Ticari Şirket Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2000/10112 E. 2001/1024 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı dağıtımı↗ kar dağıtımı↗ el koyma↗ kâr payı dağıtımı↗ şirketin feshi↗ kar payı↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar kar payı dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik sebebin gerçekleştiği gerekçesiyle, şirketin feshine, 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Hakkı ve Yılmaz temyiz etmişlerdir.
1- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, Limited Şirketin haklı nedenlerle feshi ve aynı Kanunun 533. maddesi gereğince, kar payı tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin diğer ortakları olan gerçek kişi davalıların müvekkilinin yaşlı ve hasta olması nedeniyle kendisini horladıklarını, hesaplardan haberdar etmediklerini, sürekli zarar gösterdiklerini ve yıllardır kar dağıtmadıklarını iddia etmiş, davalıların birtakımı ilk oturuma gelerek iddianın doğru olmadığını, davalı şirketin zarar ettiği ve kar dağıtmadığının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlar, davacının oğlu olan Yılmaz ise, iddianın gerçek olduğunu beyan etmiştir. Ancak, hükme dayanak bilirkişi raporunda davalı şirketin hiç zarar etmediği, her yıl kar ettiği fakat 1997 yılından itibaren kar dağıtmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, davacı ortağın diğer ortaklarca dışlandığı, horlandığı hususunda soyut iddiadan başka bir kanıt sunulmamıştır. Bu durumda davalı şirketin gayesini gerçekleştiremeyeceği ve haklı nedenlerle feshi koşullarının oluştuğu somut kanıtlarda kanıtlanmadığından, davacının feshe ilişkin isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davacının kar payı istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kar payı dağıtılamayacağı belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür. Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, kar payının ne şekilde dağıtılacağı da düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı şirketin kar dağıtılması, ya da dağıtılmaması konusunda bir ortaklar kurulu kararı olup olmadığı, davacının yönetimden genel kurula bu konuda bir gündem maddesi koymasını talep edip etmediği dosya içeriğinden anlaşılmamıştır.
«
O halde mahkemece, davalı şirketin ticaret sicil dosyası getirtilerek, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda inceleme yapılmak ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile kar payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/183 E. 2010/7161 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, «kar payının» ne şekilde «dağıtılacağı» da düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar «kar payı» dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» gerçekleştiği gerekçesiyle, «şirketin feshine», 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına ortaklar kurulunca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
Dava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
Tarafların ortağı bulundukları şirket iki ortaklı «limited şirkettir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · temsil · husumet
Benzer bu karardaHer ne kadar davada «husumetin» şirkete yöneltilmiş olması gerekirse de, şirketin iki ortaklı olması ve davada da bu nedenle şirketi diğer ortağın «temsil» etmesi nedeniyle bu yanılgı sonuca etkili görülmemiştir.
Dava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
-
Şirketin feshi | Tasfiye | Boşanma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2673 E. 2012/9107 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · şirketin feshi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar «kar payı» dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» gerçekleştiği gerekçesiyle, «şirketin feshine», 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, «kar payının» ne şekilde «dağıtılacağı» da düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · davadan feragat · şikayet · tasfiye memuru · fesih · feragat · havale · ek tasfiye
Benzer bu karardaŞti'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir ...'ın tayin edilmesine karar verilmiştir.
Karşı davacı vekili hükmü temyiz etmişse de, 01.04.2011 «havale» tarihli dilekçesiyle karşı «davadan feragat» ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
Hüküm kesinleşinceye kadar «davadan feragat» mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, «kar payının» ne şekilde «dağıtılacağı» da düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar «kar payı» dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» gerçekleştiği gerekçesiyle, «şirketin feshine», 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · ortaklık sözleşmesi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin «husumetten» red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, «ortaklık sözleşmesinde» aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2774 E. 2010/9902 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · şirketin feshi · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · kâr payı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan «bilirkişi incelemesinde», davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar «kar payı» dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik «sebebin» gerçekleştiği gerekçesiyle, «şirketin feshine», 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, «kar payının» ne şekilde «dağıtılacağı» da düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, davalı şirket ortaklar kurulunun kâr «payı dağıtımına» ilişkin kararı bulunmamasına rağmen, yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı bir şekilde inceleme yapılmak suretiyle kâr payı istemi hakkında davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalılardan ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava ile «şirketin feshi» ve «kar payının» tahsili istendiğine göre, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi yeterlidir.
TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette, yıllık bilançoya göre, elde edilmiş safi kârdan pay alacakları düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · dosya masrafı · temerrüt · husumet · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket «defterlerinin» usulsüz tutulduğu, «masrafların» olması gerekenden yüksek gösterildiği, şirket faaliyet alanı ile ilgili olmayan masrafların da şirket üzerinde bırakıldığı, bu nedenlerle de davalı şirket kayıtlarına göre yapılan hesaplamanın değil de aynı alanda faaliyet gösteren emsal şirket kazancına göre şirket kârının hesaplanması gerektiği, hesaplanan davalı şirket karının 117.330,00 TL ve davacı hissesine düşen miktarın 20.532,00 TL olduğu gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», tasfiye memuruna 5.500,00 TL ücret takdirine, davacı istemi ile bağlı kalınarak 5.500,00 TL'nın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
3-Davalılardan ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; dava ile «şirketin feshi» ve «kar payının» tahsili istendiğine göre, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi yeterlidir.
Bu durumda, mahkemece, davalılardan ... aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/902 E. 2015/13883 K.
Ortak:el koyma · kâr payı dağıtımı · kar payı · ortaklar kurulu kararı · kâr dağıtımı · kâr payı · ticaret sicili · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Öte yandan, davacının «kar payı» istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça «kar payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür.
« O halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası getirtilerek, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda inceleme yapılmak ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile «kar payının» tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, «kar payının» ne şekilde «dağıtılacağı» da düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası da getirtilerek, kâr «payı dağıtılması» konusunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararının bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu konuda alınmış bir karar yoksa «kar payı alacağının» talep edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile kâr payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
TTK'nın 533'üncü maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortakların, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534'üncü maddesi yollamasıyla 469'uncu maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde, kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
Somut olayda, mahkemece görüşüne başvurulan 07.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin kâr «dağıtılması» konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının bulunmadığı bildirilmiş, mahkemece bu konuda başkaca bir araştırma yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · ödeme savunması · kâr payı alacağı · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · ikrar · pasif husumet · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaD..'ın ise 1.840 TL kâr «payı alacağının» bulunduğu, diğer davalılar açısından ise «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar H..
O halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası da getirtilerek, kâr «payı dağıtılması» konusunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararının bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu konuda alınmış bir karar yoksa «kar payı alacağının» talep edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile kâr payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
D..'ın ödünç verdiği paradan dolayı davalı şirketten 186.033,20 TL alacağı ile 12.880 TL kâr «payı alacağının», davacı F..
D..'ın alacak davasının kısmen kabulü ile 186.033,20 TL'nin 15.000 TL'sinin dava, bakiyesinin 29/03/2012 «ıslah», kâr «payı alacağı» davasının kısmen kabulü ile 12.880 TL'nin dava tarihinden itibaren, davacı F..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2000/10112 E., 2001/1024 K.
11. Hukuk Dairesi 2000/10112 E., 2001/1024 K.
HAKLI NEDENLERLE FESİH
KARA İŞTİRAK
LİMİTED ŞİRKET
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Antalya Asliye Dördüncü Hukuk Mahkemesince verilen 22.9.2000 tarih ve 1999/63 - 2000/1335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Yılmaz .......... Petrol, Hakkı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile gerçek kişi davalıların diğer davalı Limited Şirketi kurduklarını,, müvekkilinin ayni sermaye ile katıldığını ve tahsis ettiği taşınmaz üzerinde petrol istasyonu kurulduğunu, davalı Hakkı ve Ramazan'ın şirketin müdürü olduklarını, şirketin faaliyetleri ve hesapları hakkında kendisine bilgi verilmediğini, kendisini şirkete sokmadıklarını, yaşlı olması nedeniyle horladıklarını, işletmeyi zararda göstererek kar payı da ödemediklerini ileri sürerek, şirketin feshi ile, şimdilik 220.000.000.TL maddi zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Ramazan ve Hakkı, iddianın doğru olmadığını, şirketi davacının oğlu diğer ortak Yılmaz'ın yönettiğini, davacının oğlu Yılmaz ile anlaşmazlığı olduğu zaman şirketin feshini istediğini, şirketin zarar ettiği ve kendisine kar verilmediği iddialarının doğru olmadığını savunmuşlardır.
Davalı Yılmaz, iddianın doğru olduğunu, şirketin işlerini diğer davalıların yürüttüklerini, şirketin hesapları hakkında bilgi vermediklerini, kar dağıtmadıklarını ve davayı kabul ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalı şirketin kuruluşundan 1997 yılına kadar kar payı dağıttığı 1997'den bu yana kar payı ödemediği, ortakların 10.489.537.760.TL alacaklı olduğu, şirket kayıtlarının sağlıklı bir şekilde tutulmadığı, davacının yaşlı ve şirket işlerini bilmemesi nedeniyle horlandığı, şirkete sokulmadığı, şirket işleri hakkında bilgilendirilmediği, huzursuzluk ve geçimsizlik nedeniyle şirketin kuruluş amacının gerçekleşmediği ve TTK.nun 549/3. maddesinde belirtilen muhik sebebin gerçekleştiği gerekçesiyle, şirketin feshine, 220.000.000.TL kar payının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar Hakkı ve Yılmaz temyiz etmişlerdir.
1- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, Limited Şirketin haklı nedenlerle feshi ve aynı Kanunun 533. maddesi gereğince, kar payı tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu davalı şirketin diğer ortakları olan gerçek kişi davalıların müvekkilinin yaşlı ve hasta olması nedeniyle kendisini horladıklarını, hesaplardan haberdar etmediklerini, sürekli zarar gösterdiklerini ve yıllardır kar dağıtmadıklarını iddia etmiş, davalıların birtakımı ilk oturuma gelerek iddianın doğru olmadığını, davalı şirketin zarar ettiği ve kar dağıtmadığının gerçeği yansıtmadığını savunmuşlar, davacının oğlu olan Yılmaz ise, iddianın gerçek olduğunu beyan etmiştir. Ancak, hükme dayanak bilirkişi raporunda davalı şirketin hiç zarar etmediği, her yıl kar ettiği fakat 1997 yılından itibaren kar dağıtmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, davacı ortağın diğer ortaklarca dışlandığı, horlandığı hususunda soyut iddiadan başka bir kanıt sunulmamıştır.
Bu durumda davalı şirketin gayesini gerçekleştiremeyeceği ve haklı nedenlerle feshi koşullarının oluştuğu somut kanıtlarda kanıtlanmadığından, davacının feshe ilişkin isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, davacının kar payı istemine gelince; TTK.nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kardan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanunun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kar payı dağıtılamayacağı belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağı öngörülmüştür. Ayrıca davalı şirketin Ana sözleşmesinin 13. maddesinde, kar payının ne şekilde dağıtılacağı da düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı şirketin kar dağıtılması, ya da dağıtılmaması konusunda bir ortaklar kurulu kararı olup olmadığı, davacının yönetimden genel kurula bu konuda bir gündem maddesi koymasını talep edip etmediği dosya içeriğinden anlaşılmamıştır.
«
O halde mahkemece, davalı şirketin ticaret sicil dosyası getirtilerek, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda inceleme yapılmak ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, bu hususlar araştırılmadan eksik inceleme ile kar payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.
Sonuç : Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle, kararın davalılar yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.2.2001 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16339400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz