6102TTK Türk Ticaret Kanunu

El koyma

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2774 E. 2010/9902 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma kâr payı dağıtımı şirketin feshi kar payı tasfiye memuru atanması ortaklar kurulu kararı tasfiye memuru fesih kâr dağıtımı limited şirket kâr payı ek tasfiye dosya masrafı eksik inceleme temerrüt husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 533TTK 549

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket defterlerinin usulsüz tutulduğu, masrafların olması gerekenden yüksek gösterildiği, şirket faaliyet alanı ile ilgili olmayan masrafların da şirket üzerinde bırakıldığı, bu nedenlerle de davalı şirket kayıtlarına göre yapılan hesaplamanın değil de aynı alanda faaliyet gösteren emsal şirket kazancına göre şirket kârının hesaplanması gerektiği, hesaplanan davalı şirket karının 117.330,00 TL ve davacı hissesine düşen miktarın 20.532,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna 5.500,00 TL ücret takdirine, davacı istemi ile bağlı kalınarak 5.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, TTK'nun 549/4. maddesi uyarınca Limited Şirketin haklı nedenlerle feshi ve şirket karının davacı hissesi oranında tahsili istemine ilişkindir.

TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş safi kârdan pay alacakları düzenlenmiştir. Yine aynı Yasa'nın 539/1-4. maddesi hükmüne göre safi karın kullanma biçimi ortaklar kuruluna aitttir. Ortaklar kurulu kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe bir ortağın dava açarak kendisine ait kârı istemesi olanaksızdır.

Bu durumda, mahkemece, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr payı dağıtımına ilişkin kararı bulunmamasına rağmen, yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı bir şekilde inceleme yapılmak suretiyle kâr payı istemi hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

3-Davalılardan ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava ile şirketin feshi ve kar payının tahsili istendiğine göre, husumetin sadece şirkete yöneltilmesi yeterlidir.

Bu durumda, mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2001 E. 2011/5672 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Limited şirket ortağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/183 E. 2010/7161 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi | Tasfiye | Boşanma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2673 E. 2012/9107 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Kar payı alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16155 E. 2013/20847 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2774 E.  ,  2010/9902 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2005/273 - 2008/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... ile birlikte diğer davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin tüm iş ve işlemlerinin davalı gerçek kişinin konrolünde olduğunu, davalı ...'nin şirket gelirlerini gizlediğini, masrafları fazla gösterdiğini ve kâr payı dağıtmadığını ileri sürerek, şimdilik kâr payı karşılığı olmak üzere 5.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline ve davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket defterlerinin usulsüz tutulduğu, masrafların olması gerekenden yüksek gösterildiği, şirket faaliyet alanı ile ilgili olmayan masrafların da şirket üzerinde bırakıldığı, bu nedenlerle de davalı şirket kayıtlarına göre yapılan hesaplamanın değil de aynı alanda faaliyet gösteren emsal şirket kazancına göre şirket kârının hesaplanması gerektiği, hesaplanan davalı şirket karının 117.330,00 TL ve davacı hissesine düşen miktarın 20.532,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına, tasfiye memuruna 5.500,00 TL ücret takdirine, davacı istemi ile bağlı kalınarak 5.500,00 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, TTK'nun 549/4. maddesi uyarınca Limited Şirketin haklı nedenlerle feshi ve şirket karının davacı hissesi oranında tahsili istemine ilişkindir.

TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş safi kârdan pay alacakları düzenlenmiştir. Yine aynı Yasa'nın 539/1-4. maddesi hükmüne göre safi karın kullanma biçimi ortaklar kuruluna aitttir. Ortaklar kurulu kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe bir ortağın dava açarak kendisine ait kârı istemesi olanaksızdır.

Bu durumda, mahkemece, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr payı dağıtımına ilişkin kararı bulunmamasına rağmen, yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı bir şekilde inceleme yapılmak suretiyle kâr payı istemi hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

3-Davalılardan ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava ile şirketin feshi ve kar payının tahsili istendiğine göre, husumetin sadece şirkete yöneltilmesi yeterlidir.

Bu durumda, mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031777200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.