanarak payın (pay senedinin) üzerinde intifa hakkı kurulmasını da reddedebileceği kastedilmiştir.
İntifa hakkının açık bir hükümle düzenlenmesinin nedeni, intifa hakkı sahibinin oy hakkını haiz olmasıdır. Diğer yandan, rehin hakkı sahibine bu hak tanınmamıştır. Esas sözleşmelerin böyle bir bağlam getirmesi kanuna aykırı olur.
Üçüncü fıkra: Tasfiyeye giren bir şirkette, şirket yönünden bağlam konulmasını, yani serbestçe devir ilkesinin sınırlandırılmasını haklı gösteren sebepler ortadan kalkacağı için hüküm öngörülmüştür.
Kaynak: TBMM S. Sayısı: 96 (Dönem 23) - Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu
Eski TTK (6762) karşılığı
m.None yeni hukum — Pay senetleri ↔ Hisse senetleri
Kaynak: 6102 ↔ 6762 karşılaştırma cetveli. Eşleşmeler cetvelden derlenmiştir; en güvenilir eşleşme başta gösterilir.
İlişkili kararlar
Bu maddeye bağlı onaylı karar henüz yok. Yeni kayıtlar aylık bültenle duyurulacak → bülten.
Güncel gelişmeler
Bu maddeye bağlı onaylı gelişme henüz yok. Resmî Gazete haftada bir taranır; onaylanan kayıtlar burada görünür.
Kendinizi test edin
Esas sözleşmeyle nama yazılı paylara getirilebilecek devir sınırlaması (bağlam) bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Esas sözleşme yalnızca hamiline paylara devir sınırlaması getirebilir.
- Devir sınırlaması yalnızca pay devrinde geçerlidir; intifa hakkı kurulmasını etkilemez.
- Esas sözleşme devir sınırlaması öngöremez; bağlam yalnızca kanundan doğar.
- Devir sınırlaması ancak tüm pay sahiplerinin onayıyla getirilebilir.
- Esas sözleşme, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilir; bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir.
Cevabı ve açıklamayı göster
Doğru cevap: E
TTK m.492/1-2 uyarınca esas sözleşme, nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceğini öngörebilir (esas sözleşmesel bağlam) ve bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir (E). A bağlamı hamiline paylara bağlar, oysa nama paylara ilişkindir; B sınırlamanın intifayı etkilemediğini söyler (m.492/2'ye aykırı); C esas sözleşmesel bağlamın mümkün olmadığını ileri sürer; D kanunda olmayan oybirliği/tüm pay sahiplerinin onayı şartı uydurur.
Kaynak: https://6102ttk.com/ttk/madde-492 — erişim: 20.07.2026