Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3689 E. 2016/1732 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üretim sırları↗ faiz başlangıç tarihi↗ ek mehil↗ sorumluluk davası↗ tahkikat↗ şirket zararı↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ yetki↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince haksız rekabetin amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi dahil reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı şirketin zarara uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir kaydına sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, ıslah beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi sebebi ile istemin reddedildiği, davalı şahısların tacir olmadıkları, faizin başlangıç tarihini açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılar vekilinin mahkemenin görevine ve zamanaşımına ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılması, önlenmesi, tazminat miktarının tespiti ile maddi tazminatın davalılardan tahsili ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, davalılardan ...’ın davacı şirketin eski genel müdürü olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu bağlamda bu dava, esas itibariyle anılan davalı yönünden şirket yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davası niteliğindedir.
Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır. TTK'nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK'nun 341.maddesini de kapsar. Yani yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri muvafakata bağlıdır.
Buna göre, 342'nci maddesinde de müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa, pay sahiplerine ve
ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir. Ancak, T.T.K'nun 341 ve 342. maddeleri hükümlerine göre, böyle bir davanın açılabilmesi için ise genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması gerekmektedir. Davacı şirketin yirmiden az ortaklı olması ve denetçisinin bulunmaması halinde ise ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar yada verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür.
O halde mahkemece, davacı tarafa münasip bir mehil verilmek suretiyle yukarıda açıklanan ön koşulun tamamlattırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı vekilinin ıslah istemi mahkemece yazlı gerekçe ile reddedilmiştir.
Oysa, HMK'nun 176 vd. maddelerin de düzenlenen ıslah, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı olup, HMK'nun 177'nci maddesi hükmünce ıslah yazılı yada sözlü olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ıslah isteminin usule uygun olduğu kabul edilerek davasını ıslah e... olanağı sağlanmak gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçelerle bu istemin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin esasa ilişen diğer tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8773 E. 2010/202 K.
Ortak:şirket zararı · üçüncü kişi · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetki · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır.
Benzer bu kararda1- Asıl dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının görev yaptığı süre içinde baro «kaydı» olmadığı halde birleşen davanın davalısı ... ile şirket adına vekâlet sözleşmesi yaptığı ve her hangi bir hizmet alımı olmadan bu kişiye ücret ödendiği, bu nedenle «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine, birleşen dava ise, davalı ... hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetici sorumluluğu · ifa
Benzer bu karardaLimited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı şirket tarafından ödenen paranın gerçekten «ifa» edilen bir hizmet karşılığı olup olmadığı araştırılarak, bunun sonucunda zararın hakkında takip başlatılan birleşen davanın davalısı ...’den tahsil edilmesi durumunda «şirket zararının» ortadan kalktığı da gözöüne alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2775 E. 2011/14304 K.
Ortak:ek mehil · üçüncü kişi · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetki · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaDava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır.
Yani yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri «muvafakata» bağlıdır.
Benzer bu karardaTürk Ticaret Kanunu'nun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309.madde hükümleri uygulanır.
Yirmi ve yirmiden az sayıdaki ortaklıklarda ise bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına ve yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri «muvafakata» bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · temsil yetkisi · şirket müdürü · temsil · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketi davalı ile birlikte iki müdürün tek imzayla «temsil yetkilerinin» bulunduğu, internet şifresinin diğer müdür ...’a verildiği, şirkete ait ATM kartının ise banka tarafından iki müdüre birlikte «teslim» edildiği bildirildiğinden bu hesaptan iddiaya konu paranın hangi müdür tarafından çekildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının şirkete verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8891 E. 2010/4592 K.
Ortak:sorumluluk davası · şirket zararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Yani yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri «muvafakata» bağlıdır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalılardan davacı «limited şirketin» eski Genel Müdürü olan ...bakımından da «şirket zararının» tazmini istemine ilişkindir.
TTK’nun 556. maddesi atfı uyarınca, «limited şirket» yöneticilerinin şirkete karşı sorumluluğu, «anonim şirket» için sevkedilen 341 ve 342. madde hükümlerine tabidir.
Somut olayda, davacı vekiline «yönetim kurulu» Başkanı... vekalet vermiş olup,yargılamada bazen bu vekil,bazen bu vekilin «yetki» verdiği diğer bazı vekiller davacıyı «temsil» etmişlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · ortaklar kurulu kararı · ibra · denetime elverişlilik · kazanılmış hak · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… ..’nun imzasının bulunmadığı, davacı şirketin davaya konu sözleşmelerin düzenlendiği 2000 yılı faaliyetlerinin incelendiği 30.04.2001 tarihli olağan genel kurulunda «yönetim kurulu» üyeleri, denetçiler ve genel müdürün «ibra» edilmesine karar verildiği, bu nedenle ibra edilen sözleşmelerden dolayı sonraki yıllarda ödeme yapılmasının dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davalı ... hakkındaki husumet yönünden redde ilişkin kararın onanmasına, diğer davalı bakımından, mahkemece genel kurul tutanakları ve bilanço incelenerek bilançonun davaya konu sözleşmeleri de kapsayacak şekilde düzenlenmiş olup olmadığı ve ibranın bağlayıcı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği hususları üzerinde durulması gerekirken bu yönden «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
… mece, bozmaya uyulmuş, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait bilançolarında ve genel kurul tutanaklarında dava konusu zararın geçmediği, açıkça tartışılarak yapılmış bir «ibra» bulunmadığı, bozma öncesi alınan 01.11.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre 72000 USD fazla ödemenin davalı ...'nın imzaladığı sözleşmeler nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle, bu davalı bakımından davanın kısmen kabulüne, diğer davalı bakımından önceki karar kesinleştiğinden ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda; mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre verilerek, davalı hakkında «sorumluluk davası» açılmasına ya da açılan davaya «muvafakat» verilmesine ilişkin bir «ortaklar kurulu» kararı «ibrazına» ve davanın geldiği aşamada görevde olan varsa denetçilerin, yok ise yönetici olmayan ortakların davacı vekiline ya da başka bir vekile bir vekaletname vermesine ol …
Somut olayda, davacı vekiline «yönetim kurulu» Başkanı... vekalet vermiş olup,yargılamada bazen bu vekil,bazen bu vekilin «yetki» verdiği diğer bazı vekiller davacıyı «temsil» etmişlerdir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12163 E. 2015/8328 K.
Ortak:şirket zararı · üçüncü kişi · anonim şirket · limited şirket · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır.
Benzer bu karardaŞti.'nin faaliyetleri yönünden de davalının sorumluluğu bulunduğu, her iki davalının, davacı şirketin zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulunduklarının bilirkişi raporu ile açıklığa kavuştuğundan ve «şirket zararının» belirlendiği, davalı vekili cevap dilekçesinde «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; zararın teselsül edip, «şirket müdürlüğü» görevinin 11.06.2010 tarihinde sona erdiği, buna göre şirket zararının 2010 yılında da devam ettiği anlaşıldığından, davada zararın öğrenilmesinden itibaren 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi 06.04.2011 dava tarihine göre geçmediği, davalı vekili tarafından şirket müdürleri arasında mutlak teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, bu nedenle diğer «şirket müdürü» A.
1 - Dava, «limitet şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların, görev süreleri içinde yaptıkları iş ve işlemlerle «şirketi zarara» uğrattıkları iddiası ile sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalıların görev yaptıkları süre içinde ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan mülga Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · ticari avans faizi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · müteselsil sorumluluk · avans faizi
Benzer bu karardaŞti.'nin faaliyetleri yönünden de davalının sorumluluğu bulunduğu, her iki davalının, davacı şirketin zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulunduklarının bilirkişi raporu ile açıklığa kavuştuğundan ve «şirket zararının» belirlendiği, davalı vekili cevap dilekçesinde «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; zararın teselsül edip, «şirket müdürlüğü» görevinin 11.06.2010 tarihinde sona erdiği, buna göre şirket zararının 2010 yılında da devam ettiği anlaşıldığından, davada zararın öğrenilmesinden itibaren 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi 06.04.2011 dava tarihine göre geçmediği, davalı vekili tarafından şirket müdürleri arasında mutlak teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, bu nedenle diğer «şirket müdürü» A.
Y. hakkında dava açılmamasının usule aykırı olduğu ileri sürülmüşse de; davacı şirket tarafından, davacı «şirket müdürü» A.Y.'ın herhangi bir suistimali ve kötü yönetimi ileri sürülmediğinden, bu nedenle sorumluluğu belirtilmediğinden, şirket müdürü A.Y. hakkında dava açılmamasının usulü eksiklik sayılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000,00 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmiştir.
1 - Dava, «limitet şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların, görev süreleri içinde yaptıkları iş ve işlemlerle «şirketi zarara» uğrattıkları iddiası ile sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… ni 284.986,62 TL olduğu, 2010 yılı içerisinde üretildiği halde satış kayıtlarında görülmeyen ve stoklarda bulunmayan yemlerin değerinin 220.215,57 TL olduğu, davalı «şirket müdürlerinin» yem satışlarındaki bu açıklar nedeniyle sorumlu bulundukları, davalı M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5378 E. 2014/7864 K.
Ortak:şirket zararı · üçüncü kişi · anonim şirket · limited şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nın 336 ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
1-Dava, davalı tarafından dava dışı «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · resmi şekil · dolaylı zarar · yönetici sorumluluğu · şirket müdürü · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ğinden şirketin tüm ortaklarca birlikte yönetilmesi gerektiği, şirketin faaliyet alanında bulunmadığından davalının esasen tek başına şirkete ait gayrimenkulü satma «yetkisinin» bulunmadığı gibi satış işleminin de «resmi şekilde» gerçekleştirilmemesi nedeniyle «geçersiz» olduğu, davalıların taşınmaza verdikleri zararın yapılan keşifle tespit edildiği, taşınmazdan çıkartılan malzemelerin değerinin 505.332,60 TL olduğu, bu zararın da …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 10 yıl süre ile «şirket müdür» seçilen davalı Y..
Y..'e devrettiği, davacı C.Ü.'nün hissesinin ise %30 oranında olduğu gerekçesiyle, davacı A.A. tarafından açılan davanın taraf «sıfatı yokluğundan» reddine, diğer davacı yönünden davanın kısmen kabulü ile 151.599,78 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nın 336 ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4173 E. 2013/5575 K.
Ortak:sorumluluk davası · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yönetim kurulu kararı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılması, önlenmesi, tazminat miktarının tespiti ile «maddi tazminatın» davalılardan tahsili ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, davalılardan ...’ın davacı şirketin eski genel müdürü olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Benzer bu kararda1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirket bakımından yapmış olduğu temyiz itirazları yerinde değildir. ...)Dava, «limited şirket» yöneticilerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı şirket vekili, davalı gerçek kişinin müvekkili şirketin yöneticisi olduğu sırada şirkete ait hesaplardan «yetkisiz» «bağışlar» yaptığını, faturalar almadığını, eşine yakınları ile birlikte kurduğu davalı tüzel kişiyi faaliyete geçirdiği ve bu şirketin, davacı şirketin 20 yıla yakın zamandan beri yaptığı işleri kendisi yapmış gibi göstererek «haksız rekabet» yaptığını ileri sürerek davalılardan tazminat isteminde bulunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga ...'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa ...'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul yetkisi · bağış · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · yetkisizlik kararı · ibraz
Benzer bu kararda… u şartların yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. ...” denilmiş ise de; mülga HUMK'un 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
Davacı şirket vekili, davalı gerçek kişinin müvekkili şirketin yöneticisi olduğu sırada şirkete ait hesaplardan «yetkisiz» «bağışlar» yaptığını, faturalar almadığını, eşine yakınları ile birlikte kurduğu davalı tüzel kişiyi faaliyete geçirdiği ve bu şirketin, davacı şirketin 20 yıla yakın zamandan beri yaptığı işleri kendisi yapmış gibi göstererek «haksız rekabet» yaptığını ileri sürerek davalılardan tazminat isteminde bulunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga ...'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa ...'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga ...'nın 539. maddesi 7. fıkrası hükmünde de şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu görülmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3690 E. 2008/5378 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaLimited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır.
Buna göre, 342'nci maddesinde de müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde «yönetim kurulu» üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa, pay sahiplerine ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nın 342. maddesinde anasözleşme, genel kurul veya «yönetim kurulu» kararıyla atanan genel müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer hükümlerle yükletilen yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa, pay sahiplerine ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin genel kurulunda davalı genel müdürün «ibra» edildiği, bu nedenle davalı Derya ile ilgili sorumluluğu gerektirecek bir hususun bulunmadığı, diğer davalıların zarara sebebiyet verdiklerinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum usuli bir noksanlık olup, yargılama sırasında gi-derilmesi mümkün bulunduğundan mahkemece, HUMK'nın 39. ve 40. mad-deleri gereğince davacı vekiline, genel kurul kararı alma ve denetçilerden alacağı vekaletnameyi «ibraz» etmek üzere süre verilerek, ibrazı halinde işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmaksızın davanın görülüp sonuç-landırılması doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3689 E. , 2016/1732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/11/2013 tarih ve 2011/100- 2013/221 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen günde duruşmaya gelen davacı vekili Av.... ile davalılar vekili Av. ...ya Dairemizce verilen 15.02.2016 tarihli reddi hakim talebinin reddine dair verilen karar tebliğ edilip sözlü açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın en büyük ve önde gelen reklam ve medya şirketler grubu olan ... Grubunun Türkiye'deki iştiraki olduğunu, davalılardan ... ve ...Reklam Tas. Yap. Yay. A.Ş. tarafından dava dışı...'a karşı daha önceden girişilen ve haksız rekabete ilişkin olarak ... tarafından açılan...'nin 2008/706 Esas sayılı dosyasında açılan bir haksız rekabet davası bulunduğunu, davalılar tarafından müvekkiline karşı girişilen haksız rekabetle bu dava arasında çok sıkı bir ilişki olduğunu, ... grubu ile husumeti olan ve aynı zamanda eski bir ... çalışanı olan...'in şahsi nedenlerle garez duyduğu ... Grubunun hem reklamların yaratılması ve tasarlanması hem de medya satın alma ve planlama alanlarında müşterilerini ve işlerini ele geçirmek istediğini, sözü edilen 2008/706 no'lu davanın bu planın birinci ayağı olduğunu, ...'nin bünyesindeki kreatif alanın önemli bir kısmının ele geçirildiğini, huzurdaki davaya konu ...'nin mecra işlerinin ve müşterilerinin ele geçirilmesi eyleminin ise...'in bu palanının ikinci ayağı olduğunu, ...
grubunun dünyanın en büyük iletişim hizmetleri grubundan biri olduğunu, bu grubun Türkiye'deki iştiraklerinin birinin müvekkili ..., diğer iştirakinin ise dava dışı ... olduğunu, bu iki şirketin ... grubunun reklamcılık ve medya sektöründe reklamların yaratılması ve tasarlanması, medya, planlama ve satın alma hizmetlerinde iki ayağını oluşturduğunu, davalılardan...'in ... şirketinin kurucusu hissedarı ve şirket müdürü olduğunu, kendisine verilen yetkiler sayesinde ...'un müşteri bilgileri de dahil her türlü gizli bilgisine vakıf olduğunu, bu çerçevede müvekkili ... şirketinin de müşterileri, çalışanları ve işleri ile ilgili geniş bilgiye ve etkiye sahip olduğunu, 2003 yılında kendisi olmadan ...'ın bir hiç olduğunu iddia ederek astronomik ücret talep ettiğini, istekleri kabul edilmediği takdirde ...'ın elemanlarını ve müşterilerini götürmekle tehdit ettiğini,...'in isteklerinin kabul edilmemesi ve şirketten ayrılma kararı vermesi üzerine ...
grubuna karşı husumet beslemeye başladığını, daha ... dan
ayrılmadan dava dışı diğer ... şirketi ...'un müşterilerini ele geçirmek amacıyla, 2008/706 E.sayılı davanın davalıları ile işbirliği yaparak davalı ... şirketini kurduğunu, şirket çalışanlarının önemli bir kısmını ve ... un müşterilerini ve gelirinin yaklaşık %40'ına denk gelen önemli bir kısmını yeni kurdukları ... şirketine geçirerek haksız kazanç elde ettiğini,...'in ...'ya geçtikten sonra ... gurubunun müvekkili ... vasıtası ile yürütülen medya satın alma ve planlama işlerinin müşterilerini ve işlerini de eline geçirmek için çaba göstermeye başladığını, haksız rekabet eylemlerine girişildiğini, davalılardan ...'ın 2001 yılında ...'de işi başladığını, çalıştığı süre içinde şirket müdürü ve genel müdürlük yaptığını, müvekkili şirketin en üst düzey yöneticisi olarak müvekkilinin müşterilerini, işlerin, çalışanlarını birçok ticari sır ve gizli bilgiye sahip olduğunu, 18/03/2008 tarihinde ...
ile ... iş sözleşmesinin karşılıklı olarak sona erdirilmesine ilişkin bir protokol imzaladıklarını, bu protokol ile ...'ın iş sözleşmesinin 30/06/2008 tarihi itibari sona ereceği hükme bağlandığını, sözleşmede öngörülen, sözleşmenin sona ermesinden itibaren 6 aylık rekabet e...me yükümlülüğünün 2 aya indirilerek ...'a 31/08/2008 tarihine kadar rekabet e...me yükümlüğü getirildiğini, fakat ...'ın rekabet e...me yükümlülüğü süresi içinde iken, davalılardan... ve dava dışı kişilerle diğer davalı ...Ş. (...)'ı 12/08/2008 tarihinde kurduklarını, ... şirketinde pay sayısı itibari ile...'in % 62,98 ile ilk, ...'ın ise % 33 ile ikinci büyük ortağı olduğunu,...'in aynı zamanda yönetim kurulu başkanı, ...'ın ise yönetim kurulu başkan vekili olduğunu, davalılardan ...
ve...'in müvekkili ...'nin çalışanlarının önemli bir kısmını ve büyük miktarda medya planlama ve satın alma işi yaptıran önemli müşterilerini önce ... şirketine sonra da mecra işleri için kurdukları ... şirketine geçirdiklerini, ...'ın... ile birlikte hareket ederek müvekkili ...'nin müşteri ve çalışanlarını götürmek amacıyla kurdukları ... şirketi kurulmadan önceki sıralarda müvekkili şirketten ayrılan çalışanların ... şirketi kurulana kadar ... bünyesinde çalıştırıldığını, ... kurulur kurulmaz da ...'a geçirildiklerini, öte yandan ... tarafından kendisine emanet edilen gizli bilgi, ticari sırlar ve ... kullanılarak müvekkili şirketin önemli müşterilerinin ... kurulmadan önce ... şirketine daha sonra da ...
Şirketine geçirdiğini ileri sürerek, davalıların haksız eylemlerinin tespitini, haksız rekabetin men’i ve ref’i, şimdilik 1.000.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davacının reklam sektörünün dünyada ve Türkiye'deki en büyük oyuncusunun kendisi olduğuna inandığını, müvekkillerinin reklam sektöründe uzun süredir çalışan ve son zamanlara kadar bu işi çeşitli reklam şirketlerinde maaş karşılığı yapan kişiler olduğunu, müvekkillerinin sektörde çok iyi tanındıklarını ve yetenekleri ile dikkat çektiklerini, bu özellikleri sebebiyle uzun süre davacı gruba ait şirketlerde yüksek ücretle istihdam edildiklerini, bu dava ile davacının aynı sektörde kendisine rakip olan ve sektörün en iyi firmalarından olan müvekkillerini saf dışı e...yi amaçladığını, davacının bu davayı esasında haksız rekabetin engellenmesini için değil bir yandan serbest rekabeti ortadan kaldırarak kolay para kazanmak ve diğer yandan da kin ve öfke duyduğu müvekkillerinden intikam almak ve benzer şekilde hareket edebilecek diğer çalışanlarına gözdağı vermek için açtığını, müvekkili...'in davacı şirket ile hukuki ve fiili hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, davacının iddialarının aksine...'in davacının hiçbir gizli veya ticari bilgisine vakıf olmadığını, davacı şirketin kuruluşundan bir müddet sonra...'in ...
şirketinden ayrıldığını, müvekkili ...'ın davacı şirkette çeşitli kademelerde çalıştıktan sonra en son genel müdür olarak görev yapmakta iken davacı ile anlaşarak ve karşılıklı fesih protokolü imzalayarak 30/06/2008 tarihinde davacı şirketten ayrıldığını, müvekkillerinden ... Reklam Tasarım Yapı Yayın A.Ş. ve ... ... Hizmetleri A.Ş'nin davacı şirketle hukuki veya fiili hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkili... ve .'ın diğer müvekkili ... ... Hizmetleri A.Ş.'nin kurucusu ortakları ve yöneticileri olduğunu, müvekkili ...'nın ise diğer davalı müvekkilleri ile hiçbir organik veya hukuki ilişkisi bulunmadığını, davacının müşteri kaybe...sinin ticari hayatın olağan gelişmelerinden olduğunu savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince haksız rekabetin amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ...
şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi dahil reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı şirketin zarara uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir kaydına sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, ıslah beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi sebebi ile istemin reddedildiği, davalı şahısların tacir olmadıkları, faizin başlangıç tarihini açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalılar vekilinin mahkemenin görevine ve zamanaşımına ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılması, önlenmesi, tazminat miktarının tespiti ile maddi tazminatın davalılardan tahsili ve hükmün ilanı istemine ilişkin olup, davalılardan ...’ın davacı şirketin eski genel müdürü olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Bu bağlamda bu dava, esas itibariyle anılan davalı yönünden şirket yöneticisi aleyhine açılan sorumluluk davası niteliğindedir.
Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır. TTK'nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK'nun 341.maddesini de kapsar. Yani yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri muvafakata bağlıdır.
Buna göre, 342'nci maddesinde de müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa, pay sahiplerine ve
ortaklık alacaklılarına karşı sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir. Ancak, T.T.K'nun 341 ve 342. maddeleri hükümlerine göre, böyle bir davanın açılabilmesi için ise genel kurulca davanın açılması yolunda karar alınması gerekmektedir. Davacı şirketin yirmiden az ortaklı olması ve denetçisinin bulunmaması halinde ise ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar yada verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür.
O halde mahkemece, davacı tarafa münasip bir mehil verilmek suretiyle yukarıda açıklanan ön koşulun tamamlattırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın anılan davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı vekilinin ıslah istemi mahkemece yazlı gerekçe ile reddedilmiştir.
Oysa, HMK'nun 176 vd. maddelerin de düzenlenen ıslah, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı olup, HMK'nun 177'nci maddesi hükmünce ıslah yazılı yada sözlü olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ıslah isteminin usule uygun olduğu kabul edilerek davasını ıslah e... olanağı sağlanmak gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçelerle bu istemin reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma neden ve şekline göre taraf vekillerinin esasa ilişen diğer tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin mahkemenin görevine ve zamanaşımına ilişen temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, anılan davalı yararına, (3)numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin esasa ilişen tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216597800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz