Toplantıya katılmayan pay sahibinin aktif dava ehliyeti tartışılmadan esasa girilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3872 E. 2017/6126 K. · · İlk derece: 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında pay sahibinin aktif dava ehliyeti, toplantıya katılıp muhalefetini tutanağa geçirmesine bağlı olup bu husus tartışılmadan esasa girilemez. Esasa ilişkin olarak, kâr elde eden şirketin kârı dağıtmayıp yedek akçeye ayırması azınlığın müktesep haklarını ihlal eden objektif iyiniyete aykırı bir karar olabilir (TTK 519).
Ele alınan sorunlar
Toplantıya katılmayan pay sahibinin aktif dava ehliyeti → kabul
Gerekçe: Genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için genel kurul toplantısına katılıp, iptali istenen karara muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerekir. Hazirun cetvelinden toplantıya katılmadığı anlaşılan davacı yönünden aktif dava ehliyeti tartışılmadan, bu davacı bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kârın dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılması ve ibra kararı (diğer davacılar yönünden) → kısmi kabul
Gerekçe: TTK'nın 519. maddesi uyarınca kanuni yedek akçeler ayrıldıktan sonra kârın en az yüzde beşinin pay sahiplerine ödenmesi gerekir; kâr payı dağıtımı her ortak için doğal bir hak olup dağıtılmaması ancak zaruri hallerde mümkündür. Kâr elde edip nakdi yardım ve bağış dahi yapan şirketin kârı dağıtmayıp olağanüstü yedek akçe ayırması, azınlık ortakların müktesep haklarını ihlal eden ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı bir karardır; bu nedenle kâr dağıtımına ilişkin madde iptal edilir. Buna karşılık bilanço/ibra kararına çekince konmadığı ve usulsüzlük iddiası kanıtlanamadığından ibra kararının iptali istemi reddedilir. (Yargıtay'ca yerinde görülen İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Toplantıya katılmayan pay sahibinin aktif dava ehliyetinin re'sen tartışılması gerektiği ve kâr dağıtmama kararının iyiniyet denetimi (TTK 519) yönünden emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında pay sahibinin aktif dava ehliyeti: toplantıya katılıp muhalefeti tutanağa geçirmek
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ muhalefet şerhi↗ kâr payı dağıtılmaması↗ yedek akçe (TTK 519)↗ objektif iyiniyet↗ azınlık hakları↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2981 E. 2010/9227 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · tasdik kararı · uyuşmazlık konusu · anonim şirket
Benzer bu karardaŞirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden «kar payı dağıtımı» ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden «kar dağıtımının» gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır.
Genel kurulca, 4. madde ile «faaliyet raporu» ve denetçi raporunun kabulüne, 2006 yılı zararla sonuçlandığından «kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin faaliyet dönemi itibariyle «dağıtılacak» karının bulunmaması, yedek akçelerden «kar dağıtımının» genel kurul gündeminde olmaması, geçmiş dönemdeki genel kurullarda alınan karın yedek akçelere eklenmesi veya kar konusunda karar alınmasına olanak olmadığına ilişkin kararların eldeki davada «uyuşmazlık konusu» olmaması karşısında, davacının genel kurul gündeminin 4. maddesine yönelik iptal isteminin tümünün reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilm …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucuna göre, genel kurulca alınan 4. ve 5. maddelerin kısmen anasözleşme, iyi niyet ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, “..«kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına” ilişkin 4. maddenin «son» cümlesi ile «yönetim kurulu» üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Faaliyeti olmayan, yüksek yedek akçeli şirkette cüzi kâr dağıtımı iyi niyete aykırıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5821 E. 2023/681 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… rleşmelerinde tüm menfaat sahiplerinin haklarının korunması ve hak – yükümlülük dengelerinin adalet ve dürüstlük ilkeleri uyarınca sağlanmasını amaçlayan hükümlerin «terk» edilmesinin uygun bir yol olmadığını ve bu şekilde bir birleşme ile menfaat sahiplerinin haklarının korunmadığının ortaya konulduğu hâlde kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için kök bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davalının iştirak şirketinin aktifinde yer alan gemi ile yatın değerlerinin tespiti gerektiğini, bu tespit yapılmadan karar verilemeyeceğini, şirketlerin denetimlerinde olması gereken şeffaflık, hesap verilebilirlik, sorumluluk, denetlenebilirlik ilkelerinin alınan genel kurul kararları ile ihlal edildiğini, davalı şirketin denizcilik faaliyeti bulunmamasına, dolayısıyla ekonomik açıdan risk oluşturacak bir ticari faaliyeti bulunmamasına rağmen 2011 yılı karının «dağıtılmayarak» tamamının yedek akçelere eklenmesine ve «kar dağıtılmamasına» ilişkin kararın kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirketin 17.05.2012 tarihli genel kurulunda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kuralına aykırılığı» nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · yedek akçe
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, karın «yedek akçede» tutulmasını kabul etmediklerini, %50sinin «dağıtılmasını» istediklerini beyan etmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3872 E. , 2017/6126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2015 tarih ve 2014/938-2015/887 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 18/01/1999 tarihinden bu yana şirket ortağı bulunduğunu, müvekkillerin şirketteki ilk hisse oranı %17 iken davalı şirketin hakim ortaklarının bugüne kadar hiçbir kar payı dağıtmayarak ve sürekli sermaye artışı yaparak müvekkillere ait hisse oranını %1,1'e kadar düşmesini planlı olarak sağladıklarını, 19/07/2013 tarihinde şirket merkezinde yapılan 2012 yılı genel kurul toplantısında müvekkillerin muhalefetine rağmen 2012 kar payının dağıtılmamasına ve olağan üstü yedek akçe olarak ayrılmasına ilişkin karar ile Yönetim kurulu ve denetçi ibrasına ilişkin gündemin 5. maddesinde alınan kararın yasa ve şirket ana sözleşmeye aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın 19/07/2013 tarihli genel kurulda alınan (5) ve (6) numaralı kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu, davalı şirketin 2012 yılı genel kurulu 19/07/2013 tarihinde yapıldığı, genel kurulda alınan kararların iptali davasının 3 aylık hak düşürücü süre içinde açıldığı, davacıların bilanço görüşmelerine ilişkin 5. maddesine çekince koymadıkları, bilançonun hangi kalemlerinde bir usulsüzlük ve uygunsuzluk olduğu yolunda bir iddiada bulunmadıkları, ibra kararının iptaline ilişkin talebin kanıtlanamadığı, gündemin 6'ncı maddesi ile şirketin 2012 yılı kar dağıtımı hakkında görüşme yapıldığı, çokluk oyu ile karın dağıtılmayıp olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına karar verildiği, kâr payının dağıtılmasının her ortak için en doğal bir hak olduğu, şirketin kâr dağıtımını yapmaması ancak bazı zaruri hallerde mümkün bulunduğu, TTK'nın 519.
maddesi kanuni yedek akçelerin ayrılmış olmasından sonra kârın en az yüzde beşinin pay sahiplerine ödenmesi gerektiğinin kabul edildiği, hatta TTK. 380. maddesinin bazı hallerde yedek akçelerin
azaltılması ile ilgili tasarrufların iptal edilmesini dahi düzenlediği, ayrıca davalı şirket 2012 yılında kar elde etmiş olduğu, 9.063.418,24 TL nakdi yardım ve bağış yaptığı, bu durumda gündemin 6'ncı maddesi ile alınmış olan karar azınlık ortakların müktesep haklarını ihlâl eden nitelikte ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, nakdi yardım ve bağış dahi yapan davalı şirketin aldığı bu karar objektif iyi niyet kurallarına da aykırı olduğu gerekçesiyle gündemin 6. maddesi kar dağıtımına ilişkin maddenin iptaline, 5. maddesinde yer alan ibra kararına yönelik iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin davacılardan ... ile ...'nın davaları açısından verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacılardan ...'nın genel kurul toplantısına katılmadığı hazirun cetvelinden anlaşılmaktadır. Genel kurul kararının iptali davası açılabilmesi için genel kurul toplantısına katılıp, iptali istenen genel kurul kararına muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerekir. Bu bakımdan, davacı ...'nın işbu davadaki aktif dava ehliyeti tartışılmadan bu davacı yönünden davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin davacı ...'ya yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılar ... ve ...'in davalarına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı ...'in davasına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377523100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz