Şirketin feshi | Tasfiye | Boşanma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2673 E. 2012/9107 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortaklığı↗ el koyma↗ kâr payı dağıtımı↗ şirketin feshi↗ kar payı↗ ortaklar kurulu kararı↗ davadan feragat↗ şikayet↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ feragat↗ limited şirket↗ kâr payı↗ havale↗ ek tasfiye↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr payı dağıtılamayacağı belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir ortaklar kurulu kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının kar payının tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan limitet şirketin ortakları olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden şikayetçi olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki şirketin feshi için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'ın tayin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kar payının tespiti ve tahsiline ilişkin ortaklar kurulu kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karşı dava yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; HUMK'nun 91. maddesine göre, feragat iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Karşı davacı vekili hükmü temyiz etmişse de, 01.04.2011 havale tarihli dilekçesiyle karşı davadan feragat ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkündür. Bu durum karşısında, karşı davacı vekilinin davadan feragat dilekçesinin mahkemece değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/183 E. 2010/7161 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına ortaklar kurulunca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
Dava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
Tarafların ortağı bulundukları şirket iki ortaklı «limited şirkettir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · temsil · husumet
Benzer bu karardaHer ne kadar davada «husumetin» şirkete yöneltilmiş olması gerekirse de, şirketin iki ortaklı olması ve davada da bu nedenle şirketi diğer ortağın «temsil» etmesi nedeniyle bu yanılgı sonuca etkili görülmemiştir.
Dava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · ortaklık sözleşmesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin «husumetten» red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, «ortaklık sözleşmesinde» aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2000/10112 E. 2001/1024 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · şirketin feshi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar «kar payı» dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» gerçekleştiği gerekçesiyle, «şirketin feshine», 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, «kar payının» ne şekilde «dağıtılacağı» da düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · şirket zararı · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar «kar payı» dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» gerçekleştiği gerekçesiyle, «şirketin feshine», 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
« O halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası getirtilerek, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda inceleme yapılmak ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile «kar payının» tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
… ediklerini, sürekli zarar gösterdiklerini ve yıllardır kar dağıtmadıklarını iddia etmiş, davalıların birtakımı ilk oturuma gelerek iddianın doğru olmadığını, davalı «şirketin zarar» ettiği ve kar dağıtmadığının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlar, davacının oğlu olan Yılmaz ise, iddianın gerçek olduğunu beyan etmiştir.
2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/902 E. 2015/13883 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası da getirtilerek, kâr «payı dağıtılması» konusunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararının bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu konuda alınmış bir karar yoksa «kar payı alacağının» talep edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile kâr payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
TTK'nın 533'üncü maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortakların, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534'üncü maddesi yollamasıyla 469'uncu maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde, kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, mahkemece görüşüne başvurulan 07.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin kâr «dağıtılması» konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu konuda başkaca bir araştırma yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · ödeme savunması · kâr payı alacağı · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · ikrar · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaD..'ın ise 1.840 TL kâr «payı alacağının» bulunduğu, diğer davalılar açısından ise «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar H..
O halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası da getirtilerek, kâr «payı dağıtılması» konusunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararının bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu konuda alınmış bir karar yoksa «kar payı alacağının» talep edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile kâr payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
D..'ın ödünç verdiği paradan dolayı davalı şirketten 186.033,20 TL alacağı ile 12.880 TL kâr «payı alacağının», davacı F..
D..'ın alacak davasının kısmen kabulü ile 186.033,20 TL'nin 15.000 TL'sinin dava, bakiyesinin 29/03/2012 «ıslah», kâr «payı alacağı» davasının kısmen kabulü ile 12.880 TL'nin dava tarihinden itibaren, davacı F..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2774 E. 2010/9902 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · şirketin feshi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · tasfiye memuru · fesih · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
Şti'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir ...'ın tayin edilmesine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket «defterlerinin» usulsüz tutulduğu, «masrafların» olması gerekenden yüksek gösterildiği, şirket faaliyet alanı ile ilgili olmayan masrafların da şirket üzerinde bırakıldığı, bu nedenlerle de davalı şirket kayıtlarına göre yapılan hesaplamanın değil de aynı alanda faaliyet gösteren emsal şirket kazancına göre şirket kârının hesaplanması gerektiği, hesaplanan davalı şirket karının 117.330,00 TL ve davacı hissesine düşen miktarın 20.532,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 5.500,00 TL ücret takdirine, davacı istemi ile bağlı kalınarak 5.500,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr «payı dağıtımına» ilişkin kararı bulunmamasına rağmen, yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı bir şekilde inceleme yapılmak suretiyle kâr payı istemi hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalılardan ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava ile «şirketin feshi» ve «kar payının» tahsili istendiğine göre, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · dosya masrafı · eksik inceleme · temerrüt · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket «defterlerinin» usulsüz tutulduğu, «masrafların» olması gerekenden yüksek gösterildiği, şirket faaliyet alanı ile ilgili olmayan masrafların da şirket üzerinde bırakıldığı, bu nedenlerle de davalı şirket kayıtlarına göre yapılan hesaplamanın değil de aynı alanda faaliyet gösteren emsal şirket kazancına göre şirket kârının hesaplanması gerektiği, hesaplanan davalı şirket karının 117.330,00 TL ve davacı hissesine düşen miktarın 20.532,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 5.500,00 TL ücret takdirine, davacı istemi ile bağlı kalınarak 5.500,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Davalılardan ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava ile «şirketin feshi» ve «kar payının» tahsili istendiğine göre, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi yeterlidir.
-
Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10601 E. 2012/20585 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · şirketin feshi · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2) Dava, «şirket müdürlerinin azli» ve «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında «istifa» etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdürlükten istifa · müdürün azli · kar payı dağıtımı · davanın konusuz kalması · şirket müdürlüğü · istifa · şirket müdürü · müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2) Dava, «şirket müdürlerinin azli» ve «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında «istifa» etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında «davanın konusuz kalması» halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek bu duruma göre «yargılama gideri» ve avukatlık ücreti takdir edilecektir.
Davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunmadığı kabul edildiğinden, konusuz kalan «şirket müdürü» ...'ün azline ilişkin davada, davacının haksız olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1011 E. 2012/287 K.
Ortak:limited şirket ortaklığı · kâr payı dağıtımı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı davacı vekili hükmü temyiz etmişse de, 01.04.2011 «havale» tarihli dilekçesiyle karşı «davadan feragat» ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, «limitet şirket ortaklığına» dayalı kâr «payının» tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca, TTK'nun 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca kâr «payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalı gerçek kişinin diğer davalı «limited şirketin ortakları» oldukları, davalı gerçek kişinin bu ortaklığın tek başına «temsil» ve ilzama yetkili müdürü bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · ortaklık sözleşmesi · tüzel kişilik · temsil · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… emece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılar ile davalı gerçek kişinin diğer davalı şirketin ortakları oldukları, «temsil» «yetkisinin» davalı ortakta bulunduğu, işletilen apart otel nedeniyle tur firmaları ile sözleşmeler yapıldığı, gelirler elde edildiği, faaliyetinin kesintisiz devam ettiği, gelirin kayıtlara yansıtılandan fazla olduğu, sunulan sözleşmelerin de bu durumu teyit ettiği, katılan Halit Seral’ın taraflardan ayrı bir talebinin bulunduğu, bu talebi yönünden işbu davada hüküm kurulmayacağı, bedel bakımından «son» bilirkişi raporunun esas alındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 18.497 Euronun, birleşen davada 36.993 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmişt …
Şüphesiz ki, TTK ve anasözleşmede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde «limited şirket ortağı» için tahakkuk eden kâr «payının» limited şirket «tüzel kişiliğinden» talep edilmesi gereklidir.
Asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalı gerçek kişinin diğer davalı «limited şirketin ortakları» oldukları, davalı gerçek kişinin bu ortaklığın tek başına «temsil» ve ilzama yetkili müdürü bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.
TTK'nun 533. maddesi hükmü uyarınca, «ortaklık sözleşmesinde» aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kârdan pay alma hakkına sahiptirler.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2673 E. , 2012/9107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/07/2010 tarih ve 2009/436-2010/362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, davacı ile davalının Yener Su Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.'ni 04.09.2008 tarihli şirket ana sözleşmesi ile kurduklarını, iki ortağın şirkette % 50 oranında ortak olduklarını, davalının 3 yıllığına şirket müdürü olduğunu, taraflar arasında boşanma davası bulunduğunu ve huzursuzluğun hat safhada olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı olmasına rağmen şirketin bilanço, kâr zarar hesaplarını, defter tutanaklarını inceleyemediğini, şirket müdürü olan davalının şirketle ilgili bilgi ve belgeleri müvekkilinden gizlediğini, şirketin 2008 yılı bilançosuna ve 2009 yılı muhasebe kayıtlarında görülen net karına rağmen safi kâr payını yarı yarıya olan mevcut hisse oranlarına göre alınacak karar çerçevesinde dağıtması gerekirken usulsüz bir şekilde dağıtmayarak uhdesinde tuttuğunu, davalının başka bir şirket kurduğunu ileri sürerek müvekkilinin hissesi oranında dağıtılabilir kâr payının tespitine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nın davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ... vekili, boşanma davasının devam ettiğini, ortaklar arasında kar paylaşımı konusunda bir karar alınmadığını, müvekkilinin hiçbir bilgi ve belgeyi davacıdan saklamadığını, tarafların bir araya gelmelerinin imkansız olduğunu ileri sürerek asıl davanın reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, mahkemece resen tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr payı dağıtılamayacağı belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir ortaklar kurulu kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının kar payının tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan limitet şirketin ortakları olan Ebru Koç ve ...
arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden şikayetçi olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki şirketin feshi için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'ın tayin edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kar payının tespiti ve tahsiline ilişkin ortaklar kurulu kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karşı dava yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; HUMK'nun 91. maddesine göre, feragat iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Karşı davacı vekili hükmü temyiz etmişse de, 01.04.2011 havale tarihli dilekçesiyle karşı davadan feragat ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkündür. Bu durum karşısında, karşı davacı vekilinin davadan feragat dilekçesinin mahkemece değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın karşı davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı - karşı davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı - karşı davacıya iadesine, 28.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059582800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz