Esas sözleşmedeki ön alım hakkı paydaşlar arasındaki pay devirlerinde de öngörülebilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3127 E. 2020/1303 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket esas sözleşmesinde pay devri için öngörülen ön alım hakkı, kanundan doğan değil sözleşmesel bir haktır; bu nedenle TMK 732'den hareketle hakkın yalnız üçüncü kişilere yapılacak devirler için öngörüldüğü kabul edilemez ve esas sözleşme hükmü üçüncü kişi–paydaş ayrımı yapmıyorsa ön alım hakkı paydaşlar arası devirlerde de geçerlidir. Esas sözleşmede böyle bir hüküm bulunmasına rağmen ön alım hakkı tüm ortaklara tanınmadan yapılan devrin onaylanıp pay defterine kaydedilmesi TTK 391/a eşit işlem ilkesine aykırıdır. Ancak esas sözleşmedeki devir sınırlaması, 6103 sayılı Kanun m. 28/7'deki bir yıllık uyarlama süresi ile TTK 493/7 ve 340 karşısında geçerli sayılabiliyorsa, TTK 493/2 anlamında haklı sebep oluşturup oluşturmadığı ve yönetim kurulunun onaydan kaçınmasının gerekip gerekmediği araştırılmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Esas sözleşmede yer alan ön alım hakkının paydaşlar arasındaki pay devirlerinde de geçerli olup olmadığı → kabul
İddia: Davacı, esas sözleşme uyarınca ortaklardan birinin payını devretmek istemesi hâlinde diğer ortakların ön alım hakkı bulunduğunu, bu hakkın kullanımına imkân verilmeden yapılan devrin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Anonim şirketlerde nama yazılı paylar ilke olarak herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir; devir ancak kanunla veya esas sözleşme ile sınırlandırılabilir. Esas sözleşme ile TTK'nın 492 ila 498. maddelerinde gösterildiği üzere nama yazılı payların devri sınırlandırılabilir; sınırlamaların neye ilişkin olabileceği aynı Kanun'un 493 ve 495. maddelerinde gösterilmiş olup, 493/7 uyarınca esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını hafifletebilirse de ağırlaştıramaz, TTK'nın 340. maddesi de buna cevaz vermez. Pay devirlerine ilişkin ön alım hakkı ise TTK'da ayrıca düzenlenmemiş olup tüm ortaklar için tanınmış ve esas sözleşme ile güvence altına alınmış sözleşmesel bir haktır; esas sözleşmede eski paydaşa tanınan bu hak, rüçhan hakkından çok TMK'nın 732 ve izleyen maddelerinde düzenlenen ön alım hakkına benzerlik gösterir ve gerçek anlamda bir ön alım hakkı oluşturmamakla birlikte kullanılmasında ön alım hüküm ve ilkeleri örnekseme yoluyla uygulanır. Ön alım hakkı sadece şirket dışında üçüncü kişilere yapılacak devirler için değil, aynı zamanda ortaklar arasında yapılacak devirler için de öngörülebilir; esas sözleşmede bu yönde hüküm olmasına rağmen ön alım hakkı tüm ortaklara tanınmadan yapılan devirler onaylanıp pay defterine kaydedilirse bu durum TTK'nın 391/a maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturur. Somut olayda esas sözleşmenin 8/c maddesi, hissesini devretmek isteyen hissedarın diğer grup hissedarlara sermaye iştirak oranına göre asgari yedi gün içinde ön alım hakkını kullanma imkânı vereceğini, bu süre içinde hak kullanılmazsa hisselerin serbestçe devredilebileceğini öngörmekte olup, hüküm üçüncü kişi veya paydaş ayrımı yapmadan her türlü devirde diğer paydaşlara pay oranında satın alma hakkı tanımaktadır. Pay devrindeki ön alım hakkı yasal değil sözleşmesel bir hak olduğundan, TMK'nın 732. maddesinden hareketle ön alım hakkının yalnız üçüncü kişilere yapılacak devirler için öngörüldüğü kabul edilemez; Bölge Adliye Mahkemesinin buna yönelik gerekçesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Esas sözleşmedeki devir sınırlamasının haklı sebep oluşturup oluşturmadığının ve yönetim kurulunun onaydan kaçınma yükümlülüğünün araştırılması gereği → kabul
İddia: Davalılar, esas sözleşmede TTK'nın 492-498. maddelerine uyarlama yapılmadığından sınırlamaların geçersiz hale geldiğini, devrin yasal prosedüre uygun gerçekleştirildiğini savunmuşlardır.
Gerekçe: 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 28/7. maddesine göre esas sözleşmelerinde nama yazılı payların devrine ilişkin bu tür sınırlandırmalar bulunan şirketler, Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas sözleşmelerini TTK'nın 492 ila 498. maddelerine uyarlamak zorundadır; aksi takdirde bu sürenin dolmasıyla sınırlandırmalar geçersiz hale gelir. Bu nedenle mahkemece TTK'nın 493/7, 340 ve Yürürlük Yasası'nın 28/7. maddesi gözetilerek, esas sözleşmede yer alan bu hükmün TTK'nın 493/2. maddesi bağlamında haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı ve şirket yönetim kurulunun esas sözleşmenin bu hükmü nedeniyle davalı şahıslar arasında yapılan devri onaylamaktan kaçınması gerekip gerekmediği üzerinde durularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, TMK'nın 732. maddesinden hareketle karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Esas sözleşmeden doğan ön alım hakkının niteliği ve paydaşlar arası devirlerde de uygulanabileceği ile ön alım tanınmadan onaylanan devrin eşit işlem ilkesine aykırılığı yönünden bağlayıcı içtihat değeri taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Esas sözleşmesinde nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlandırma bulunan şirketler, 6103 sayılı Kanun'un 28/7. maddesi uyarınca Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas sözleşmelerini TTK'nın 492 ila 498. maddelerine uyarlamak zorundadır; bu süre dolmakla sınırlandırmalar geçersiz hale gelir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nama yazılı pay↗ pay devrinin sınırlandırılması↗ ön alım hakkı↗ eşit işlem ilkesi↗ bağlam (devrin onayı)↗ haklı sebep↗ pay defteri↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Önalıma konu payın güncel değeri belirlenip depo ettirilmeli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/376 E. 2024/6215 K.
Ortak:pay defteri · Hisse tescili
İncelediğiniz kararda… ariyle şirket hissedarları arasında bir devrin söz konusu olduğu ve bu haliyle ön alım hakkının kullanılması mümkün olmadığı, öte yandan hissesi devredilen şirketin «anonim şirket» olduğu, devre ilişkin yasal prosedürlerin uygulandığı, şirket yönetim kuruluna bildirildiği ve karar alınarak «pay defterine» işlendiği, devirde bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ana sözleşmede bu yönde hüküm olmasına rağmen ön alım hakkı tüm ortaklara tanınmadan yapılan devirler onaylanıp «pay defterine» kaydedilirse bu durum TTK'nın 391/a maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturur.
Benzer bu kararda… ariyle şirket hissedarları arasında bir devrin söz konusu olduğu ve bu haliyle ön alım hakkının kullanılması mümkün olmadığı, öte yandan hissesi devredilen şirketin «anonim şirket» olduğu, devre ilişkin yasal prosedürlerin uygulandığı, şirket yönetim kuruluna bildirildiği ve karar alınarak «pay defterine» işlendiği, devirde bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Duyar Vana A.Ş. ve ... ... ile dava dışı «üçüncü kişinin» %25 oranda eşit olarak paydaş bulundukları Derby AŞ'nin 1/4 oranda dört paydaşı bulunduğu, %25 pay sahibi ... ...'ın «önalım hakkı» sahibi davacıya bildirmeden payını paydaş Duyar Vana AŞ'ne devir ettiği, davacı gibi pay devir alan Duyar Vana ile dördüncü paydaşın da eşit olarak önalım hakları bulunduğu, sonuç itibariyle davacının %25 ... ... paylarında 1/3 oranda önalım hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafın 1/4 oranda önalım hakkının kullanılabileceği yolundaki itirazının satıcının da önalım hakkı kullanma hakkını kabulünü gerektireceğinden yerinde olmadığı, davacının önalım hakkına tekabül eden davalı tarafından da hisselere ödendiği belirtilen 1.500.000 TL'nin 1/3'ünün davalıya süre verilerek mahkeme veznesine «depo» ettirildiği gerekçesiyle davalı Duyar Kimya ve vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından bir karar «verilmesine yer olmadığına», davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne; davalı Derby Kimya San ve Tic AŞ'nin %25 paydaşı ... tarafından davalı Duyar Kimya A.Ş.'ne satılarak devir edilen %25 (325.000 sermayeye tekabül eden) payın devrini onayan «yönetim kurulu» kararının ve davalı Derby Kimya A.Ş.'nin «pay defterinde» davalı Duyar Kimya A.Ş. adına yapılan 03.04.2017 tarihli pay devir işleminin davacının önalım hakkına tekabül eden 1/3 oranda «hükümsüzlüğünün tespiti» ile 325.000,00 TL sermayeye tekabül eden payların 1/3 oranda davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı ... tarafından mahkeme veznesine depo edilen pay devir bed …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:önalım hakkı · depo kararı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… e Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Duyar Vana A.Ş. ve ... ... ile dava dışı «üçüncü kişinin» %25 oranda eşit olarak paydaş bulundukları Derby AŞ'nin 1/4 oranda dört paydaşı bulunduğu, %25 pay sahibi ... ...'ın «önalım hakkı» sahibi davacıya bildirmeden payını paydaş Duyar Vana AŞ'ne devir ettiği, davacı gibi pay devir alan Duyar Vana ile dördüncü paydaşın da eşit olarak önalım hakları bulunduğu, sonuç itibariyle davacının %25 ... ... paylarında 1/3 oranda önalım hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafın 1/4 oranda önalım hakkının kullanılabileceği yolundaki itirazının satıcının da önalım hakkı kullanma hakkını kabulünü gerektireceğinden yerinde olmadığı, davacının önalım hakkına tekabül eden davalı tarafından da hisselere ödendiği belirtilen 1.500.000 TL'nin 1/3'ünün davalıya süre verilerek mahkeme veznesine «depo» ettirildiği gerekçesiyle davalı Duyar Kimya ve vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından bir karar «verilmesine yer olmadığına», davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne; davalı Derby Kimya San ve Tic AŞ'nin %25 paydaşı ... tarafından davalı Duyar Kimya A.Ş.'ne satılarak devir edilen %25 (325.000 sermayeye tekabül eden) payın devrini onayan «yönetim kurulu» kararının ve davalı Derby Kimya A.Ş.'nin «pay defterinde» davalı Duyar Kimya A.Ş. adına yapılan 03.04.2017 tarihli pay devir işleminin davacının önalım hakkına tekabül eden 1/3 oranda «hükümsüzlüğünün tespiti» ile 325.000,00 TL sermayeye tekabül eden payların 1/3 oranda davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı ... tarafından mahkeme veznesine depo edilen pay devir bed …
O halde Bölge Adliye Mahkemesince pay değerleme konusunda uzman bilirkişiler tarafından devre konu payların karar tarihine en yakın tarihteki güncel değerinin tespiti ile belirlenecek değerin «depo» ettirilerek karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2 Ancak, Bölge Adliye Mahkemesince payları devralan davalı Duyar Kimya ve Makine A.Ş.'nin 03.04.2017 tarihinde 1.500.000,00 TL bedelle payları devraldığı gerekçesiyle devredilen payların değeri bu miktar kabul edilmişse de, davacının dava dilekçesinde payların güncel değeri belirlenerek «depo» edilmesini talep ettiği dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
TTK 492 bağlam kuralı anasözleşmedeki bağlam hükmünü ortadan kaldırmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3132 E. 2022/5657 K.
Ortak:Hisse tescili
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:önalım hakkı
Benzer bu kararda… ili, müvekkilinin davalı Derby Kimya A.Ş.’nin nama yazılı şirket paylarının %25 payına sahip kurucu ortağı ve hissedarı olduğunu, davalı Derby Kimya A.Ş.’nin şirket «esas sözleşmesine» göre ortaklardan hiçbirinin yönetim kurulunun onayı olmaksızın paylarını devredemeyeceğini, ortaklardan birinin payını devretmek istemesi halinde diğer ortakların «önalım hakkının» bulunduğunu, bu hakkın kullanımına izin verilmemesi halinde «pay devrinin» «geçersiz» olacağını, davalı ...’ın herhangi bir bildirim yapmadan %25 oranındaki hissesini 03/04/2017 tarihinde şirket hissedarı olan davalı Duyar Kimya A.Ş.’ne devrettiğini ileri sürerek davalı Derby Kimya A.Ş.’nin 03/04/2017 tarihli pay devir işleminin geçerli bir «yönetim kurulu» kararına dayanıp dayanmadığının bir yönetim kurulu kararı var ise TTK’nın 391. maddesine aykırı olması sebebiyle batıl olduğunun tespitine ve iptaline, bir yönetim kurulu kararı yok ise şirket esas sözleşmesine ve TTK’ya aykırı yapılan pay devir işleminin geçersizliğinin ve «hükümsüzlüğünün tespiti» ile pay devrinin iptaline, davalı ...’a ait hissenin tamamının güncel devir bedelinin belirlenmesi ve «depo» edilmesi suretiyle müvekkili adına tescili ve «pay defterine» kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Derby Kimya A.Ş. vekili, «anonim şirketler» nama yazılı payların devrini sınırlandırmış iseler 6102 sayılı TTK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde «esas sözleşmelerini» değiştirerek TTK’nın 492-498 maddelerine uyarlamalarının yasal zorunluluk haline getirildiğini, bu sürenin dolmasıyla birlikte esas sözleşmelerindeki tüm sınırlamaların «geçersiz» hale gelmekte olduğunu, davalı Derby Kimya A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından TTK’nın «pay devrine» ilişkin maddelerine tabi olduğunu, pay devrinin iptali söz konusu olsa bile tüm hissedarların «önalım hakkının» gündeme geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3127 E. , 2020/1303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 17/01/2018 tarih ve 2017/829 E- 2018/46 K. sayılı kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı Duyar Kimya A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02/05/2019 tarih ve 2018/721 E- 2019/629 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Derby Kimya A.Ş.’nin nama yazılı şirket paylarının %25 payına sahip kurucu ortağı ve hissedarı olduğunu, davalı Derby Kimya A.Ş.’nin şirket esas sözleşmesine göre ortaklardan hiçbirinin yönetim kurulunun onayı olmaksızın paylarını devredemeyeceğini, ortaklardan birinin payını devretmek istemesi halinde diğer ortakların önalım hakkının bulunduğunu, bu hakkın kullanımına izin verilmemesi halinde pay devrinin geçersiz olacağını, davalı ...’ın herhangi bir bildirim yapmadan %25 oranındaki hissesini 03/04/2017 tarihinde şirket hissedarı olan davalı Duyar Kimya A.Ş.’ne devrettiğin beyanla davalı Derby Kimya A.Ş.’nin 03/04/2017 tarihli pay devir işleminin geçerli bir yönetim kurulu kararına dayanıp dayanmadığının bir yönetim kurulu kararı var ise TTK’nın 391.
maddesine aykırı olması sebebiyle batıl olduğunun tespitine ve iptaline, bir yönetim kurulu kararı yok ise şirket esas sözleşmesine ve TTK’ya aykırı yapılan pay devir işleminin geçersizliğinin ve hükümsüzlüğünün tespiti ile pay devrinin iptaline, davalı ...’a ait hissenin tamamının güncel devir bedelinin belirlenmesi ve depo edilmesi suretiyle müvekkili adına tescili ve pay defterine kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Derby Kimya A.Ş. vekili, anonim şirketler nama yazılı payların devrini sınırlandırmış iseler 6102 sayılı TTK’nın yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde esas sözleşmelerini değiştirerek TTK’nın 492-498 maddelerine uyarlamalarının yasal zorunluluk haline getirildiğini, bu sürenin dolmasıyla birlikte esas sözleşmelerindeki tüm sınırlamaların geçersiz hale gelmekte olduğunu, davalı Derby Kimya A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından TTK’nın pay devrine ilişkin maddelerine tabi olduğunu, pay devrinin iptali söz konusu olsa bile tüm hissedarların önalım hakkının gündeme geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Duyar Kimya A.Ş. vekili, davacı ile davalı ... kardeş olup müvekkilinin her iki hissedara da hisseleri satın almak istediğini beyan ederek teklifte bulunduğunu, ancak davalı ... ile anlaşma sağlandığını, davacının bu aşamada dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca davalı Derby Kimya A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından TTK’nın pay devrine ilişkin maddelerine tabi olduğunu, müvekkilinin devir tarihinde Derby Kimya A.Ş.’nin nama yazılı şirket paylarının %25 sahibi olduğunu ve TTK hükümleri gereğince yasal, gerekli prosedürleri yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin kardeşi olan davacıya hisselerini almasını teklif ettiğini, ancak davacının olumsuz cevap verdiğini, hisse devir sürecinin yasaya uygun şekilde yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Derbi Kimya Sanayii ve Ticaret A.Ş.'nin hissedarlarından olan ...'ın hissesini, diğer hissedar olan Duyar Kimya ve Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrettiği, netice itibariyle şirket hissedarları arasında bir devrin söz konusu olduğu ve bu haliyle ön alım hakkının kullanılması mümkün olmadığı, öte yandan hissesi devredilen şirketin anonim şirket olduğu, devre ilişkin yasal prosedürlerin uygulandığı, şirket yönetim kuruluna bildirildiği ve karar alınarak pay defterine işlendiği, devirde bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı Duyar Kimya A.Ş. vekili katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince ana sözleşme hükmünde, pay devrine ilişkin sınırlandırmanın paydaşlar arasındaki devirde geçerli olduğu yönünde bir hüküm olmadığına göre, davalı paydaşlar arasındaki devrin geçerli olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddiyle; davanın konusunun para ile ölçülebildiği, değerinin 325.000.-TL olduğu ve davanın esastan reddedildiği dikkate alınarak davalılar lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, hüküm bu yönüyle sadece davalı Duyar Kimya A.Ş. tarafından istinaf edilmiş olduğundan diğer davalılar yönünden önceki hüküm kesinleştiğinden davalı Duyar Kimya A.Ş.
vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve adı geçen davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava davalı şirketin ana sözleşmesinde yer alan ön alım hakkı nedeniyle diğer davalı şahıslar arasında yapılan pay devir işleminin geçersizliğinin tespiti ile devir işlemini onaylayan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince ön alım hakkı TMK'nun 732.maddesi çerçevesinde incelenerek hisse devrinin ancak üçüncü kişilere yapılması halinde kullanılabileceği, oysa hisseyi devralanın üçüncü kişi olmayıp paydaş bulunduğu gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine
Bölge Adliye Mahkemesi ise ana sözleşmede yer alan ön alım hakkının paydaşlar arasındaki devirde de geçerli olduğu yönünde bir açıklık bulunmadığı ve devrin hissedarlar arasında yapılmış olması nedeniyle ön alım hakkının kullanılamıyacağı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Anonim Şirketlerde pay senetleri hamiline veya nama yazılı olabilir. Hamiline yazılı pay senetlerinin devri şirket ve üçüncü kişiler arasında zilyetliğin geçirilmesi ile hüküm ifade eder. Nama yazılı paylar ise ilke olarak herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebilir. Devir, ancak kanunla veya esas sözleşme ile sınırlandırılabilir. Bu kapsamda, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar yine ilke olarak ancak şirketin onayıyla devredilebilir. Yine esas sözleşme ile 6102 sayılı TTK'nın 492 ila 498 maddelerinde gösterildiği üzere nama yazılı payların devri sınırlandırılabilir. Bu sınırlamaların neye ilişkin olabileceği aynı Yasa'nın 493 ve 495. maddelerde gösterilmiş olup, aynı Yasa'nın 493/7 maddesine göre esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını hafifletebilir ise de ağırlaştıramaz, TTK'nın 340.
maddesi de buna cevaz vermez. 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 28/7 maddesine göre esas sözleşmelerinde nama yazılı payların devrine ilişkin bu tür sınırlandırmalar bulunan şirketler Yasa'nın yürürlülüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas sözleşmelerini TTK'nın 492 ila 498. maddelerine uyarlamak zorundadır. Aksi takdirde bu sürenin dolması ile sınırlandırmalar geçersiz hale gelir.
Pay devirlerine ilişkin ön alım hakkı ise TTK'da ayrıca düzenlenmemiş olup tüm ortaklar için tanınmış ve esas sözleşme ile güvence altına alınmış sözleşmesel bir haktır. Dairemizin 1994/7138 E. - 1995/1522 K sayılı ve 23.02.1995 tarihli kararında da açıklandığı üzere, ana sözleşmede eski paydaşa tanınan bu hak rüçhan hakkından daha çok Medeni Kanunun 658 (TMK md. 732) ve izleyen maddelerinde düzenlenen bir ön alım hakkına benzerlik arz etmektedir. Nitekim öğretide de ana sözleşmelere bu yolda konulan hükümlerin yani satış henüz gerçekleşmeden uygulanması gereken bu prosedürün gerçek anlamda bir ön alım hakkı oluşturmadığı kabul edilmekle birlikte yenilik doğuran böyle bir hakkın kullanılmasında, ön alım hüküm ve ilkelerinin örnekseme yolu ile uygulanmasının gerektiği kabul edilmektedir.
(Bkz. Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İst. 1993 sh. 491 vd.) Ön alım hakkı sadece şirket dışında üçüncü kişilere yapılacak devirler için değil aynı zamanda şirketin ortakları arasında yapılacak devirler içinde öngörülebilir. Ana sözleşmede bu yönde hüküm olmasına rağmen ön alım hakkı tüm ortaklara tanınmadan yapılan devirler onaylanıp pay defterine kaydedilirse bu durum TTK'nın 391/a maddesindeki eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturur.
Somut olaya gelince, davalı şirketin dosya içinde mevcut ana sözleşmesinin 8/c maddesine göre, hissedarlar, sahip oldukları hisselerin tamamını veya bir bölümünü devretmek istediklerinde diğer hissedarların ön alım hakkı vardır. Bu halde hissesini devretmek isteyen hissedar diğer grup hissedarlara sermaye iştirak oranına göre asgari 7 gün içinde ön alım hakkını kullanmak imkanı verir. Belirtilen süre içinde teklif edilen hissedarlar ön alım hakkını kullanmazlar ise hisseler serbestçe devredilebilir. Ana sözleşmenin bu hükmü son derece açık olup payın devrinde üçüncü kişi veya paydaş ayrımı yapmadan her türlü devirde diğer paydaşlara hisseleri nispetinde paydan satın alma hakkı tanınmıştır. Pay devrindeki ön alım hakkı yasal bir hak olmayıp yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmesel bir hak olduğundan TMK'nun 732.
maddesinden hareketle sadece üçüncü kişilere yapılacak devirler için ön alım hakkının öngörüldüğü kabul edilemez. Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin buna yönelik gerekçesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece TTK'nın 493/7, 340 ve Yürürlük Yasasının 28/7. maddesi gözetilerek esas sözleşmede yer alan bu hükmün TTK'nın 493/2 maddesi bağlamında haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı, şirket yönetim kurulunun ana sözleşmenin bu hükmü nedeniyle davalı şahıslar arasında yapılan devri onaylamaktan kaçınması gerekip gerekmediği üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken TMK'nın 732. maddesinden hareketle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre harca ilişkin temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/596493500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz