6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket ortağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/1011 E. 2012/287 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı limited şirket ortaklığı kâr payı dağıtımı ortaklık sözleşmesi tüzel kişilik kâr dağıtımı limited şirket kâr payı yetkisizlik kararı temsil husumet i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 533TTK 534TTK 539

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılar ile davalı gerçek kişinin diğer davalı şirketin ortakları oldukları, temsil yetkisinin davalı ortakta bulunduğu, işletilen apart otel nedeniyle tur firmaları ile sözleşmeler yapıldığı, gelirler elde edildiği, faaliyetinin kesintisiz devam ettiği, gelirin kayıtlara yansıtılandan fazla olduğu, sunulan sözleşmelerin de bu durumu teyit ettiği, katılan Halit Seral’ın taraflardan ayrı bir talebinin bulunduğu, bu talebi yönünden işbu davada hüküm kurulmayacağı, bedel bakımından son bilirkişi raporunun esas alındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 18.497 Euronun, birleşen davada 36.993 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili temyiz etmiştir.

Asıl ve birleşen dava, limitet şirket ortaklığına dayalı kâr payının tahsili istemine ilişkindir.

Asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalı gerçek kişinin diğer davalı limited şirketin ortakları oldukları, davalı gerçek kişinin bu ortaklığın tek başına temsil ve ilzama yetkili müdürü bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.

TTK'nun 533. maddesi hükmü uyarınca, ortaklık sözleşmesinde aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kârdan pay alma hakkına sahiptirler. Bir sermaye ortaklığı olan limited şirketlerde de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre kârın dağıtılması gerekmektedir. TTK'nun 534. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 469. maddesi uyarınca, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve anasözleşme hükümleri uyarınca ayrılması gerekli diğer paraların da safi kardan mahsubu zorunludur. Ayrıca, TTK'nun 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca kâr payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr payının dağıtılması mümkün bulunmamaktadır. Kârın dağıtılmasında anasözleşmedeki hükümlerin de dikkate alınması gerekmektedir. Şüphesiz ki, TTK ve anasözleşmede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde limited şirket ortağı için tahakkuk eden kâr payının limited şirket tüzel kişiliğinden talep edilmesi gereklidir. Başka bir anlatımla, ortaklar lehine tahakkuk eden kâr payını limited şirket ortaklığı ödemekle sorumludur. Kâr payının ödenmesine ilişkin olarak diğer ortakların veya müdürlerin kişisel sorumlulukları bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıklarda hüküm altına alınan kâr paylarının davalı limited şirket ile diğer davalı müdürden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Ancak, kâr payının tahsili davasında davalı şirket müdürüne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sıfat yokluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited şirket ortağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/183 E. 2010/7161 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi | Tasfiye | Boşanma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2673 E. 2012/9107 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Kar payı alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/902 E. 2015/13883 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/1011 E.  ,  2012/287 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2009 tarih ve 2002/923-2009/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.01.2012 gününde davacı ... avukatı ............ ... vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, diğer davalı ortak ile birlikte kuruluşta temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, daha sonra akrabası üçüncü ortak ile aldığı karar neticesinde bu davalının kendisini tek başına temsil ve ilzama yetkili kıldığını, davalı şirketin 1998 tarihinden itibaren kiraladığı oteli işlettiğini, ilk iki yıl otelin müvekkili tarafından çalıştırıldığını, düzenli olarak paydaşlara bilgi verilerek kâr payının ödendiğini, son üç yıldan beri davalı ortak tarafından işlerin idare edildiğini, bilgi verilmediğini, kâr payı ödenmediğini, kayıtları kendisinin tuttuğunu, zarar gösterdiğini, ortaklıktan çıkma isteminin de kabul edilmediğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek, işletmeye başlarken konulan 2.500 Euro ile payına düşen 30.000 Euronun davalı ortaktan tahsilini istemiş, birleşen davanın davacısı da aynı iddiaları tekrar ederek ve ıslah isteminde bulunarak, 39.993 Euro kâr payını her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkili şirketin kâr elde etmediğini, durumun defter ve kayıtlarla sabit olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.

Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılar ile davalı gerçek kişinin diğer davalı şirketin ortakları oldukları, temsil yetkisinin davalı ortakta bulunduğu, işletilen apart otel nedeniyle tur firmaları ile sözleşmeler yapıldığı, gelirler elde edildiği, faaliyetinin kesintisiz devam ettiği, gelirin kayıtlara yansıtılandan fazla olduğu, sunulan sözleşmelerin de bu durumu teyit ettiği, katılan Halit Seral’ın taraflardan ayrı bir talebinin bulunduğu, bu talebi yönünden işbu davada hüküm kurulmayacağı, bedel bakımından son bilirkişi raporunun esas alındığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 18.497 Euronun, birleşen davada 36.993 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili temyiz etmiştir.

Asıl ve birleşen dava, limitet şirket ortaklığına dayalı kâr payının tahsili istemine ilişkindir.

Asıl ve birleşen davanın davacıları ile davalı gerçek kişinin diğer davalı limited şirketin ortakları oldukları, davalı gerçek kişinin bu ortaklığın tek başına temsil ve ilzama yetkili müdürü bulunduğu hususları dosya kapsamıyla sabittir.

TTK'nun 533. maddesi hükmü uyarınca, ortaklık sözleşmesinde aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kârdan pay alma hakkına sahiptirler. Bir sermaye ortaklığı olan limited şirketlerde de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre kârın dağıtılması gerekmektedir. TTK'nun 534. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 469. maddesi uyarınca, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve anasözleşme hükümleri uyarınca ayrılması gerekli diğer paraların da safi kardan mahsubu zorunludur. Ayrıca, TTK'nun 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca kâr payının dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr payının dağıtılması mümkün bulunmamaktadır.

Kârın dağıtılmasında anasözleşmedeki hükümlerin de dikkate alınması gerekmektedir. Şüphesiz ki, TTK ve anasözleşmede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde limited şirket ortağı için tahakkuk eden kâr payının limited şirket tüzel kişiliğinden talep edilmesi gereklidir. Başka bir anlatımla, ortaklar lehine tahakkuk eden kâr payını limited şirket ortaklığı ödemekle sorumludur. Kâr payının ödenmesine ilişkin olarak diğer ortakların veya müdürlerin kişisel sorumlulukları bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıklarda hüküm altına alınan kâr paylarının davalı limited şirket ile diğer davalı müdürden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Ancak, kâr payının tahsili davasında davalı şirket müdürüne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900 TL duruşma vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak asıl ve birleşen davanın davalıs ...'e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020950000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.