6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13534 E. 2011/6492 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2) limited şirketin feshi şirketin feshi ve tasfiyesi haklı sebep karine şirketin feshi şirket zararı tasfiye memuru fesih limited şirket ek tasfiye ilan dava sebebi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 549

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı limitet şirket olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın fesih talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve ilana karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Dava sebebinin dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir. Şirketin devamlı olarak zarar

etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan yasa maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.

Somut olayda ise mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin zarar etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine karine teşkil ettiği belirtilmiştir. Oysa, haklı neden olarak dayanılan şirketin kötü yönetildiği olgusunun somut delillerle ortaya konması gerektiği gibi salt olarak şirketin aktifinin azaldığından bahisle davanın kabul edilmesi de yerinde olmamıştır.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacı iddiaları ile davalıların savunmaları üzerinde durularak ortaklardan şirketin devamının beklenemeyecek olduğu olguların bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari Şirket Feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14846 E. 2012/782 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Limited Şirketin Feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bilgi alma hakkı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15455 E. 2012/6008 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11939 E. 2010/2880 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6124 E. 2010/12755 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7130 E. 2013/22320 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Temsil ve ilzam yetkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17528 E. 2015/12310 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi | Boşanma | Limited şirketin fesih ve tasfiyesini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4928 E. 2010/1162 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13534 E.  ,  2011/6492 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2009 tarih ve 2008/22 - 2009/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalının diğer davalı şirketin yarı oranlı ortakları olduklarını müvekkilinin İtalya’da yaşadığını, şirketteki hissesinin üçüncü bir kişiye satılması konusunda davalı ile mutabakata varıldığı halde aylardır bir gelişme olmadığını, davalını şirket hesabından şahsi harcamalar yaptığını, özel menfaat sağladığını, şirketin davalı tarafından kötü yönetildiğini, şirketin zarar ettiğini ve ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğunu, haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, öncelikle müvekkilinin alacakları tespit olunarak ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini, bu talep kabul görmezse haklı nedenle davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacı iddialarını asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı limitet şirket olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın fesih talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve ilana karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.

Dava sebebinin dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir. Şirketin devamlı olarak zarar

etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan yasa maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.

Somut olayda ise mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin zarar etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine karine teşkil ettiği belirtilmiştir. Oysa, haklı neden olarak dayanılan şirketin kötü yönetildiği olgusunun somut delillerle ortaya konması gerektiği gibi salt olarak şirketin aktifinin azaldığından bahisle davanın kabul edilmesi de yerinde olmamıştır.

Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacı iddiaları ile davalıların savunmaları üzerinde durularak ortaklardan şirketin devamının beklenemeyecek olduğu olguların bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025335700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.