6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Toplantı tutanağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8891 E. 2010/4592 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
toplantı tutanağı sorumluluk davası ortaklar kurulu kararı ibra şirket zararı denetime elverişlilik kazanılmış hak muvafakat anonim şirket limited şirket yetki karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yönetim kurulu kararı yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına ibraz temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 531 · HUMK — HUMK 39 · TTK — TTK 341TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, benimsenen 05.06.2005 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu sözleşmelerde davalı ...’nun imzasının bulunmadığı, davacı şirketin davaya konu sözleşmelerin düzenlendiği 2000 yılı faaliyetlerinin incelendiği 30.04.2001 tarihli olağan genel kurulunda yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve genel müdürün ibra edilmesine karar verildiği, bu nedenle ibra edilen sözleşmelerden dolayı sonraki yıllarda ödeme yapılmasının dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davalı ... hakkındaki husumet yönünden redde ilişkin kararın onanmasına, diğer davalı bakımından, mahkemece genel kurul

tutanakları ve bilanço incelenerek bilançonun davaya konu sözleşmeleri de kapsayacak şekilde düzenlenmiş olup olmadığı ve ibranın bağlayıcı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği hususları üzerinde durulması gerekirken bu yönden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyulmuş, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait bilançolarında ve genel kurul tutanaklarında dava konusu zararın geçmediği, açıkça tartışılarak yapılmış bir ibra bulunmadığı, bozma öncesi alınan 01.11.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre 72000 USD fazla ödemenin davalı ...'nın imzaladığı sözleşmeler nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle, bu davalı bakımından davanın kısmen kabulüne, diğer davalı bakımından önceki karar kesinleştiğinden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı ...vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalılardan davacı limited şirketin eski Genel Müdürü olan ...bakımından da şirket zararının tazmini istemine ilişkindir. TTK’nun 556. maddesi atfı uyarınca, limited şirket yöneticilerinin şirkete karşı sorumluluğu, anonim şirket için sevkedilen 341 ve 342. madde hükümlerine tabidir. Bu davalı, davacı şirketin imza yetkilisi Genel Müdürü olup, hakkında TTK’nun 341 ve 342. madde hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TTK.nun 342. maddesinde icrai yetkiyi haiz müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer hükümlerle yükletilen yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa karşı da sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir.

Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, TTK'nun yöneticiler ile ilgili 341. maddesi uyarınca,böyle bir davanın şirket adına açılabilmesi için ortaklar kurulunca dava açılması yönünde karar alınması, davanın denetçilerden tarafından asaleten ya da vekil aracılığı açılması gerekmektedir. Yirmiden az ortaklı limited şirketlerde aynı Kanun’un 548. maddesi uyarınca denetçi bulunmadığı, idare hak ve görevinin bütün ortaklar ya da müdür sıfatını haiz olmayan ortaklara ait olduğu, bu ortakların BK’nun 531. maddesi uyarınca denetim haklarının bulunduğu gözetilmelidir. Yönetici olmayan ortakların iştiraki ya da bunların davacı vekiline ya da başka bir vekile verecekleri bir vekaletname ile davanın görülmesi zorunludur. Bu bir usuli eksiklik olup, davanın bu nedenle hemen reddi gerekmeyip, sonradan tamamlanabilmesi de mümkündür.

Somut olayda, davacı vekiline yönetim kurulu Başkanı... vekalet vermiş olup,yargılamada bazen bu vekil,bazen bu vekilin yetki verdiği diğer bazı vekiller davacıyı temsil etmişlerdir. Dosyaya giren başka bir vekaletnamede davacıyı “temsilen hareket eden ... ve ...”vekalet vermiş olup, vekaletnamenin ikinci sayfası dosyada bulunmadığından bu kişilerin sıfatı anlaşılamamaktadır. Dosya içerisinde davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir genel kurul toplantı tutanağı da bulunmamaktadır. Bu yönde bir delile dayanılmamış olup, tarafların genel kurulda anılan yönde bir karar alındığına ya da alınmadığına yönelik bir açıklamaları olmadığı gibi,mahkemece de bu noktada bir değerlendirme yapılmamıştır. Limited Şirketin ortak sayısı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu yönde daha önce temyiz itirazında bulunulmamış ve bozma yapılmamış olmasının, husumete ilişkin hususlarda kazanılmış hak oluşmayacağından, varılan bu sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Bu durumda; mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre verilerek, davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir ortaklar kurulu kararı ibrazına ve davanın geldiği aşamada görevde olan varsa denetçilerin, yok ise yönetici olmayan ortakların davacı vekiline ya da başka bir vekile bir vekaletname vermesine olanak tanınması, verilen süre içerisinde bu koşullar yerine getirilmez ise davanın, açıklanan usul yönünden reddedilmesi gerekirken, re`sen dikkate alınması gereken bu yön üzerinde durulmadan ve bu yönler tartışılmadan, doğrudan esasa girilmesi doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre,davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Toplantı tutanağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6496 E. 2010/2359 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yargıtay 11. HD 2010/8203/2010/9005

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8203 E. 2010/9005 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Ibra

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3690 E. 2008/5378 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Ibraz süresi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15552 E. 2013/339 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2218 E. 2010/8465 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12299 E. 2011/276 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12356 E. 2010/7245 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/8891 E.  ,  2010/4592 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.04.2008 tarih ve 2007/454 - 2008/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.04.2010 gününde davalılar avukatı Birsen Köylü gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin eski genel müdürü ve genel müdür yardımcısı olan davalıların yönetim kurulu kararı ile belirlenen esaslar dışına çıkarak kokpit personeli alımı sırasında fazla ücret ödediklerini, şirketin bu nedenle zarara uğramış olduğunu ileri sürerek, 108.000 Doların davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin anılan sözleşmelerde imzası bulunmadığını, şirketi zarara uğratmadığını, 2000 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ...vekili, tüm işlemlerin yönetim kurulunun bilgisi dahilinde yapıldığını, zarara uğratacak bir işlem yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, benimsenen 05.06.2005 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu sözleşmelerde davalı ...’nun imzasının bulunmadığı, davacı şirketin davaya konu sözleşmelerin düzenlendiği 2000 yılı faaliyetlerinin incelendiği 30.04.2001 tarihli olağan genel kurulunda yönetim kurulu üyeleri, denetçiler ve genel müdürün ibra edilmesine karar verildiği, bu nedenle ibra edilen sözleşmelerden dolayı sonraki yıllarda ödeme yapılmasının dava konusu yapılamayacağı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, davalı ... hakkındaki husumet yönünden redde ilişkin kararın onanmasına, diğer davalı bakımından, mahkemece genel kurul

tutanakları ve bilanço incelenerek bilançonun davaya konu sözleşmeleri de kapsayacak şekilde düzenlenmiş olup olmadığı ve ibranın bağlayıcı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği hususları üzerinde durulması gerekirken bu yönden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.

Mahkemece, bozmaya uyulmuş, 2000, 2001 ve 2002 yıllarına ait bilançolarında ve genel kurul tutanaklarında dava konusu zararın geçmediği, açıkça tartışılarak yapılmış bir ibra bulunmadığı, bozma öncesi alınan 01.11.2004 tarihli bilirkişi raporuna göre 72000 USD fazla ödemenin davalı ...'nın imzaladığı sözleşmeler nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle, bu davalı bakımından davanın kısmen kabulüne, diğer davalı bakımından önceki karar kesinleştiğinden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı ...vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalılardan davacı limited şirketin eski Genel Müdürü olan ...bakımından da şirket zararının tazmini istemine ilişkindir. TTK’nun 556. maddesi atfı uyarınca, limited şirket yöneticilerinin şirkete karşı sorumluluğu, anonim şirket için sevkedilen 341 ve 342. madde hükümlerine tabidir. Bu davalı, davacı şirketin imza yetkilisi Genel Müdürü olup, hakkında TTK’nun 341 ve 342. madde hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TTK.nun 342. maddesinde icrai yetkiyi haiz müdürün kanuna, anasözleşme, veya işgörme koşullarını saptayan diğer hükümlerle yükletilen yükümlülükleri gereği gibi veya hiç yerine getirmemesi halinde yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları hükümler gereğince ortaklığa karşı da sorumlu olacağı ilkesi kabul edilmiştir.

Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, TTK'nun yöneticiler ile ilgili 341. maddesi uyarınca,böyle bir davanın şirket adına açılabilmesi için ortaklar kurulunca dava açılması yönünde karar alınması, davanın denetçilerden tarafından asaleten ya da vekil aracılığı açılması gerekmektedir. Yirmiden az ortaklı limited şirketlerde aynı Kanun’un 548. maddesi uyarınca denetçi bulunmadığı, idare hak ve görevinin bütün ortaklar ya da müdür sıfatını haiz olmayan ortaklara ait olduğu, bu ortakların BK’nun 531. maddesi uyarınca denetim haklarının bulunduğu gözetilmelidir. Yönetici olmayan ortakların iştiraki ya da bunların davacı vekiline ya da başka bir vekile verecekleri bir vekaletname ile davanın görülmesi zorunludur.

Bu bir usuli eksiklik olup, davanın bu nedenle hemen reddi gerekmeyip, sonradan tamamlanabilmesi de mümkündür.

Somut olayda, davacı vekiline yönetim kurulu Başkanı... vekalet vermiş olup,yargılamada bazen bu vekil,bazen bu vekilin yetki verdiği diğer bazı vekiller davacıyı temsil etmişlerdir. Dosyaya giren başka bir vekaletnamede davacıyı “temsilen hareket eden ... ve ...”vekalet vermiş olup, vekaletnamenin ikinci sayfası dosyada bulunmadığından bu kişilerin sıfatı anlaşılamamaktadır. Dosya içerisinde davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir genel kurul toplantı tutanağı da bulunmamaktadır. Bu yönde bir delile dayanılmamış olup, tarafların genel kurulda anılan yönde bir karar alındığına ya da alınmadığına yönelik bir açıklamaları olmadığı gibi,mahkemece de bu noktada bir değerlendirme yapılmamıştır.

Limited Şirketin ortak sayısı da dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu yönde daha önce temyiz itirazında bulunulmamış ve bozma yapılmamış olmasının, husumete ilişkin hususlarda kazanılmış hak oluşmayacağından, varılan bu sonuca etkisi bulunmamaktadır.

Bu durumda; mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. madde hükümleri uyarınca, davacı tarafa süre verilerek, davalı hakkında sorumluluk davası açılmasına ya da açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin bir ortaklar kurulu kararı ibrazına ve davanın geldiği aşamada görevde olan varsa denetçilerin, yok ise yönetici olmayan ortakların davacı vekiline ya da başka bir vekile bir vekaletname vermesine olanak tanınması, verilen süre içerisinde bu koşullar yerine getirilmez ise davanın, açıklanan usul yönünden reddedilmesi gerekirken, re`sen dikkate alınması gereken bu yön üzerinde durulmadan ve bu yönler tartışılmadan, doğrudan esasa girilmesi doğru olmamıştır.

2-Bozma neden ve şekline göre,davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ... vekilinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016779200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.