İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8773 E. 2010/202 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu↗ şirket zararı↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ ifa↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının görev yaptığı süre içinde baro kaydı olmadığı halde birleşen davanın davalısı ... ile şirket adına vekâlet sözleşmesi yaptığı ve her hangi bir hizmet alımı olmadan bu kişiye ücret ödendiği, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine, birleşen dava ise, davalı ... hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar yöneticinin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır. TTK.nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK.nun 341. maddesini de kapsar. Sorumluluk davasını açma yetkisi, ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda denetçilere, yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda ise bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara ya da verecekleri muvafakate bağlıdır. Dava konusu olayda, davacı şirket yirmiden az ortaklı olup denetçisi bulunmadığından, ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar ya da verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür. Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabilir. Dolayısıyla, bu yöndeki usuli eksiklik davanın hemen reddini gerektirmez.
Bu durumda; mahkemece, HUMK.nun 39 ve 40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre verilerek, yukarıda açıklanan usuli eksikliğin tamamlattırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca kabule göre her ne kadar mahkemece, birleşen davanın davalısı ... ile yapılan sözleşmeye konu hizmetin ifası için avukat olmaya gerek bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, bu kişiye yapılan ödemenin her hangi bir hizmet alımına ilişkin olup olmadığı, yani bu kişi tarafından davacı şirkete sözleşmeye konu bir hizmet verilip verilmediği, dolayısıyla, şirket kasasından karşılıksız olarak ödeme yapılıp yapılmadığı da mahkemece araştırılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı şirket tarafından ödenen paranın gerçekten ifa edilen bir hizmet karşılığı olup olmadığı araştırılarak, bunun sonucunda zararın hakkında takip başlatılan birleşen davanın davalısı ...’den tahsil edilmesi durumunda şirket zararının ortadan kalktığı da gözöüne alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2775 E. 2011/14304 K.
Ortak:üçüncü kişi · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetki · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Sorumluluk davasını açma yetkisi, ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda denetçilere, yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda ise bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara ya da verecekleri «muvafakate» bağlıdır.
Benzer bu karardaTürk Ticaret Kanunu'nun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309.madde hükümleri uygulanır.
Yirmi ve yirmiden az sayıdaki ortaklıklarda ise bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına ve yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara yada verecekleri «muvafakata» bağlıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · temsil yetkisi · ek mehil · şirket müdürü · temsil · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketi davalı ile birlikte iki müdürün tek imzayla «temsil yetkilerinin» bulunduğu, internet şifresinin diğer müdür ...’a verildiği, şirkete ait ATM kartının ise banka tarafından iki müdüre birlikte «teslim» edildiği bildirildiğinden bu hesaptan iddiaya konu paranın hangi müdür tarafından çekildiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürü» olarak görev yapan davalının şirkete verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davacıya münasip bir «mehil» verilmek suretiyle yukarıda açıklanan ön koşulların tamamlattırılmasından sonra davacı şirketin gider harcamaları incelenerek taraf delillerinin tartışılmasıyla hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3689 E. 2016/1732 K.
Ortak:şirket zararı · üçüncü kişi · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yetki · yönetim kurulu kararı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1- Asıl dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının görev yaptığı süre içinde baro «kaydı» olmadığı halde birleşen davanın davalısı ... ile şirket adına vekâlet sözleşmesi yaptığı ve her hangi bir hizmet alımı olmadan bu kişiye ücret ödendiği, bu nedenle «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine, birleşen dava ise, davalı ... hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava tarihinde geçerli mülga Türk Ticaret Kanununun 556.maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar müdürün/ müdürlerin sorumluluğuna anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nun 336. ve 309.madde hükümleri aynen uygulanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · ek mehil · sorumluluk davası · tahkikat · ıslah · tacir · maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, TTK 54.maddesi (eski TTK 56. maddesi) gereğince «haksız rekabetin» amacının, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğu, davalı ...’in davacı şirketin genel müdürü pozisyonunda görev aldığı, davanın «zamanaşımı» süresi içerisinde açıldığı, zira davacının 3. şirket kurulup faaliyete geçtikten sonra haksız rekabetin varlığından haberdar olduğu, davacı ile davalı ... şirketinin aynı kesime hitap ettiği, aynı biçimde ... şirketinin reklam işinde aynı tüketici kesimine yönelik hizmet sağladığı, davalı ... ile ... şirketinin ... ile organik bağı bulunduğu, haksız rekabet eylemlerinin gerçekleşmesi sağlamak için etkin biçimde ortak çalıştıkları, ...’den çıkartılan işçilerin öncelikle...şirketinde çalıştırılıp sonrası ... şirketine alındığı,... şirketinin kendi ticari işlemlerinin medyadaki takip birimi olarak ... şirketini faaliyete geçirdiği, müşteri.. ve diğer şirketlere yönelik üretim ve iş sırlarının doğrudan yeni kurulan şirkete aktarıldığı, davalı ...'in haksız rekabet dönemi içinde aynı faaliyet konusu ile ilgili ... şirketini kurucusu olduğu, davalı ...’in genel müdür olarak çalıştığı kurumda müşteri ...’ nin 2007 yılı dönemi «dahil» reklam faaliyeti ile ilgili plan ve yapıları rakip... şirketine aktarma faaliyetine girdiği, daha sonradan ...’nin davalı şirkete müşteri olarak yönlendirilmesinin sağlandığı, bu işlemle ilgili davacı «şirketin zarara» uğradığı, davalıların kurdukları yeni şirket üzerinden davacı şirketin yıl içindeki gelir «kaydına» sebep olduğu, davalı ...’in haksız rekabet döneminde yeni şirketi kurduğu, haksız rekabet nedeni ile davacı şirketin maddi zarara uğradığı, «ıslah» beyanının yazılı olması gerektiği dikkate alınarak, ek süre de istenmemesi «sebebi» ile istemin reddedildiği, davalı şahısların «tacir» olmadıkları, «faizin başlangıç tarihini» açık istem olmadığından dava tarihi olarak bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılması, önlenmesi, tazminat miktarının tespiti ile «maddi tazminatın» davalılardan tahsili ve hükmün «ilanı» istemine ilişkin olup, davalılardan ...’ın davacı şirketin eski genel müdürü olduğu dosya kapsamı ile sabittir.
Oysa, HMK'nun 176 vd. maddelerin de düzenlenen «ıslah», mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı olup, HMK'nun 177'nci maddesi hükmünce ıslah yazılı yada sözlü olarak «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ıslah isteminin usule uygun olduğu kabul edilerek davasını ıslah e... olanağı sağlanmak gereki …
Bu bağlamda bu dava, esas itibariyle anılan davalı yönünden şirket yöneticisi aleyhine açılan «sorumluluk davası» niteliğindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12163 E. 2015/8328 K.
Ortak:şirket zararı · üçüncü kişi · anonim şirket · limited şirket · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
1- Asıl dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının görev yaptığı süre içinde baro «kaydı» olmadığı halde birleşen davanın davalısı ... ile şirket adına vekâlet sözleşmesi yaptığı ve her hangi bir hizmet alımı olmadan bu kişiye ücret ödendiği, bu nedenle «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine, birleşen dava ise, davalı ... hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1 - Dava, «limitet şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların, görev süreleri içinde yaptıkları iş ve işlemlerle «şirketi zarara» uğrattıkları iddiası ile sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalıların görev yaptıkları süre içinde ve dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan mülga Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin sorumluluğuna, ister özden yönetimli, ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nın 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · ticari avans faizi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · müteselsil sorumluluk · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaŞti.'nin faaliyetleri yönünden de davalının sorumluluğu bulunduğu, her iki davalının, davacı şirketin zararından müştereken ve «müteselsilen sorumlu» bulunduklarının bilirkişi raporu ile açıklığa kavuştuğundan ve «şirket zararının» belirlendiği, davalı vekili cevap dilekçesinde «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; zararın teselsül edip, «şirket müdürlüğü» görevinin 11.06.2010 tarihinde sona erdiği, buna göre şirket zararının 2010 yılında da devam ettiği anlaşıldığından, davada zararın öğrenilmesinden itibaren 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süresi 06.04.2011 dava tarihine göre geçmediği, davalı vekili tarafından şirket müdürleri arasında mutlak teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, bu nedenle diğer «şirket müdürü» A.
Y. hakkında dava açılmamasının usule aykırı olduğu ileri sürülmüşse de; davacı şirket tarafından, davacı «şirket müdürü» A.Y.'ın herhangi bir suistimali ve kötü yönetimi ileri sürülmediğinden, bu nedenle sorumluluğu belirtilmediğinden, şirket müdürü A.Y. hakkında dava açılmamasının usulü eksiklik sayılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.000,00 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen alınmasına karar verilmiştir.
1 - Dava, «limitet şirket müdürü» olarak görev yapan davalıların, görev süreleri içinde yaptıkları iş ve işlemlerle «şirketi zarara» uğrattıkları iddiası ile sorumluluk hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
… ni 284.986,62 TL olduğu, 2010 yılı içerisinde üretildiği halde satış kayıtlarında görülmeyen ve stoklarda bulunmayan yemlerin değerinin 220.215,57 TL olduğu, davalı «şirket müdürlerinin» yem satışlarındaki bu açıklar nedeniyle sorumlu bulundukları, davalı M..
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5378 E. 2014/7864 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · şirket zararı · üçüncü kişi · anonim şirket · limited şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaLimited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
1- Asıl dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının görev yaptığı süre içinde baro «kaydı» olmadığı halde birleşen davanın davalısı ... ile şirket adına vekâlet sözleşmesi yaptığı ve her hangi bir hizmet alımı olmadan bu kişiye ücret ödendiği, bu nedenle «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine, birleşen dava ise, davalı ... hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaLimited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK'nın 336 ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
1-Dava, davalı tarafından dava dışı «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · resmi şekil · dolaylı zarar · şirket müdürü · geçersizlik · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… ğinden şirketin tüm ortaklarca birlikte yönetilmesi gerektiği, şirketin faaliyet alanında bulunmadığından davalının esasen tek başına şirkete ait gayrimenkulü satma «yetkisinin» bulunmadığı gibi satış işleminin de «resmi şekilde» gerçekleştirilmemesi nedeniyle «geçersiz» olduğu, davalıların taşınmaza verdikleri zararın yapılan keşifle tespit edildiği, taşınmazdan çıkartılan malzemelerin değerinin 505.332,60 TL olduğu, bu zararın da …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 10 yıl süre ile «şirket müdür» seçilen davalı Y..
Y..'e devrettiği, davacı C.Ü.'nün hissesinin ise %30 oranında olduğu gerekçesiyle, davacı A.A. tarafından açılan davanın taraf «sıfatı yokluğundan» reddine, diğer davacı yönünden davanın kısmen kabulü ile 151.599,78 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, «dolaylı zarar» nedeniyle açılan bu davada hükmedilecek tazminatın davacı ortağa değil ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4173 E. 2013/5575 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · muvafakat · anonim şirket · limited şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Sorumluluk davasını açma yetkisi, ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda denetçilere, yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda ise bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara ya da verecekleri «muvafakate» bağlıdır.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga ...'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa ...'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı şirket bakımından yapmış olduğu temyiz itirazları yerinde değildir. ...)Dava, «limited şirket» yöneticilerinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga ...'nın 539. maddesi 7. fıkrası hükmünde de şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu görülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul yetkisi · bağış · şirket yöneticisinin sorumluluğu · icazet · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · yetkisizlik kararı · haksız rekabet
Benzer bu karardaDavacı şirket vekili, davalı gerçek kişinin müvekkili şirketin yöneticisi olduğu sırada şirkete ait hesaplardan «yetkisiz» «bağışlar» yaptığını, faturalar almadığını, eşine yakınları ile birlikte kurduğu davalı tüzel kişiyi faaliyete geçirdiği ve bu şirketin, davacı şirketin 20 yıla yakın zamandan beri yaptığı işleri kendisi yapmış gibi göstererek «haksız rekabet» yaptığını ileri sürerek davalılardan tazminat isteminde bulunmuştur.
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga ...'nın 539. maddesi 7. fıkrası hükmünde de şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu görülmüştür.
… u şartların yerine getirilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. ...” denilmiş ise de; mülga HUMK'un 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı mülga ...'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa ...'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Sorumluluk davasını açma yetkisi, ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda denetçilere, yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda ise bu «yetki» ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara ya da verecekleri «muvafakate» bağlıdır.
Benzer bu karardaTTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa TTK'nın 341. maddesinin uygulanması gerekecektir.
1- Dava, «limited şirket» müdürünün şirkete verdiği iddia olunan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nın 539. maddesinin 7. fıkrası hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» bulunduğu öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · icazet · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · yetkisizlik kararı · ibraz · temsil
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 13.05.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının «şirket müdürü» olarak görev yaptığı tarihlerde davacı şirketin 1999 yılına ilişkin hesaplarının vergi incelemesine tabi tutulması sonucu, davacı şirketin vergi cezası ödemek zorunda kaldığı ve davalının yönetim ve «temsili» nedeniyle bu durumdan sorumlu olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 7.842,70 TL'nin 28/05/2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal …
Bunun yanı sıra «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nın 539. maddesinin 7. fıkrası hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» bulunduğu öngörülmüştür.
TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa TTK'nın 341. maddesinin uygulanması gerekecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6348 E. 2011/16054 K.
Ortak:yönetici sorumluluğu · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaTürk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, «limited şirket» idarecilerinin mesuliyeti «anonim şirketlerin» bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir.
Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister «üçüncü kişi» durumunda bulunsunlar «yöneticinin sorumluluğuna» anonim ortaklıkların «yönetim kurulu» üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır.
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
1- Davacı, davalı borçlunun «limited şirket» yetkili «temsilcisi» iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Bununla birlikte, «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul yetkisi · limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma , bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile; İtirazın iptaline , takibin «asıl alacak» miktarı olan 20.250,00 TL üzerinden devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Davacı, davalı borçlunun «limited şirket» yetkili «temsilcisi» iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hususunda «ortaklar kurulu» kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
TTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8773 E. , 2010/202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/02/2008 tarih ve 2004/579-2008/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalının müvekkili şirketin yönetim kurulunda görev aldığı sırada yetkisi olmadığı halde birleşen davanın davalısı ile vekâlet sözleşmesi yaptığını, oysa bu kişinin baro kaydının bulunmadığını ve herhangi bir hizmet de ifa etmediğini, buna rağmen şirket kasasından bu kişiye ödeme yapılarak şirketin zararına neden olduğunu ileri sürerek, 30.256,40 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, davalının baro levhasında kaydının olmadığı halde herhangi bir hizmet de vermeden avukatlık ücreti altında müvekkili şirketten sahte makbuzlar ile 24.615 YTL para tahsil ettiğini, bu paranın istirdadı için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Asıl dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının görev yaptığı süre içinde baro kaydı olmadığı halde birleşen davanın davalısı ... ile şirket adına vekâlet sözleşmesi yaptığı ve her hangi bir hizmet alımı olmadan bu kişiye ücret ödendiği, bu nedenle şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine, birleşen dava ise, davalı ... hakkında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanununun 556. maddesine göre, limited şirket idarecilerinin mesuliyeti anonim şirketlerin bu hususlara ilişkin hükümlerine tabidir. Limited ortaklığın yönetimine memur edilen kimselerin yani, ister özden yönetimli ister seçimle bu sıfatı almış olsunlar ister ortak ister üçüncü kişi durumunda bulunsunlar yöneticinin sorumluluğuna anonim ortaklıkların yönetim kurulu üyeleri hakkındaki TTK.nun 336. ve 309. madde hükümleri aynen uygulanır. TTK.nun anonim ortaklıklara ilişkin hükümlerine atıf, TTK.nun 341. maddesini de kapsar. Sorumluluk davasını açma yetkisi, ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda denetçilere, yirmi ve yirmiden az limited ortaklıklarda ise bu yetki ortaklar genel kurulunun kararına veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karara ya da verecekleri muvafakate bağlıdır.
Dava konusu olayda, davacı şirket yirmiden az ortaklı olup denetçisi bulunmadığından, ortaklar genel kurulunun bu konuda vereceği karar veya yönetici olamayan ortakların bu yönde alacakları karar ya da verecekleri muvafakat ile bu davanın açılabilmesi mümkündür. Ancak, açıklanan koşullar dava şartı olmayıp, sonradan da tamamlanabilir. Dolayısıyla, bu yöndeki usuli eksiklik davanın hemen reddini gerektirmez.
Bu durumda; mahkemece, HUMK.nun 39 ve 40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre verilerek, yukarıda açıklanan usuli eksikliğin tamamlattırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca kabule göre her ne kadar mahkemece, birleşen davanın davalısı ... ile yapılan sözleşmeye konu hizmetin ifası için avukat olmaya gerek bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, bu kişiye yapılan ödemenin her hangi bir hizmet alımına ilişkin olup olmadığı, yani bu kişi tarafından davacı şirkete sözleşmeye konu bir hizmet verilip verilmediği, dolayısıyla, şirket kasasından karşılıksız olarak ödeme yapılıp yapılmadığı da mahkemece araştırılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davacı şirket tarafından ödenen paranın gerçekten ifa edilen bir hizmet karşılığı olup olmadığı araştırılarak, bunun sonucunda zararın hakkında takip başlatılan birleşen davanın davalısı ...’den tahsil edilmesi durumunda şirket zararının ortadan kalktığı da gözöüne alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008050400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz