Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13534 E. 2011/6492 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ limited şirketin feshi↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ haklı sebep↗ karine↗ şirketin feshi↗ şirket zararı↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ ilan↗ dava sebebi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı limitet şirket olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın fesih talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava sebebinin dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir. Şirketin devamlı olarak zarar
etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan yasa maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda ise mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin zarar etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine karine teşkil ettiği belirtilmiştir. Oysa, haklı neden olarak dayanılan şirketin kötü yönetildiği olgusunun somut delillerle ortaya konması gerektiği gibi salt olarak şirketin aktifinin azaldığından bahisle davanın kabul edilmesi de yerinde olmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacı iddiaları ile davalıların savunmaları üzerinde durularak ortaklardan şirketin devamının beklenemeyecek olduğu olguların bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14846 E. 2012/782 K.
Ortak:tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretinin şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.05.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · fesih · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, «şirketin feshini» gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin «fesih» için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı neden oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah
Benzer bu karardaLimited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15455 E. 2012/6008 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · ilan · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · infisah · yönetici sorumluluğu · malvarlığına ilişkin dava · ek prim · uyuşmazlık konusu · ticari defter · haciz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Ancak, «ticari defterlerin» usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamamak «yöneticinin sorumluluğunu» gerektirir bir husus olup, dosya içeriğinde şirketin mali yapısı üzerinde yapılan bir incelemeyle şirketin borca batık olup olmadığı belirlenmediği gibi, özsermaye tespiti yapılmadan da şirket borçlarının rakamsal yüksekliği gerekçe yapılarak hüküm kurulmuştur.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece «şirketin feshi» için haklı neden olarak; şirketin «ticari defterlerinin» tutulmaması ve şirketin yüksek miktarda borcunun olup bu borçları ödemekten aciz durumda olması gösterilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11939 E. 2010/2880 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · şirket zararı · tasfiye memuru · limited şirket · ek tasfiye · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı davalı şirketin ortaklar arasında ihtilaflar olduğu ve şirketinin faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», «tasfiye» işlemlerinin yerine getirilmesi için şirket müdürünün «tasfiye memuru» olarak atanmasına, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · uyuşmazlık konusu · kâr payı · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından, «şirket müdürü» olan davalının şirket kasasından usulsüz ödemeler yaptığı, şirket «defterlerini» usulüne uygun tutmadığı, şirket adına gelen malları süresinde gümrükten çekmediği, alıcı firmalara karşı edimleri yerine getirmediği ve bu nedenle «şirketi zarara» uğrattığı ileri sürülmüş, davalı vekili ise, şirketin faaliyetlerinin durmasına ve ortaklar arasındaki ihtilafa davacının neden olduğunu savunmuştur.
… rla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınmak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında varlığı kabul edilen uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmesi suretiyle, oluşacak sonuca göre bir …
Zira davacı vekilinin iddiaları şirket müdürünün azlini gerektiren iddialar olup, «şirketin feshine» ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu, bunda davacının «payının» olup olmadığı yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6124 E. 2010/12755 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · limited şirket · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · olağanüstü genel kurul · şirket müdürü · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… mece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar tek tek değerlendirilerek, uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve yetersiz gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… vekili tarafından,şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline bilgi ve belge verilmediği, 2005 yılı karının ödenmediği, şirketin kar edip etmediğinin bildirilmediği, «olağan genel kurullarının» yapılamadığı, «şirket müdürü» tarafından müşterilerin aynı işi yapan babasına ait şirkete yönlendirildiği, ortaklar arasında güven ortamının tamiri imkansız şekilde bozulduğu, ortaklığın devamı …
3- Kabul şekline göre de, davacının davalı şirkete sermeye «koyma» borcunu yerine getirmediği davalı tarafça açıkça savunulmadığı gibi sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın «şirketin feshini» talep hakkının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yasal dayanağının mahkemece, «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde gösterilmemesi de keza doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7130 E. 2013/22320 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı «sebebin» var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah · tasfiye memuru atanması · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" hükmü uyarınca davacıların taleplerinin değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17528 E. 2015/12310 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · şirket zararı · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · kayyım · tasfiye memuru atanması · şirket müdürü · açılmamış sayılma · tüzel kişilik · husumet yokluğu · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi, «tasfiye memuru atanması», yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete «kayyım atanması» ve ortaklardan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda feshi için haklı neden oluşmadığı sonucuna varılarak davalılardan şirket yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Boşanma | Limited şirketin fesih ve tasfiyesini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4928 E. 2010/1162 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · şirket zararı · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Benzer bu karardaŞti.nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının «kar payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
… ket müdürünün şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, şirketin çok iyi geliri olmasına rağmen krediler almak suretiyle şirketi borçlandırdığını, şirket «defterlerinde» şişirilen bir çok giderler nedeniyle «şirketin zararda» olduğunun gösterildiğini, genel kurul toplantısı yapmadan kendi menfaatine kararlar aldığını, müvekkiline «kar payı» verilmediği halde verilmiş gibi gösterildiğini, defterlerin usulüne uygun düzenlenmediğini, davalının gösterdiği maaş miktarı ile gerçekte aldığı maaş miktarının farklı olduğunu, müvekkiline denetim imkanının verilmediğini, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine boşanma davası açıldığını, bu durumda şirketin yürütülebilmesi imkanının kalmadığını ileri sürerek, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · derdestlik · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · kâr payı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kar payının» «ortaklar kurulu» kararı ile «dağıtılması» gerektiği halde bu konuda kararın bulunmadığı, tarafların şirketi iyi ilişkiler içinde yönetmedikleri, şirketin çekişmesiz şekilde devamının imkansız olduğu, muhik sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ....
Şti.nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının «kar payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… ket müdürünün şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, şirketin çok iyi geliri olmasına rağmen krediler almak suretiyle şirketi borçlandırdığını, şirket «defterlerinde» şişirilen bir çok giderler nedeniyle «şirketin zararda» olduğunun gösterildiğini, genel kurul toplantısı yapmadan kendi menfaatine kararlar aldığını, müvekkiline «kar payı» verilmediği halde verilmiş gibi gösterildiğini, defterlerin usulüne uygun düzenlenmediğini, davalının gösterdiği maaş miktarı ile gerçekte aldığı maaş miktarının farklı olduğunu, müvekkiline denetim imkanının verilmediğini, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine boşanma davası açıldığını, bu durumda şirketin yürütülebilmesi imkanının kalmadığını ileri sürerek, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesini talep etmiştir.
Şti’nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının kâr «payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13534 E. , 2011/6492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2009 tarih ve 2008/22 - 2009/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının diğer davalı şirketin yarı oranlı ortakları olduklarını müvekkilinin İtalya’da yaşadığını, şirketteki hissesinin üçüncü bir kişiye satılması konusunda davalı ile mutabakata varıldığı halde aylardır bir gelişme olmadığını, davalını şirket hesabından şahsi harcamalar yaptığını, özel menfaat sağladığını, şirketin davalı tarafından kötü yönetildiğini, şirketin zarar ettiğini ve ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğunu, haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, öncelikle müvekkilinin alacakları tespit olunarak ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini, bu talep kabul görmezse haklı nedenle davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı iddialarını asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı limitet şirket olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın fesih talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava sebebinin dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir. Şirketin devamlı olarak zarar
etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi, sebepler anılan yasa maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda ise mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin zarar etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine karine teşkil ettiği belirtilmiştir. Oysa, haklı neden olarak dayanılan şirketin kötü yönetildiği olgusunun somut delillerle ortaya konması gerektiği gibi salt olarak şirketin aktifinin azaldığından bahisle davanın kabul edilmesi de yerinde olmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda davacı iddiaları ile davalıların savunmaları üzerinde durularak ortaklardan şirketin devamının beklenemeyecek olduğu olguların bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025335700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz