Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10601 E. 2012/20585 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürlükten istifa↗ müdürün azli↗ kar payı dağıtımı↗ davanın konusuz kalması↗ kâr payı dağıtımı↗ şirket müdürlüğü↗ şirketin feshi↗ istifa↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kar payı↗ şirket müdürü↗ müteselsil sorumluluk↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yargılama gideri↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün şirket müdürlüğünden istifa ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının şirketin feshini gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, şirket müdürlerinin azli ve şirketin feshi istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında istifa etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek bu duruma göre yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdir edilecektir. Davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunmadığı kabul edildiğinden, konusuz kalan şirket müdürü ...'ün azline ilişkin davada, davacının haksız olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğinde ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden, mahkemece her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/183 E. 2010/7161 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına ortaklar kurulunca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
Dava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · el koyma · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · temsil · husumet
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin ortağı» olan davacının «kar payı» istemine ilişkindir.
Her ne kadar davada «husumetin» şirkete yöneltilmiş olması gerekirse de, şirketin iki ortaklı olması ve davada da bu nedenle şirketi diğer ortağın «temsil» etmesi nedeniyle bu yanılgı sonuca etkili görülmemiştir.
Tarafların ortağı bulundukları şirket iki ortaklı «limited şirkettir».
TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına ortaklar kurulunca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · ortaklık sözleşmesi · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin «husumetten» red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, «ortaklık sözleşmesinde» aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
-
Şirketin feshi | Tasfiye | Boşanma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2673 E. 2012/9107 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · şirketin feshi · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2) Dava, «şirket müdürlerinin azli» ve «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında «istifa» etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «kar payının» tespiti ve tahsiline ilişkin «ortaklar kurulu» kararının bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · el koyma · ortaklar kurulu kararı · davadan feragat · şikayet · tasfiye memuru · fesih · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, TTK'nun 533. maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortaklar, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nisbette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun'un 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağının öngörüldüğü, davalı şirketin kâr dağıtılması konusunda bir «ortaklar kurulu» kararının olmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalının «kar payının» tespiti ve tahsili davasının reddine, iki ortaklı olan «limitet şirketin ortakları» olan Ebru Koç ve ... arasında boşanma davasının ve her iki ortağın ayrı ayrı birbirinden «şikayetçi» olmaları nedeniyle açılmış ceza davalarının devam etmesi nedeniyle ortaklar arasında ciddi anlaşmazlık bulunduğu, uyum ve güvenin bozulduğu, şirket ortağı ...'un davalı şirketin faaliyet alanındaki konularda başka bir şirkete ortak olduğu, ortakların bundan sonra bir araya gelerek ticari faaliyette bulunmasına imkan kalmadığı, TTK'nun 549/4. maddesindeki «şirketin feshi» için gerekli haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının davasının kabulüne, Yenersu Özel Sağlık Hizmetleri Ltd.
Şti'nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» olarak mali müşavir ...'ın tayin edilmesine karar verilmiştir.
Karşı davacı vekili hükmü temyiz etmişse de, 01.04.2011 «havale» tarihli dilekçesiyle karşı «davadan feragat» ettiğini bildirmiş, vekaletnamesinde davadan feragat «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmıştır.
Hüküm kesinleşinceye kadar «davadan feragat» mümkündür.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/902 E. 2015/13883 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün «şirket müdürlüğünden istifa» ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve «kar payı dağıtılmasına» genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının «şirketin feshini» gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası da getirtilerek, kâr «payı dağıtılması» konusunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararının bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu konuda alınmış bir karar yoksa «kar payı alacağının» talep edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile kâr payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
TTK'nın 533'üncü maddesinde, şirket mukavelesinde aksine hüküm bulunmadıkça ortakların, sermaye «koyma» borçlarını yerine getirdiği nispette yıllık bilançoya göre elde edilmiş safi kârdan pay alacakları öngörülmüş ise de, aynı Kanun’un 534'üncü maddesi yollamasıyla 469'uncu maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr «payı dağıtılamayacağı» belirtildiği gibi, aynı şekilde anılan madde hükmünde, kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür.
D..'ın ödünç verdiği paradan dolayı davalı şirketten 186.033,20 TL alacağı ile 12.880 TL kâr «payı alacağının», davacı F..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · ödeme savunması · kâr payı alacağı · el koyma · pasif husumet ehliyeti · ortaklar kurulu kararı · husumet ehliyeti · ikrar
Benzer bu karardaD..'ın ise 1.840 TL kâr «payı alacağının» bulunduğu, diğer davalılar açısından ise «pasif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davalılar H..
O halde mahkemece, davalı şirketin «ticaret sicil» dosyası da getirtilerek, kâr «payı dağıtılması» konusunda alınmış bir «ortaklar kurulu» kararının bulunup bulunmadığının incelenmesi, bu konuda alınmış bir karar yoksa «kar payı alacağının» talep edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan «eksik inceleme» ile kâr payının tahsiline karar verilmesi isabetli olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
D..'ın ödünç verdiği paradan dolayı davalı şirketten 186.033,20 TL alacağı ile 12.880 TL kâr «payı alacağının», davacı F..
D..'ın alacak davasının kısmen kabulü ile 186.033,20 TL'nin 15.000 TL'sinin dava, bakiyesinin 29/03/2012 «ıslah», kâr «payı alacağı» davasının kısmen kabulü ile 12.880 TL'nin dava tarihinden itibaren, davacı F..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10601 E. , 2012/20585 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.02.2011 tarih ve 2005/122-2011/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalılardan ... ve ...'ın şirket müdürü olarak görev yaptıklarını, şirket müdürünün ortaklar kurulunu şirketin mali mevcudu ve kar payı dağıtımı konusunda toplantıya hiç davet etmediğini, şirketin kötü yönetildiğini, şirketin fahiş miktarda borçlandırıldığını ileri sürerek, şirket müdürlerinin azlini, şirketin feshi ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve davalı ... vekili, müvekkili ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, şirketin feshine ilişkin nedenin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin 2006 yılında davalı şirket müdürlüğünden istifa ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı ...'ün şirket müdürlüğünden istifa ettiği, TTK.'nun 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça ve kar payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kar payı dağıtılmayacağının öngörüldüğü, davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunamadığı, dava konusu olayda, davacının şirketin feshini gerektirir haklı nedenden açıkça bahsetmediği, böylece taleplerin sübuta ermediği gerekçesiyle; davalı ...'e karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, şirket müdürlerinin azli ve şirketin feshi istemine ilişkin olup, mahkemece yargılama sırasında istifa etmesi sebebiyle davalı ...'e karşı açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında davanın konusuz kalması halinde mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haksız olduğu tespit edilerek bu duruma göre yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdir edilecektir. Davalı müdürlerin basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi hallerinin tespit olunmadığı kabul edildiğinden, konusuz kalan şirket müdürü ...'ün azline ilişkin davada, davacının haksız olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğinde ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden, mahkemece her bir davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM fıkrasının 5. ve 6. bentlerinin karardan çıkartılmasına, çıkartılan bu bentler yerine “Davalı ..., davalı şirket ve davalı ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,” ibarelerinin 5. bent olarak hükme eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066052600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz