Sıfat yokluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12240 E. 2013/10341 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sıfat yokluğu↗ kâr payı dağıtımı↗ ortaklık sözleşmesi↗ kar payı↗ ortaklar kurulu kararı↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ kâr payı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL kar payı alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin husumetten red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, ortaklık sözleşmesinde aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler. Bir sermaye ortaklığı olan limited şirketlerde de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın dağıtılması gerekmektedir. Mülga TTK'nın 534. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 469. maddesi uyarınca, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve anasözleşme hükümleri uyarınca ayrılması gerekli diğer paraların da safi kardan mahsubu zorunludur. Ayrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca kar payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr payının dağıtılması mümkün bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin dava konusu edilen dönem bakımından karın dağıtılması hususunda alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin 1 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/183 E. 2010/7161 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına ortaklar kurulunca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
Tarafların ortağı bulundukları şirket iki ortaklı «limited şirkettir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · el koyma · temsil
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
Her ne kadar davada «husumetin» şirkete yöneltilmiş olması gerekirse de, şirketin iki ortaklı olması ve davada da bu nedenle şirketi diğer ortağın «temsil» etmesi nedeniyle bu yanılgı sonuca etkili görülmemiştir.
TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına ortaklar kurulunca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1011 E. 2012/287 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · ortaklık sözleşmesi · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, TTK'nun 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca kâr «payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Asıl ve birleşen dava, «limitet şirket ortaklığına» dayalı kâr «payının» tahsili istemine ilişkindir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre kârın «dağıtılması» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · limited şirket ortaklığı · tüzel kişilik · yetkisizlik kararı · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… emece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılar ile davalı gerçek kişinin diğer davalı şirketin ortakları oldukları, «temsil» «yetkisinin» davalı ortakta bulunduğu, işletilen apart otel nedeniyle tur firmaları ile sözleşmeler yapıldığı, gelirler elde edildiği, faaliyetinin kesintisiz devam ettiği, gelirin kayıtlara yansıtılandan fazla olduğu, sunulan sözleşmelerin de bu durumu teyit ettiği, katılan Halit Seral’ın taraflardan ayrı bir talebinin bulunduğu, bu talebi yönünden işbu davada hüküm kurulmayacağı, bedel bakımından «son» bilirkişi raporunun esas alındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 18.497 Euronun, birleşen davada 36.993 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmişt …
Asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalı gerçek kişinin diğer davalı «limited şirketin ortakları» oldukları, davalı gerçek kişinin bu ortaklığın tek başına «temsil» ve ilzama yetkili müdürü bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.
Şüphesiz ki, TTK ve anasözleşmede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde «limited şirket ortağı» için tahakkuk eden kâr «payının» limited şirket «tüzel kişiliğinden» talep edilmesi gereklidir.
Asıl ve birleşen dava, «limitet şirket ortaklığına» dayalı kâr «payının» tahsili istemine ilişkindir.
-
Şirketin feshi | Tasfiye | Boşanma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2673 E. 2012/9107 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · el koyma · şirketin feshi · davadan feragat · şikayet · tasfiye memuru · fesih · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
Şti'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir ...'ın tayin edilmesine karar verilmiştir.
Karşı davacı vekili hükmü temyiz etmişse de, 01.04.2011 «havale» tarihli dilekçesiyle karşı «davadan feragat» ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmıştır.
Hüküm kesinleşinceye kadar «davadan feragat» mümkündür.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16155 E. 2013/20847 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortağının» «kar payı alacağı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davacı %10 hissesine düşen «kar payının» 2003-2010 dönemi için 2.681,30 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.681,30 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu cümleden de anlaşılacağı üzere, karın «dağıtımına» «ortaklar kurulu» karar verir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kar dağıtımı · limited şirket ortağı · kâr payı alacağı · el koyma · ortaklıktan çıkarılma · zamanaşımı defi · yetki
Benzer bu karardaDava, «limited şirket ortağının» «kar payı alacağı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı sayılan limited «ortaklıkta, çıkarılan» ticari bilançoya göre saptanan «kar dağıtılabilir».
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmadan, tespit edilen «kar payı alacağının» tahsiline ilişkin hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bu yön itibariyle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı, davacı %10 hissesine düşen «kar payının» 2003-2010 dönemi için 2.681,30 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.681,30 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10601 E. 2012/20585 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdürlükten istifa · müdürün azli · kar payı dağıtımı · davanın konusuz kalması · şirket müdürlüğü · şirketin feshi · istifa · şirket müdürü
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2) Dava, «şirket müdürlerinin azli» ve «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında «istifa» etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında «davanın konusuz kalması» halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek bu duruma göre «yargılama gideri» ve avukatlık ücreti takdir edilecektir.
Davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunmadığı kabul edildiğinden, konusuz kalan «şirket müdürü» ...'ün azline ilişkin davada, davacının haksız olduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12240 E. , 2013/10341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu(Kapatılan) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2011/620-2012/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %50 hissedar olduklarını, şirket müdürü davalı ...'ın şirketin kurulduğu tarihten bu yana yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin mali durumu ile ilgili hiçbir bilgilendirmede bulunmadığını, hak etmiş oldukları kar paylarını ödemediğini ileri sürerek davacı ... için 56.740,00 TL, davacı ... için 56.740,00 TL kâr paylarının ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı şirketin daha önce tamamen borca batık durumda olduğunu, müvekkili ...'ın şirketi basiretli, doğru ve dürüst yönetimi ile ayağa kaldırdığını, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL kar payı alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin husumetten red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, ortaklık sözleşmesinde aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler. Bir sermaye ortaklığı olan limited şirketlerde de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın dağıtılması gerekmektedir. Mülga TTK'nın 534. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 469. maddesi uyarınca, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve anasözleşme hükümleri uyarınca ayrılması gerekli diğer paraların da safi kardan mahsubu zorunludur. Ayrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca kar payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr payının dağıtılması mümkün bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirketin dava konusu edilen dönem bakımından karın dağıtılması hususunda alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin 1 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin husumetten red kararına yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı şirket yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 522,70 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522076500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz