Kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ihlal bulunmadığını ispat yükü davalıdadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13234 E. 2014/3514 K. · · İlk derece: İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Kâr payı, anonim ortaklığın nihai amacından doğan nispi müktesep bir haktır (TTK 385); TTK 469/2 bunun istisnasıdır. Kalan safi kârın bir kısmının olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkünse de, kârın TAMAMININ ayrılması halinde müktesep hakkın ihlal edilmediğini ispat yükü davalı şirkettedir. Genel kurulda gerekçelendirilmemiş olsa bile davalı, kâr dağıtılmamasını gerektiren durumu yargılama sırasında somut delille açıklamalıdır; açıklayamazsa karar iyiniyet kurallarına aykırıdır ve iptal edilir.
Ele alınan sorunlar
Kârın tamamının olağanüstü yedek akçeye ayrılması ve kâr payı dağıtılmaması kararının iptali → kabul
İddia: Davacı, 2008 yılı karının tamamının kanuni ve fevkalade yedek akçe olarak ayrılmasına ilişkin kararın, müktesep hak olan kâr payı alma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek iptalini istemiştir.
Gerekçe: Anonim ortaklığın nihai amacı kâr elde edip ortaklara dağıtmaktır; bu amaçtan doğan kâr payı vazgeçilmez/müktesep bir haktır (6762 sayılı TTK 385). Bu ilkenin istisnası TTK 469/2'dir: şirketin devamlı inkişafı ve istikrarlı kâr dağıtımı bakımından anasözleşmede belirtilenlerden başka yedek akçe ayrılmasına genel kurulca karar verilebilir. Kanuni ve ihtiyari yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan safi kârın bir kısmının olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkündür; ancak kârın TAMAMININ yedek akçeye ayrılması, TTK 469/2 istisnai hüküm olduğundan, TTK 385'teki müktesep hakkın ihlal edilmediğini ispat yükünü davalı şirkete yükler. Karar genel kurulda gerekçelendirilmemiş olsa bile davalı, kâr payının sürekli dağıtılmamasını gerektiren durumu yargılama sırasında somut delillerle açıklamak zorundadır. Somut olayda davalı bunu açıklamamıştır; bu durumda kâr payının dağıtılmamasına ilişkin karar yasa, anasözleşme ve özellikle iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz. İstisnai hakların sakınılarak kullanılması gerektiği ilkesi çerçevesinde kararın iptaline karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle davanın reddi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ispat yükünün davalı şirkete geçtiği ve somut açıklama yokluğunun iyiniyete aykırılık oluşturduğu yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı hakkı↗ müktesep hak↗ olağanüstü yedek akçe↗ TTK 469/2↗ ispat yükü↗ afaki iyiniyet↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ihlal edilmediğini ispat yükü şirkette
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/994 E. 2015/5904 K.
Ortak:dava şartı · Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı
Benzer bu karardaDava, alınan bu kararın, ortakların müktesep haklarından olan «kar payı» alma hakkının ihlali niteliğinde olduğu iddiasına dayanılarak «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davalı şirketin 2010 yılında net karının 246.838,95 TL TL, olduğu, kısa vadeli borçlarının ise 52.976,02 TL olduğu, geçmiş yıllarda da «kar payı dağıtılmadığı», sürekli «yedek akçe» biriktirildiği ve şirketin özvarlığının 2010 yılında 17.104.502,70 TL olduğu, yedek akçelerin en kritik dönemlerde bile kullanılmadığı ve şirketin istikrarlı bir şekilde kar elde ettiği belirlenmiştir.
İşte, şirketin kâr elde etmek ve dağıtmak nihai amacından doğan «kar payı», bir vazgeçilmez haktır. (6762 sayılı TTK’nın 385. maddesi) (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu-Ortaklıklar ve Koop.
6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen «müktesep hak» olan «kar payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9248 E. 2010/4881 K.
Ortak:kâr payı hakkı
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen «müktesep hak» olan «kar payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
Benzer bu karardaKâr «payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan TTK’nun 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurucu intifa senedi · ilmühaber · yedek akçe · muarazanın giderilmesi · kâr payı dağıtımı · kar payı · genel kurul kararının iptali · hisse senedi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava sırasında davacıların hisse senetlerini davalıya vermesi üzerine davalının «ilmühaberleri» davacılara verdiği ve muarazanın kalmadığı, «muarazanın giderilmesi» ve hisse senetlerinin tespiti istemlerinin konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği, davaya kâr «payı dağıtılmamasına» ilişkin kararları aleyhine dava açmadıkları, genel kurul tutanaklarında kâr payı dağıtımına ilişkin karar alınmadığı, şirket kârlarının anasözleşmenin 36/«son» maddesi uyarınca fevkalâde ihtiyatlara alınmasına karar verildiği, sermayeye ilave edilmediği, sermaye artışının TTK'nun 298. maddesi anlamında hasıl olacak kazançtan değil, iştirak hisseleri satışı veya maddi duran varlıkların yeniden değerleme, değer artış fonundan karşılandığı, bu nedenle kurucu hisseler için kâr payı istenemeyeceği, kâr dağıtım kararı bulunmadığından ortaklığa bağlı kâr payı alacaklarının da doğmadığı, fevkalâde ihtiyatlara ayırmanın gizli kâr dağıtımı olmadığı gerekçesiyle, kâr payına yönelik davanın reddine, diğer istemler hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkeme kararında, davacıların «genel kurul kararlarının iptalini» dava etmemiş olmalarına ilişkin gerekçe, davacıların «hisse senedi» sahibi sıfatına dayalı olarak kâr «payı» isteyemeyeceklerine ilişkin varılan sonucun gerekçesi olarak kullanılmış olup,«kurucu intifa senedi» sahibi sıfatları için dayanılan bir gerekçe değildir.
1-Davacılar, 1993-2002 yılları arasında, «hisse senedi» ve ayrıca «kurucu intifa senedi» sahibi olmak üzere iki sıfatla kâr «payı» istemiştir.
2-Kârın yedek akçelere ayrılmasına ve ortaklara «dağıtılmamasına» ilişkin davalı uygulamasının kâr «payı» haklarını ihlal ettiğine dayanan davacıların «kurucu intifa senedi» sahibi sıfatına dayalı «kar payı» isteminin de reddine yönelik temyize gelince; Her ticaret ortaklığı gibi anonim ortaklığın nihai amacı kar elde edip ortaklarına dağıtmaktır.
-
Safi kârın tamamının yedek akçeye ayrılmasında ispat yükü ve muhalefet şerhi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14684 E. 2015/1919 K.
Ortak:kâr payı hakkı · ispat yükü · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen «müktesep hak» olan «kar payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
Benzer bu karardaAnılan maddedeki istisnai halin gerçekleştiğini «ispat yükü» ise şirketin üzerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacıların iptalini istedikleri 06.02.2013 tarihli genel kurulda, yalnızca «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin 8 nolu karara usulüne uygun biçimde «muhalefet şerhi» koymalarına, bunun dışındaki kararlar yönünden ise açıklanan biçimde bir muhalefet şerhinin bulunmamasına, bu durumda kar payının dağıtılmamasına ilişkin 8 nolu ka …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6354 E. 2016/3021 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yedek akçe · objektif iyiniyet · kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · hakim ortak · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · kâr payı dağıtımı
Benzer bu karardaMahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının tespit edilmesi gereki …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalı şirketin 05/04/2012 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında karara bağlanan 2011 yılı bilanço ve kar-zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin 4., 2011 yılı «kar payı dağıtımına» ilişkin 5. ve «yönetim kurulu» üyeleri ile denetçinin ibrasına ilişkin 6. maddelerinin kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve «objektif iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, şirketin yıllardır kar elde etmesine, birikmiş «dağıtılmayan» geçmiş yıllar karlarının 26.000.000 TL gibi bir rakama ulaşması ve nakit akış tablolarının «son» derece müsait bulunmasına rağmen yıllardır «kar dağıtılmamasının» ortaklığın amacına açıkça aykırı olduğu gibi, şirket azlık hissedarların kanuni müktesep haklarının da ihlaline yol açtığını, şirketin «hakim ortaklarının» şirketin idaresini elinde tutup, yararlanması, şirketin her türlü imkanını kullanmaları, bunun karşısında azlık hissedarlara kanuni müktesep hakları olan «kar payının» dahi verilmemesinin açık hak ihlali olup, çoğunluğun karın tamamının dağıtılmaması kararına muhalif olduklarını beyan etmişlerdir.
Davalı şirketin dava konusu 05.04.2012 tarihli genel kurulunun 5. maddesinde yer alan “2011 yılı dönem net karı 1.195.596,76 TL olup, (%5) 1.tertip yasal «yedek akçe» tutarı ayrıldıktan sonra kalan tutar 1.135.816,92 TL'den Şirket Ana Sözleşmesi gereği ortaklara %10 1.temettü olarak 113.581,69 TL'nin 2.tertip yasal yedekler ayrıldıktan sonra kalan tutar üzerinden yasal vergi ve stopajların yapılarak kalan tutarın 31.07.2012 tarihinde ortaklara ödenmesine; kalan 1.022.235,23 TL'lik dönem karının «dağıtılmayarak», şirket bünyesinde fevkalade yedek akçeler olarak bırakılması” hususu oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
-
Kârın yedek akçeye ayrılmasında TTK 469/2 haklı neden denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/7121 E. 2005/4042 K.
Ortak:Genel kurul kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · yedek akçe · eksik inceleme
Benzer bu karardaDavalı «anonim şirketin» 30.4.2003 tarihli genel kurulunun iptali istenen gündemin 7. maddesinde, elde edilen kardan yasa hükümleri uyarınca yapılması gereken ödemelerin yapılmasına, zorunlu ihtiyatların ayrılmasına, 1. temettü «dağıtılmamasına» bakiye karın fevkalade ihtiyat olarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verilmiş, mahkemece, hükme dayanak yapılan ve bir üyenin haricinde diğer üyelerin uzmanlık alanları da dosya kapsamından tam anlaşılamayan bilirkişi kurulunca, iptali istenen bu gündem maddesi hükmü TTK.nun 469/2 ve «esas sözleşmenin» 30/c madde hükümleri çerçevesinde değerlendirip genel kurulun şirket menfaatine gerekli bulduğu hallerde karın dağıtılmamasına, «yedek akçeye» ayrılmasına karar verebileceği sonucuna varılarak, karın şirket bünyesinde bırakılarak yedek akçeye ayrılmasında yasa ve esas «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı sonucuna varılmıştır. .
Oysa, anılan bilirkişi kurulu raporunda, TTK.nun «kar payının dağıtılma»-masının haklı nedenler ile ilgili 469/2. madde hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmiş olup, mahkemece bu koşulların oluşup oluşmadığı üzerinde durulmamış ve tartışılmamıştır.
… adde hükmünde yazılı haklı nedenlerin somut olayda bulunup bulunmadığını tartışan, ayrıca davacı vekilinin rapora itirazları üzerinde de durup, değerlendirme yapan, «denetime elverişli» bir bilirkişi raporu alınması sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2981 E. 2010/9227 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faaliyet raporu · kar payı dağıtımı · kar dağıtımı · kâr payı dağıtımı · kar payı · tasdik kararı · uyuşmazlık konusu · anonim şirket
Benzer bu karardaŞirketin faaliyet dönemini zararla kapattığı, yedek akçelerden «kar payı dağıtımı» ile ilgili genel kurul gündeminde madde bulunmadığı, toplantı esnasında, yedek akçelerden «kar dağıtımının» gündeme alınması teklif edilmediği de anlaşılmaktadır.
Genel kurulca, 4. madde ile «faaliyet raporu» ve denetçi raporunun kabulüne, 2006 yılı zararla sonuçlandığından «kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda, şirketin faaliyet dönemi itibariyle «dağıtılacak» karının bulunmaması, yedek akçelerden «kar dağıtımının» genel kurul gündeminde olmaması, geçmiş dönemdeki genel kurullarda alınan karın yedek akçelere eklenmesi veya kar konusunda karar alınmasına olanak olmadığına ilişkin kararların eldeki davada «uyuşmazlık konusu» olmaması karşısında, davacının genel kurul gündeminin 4. maddesine yönelik iptal isteminin tümünün reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilm …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucuna göre, genel kurulca alınan 4. ve 5. maddelerin kısmen anasözleşme, iyi niyet ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 17.05.2007 tarihli genel kurul toplantısında, “..«kar dağıtımı» konusunda bir karar alınmasına olanak olmadığına” ilişkin 4. maddenin «son» cümlesi ile «yönetim kurulu» üyelerinin oy çokluğu ile ibrasına ilişkin 5. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Ortak:müktesep hak · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen «müktesep hak» olan «kar payı hakkı» ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur.
Bu itibarla, mahkemece, kâr «payının» nispi «müktesep hak» olduğu ve Mülga TTK’nın 469/2. maddesinin TTK’nın 385. maddeyi bertaraf eden bir hüküm olmayıp, gerektiğinde uygulanması mümkün istisnai bir nitelik taşıdığı, pay sahibinin yeterli oranda kâr payı üzerinde müktesep hakkı bulunduğu, dolayısı ile istisnai hakların sakınılarak kullanılması gerektiği ilkesi çerçevesinde «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin genel kurul kararının «iyiniyetli» olmadığının kabulü ile alınan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · yedek akçe
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, karın «yedek akçede» tutulmasını kabul etmediklerini, %50sinin «dağıtılmasını» istediklerini beyan etmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13234 E. , 2014/3514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/12/2011
NUMARASI 2011/10-2011/53
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2011/10-2011/53 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av.N. Ö ile davalı vekili Av. H.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 25.03.2009 tarihinde yapılan genel kurulda bilançonun oylanması, yönetim ve denetim kurullarının ibraları ve kar payı dağıtılmama yönünde alınmış kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, uzun vadede daha yüksek ve istikrarlı kar payı dağıtılmasını sağlamaya yönelik olarak kar payı dağıtılmaması kararı alındığını, alınan kararlarda hukuka aykırılığın sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kar payı dağıtılmaması ile bilanço ve ibraya yönelik kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davalı anonim şirketin 25.03.2009 tarihli genel kurul toplantısının gündeminin 3. maddesi görüşmeleri sonucunda “2008 yılı karının ortaklara dağıtılmayıp tamamının kanuni ve fevkalade yedek akçe olarak ayrılmasına karar verilmiş, bu karara davacı vekili karşı çıkarak muhalefet şerhini genel kurul tutanağına yazdırmıştır. Dava, alınan bu kararın, ortakların müktesep haklarından olan kar payı alma hakkının ihlali niteliğinde olduğu iddiasına dayanılarak genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin 2007 yılında net karının 297.224,00 TL, 2008 yılında ise 468.250,00 TL olduğu, kısa vadeli borçlarının ise 40.859,00 TL olduğu, geçmiş yıllarda da kar payı dağıtılmadığı, sürekli yedek akçe biriktirildiği ve 2009 yılında yedek akçe değerinin 36.674.721,00 TL olduğu, yedek akçelerin en kritik dönemlerde bile kullanılmadığı ve şirketin istikrarlı bir şekilde kar elde ettiği belirlenmiştir.
Özellikle belirtmek gerekir ki, her ticaret ortaklığı gibi anonim ortaklığın da nihai amacı kar elde edip ortaklarına dağıtmaktır. Bu amaç, anasözleşmelerde yer almaz, çeşitli kanunlardaki kişi birliklerini ayıran, “müşterek gaye” kıstasından ve “ortaklık” kavramından doğar. Başka bir deyişle “anonim şirket kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi maksat ve konular için kurulur” (6762 sayılı TTK’nın 271. maddesi) ve kâr elde etmek ve paylaştırmak nihai amacını elde etmek hedefine yönelir ve bu yolda çaba harcar. Ortaklığın bütün organları bu nihai amaca uygun kararlar almak zorundadır. İşte, şirketin kâr elde etmek ve dağıtmak nihai amacından doğan kar payı, bir vazgeçilmez haktır. (6762 sayılı TTK’nın 385.
maddesi) (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu-Ortaklıklar ve Koop. Hukuku 8.bası s.487).
Şirketin nihai amacının kar elde edip ortaklara dağıtması esas olmakla birlikte anasözleşmeye konulacak hükümler yanında kanunda gösterilen nedenler bu genel ilkenin istisnalarını oluşturmaktadır. Bu istisnaların en önemlisi ve uygulamada da sıkça görülüp dava konusu uyuşmazlığa da konu olan 6762 sayılı TTK’nın 469/2. maddesindeki düzenlemedir. Anılan düzenleme gereğince şirketin devamlı inkişafı ve mümkün mertebe istikrarlı kâr dağıtımını temin bakımından anasözleşmede zikredilenlerden başka yedek akçeler ayrılmasına şirket genel kurulunca karar verilebilir.
6762 sayılı TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen müktesep hak olan kar payı hakkı ile bu hakkın istisnasını oluşturan anılan Yasa’nın 469/2. fıkrası arasındaki hassas dengenin kurulması zorunludur. Anasözleşmede ihtiyari ve kanuni yedek akçelerin ayrılmasından sonra kalan safi karın bir kısmının dağıtılmamasına ve olağanüstü yedek akçeye ayrılması mümkün ve bu konudaki genel kurul kararının anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılığı sözkonusu olmamakla birlikte, tamamının yedek akçeye ayrılması TTK’nın 469/2. maddesinin istisna hükmü olduğu gözetildiğinde; TTK’nın 385. maddesinde düzenlenen müktesep hakkın ihlal edilmediğini kanıt yükünün davalı şirkette olması sonucunu doğurur. Karın, olağanüstü yedek akçeye ayrılmasına ilişkin karar genel kurulda gerekçelendirilmemiş olsa bile, yargılama sırasında davalının bunu açıklayarak somut deliller ile ispat etmesi gerekmektedir.
Ancak, davalı tarafça kar payının sürekli olarak dağıtılmamasını gerektirir durumun ne olduğu somut olarak açıklanmamıştır. Bu durumda, kar payının dağıtılmamasına ilişkin alınan genel kurul kararının yasa, anasözleşme ve özellikle iyiniyet kuralları ile bağdaştığını kabul etmek mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece, kâr payının nispi müktesep hak olduğu ve Mülga TTK’nın 469/2. maddesinin TTK’nın 385. maddeyi bertaraf eden bir hüküm olmayıp, gerektiğinde uygulanması mümkün istisnai bir nitelik taşıdığı, pay sahibinin yeterli oranda kâr payı üzerinde müktesep hakkı bulunduğu, dolayısı ile istisnai hakların sakınılarak kullanılması gerektiği ilkesi çerçevesinde kar payının dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının iyiniyetli olmadığının kabulü ile alınan kararın iptaline karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101803900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz