6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Önalıma konu payın güncel değeri belirlenip depo ettirilmeli

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/376 E. 2024/6215 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Önalım hakkının kullanılmasıyla payın devralana ait olmaktan çıkıp önalım hakkı sahibi adına tescil edileceği davalarda, davacı payların güncel değerinin belirlenmesini talep etmişse, devir tarihindeki bedel esas alınamaz; pay değerlemesi konusunda uzman bilirkişilerce payların karar tarihine en yakın tarihteki güncel değeri tespit edilip depo ettirilerek hüküm kurulmalıdır. Eşit oranlı paydaşlardan birinin payını diğer bir paydaşa devretmesi hâlinde önalım hakkı, satıcı dışında kalan ve devralan paydaş da dahil olmak üzere diğer paydaşlar arasında eşit oranda doğar. Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma gereğince kurulan hükme yönelik, bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazları dinlenmez.

Ele alınan sorunlar

Bozmaya uyularak kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi → ret

İddia: Davacı vekili payın tamamının önalım hakkını kullanan davacı adına tescili gerektiğini ve vekâlet ücretinin hatalı hesaplandığını; davalılar vekilleri ise iptal kararı verilecekse tüm hissedarların önalım hakkının doğacağını ve devrin tamamen iptali gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm kurulmuş olması ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması karşısında, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Paydaşlar arasında yapılan pay devrinde önalım hakkının hangi oranda kullanılabileceği → kısmi kabul

İddia: Davalı taraf, pay devrinin iptali hâlinde önalım hakkının paydaşlarca dörtte bir oranında kullanılabileceğini savunmuştur.

Gerekçe: Şirkette dört paydaş eşit oranda pay sahibi iken paydaşlardan biri, önalım hakkı sahibi davacıya bildirimde bulunmadan payını diğer bir paydaşa devretmiştir. Payı devralan paydaş ile devre katılmayan dördüncü paydaşın da davacı gibi eşit önalım hakkı bulunduğundan, davacının devre konu paylarda üçte bir oranında önalım hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Davalının önalım hakkının dörtte bir oranında kullanılabileceği yolundaki itirazı, satıcının da önalım hakkı kullanmasını kabul etmeyi gerektireceğinden yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Önalım hakkına konu payın değerinin hangi tarihe göre belirleneceği ve depo ettirileceği → kabul

İddia: Davalılar vekilleri, pay devir bedelinin güncel değerinin tespiti gerektiğini, devir tarihindeki bedele göre belirleme yapılmasının ve payın zaman içinde kazandığı değerin gözetilmemesinin hatalı olduğunu, bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı dava dilekçesinde payların güncel değerinin belirlenmesini ve bu değerin depo edilmesini talep etmiştir. Payları devralan davalının devir tarihinde ödediği bedel esas alınarak payların değerinin bu miktar kabul edilmesi, davacının bu talebi karşılanmadan karar verilmesi sonucunu doğurmuştur ve doğru değildir. Pay değerlemesi konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla devre konu payların karar tarihine en yakın tarihteki güncel değerinin tespit edilmesi, belirlenecek değerin depo ettirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerekir; eksik incelemeye dayalı karar bozmayı gerektirir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Önalım hakkının kullanıldığı pay devri davalarında depo edilecek bedelin karar tarihine en yakın güncel değere göre uzman bilirkişilerce belirlenmesi gerektiği yönündeki bozma sebebi ile paydaşlar arasındaki devirde önalım oranının hesaplanması yönünden emsal değeri taşır; bozma gerekçesi Yargıtay'ın kendi muhakemesi olduğundan bağlayıcıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
önalım hakkı bağlam (nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması) pay devrinin hükümsüzlüğü yönetim kurulu kararının butlanı pay defteri pay değerlemesi depo kararı bozmaya uyma eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Kanun — 6100 sayılı Kanun 373(3) · 6102 sayılı Kanun — 6102 sayılı Kanun 492

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • TTK 492 bağlam kuralı anasözleşmedeki bağlam hükmünü ortadan kaldırmaz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3132 E. 2022/5657 K.

    Ortak: · Hisse tescili

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Esas sözleşmedeki ön alım hakkı paydaşlar arasındaki pay devirlerinde de öngörülebilir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3127 E. 2020/1303 K.

    Ortak: · Hisse tescili

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1315 E. 2024/913 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2024/376 E.  ,  2024/6215 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/103 E., 2023/1467 K.

HÜKÜM

Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen anonim şirket hisse devrinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Derby Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili, ...ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Derby Kimya A.Ş.’nin nama yazılı şirket paylarının %25 payına sahip kurucu ortağı ve hissedarı olduğunu, davalı Derby Kimya A.Ş.’nin şirket esas sözleşmesine göre ortaklardan hiçbirinin yönetim kurulunun onayı olmaksızın paylarını devredemeyeceğini, ortaklardan birinin payını devretmek istemesi halinde diğer ortakların önalım hakkının bulunduğunu, bu hakkın kullanımına izin verilmemesi halinde pay devrinin geçersiz olacağını, davalı ...’ın herhangi bir bildirim yapmadan %25 oranındaki hissesini 03.04.2017 tarihinde şirket hissedarı olan davalı Duyar Kimya A.Ş.’ne devrettiğini ileri sürerek davalı Derby Kimya A.Ş.’nin 03.04.2017 tarihli pay devir işleminin geçerli bir yönetim kurulu kararına dayanıp dayanmadığının bir yönetim kurulu kararı var ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 391 inci maddesine aykırı olması sebebiyle batıl olduğunun tespitine ve iptaline, bir yönetim kurulu kararı yok ise şirket esas sözleşmesine ve 6102 sayılı Kanun'a aykırı yapılan pay devir işleminin geçersizliğinin ve hükümsüzlüğünün tespiti ile pay devrinin iptaline, davalı ...’a ait hissenin tamamının güncel devir bedelinin bilirkişiler tarafından belirlenmesi ve depo edilmesi suretiyle müvekkili adına tescili ve pay defterine kaydedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Derby Kimya A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; anonim şirketler nama yazılı payların devrini sınırlandırmış iseler 6102 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde esas sözleşmelerini değiştirerek uyarlamalarının yasal zorunluluk haline getirildiğini, bu sürenin dolmasıyla birlikte esas sözleşmelerindeki tüm sınırlamaların geçersiz hale gelmekte olduğunu, davalı Derby Kimya A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından 6102 sayılı Kanun'un pay devrine ilişkin maddelerine tabi olduğunu, pay devrinin iptali söz konusu olsa bile tüm hissedarların önalım hakkının gündeme geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Duyar Kimya A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı ... kardeş olup müvekkilinin her iki hissedara da hisseleri satın almak istediğini beyan ederek teklifte bulunduğunu, ancak davalı ... ile anlaşma sağlandığını, davacının bu aşamada dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca davalı Derby Kimya A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından 6102 sayılı Kanun'un pay devrine ilişkin maddelerine tabi olduğunu, müvekkilinin devir tarihinde Derby Kimya A.Ş.’nin nama yazılı şirket paylarının %25 sahibi olduğunu ve 6102 sayılı Kanun hükümleri gereğince yasal, gerekli prosedürleri yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kardeşi olan davacıya hisselerini almasını teklif ettiğini, ancak davacının olumsuz cevap verdiğini, hisse devir sürecinin yasaya uygun şekilde yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2018 tarihli ve 2018/721 Esas, 2019/629 Karar sayılı kararıyla; iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı Derbi Kimya Sanayii ve Ticaret A.Ş.'nin hissedarlarından olan ...'ın hissesini, diğer hissedar olan Duyar Kimya ve Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye devrettiği, netice itibariyle şirket hissedarları arasında bir devrin söz konusu olduğu ve bu haliyle ön alım hakkının kullanılması mümkün olmadığı, öte yandan hissesi devredilen şirketin anonim şirket olduğu, devre ilişkin yasal prosedürlerin uygulandığı, şirket yönetim kuruluna bildirildiği ve karar alınarak pay defterine işlendiği, devirde bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Duyar A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2020 tarihli ve 2020/604 Esas, 2020/1311 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 6102 sayılı Kanun'un 340 ıncı ve 493 üncü maddeleri bir arada düşünüldüğünde de önalıma ilişkin bağlam hükmünün kanunda gösterilen önemli sebep kapsamında olmadığı, geçerli olmadığı, şirket yönetim kurulunun ana sözleşmenin bu hükmü nedeniyle davalı şahıslar arasında yapılan devri onaylamaktan kaçınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 08.09.2022 tarih, 2021/3132 esas ve 2022/5657 karar sayılı kararıyla 6102 sayılı Kanun'un 492 nci maddesinde öngörülen bağlam kuralının anasözleşmedeki bağlam kuralını ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, diğer bir deyişle anasözleşmenin 8/C-c. maddesi ortaklar arasında eşitlik ilkesini bozan bir hüküm içermediği, davalı şirketin yönetim kurulunun, şirket anasözleşme hükmüne aykırı olarak pay devrinin onaylanması yönündeki kararının ana sözleşmedeki bağlam kuralına aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı Duyar Vana A.Ş. ve ... ... ile dava dışı üçüncü kişinin %25 oranda eşit olarak paydaş bulundukları Derby AŞ'nin 1/4 oranda dört paydaşı bulunduğu, %25 pay sahibi ... ...'ın önalım hakkı sahibi davacıya bildirmeden payını paydaş Duyar Vana AŞ'ne devir ettiği, davacı gibi pay devir alan Duyar Vana ile dördüncü paydaşın da eşit olarak önalım hakları bulunduğu, sonuç itibariyle davacının %25 ... ... paylarında 1/3 oranda önalım hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafın 1/4 oranda önalım hakkının kullanılabileceği yolundaki itirazının satıcının da önalım hakkı kullanma hakkını kabulünü gerektireceğinden yerinde olmadığı, davacının önalım hakkına tekabül eden davalı tarafından da hisselere ödendiği belirtilen 1.500.000 TL'nin 1/3'ünün davalıya süre verilerek mahkeme veznesine depo ettirildiği gerekçesiyle davalı Duyar Kimya ve vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne;

davalı Derby Kimya San ve Tic AŞ'nin %25 paydaşı ... tarafından davalı Duyar Kimya A.Ş.'ne satılarak devir edilen %25 (325.000 sermayeye tekabül eden) payın devrini onayan yönetim kurulu kararının ve davalı Derby Kimya A.Ş.'nin pay defterinde davalı Duyar Kimya A.Ş. adına yapılan 03.04.2017 tarihli pay devir işleminin davacının önalım hakkına tekabül eden 1/3 oranda hükümsüzlüğünün tespiti ile 325.000,00 TL sermayeye tekabül eden payların 1/3 oranda davacı ... adına kayıt ve tesciline, davacı ... tarafından mahkeme veznesine depo edilen pay devir bedelinin (500.000,00 TL) karar kesinleştiğinde davalı Duyar Kimya A.Ş.' ne ödenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Derby vekili, davalı Duyar A.Ş. vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Derby vekili temyiz dilekçesinde özetle; pay devir bedelinin güncel değerinin tespiti gerektiğini, 2017 tarihindeki bedeline göre belirleme yapılmasının hatalı olduğunu, 500.000,00 TL değer belirlenmesinin doğru olmadığını, davacının dava dilekçesinde bilirkişiler aracılığıyla bedelin belirlenmesini talep ettiğini, pay bedelinin düşük kaldığını, payın zaman içinde değer kazandığını, bu yönde bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Duyar A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının pay devrinin iptali ile kendi üzerine tescilini istediğini, ancak iptal kararı verilecekse tüm hissederların ön alım hakkının bulunduğunu, hisse devrinin tamamen iptali ile eski hissedarlığının devamının gerektiğini, hissenin bugünkü değerinden karar verilmemesinin de hatalı olduğunu, payın tescili talebinin 2/3'ü bakımından ret kararı verildiğini, bu nedenle de reddedilen kısım için lehine yargılama gideri ve vekâlet ücreti takdiri gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; payın tamamının ön alım hakkını kullanan davacı adına tescili gerektiğini, 500.000,00 TL üzerinden vekâlet ücreti hesaplanması gerekirken hatalı olarak 325.000,00 TL üzerinden hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava; davalı şirketin ana sözleşmesinde yer alan ön alım hakkı nedeniyle diğer davalı şahıslar arasında yapılan pay devir işleminin geçersizliğinin ve devir işlemini onaylayan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, payın adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 492 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1-Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı Derby Kimya A.Ş. vekilinin ve davalı Duyar Kimya ve Makine A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2 Ancak, Bölge Adliye Mahkemesince payları devralan davalı Duyar Kimya ve Makine A.Ş.'nin 03.04.2017 tarihinde 1.500.000,00 TL bedelle payları devraldığı gerekçesiyle devredilen payların değeri bu miktar kabul edilmişse de, davacının dava dilekçesinde payların güncel değeri belirlenerek depo edilmesini talep ettiği dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince pay değerleme konusunda uzman bilirkişiler tarafından devre konu payların karar tarihine en yakın tarihteki güncel değerinin tespiti ile belirlenecek değerin depo ettirilerek karar verilmesi gerekirken; yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

V.SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı Derby Kimya A.Ş. vekilinin ve davalı Duyar Kimya ve Makine A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalı Derby Kimya A.Ş. vekilinin ve davalı Duyar Kimya ve Makine A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılardan Derby Kimya San. ve Tic. A.Ş. ve Duyar Kimya ve Makine San. ve Tic. A.Ş. iadesine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1083840300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/103 E. 2023/1467 K.

Anonim şirkette esas sözleşmedeki önalım hakkı - pay devrinin hükümsüzlüğü

Gerekçe özeti

Anonim şirket esas sözleşmesinde üçüncü kişi/paydaş ayrımı yapılmaksızın düzenlenen önalım (bağlam) hakkı, sözleşmesel bir hak olduğundan TMK 732'deki yalnızca üçüncü kişiye devir halinde uygulanacak yasal önalım hakkına kıyasla sınırlandırılamaz; paydaşlar arası devirlerde de uygulanır. Bu şekildeki bir bağlam hükmü, TTK'nin 492. maddesindeki bağlam kuralını ortadan kaldırmaz ve ortaklar arası eşitlik ilkesini bozmadığı sürece geçerliliğini korur; yönetim kurulu ana sözleşmeye aykırı devri onaylayamaz, onaylarsa bu karar batıldır. Devrin bildirilmediği paydaşların önalım hakkı, devreden hariç kalan paydaş sayısına göre oranlanır.

Emsal değeri

Anonim şirket esas sözleşmesinde düzenlenen önalım hakkının yalnızca üçüncü kişilere devirle sınırlı olmayıp paydaşlar arası devirlerde de uygulanabileceği ve bu hükmün TTK 492 kapsamındaki bağlam kuralını ortadan kaldırmadığı yönündeki tespit, benzer önalım hükmü içeren anonim şirket ana sözleşmesi uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: önalım hakkı bağlam hükmü esas sözleşme yönetim kurulu kararının butlanı pay devri nama yazılı pay TTK 493/1-2 önemli sebep pay defteri kaydı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/103

KARAR NO 2023/1467

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/01/2018

NUMARASI 2017/829 Esas 2018/46 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/10/2023

Dairemizce verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... AŞ'nin nama yazılı şirket paylarının %25 payına sahip kurucu ortağı ve hissedarı olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin şirket esas sözleşmesine göre ortaklardan hiçbirinin yönetim kurulunun onayı olmaksızın paylarını satamayacağını, ortaklardan birinin payını devretmek istemesi halinde diğer ortakların önalım hakkının bulunduğunu, bu hakkın kullanımına izin verilmemesi halinde pay devrinin geçersiz olacağını, davalı ...’ın müvekkiline herhangi bir bildirim yapmadan %25 oranındaki hissesini 03/04/2017 tarihinde şirket hissedarı olan davalı ... A.Ş.’ne satıp devrettiğini, müvekkilinin bunu 15/06/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında öğrendiğini, ancak daha önce bu yönde duyumlar alması üzerine hissedarlara gönderdiği 12/06/2017 tarihli ihtarname ile ön alım hakkına dair bildirimde bulunduğunu, kendisine bir dönüş yapılmadığını ileri sürerek davalı ...

A.Ş.'nin 03/04/2017 tarihli pay devir işleminin geçerli bir yönetim kurulu kararına dayanıp dayanmadığının tespitine, bir yönetim kurulu kararı var ise TTK'nin 391.maddesine aykırılığı sebebiyle batıl olduğunun tespitine ve iptaline,yok ise şirket esas sözleşmesine ve TTK'ye aykırı yapılan pay devir işleminin geçersizliğinin ve hükümsüzlüğünün tespiti ile pay devrinin iptaline, davalıya ait hissenin tamamının güncel devir bedelinin belirlenmesi ve depo edilmesi suretiyle müvekkili adına tescili ve pay defterine kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... A.Ş. vekili, anonim şirketler nama yazılı payların devrini sınırlandırmış iseler 6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 14/02/2011 tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde esas sözleşmelerini değiştirerek TTK’nin 492-498 maddelerine uyarlamalarının yasal zorunluluk haline getirildiğini, bu sürenin dolmasıyla birlikte esas sözleşmelerindeki tüm sınırlamaların geçersiz hale gelmekte olduğunu, davalı ... A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından TTK’nin pay devrine ilişkin maddelerine tabi olduğunu, pay devrinin iptali söz konusu olsa bile tüm hissedarların önalım hakkının gündeme geleceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2- Davalı ... A.Ş. vekili, davacı ile davalı ... kardeş olup müvekkilinin her iki hissedara da hisseleri satın almak istediğini beyan ederek teklifte bulunduğunu, davalı ... ile anlaşma sağlandığını, ayrıca davalı ... A.Ş.’nin ana sözleşmesinde herhangi bir uyarlama yapılmadığından TTK’nin pay devrine ilişkin maddelerine tabi olduğunu, müvekkilinin devir tarihinde ... A.Ş.’nin nama yazılı şirket paylarının %25 sahibi olduğunu ve TTK hükümleri gereğince yasal/gerekli bütün prosedürleri yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

3- Davalı ... vekili, müvekkilinin öncelikle kardeşi olan davacıya hisselerini almasını teklif ettiğini, ancak davacının olumsuz cevap verdiğini, hisse devir sürecinin yasaya uygun şekilde yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE SÜREÇ

Mahkeme, ön alım hakkının esasen TMK'nin 732. maddesinde ve TBK’nin 237 vd. maddelerinde düzenlendiği, TMK 732. maddesinde açıkça 3. kişilere devir halinde ön alım hakkının kullanılacağının belirtildiği, ön alım hakkının kurum olarak mantığında da bu hususun yatmakta olduğu, hedeflenenin hissedarlar arasına yabancı bir ortağın girmesinden önce diğer ortakların bu hakkı kullanması olduğu, aksi düşünüldüğünde yani hissedarlar arasında yapılan satışta da diğer hissedara bu hak tanındığında TMK'nin 2.maddesindeki hakkın kullanımında iyi niyet ilkelerine göre hareket etme kurallarına riayet edilmemiş olacağı,somut olayda da davalı ...A.Ş.'nin hissedarlarından olan ...'ın hissesini, diğer hissedar olan ...A.Ş.'ne devrettiği, netice itibariyle şirket hissedarları arasında bir devrin söz konusu olduğu ve bu haliyle ön alım hakkının kullanılması mümkün olmadığı, öte yandan hissesi devredilen şirketin anonim şirket olduğu, devre ilişkin yasal prosedürlerin uygulandığı, şirket yönetim kuruluna bildirildiği ve karar alınarak pay defterine işlendiği, devirde bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili;

1- Şirket esas sözleşmesinde düzenlenen önalım hakkına, MK ve TBK’nin ilgili maddelerinin doğrudan uygulanamayacağını, ancak uygun düştüğü ölçüde ve kıyas yoluyla uygulanacağını, TMK 735 ve TBK 237 vd. hükümlerinde düzenlenen sözleşmeden doğan önalım hakkının ise taşınmazları konu aldığını,taşınır mallar veya diğer haklar için önalım hakkına ilişkin yasal düzenleme olmadığını, ancak doktrin ve Yargıtay uygulamasında şirket paylarının da önalım hakkına konu edilebileceğinin kabul edildiğini, olaya uygun madde yok ise hakim tarafından hukuk yaratılması gerektiğini, Sözleşmeden doğan önalım hakkında tarafların özgür iradeleri ile önalım şartlarını kararlaştırabileceklerini, davalı şirket esas sözleşmesinde payların şirket hissedarları dışındaki 3.şahıslara satışında önalım hakkının kullanılacağına ilişkin bir sınırlama olmadığını, dolayısıyla hissedarlar arası satışta da önalım hakkının kullanılması gerektiğini, Esas sözleşmedeki önalım hakkının anonim şirket hukukuna hakim olan ilkelerden olan “mevcut güç ve pay dağılımının korunması” ilkesine hizmet ettiğini, bu hususun TTK 493/2’de yer bulduğunu, davalı ...

A.Ş. %50 pay sahibi haline geldiğinden oy çoğunluğu ile alınması gereken kararlarda üstün konuma geldiğini, belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; Dava değeri 325.000-TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının düzeltilmesini istemiştir. Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 2017/812 Esas - 2018/1122 Karar sayılı ve 01/10/2018 tarihli hüküm ile, ana sözleşmede, pay devrine ilişin sınırlandırmanın paydaşlar arasındaki devir de geçerli olduğu yönünde bir hüküm olmadığına göre, davalı paydaşlar arasındaki devrin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, öte yandan davanın konusunun para ile ölçülebildiği, davanın esastan reddedildiği dikkate alınarak davalılar lehine nispi vekalet ücreti yerine, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...

A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının kaldırılmasına ve adı geçen davalı lehine nispi vekalet ücretine takdir edilmesine karar verilmiştir. Bu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. H.D’nin 04/11/2019 tarihli 2018/5476 esas-2019/6775 karar sayılı ilamı ile; davalı şirketin ana sözleşmesinin 8/c maddesine göre, hissedarlar, sahip oldukları hisselerin tamamını veya bir bölümünü devretmek istediklerinde diğer hissedarların ön alım hakkı olduğu, bu halde hissesini devretmek isteyen hissedar diğer grup hissedarlara sermaye iştirak oranına göre asgari 7 gün içinde ön alım hakkını kullanmak imkanı verdiği, belirtilen süre içinde teklif edilen hissedarlar ön alım hakkını kullanmazlar ise hisselerin serbestçe devredilebileceği, ana sözleşmenin bu hükmü son derece açık olup payın devrinde üçüncü kişi veya paydaş ayrımı yapmadan her türlü devirde diğer paydaşlara hisseleri nispetinde paydan satın alma hakkı tanındığı, pay devrindeki ön alım hakkı yasal bir hak olmayıp yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmesel bir hak olduğundan TMK'nin 732.

maddesinden hareketle sadece üçüncü kişilere yapılacak devirler için ön alım hakkının öngörüldüğünün kabul edilemeyeceği, bu nedenle bölge adliye mahkemesinin buna yönelik gerekçesinin doğru olmadığı, bu durumda mahkemece TTK'nin 493/7, 340 ve Yürürlük Yasasının 28/7. maddesi gözetilerek esas sözleşmede yer alan bu hükmün TTK'nin 493/2 maddesi bağlamında haklı sebep oluşturup oluşturmayacağı, şirket yönetim kurulunun ana sözleşmenin bu hükmü nedeniyle davalı şahıslar arasında yapılan devri onaylamaktan kaçınması gerekip gerekmediği üzerinde durularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken TMK'nin 732. maddesinden hareketle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına,diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Dairemizce bozma ilamına uyulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davalı anonim şirketin paydaşlarının pay devrinde esas sözleşmenin 8/C maddesinde öngörülmüş bulunan önalım hakkının 6102 sayılı kanun hükümlerine göre önemli sebep oluşturup oluşturmadığı, yönetim kurulunun esas sözleşmede öngörülen önalım hakkını önemli sebep olarak değerlendirmesi gerekip gerekmediği ve yapılan devrin kabulüne ilişkin kararın geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6103 sayılı kanunun 28(7).maddesinde nama yazılı payların devrini red sebeplerini göstererek veya göstermeyerek sınırlandırmış bulunan anonim şirketlerin, TTK'nin yürürlüğü tarihinden itibaren bir yıl içinde esas sözleşmelerini değiştirerek, TTK'nin 492 ila 498.madde hükümlerine uyarlamak zorundadır.Aksi halde sınırlamalar geçersiz hale gelir"hükmünü haizdir.

Davalı şirketin ana sözleşmesinin belirlenen sürede değiştirilmediği hususunda ihtilaf yoktur. Borsaya kote edilmemiş nama yazılı payların devrine ilişkin TTK'nin 493(1) maddesinde, şirket esas sözleşmesinde öngörülmüş önemli sebebi ileri sürerek,.. Onay istemini reddedebilir, (2)pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümlerinin, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur .(7)esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz" denilmektedir. TTK'nin 492.madde kapsamında esas sözleşmelere bağlam hükmü konulabileceği kabul edildiği, ancak TTK'nin 493(1)maddesi uyarınca ancak esas sözleşmede öngörülmüş önemli sebeplere dayanarak onaydan kaçınabileceği düzenlendiğinden önalım hakkının kanunda (2)bentte öngörülmüş önemle sebeplerden sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmelidir.TTK 577/1-b maddesinde limited şirketlerin ana sözleşmesine konulabilecek hükümler de önalım hakkı bulunduğu halde anonim şirketlerde bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır.Kanunda sayılan önemli sebep sayılabilecek hususlar kapsamında değerlendirildiğinde ,davalı payları iktisap eden şirketin daha evvel pay devralarak 2013 yılında paydaş olduğu gözetildiğinde "pay sahipleri çevresinin bileşimine" ilişkin kıstas kapsamında sayılamayacaktır.

Zira 7 paydaş tarafından kurulan davalı şirkette daha evvel pay devralmak suretiyle pay sahipleri çevresine dahil olmuştur. Davacı ve diğer paydaşların önalım hakkı; kanunda gösterilen önemli sebeplerden, şirketin işletme konusu ve işletmenin ekonomik bağımsızlığı" kapsamında da kabul edilebilir bir husus sayılamayacaktır.TTK'nin 340(1) maddesinde öngörülmüş bulunan "Esas sözleşmenin bu kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir." TTK'nin 493(7) maddesinin "esas sözleşmenin devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz" hükümleri bir arada düşünüldüğünde de önalıma ilişkin bağlam hükmünün kanunda gösterilen önemli sebep kapsamında olmadığı,geçerli olmadığı, şirket yönetim kurulunun ana sözleşmenin bu hükmü nedeniyle davalı şahıslar arasında yapılan devri onaylamaktan kaçınamayacağı sonucuna varıldığından ,davacı ve davalı ...AŞ vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, hükmün gerekçesi değiştirildiğinden hükmün kaldırılmasına ,davanın reddine ve vekalet ücreti bakımından hükmü istinaf eden davalı lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmiştir.Hükmün bu kez davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Yargıtay 11 HD nin 2021/3132 esas,2022/5657 karar sayılı 08.09.2022 tarihli ilamı ile "Dava, davalı şirketin ana sözleşmesinde yer alan ön alım hakkı nedeniyle diğer davalı şahıslar arasında yapılan pay devir işleminin geçersizliği ile devir işlemini onaylayan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemesince; Dairemizin bozma ilamına uyularak şirket ana sözleşmesindeki pay devrini kısıtlayan hükümlerin 6102 sayılı TTK'deki kısıtlamaları aşan şartlar taşıdığı ve süresinde ana sözleşme değişikliği yapılmadığı, bu nedenle ana sözleşme hükümlerinin 6102 sayılı TTK karşısında geçerliliğinin kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak 6102 sayılı TTK'nin 492. maddesinde öngörülen bağlam kuralı, ana sözleşmedeki bağlam kuralını ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Diğer bir deyişle ana sözleşmenin 8/C-c. maddesi ortaklar arasında eşitlik ilkesini bozan bir hüküm içermemektedir. O halde davalı şirketin yönetim kurulunun, şirket ana sözleşme hükmüne aykırı olarak pay devrinin onaylanması yönündeki kararı ana sözleşmedeki bağlam kuralına aykırıdır.

Buna göre açıklanan nedenlerle istinaf mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." denilerek Dairemiz kararı bozulmuş usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur. Açıklanan nedenlerle davacı ile davalı Duyar ... AŞ ve ... ile dava dışı üçüncü kişinin %25 oranda eşit olarak paydaş bulundukları ... AŞ'nin 1/4 oranda dört paydaşı bulunduğu, %25 pay sahibi ...'ın önalım hakkı sahibi davacıya bildirmeden payını paydaş ... AŞ ne devir ettiği, davacı gibi pay devir alan ... ile dördüncü paydaşın da eşit olarak önalım hakları bulunduğu, sonuç itibariyle davacının %25 ... paylarında 1/3 oranda önalım hakkının bulunduğunun kabulü gerektiği,davalı tarafın 1/4 oranda önalım hakkının kullanılabileceği yolundaki itirazının satıcının da önalım hakkı kullanma hakkını kabulünü gerektireceğinden yerinde olmadığı;

davacının önalım hakkına tekabül eden davalı tarafından da hisselere ödendiği belirtilen 1.500.000-TL'nin 1/3 ü davalıya süre verilerek mahkeme veznesine depo ettirilmiş, davacı tarafından mahkeme veznesine depo edildiğinden hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı gereği davanın kabulüne, pay devrini onaylayan yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitine, dava dilekçesinde açıkça talep edildiğinden devir edilen payların 1/3 üne tekabül eden davalı ... adına olan payların iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı ... ve vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/01/2018 Tarih 2017/829 Esas 2018/46 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, Davanın kabulüne;davalı ... Tic AŞ nin %25 paydaşı ... tarafından davalı ... AŞ ne satılarak devir edilen %25 (325.000 sermayeye tekabül eden) payın devrini onayan yönetim kurulu kararının ve Davalı ...AŞnin pay defterinde davalı ... AŞ adına yapılan 03.04.2017 tarihli pay devir işleminin davacının önalım hakkına tekabül eden 1/3 oranda hükümsüzlüğünün tespiti ile 325.000-TL sermayeye tekabül eden payların 1/3 oranda davacı ...

adına kayıt ve tesciline, Davacı ... tarafından mahkeme veznesine depo edilen pay devir bedelinin (500.000-TL) karar kesinleştiğinde davalı ... AŞ ne ödenmesine, İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; "Alınması gereken 22.200,75-TL nispi karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 5.550,19-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 16.650,56-TL harcın davalı ... AŞ'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 5.581,59-TL peşin harçların maktu harca tekabül eden 211,30-TL'sinin tüm davalılardan, kalanının davalı ... AŞ'den tahsiliyle davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 275,70-TL posta masrafının davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine, davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 50.750-TL nispi vekalet ücretinin 17.900-TL’sinin müteselsilen tüm davalılardan, kalan 32.850‬-TL'nin davalı ...A.Ş.'den tahsiliyle davacıya ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ...

A.Ş. Tarafından ayrı ayrı yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde ayrı ayrı kendilerine iadesine, Davacı tarafça yapılan 265,88-TL istinaf yargı giderinin davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine, davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde davacı, davalı ..., ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda oy birliğiyle karar verildi. 04/10/2023

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.