Faaliyet raporu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2981 E. 2010/9227 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faaliyet raporu↗ kar payı dağıtımı↗ kar dağıtımı↗ kâr payı dağıtımı↗ kar payı↗ tasdik kararı↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, genel kurulca alınan 4. ve 5. maddelerin kısmen anasözleşme, iyi niyet ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, “..kar dağıtımı konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına” ilişkin 4. maddenin son cümlesi ile yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava, anonim şirket genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir. TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasa ve anasözleşmeye aykırı karaların yanı sıra iyi niyet kurallarına aykırı olarak alınan kararların iptali de mümkündür. Dava konusu olayda, gündemin 4. maddesi ile, bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve tasdiki ile 2006 çalışma yılı kar- zararı hakkında karar verilmesi gündeme alınmıştır. Genel kurulca, 4. madde ile faaliyet raporu ve denetçi raporunun kabulüne, 2006 yılı zararla sonuçlandığından kar dağıtımı konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davalı şirketin 2006 faaliyet döneminde kar elde etmediği, bu dönemin zararla kapatıldığı anlaşılmıştır. Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. TTK’nun 369. maddenin 2. fıkrasına göre anonim şirketlerde genel kurul gündeminde bulunmayan hususlar müzakere edilemez. Şirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden kar payı dağıtımı ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden kar dağıtımının gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır. Yedek akçelerin ne şekilde ayrılacağı ve üzerlerinde ne şekilde tasarrufta bulunulacağı TTK’nun 466 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda, şirketin faaliyet dönemi itibariyle dağıtılacak karının bulunmaması, yedek akçelerden kar dağıtımının genel kurul gündeminde olmaması, geçmiş dönemdeki genel kurullarda alınan karın yedek akçelere eklenmesi veya kar konusunda karar alınmasına olanak olmadığına ilişkin kararların eldeki davada uyuşmazlık konusu olmaması karşısında, davacının genel kurul gündeminin 4. maddesine yönelik iptal isteminin tümünün reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12240 E. 2013/10341 K.
Ortak:kâr payı dağıtımı · kar payı · kâr dağıtımı · kâr payı
İncelediğiniz karardaŞirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden «kar payı dağıtımı» ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden «kar dağıtımının» gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucuna göre, genel kurulca alınan 4. ve 5. maddelerin kısmen anasözleşme, iyi niyet ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, “..«kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına” ilişkin 4. maddenin «son» cümlesi ile «yönetim kurulu» üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Genel kurulca, 4. madde ile «faaliyet raporu» ve denetçi raporunun kabulüne, 2006 yılı zararla sonuçlandığından «kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, TTK'nın 539/4. maddesi hükmüne göre, genel kurulca «kar payının» dağılması yönünde karar verilmedikçe, kâr «payının dağıtılması» mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · ortaklık sözleşmesi · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ve davalı ...'ın diğer davalı şirket ortağı oldukları, bilirkişi raporuna göre davacıların 18.397,77.-'şer TL «kar payı» alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kâr payının ödenmesinden şirket sorumlu olduğundan davalı ...'a yönelik davanın taraf «sıfatı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin davalı ...'a ilişkin «husumetten» red kararına yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı şirket vekilinin temyizine gelince, Mülga TTK'nın 533. maddesi hükmü uyarınca, «ortaklık sözleşmesinde» aksine düzenleme olmadıkça, ortaklar, sermaye borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoda gösterilen safi kardan pay alma hakkına sahiptirler.
Bir sermaye ortaklığı olan «limited şirketlerde» de TTK hükümleri uyarınca çıkarılan ticari bilançoya göre karın «dağıtılması» gerekmektedir.
-
Toplantıya katılmayan pay sahibinin aktif dava ehliyeti tartışılmadan esasa girilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3872 E. 2017/6126 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ihlal edilmediğini ispat yükü şirkette
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/994 E. 2015/5904 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaŞirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden «kar payı dağıtımı» ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden «kar dağıtımının» gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDava, alınan bu kararın, ortakların müktesep haklarından olan «kar payı» alma hakkının ihlali niteliğinde olduğu iddiasına dayanılarak «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davalı şirketin 2010 yılında net karının 246.838,95 TL TL, olduğu, kısa vadeli borçlarının ise 52.976,02 TL olduğu, geçmiş yıllarda da «kar payı dağıtılmadığı», sürekli «yedek akçe» biriktirildiği ve şirketin özvarlığının 2010 yılında 17.104.502,70 TL olduğu, yedek akçelerin en kritik dönemlerde bile kullanılmadığı ve şirketin istikrarlı bir şekilde kar elde ettiği belirlenmiştir.
İşte, şirketin kâr elde etmek ve dağıtmak nihai amacından doğan «kar payı», bir vazgeçilmez haktır. (6762 sayılı TTK’nın 385. maddesi) (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu-Ortaklıklar ve Koop.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ihlal bulunmadığını ispat yükü davalıdadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13234 E. 2014/3514 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı hakkı · müktesep hak
Benzer bu kararda6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen «müktesep hak» olan «kar payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
Bu itibarla, mahkemece, kâr «payının» nispi «müktesep hak» olduğu ve Mülga TTK’nın 469/2. maddesinin TTK’nın 385. maddeyi bertaraf eden bir hüküm olmayıp, gerektiğinde uygulanması mümkün istisnai bir nitelik taşıdığı, pay sahibinin yeterli oranda kâr payı üzerinde müktesep hakkı bulunduğu, dolayısı ile istisnai hakların sakınılarak kullanılması gerektiği ilkesi çerçevesinde «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin genel kurul kararının «iyiniyetli» olmadığının kabulü ile alınan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Kârın bünyede bırakılması teklifinin reddi zımni kâr dağıtım kararı sayılmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12123 E. 2018/4246 K.
Ortak:kâr payı
İncelediğiniz karardaŞirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden «kar payı dağıtımı» ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden «kar dağıtımının» gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların davalı şirkette % 45 hisseye sahip oldukları, 3.10.2013 tarihli «olağan genel kurulda» 2012 senesi dönem net karı olarak tespit edilen 232.953,36 TL'nin şirket bünyesinde bırakılmasının teklif edildiği, teklifin oy çokluğu ile red edildiği, TTK’nın 408., 426. ve 445. maddeleri gereğince «genel kurul kararlarının iptal» edilinceye kadar bütün şirket yönünden bağlayıcı olduğu, «kar payının» şirket bünyesinde kalması teklifinin reddedilmesiyle kar payının ortaklara «dağıtımının» gerektiği, şirketin «defter» ve belgelerinin usulüne uygun olduğu, yapılan hesaplamada davalı şirketin 2012 yılına ait vergi sonrası net karın 209.418,05 TL olduğu, dönem net karından 6102 sayılı T.T.K.'nın ilgili maddeleri gereğince yedek akçelerin ayrılması neticesinde ortaklara dağıtılacak net temettünün 153.049,09 TL olduğu, davacıların hisselerine düşen bedelin 68.868,05 TL olduğu, davacılara düşen kar payı bütün ortaklar tarafından bilindiğinden alacağın likid olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 68.868,05 TL «asıl alacak» ve 23.05.2014 itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte devamına, %20 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şirket genel kurulu, şirket «kar payının» belirlenmesi ve «dağıtımı» konusunda tek yetkili organ olup, bu «yetkisini» yönetim kuruluna devretmesi de mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Faaliyeti olmayan, yüksek yedek akçeli şirkette cüzi kâr dağıtımı iyi niyete aykırıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5821 E. 2023/681 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… rleşmelerinde tüm menfaat sahiplerinin haklarının korunması ve hak – yükümlülük dengelerinin adalet ve dürüstlük ilkeleri uyarınca sağlanmasını amaçlayan hükümlerin «terk» edilmesinin uygun bir yol olmadığını ve bu şekilde bir birleşme ile menfaat sahiplerinin haklarının korunmadığının ortaya konulduğu hâlde kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalının iştirak şirketinin aktifinde yer alan gemi ile yatın değerlerinin tespiti gerektiğini, bu tespit yapılmadan karar verilemeyeceğini, şirketlerin denetimlerinde olması gereken şeffaflık, hesap verilebilirlik, sorumluluk, denetlenebilirlik ilkelerinin alınan genel kurul kararları ile ihlal edildiğini, davalı şirketin denizcilik faaliyeti bulunmamasına, dolayısıyla ekonomik açıdan risk oluşturacak bir ticari faaliyeti bulunmamasına rağmen 2011 yılı karının «dağıtılmayarak» tamamının yedek akçelere eklenmesine ve «kar dağıtılmamasına» ilişkin kararın kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 17.05.2012 tarihli genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına aykırılığı» nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2249 E. 2010/8221 K.
Ortak:anonim şirket · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucuna göre, genel kurulca alınan 4. ve 5. maddelerin kısmen anasözleşme, iyi niyet ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, “..«kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına” ilişkin 4. maddenin «son» cümlesi ile «yönetim kurulu» üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesine» göre davalı şirketin 2006 faaliyet döneminde kar elde etmediği, bu dönemin zararla kapatıldığı anlaşılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece toplanan deliller ve yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucuna göre, genel kurulda alınan 7. ve 9. maddelerin hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle geçirsiz olduğu, 8. ve 11. maddelerle alınan kararların yasaya ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 11.08.2006 tarihli genel kurul gündeminin 7. ve 9. maddelerinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine k …
2- Davacılar vekilinin temyizine gelince, dava, «anonim şirket» genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar nisabı · iyiniyet kuralı · pay sahipliği · iyiniyet · tazminat davası
Benzer bu karardaMahkemece toplanan deliller ve yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucuna göre, genel kurulda alınan 7. ve 9. maddelerin hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle geçirsiz olduğu, 8. ve 11. maddelerle alınan kararların yasaya ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 11.08.2006 tarihli genel kurul gündeminin 7. ve 9. maddelerinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine k …
TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasa ve anasözleşmeye aykırı karaların yanı sıra «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak alınan kararların iptali de mümkündür.
Dava konusu olayda, gündemin 8. maddesi ile ilgili olarak daha önce davacı ... tarafından şirket yöneticileri ve halen «pay sahipleri» olan ..., ...ve Lyudmyla Yöndem aleyhine, genel kurulca alınmış bir karar olmadan denetçiye ücret ödediklerinden bahisle «tazminat davası» açılmış olup, bu davanın yargılamasının sürdüğü dosya içeriği ile sabittir.
Bu itibarla «iyiniyet kurallarına» aykırı olarak gündemin 8. maddesiyle ilgili alınan kararın iptaline karar vermek gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2981 E. , 2010/9227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2008 tarih ve 2007/284 - 2008/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 17.05.2007 tarihinde yapılan genel kurulunda bilanço ile yönetim ve denetim kurulu raporlarının onaylanması ve kar dağıtımı konusunda karar vermeye gerek olmadığına ilişkin 4. madde ile yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin 5. maddenin kanun, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, genel kurulda alınan anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulca alınan kararların kanun, anasözleşme, iyi niyet kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, genel kurulca alınan 4. ve 5. maddelerin kısmen anasözleşme, iyi niyet ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, “..kar dağıtımı konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına” ilişkin 4. maddenin son cümlesi ile yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava, anonim şirket genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkindir. TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasa ve anasözleşmeye aykırı karaların yanı sıra iyi niyet kurallarına aykırı olarak alınan kararların iptali de mümkündür. Dava konusu olayda, gündemin 4. maddesi ile, bilanço ve kar zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve tasdiki ile 2006 çalışma yılı kar- zararı hakkında karar verilmesi gündeme alınmıştır. Genel kurulca, 4. madde ile faaliyet raporu ve denetçi raporunun kabulüne, 2006 yılı zararla sonuçlandığından kar dağıtımı konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davalı şirketin 2006 faaliyet döneminde kar elde etmediği, bu dönemin zararla kapatıldığı anlaşılmıştır.
Bu konuda taraflar arasında bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır. TTK’nun 369. maddenin 2. fıkrasına göre anonim şirketlerde genel kurul gündeminde bulunmayan hususlar müzakere edilemez. Şirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden kar payı dağıtımı ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden kar dağıtımının gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır. Yedek akçelerin ne şekilde ayrılacağı ve üzerlerinde ne şekilde tasarrufta bulunulacağı TTK’nun 466 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda, şirketin faaliyet dönemi itibariyle dağıtılacak karının bulunmaması, yedek akçelerden kar dağıtımının genel kurul gündeminde olmaması, geçmiş dönemdeki genel kurullarda alınan karın yedek akçelere eklenmesi veya kar konusunda karar alınmasına olanak olmadığına ilişkin kararların eldeki davada uyuşmazlık konusu olmaması karşısında, davacının genel kurul gündeminin 4.
maddesine yönelik iptal isteminin tümünün reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029535500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz