Bilgi alma hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15455 E. 2012/6008 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgi alma hakkı↗ infisah↗ yönetici sorumluluğu↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ malvarlığına ilişkin dava↗ ek prim↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ uyuşmazlık konusu↗ limited şirket↗ ticari defter↗ haciz↗ ek tasfiye↗ ilan↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi defterlerinin boş olduğu, şirketin SSK prim borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, malvarlıkları üzerinde haciz bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların bilgi alma hakkının kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin infisah sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin fesih olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Mahkemece şirketin feshi için haklı neden olarak; şirketin ticari defterlerinin tutulmaması ve şirketin yüksek miktarda borcunun olup bu borçları ödemekten aciz durumda olması gösterilmiştir. Ancak, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamamak yöneticinin sorumluluğunu gerektirir bir husus olup, dosya içeriğinde şirketin mali yapısı üzerinde yapılan bir incelemeyle şirketin borca batık olup olmadığı belirlenmediği gibi, özsermaye tespiti yapılmadan da şirket borçlarının rakamsal yüksekliği gerekçe yapılarak hüküm kurulmuştur. Borcun şirket mali yapısı içindeki oranı belirlenmeksizin az veya çok olup olmadığı konusunda kanaat belirtilemeyeceğinden mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözümlemede yeterli olmadığı da açıktır.
O halde mahkemece, davacı iddiaları ve davalıların savunmaları üzerinde yeterli şekilde durularak, gösterilen deliller celp edilip, davalı şirketin mali durumu hakkında alınacak yeterli bilirkişi raporuyla uyuşmazlık konusu olan hususlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.
Ortak:infisah · haklı sebep · şirketin feshi · fesih · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, «şirketin feshini» gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin «fesih» için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı neden oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7130 E. 2013/22320 K.
Ortak:infisah · haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · kâr payı · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı «sebebin» var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gere …
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" hükmü uyarınca davacıların taleplerinin değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6916 E. 2011/577 K.
Ortak:infisah · haklı sebep · şirketin feshi · fesih · uyuşmazlık konusu · limited şirket · ek tasfiye · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «şirketlerin tasfiyelerine» veya «iflaslarına» karar verilmesi istemiyle davanın «ıslah» edildiği, bilirkişi raporuna göre imalathanede bulunan şarapların 10.11.2006 itibarıyla değerinin 236.475,00 TL olduğu, şirketin aciz halinde bulunmadığı, davacıların şirket ortağı olduğu T.T.K'nun 324.maddesi gereğince şirketlerin «fesih», «tasfiye» ve iflasını talep etmelerinin 324.maddesine aykırı olduğu, davacıların anılan maddede belirlenen merasime uymaksızın bu şekilde doğrudan doğruya şirketin tasfiyesi …
Dava, «limited şirketin feshine, tasfiyesine» ve «iflasına» karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · limited şirketin feshi · şirketin feshi ve tasfiyesi · kayyum atanması · şirketin tasfiyesi · iflas · ıslah · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «şirketlerin tasfiyelerine» veya «iflaslarına» karar verilmesi istemiyle davanın «ıslah» edildiği, bilirkişi raporuna göre imalathanede bulunan şarapların 10.11.2006 itibarıyla değerinin 236.475,00 TL olduğu, şirketin aciz halinde bulunmadığı, davacıların şirket ortağı olduğu T.T.K'nun 324.maddesi gereğince şirketlerin «fesih», «tasfiye» ve iflasını talep etmelerinin 324.maddesine aykırı olduğu, davacıların anılan maddede belirlenen merasime uymaksızın bu şekilde doğrudan doğruya şirketin tasfiyesi …
Dava, «limited şirketin feshine, tasfiyesine» ve «iflasına» karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Ayrıca, davacılar vekili, davalı şirketleri «müştereken temsile» yetkili iki kişiden birisi olan ...’in davacı sıfatını taşıması nedeniyle davalı şirketlerin davada temsilleri açısından «kayyum atanması» gerektiğini iddia etmesi nedeniyle davalı şirketlerin dava tarihi itibariyle temsil durumunun araştırılarak sonucuna göre bu talep hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Dava dilekçesinde davacılar vekili, yukarıda yapılan özette de açıklandığı üzere; davalıların işyerinin kapısını kilitleyip üretimi durduklarını, eylemleriyle şirketlerin işlemez hale getirildiğini, borçların ödenemez durumda olduğunu, ortaklar arasında güven kalmadığını ileri sürmüş, «ıslah» dilekçesinde de davadaki talebin yasal dayanağını açıklamadan davalı şirketlerin «fesihlerine» ve «iflaslarına» karar verilmesini istemiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11939 E. 2010/2880 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · uyuşmazlık konusu · limited şirket · ek tasfiye · temerrüt · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Mahkemece «şirketin feshi» için haklı neden olarak; şirketin «ticari defterlerinin» tutulmaması ve şirketin yüksek miktarda borcunun olup bu borçları ödemekten aciz durumda olması gösterilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı davalı şirketin ortaklar arasında ihtilaflar olduğu ve şirketinin faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», «tasfiye» işlemlerinin yerine getirilmesi için şirket müdürünün «tasfiye memuru» olarak atanmasına, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · şirket zararı · kâr payı · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından, «şirket müdürü» olan davalının şirket kasasından usulsüz ödemeler yaptığı, şirket «defterlerini» usulüne uygun tutmadığı, şirket adına gelen malları süresinde gümrükten çekmediği, alıcı firmalara karşı edimleri yerine getirmediği ve bu nedenle «şirketi zarara» uğrattığı ileri sürülmüş, davalı vekili ise, şirketin faaliyetlerinin durmasına ve ortaklar arasındaki ihtilafa davacının neden olduğunu savunmuştur.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararın «şirket zararı» olması nedeniyle tazminatın kendisine ödenmesinin mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Zira davacı vekilinin iddiaları şirket müdürünün azlini gerektiren iddialar olup, «şirketin feshine» ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu, bunda davacının «payının» olup olmadığı yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6124 E. 2010/12755 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · uyuşmazlık konusu · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte «temerrüdü» gibi sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Benzer bu kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · olağanüstü genel kurul · şirket müdürü · denetime elverişlilik · dava sebebi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… vekili tarafından,şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline bilgi ve belge verilmediği, 2005 yılı karının ödenmediği, şirketin kar edip etmediğinin bildirilmediği, «olağan genel kurullarının» yapılamadığı, «şirket müdürü» tarafından müşterilerin aynı işi yapan babasına ait şirkete yönlendirildiği, ortaklar arasında güven ortamının tamiri imkansız şekilde bozulduğu, ortaklığın devamı …
… mece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar tek tek değerlendirilerek, uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve yetersiz gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekline göre de, davacının davalı şirkete sermeye «koyma» borcunu yerine getirmediği davalı tarafça açıkça savunulmadığı gibi sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın «şirketin feshini» talep hakkının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yasal dayanağının mahkemece, «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde gösterilmemesi de keza doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13534 E. 2011/6492 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · ilan · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · karine · şirket zararı · dava sebebi
Benzer bu karardaZira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «şirketin zarar» etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine «karine» teşkil ettiği belirtilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Boşanma | Limited şirketin fesih ve tasfiyesini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4928 E. 2010/1162 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · uyuşmazlık konusu · limited şirket · ek tasfiye · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Benzer bu karardaŞti.nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının «kar payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Şti’nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının kâr «payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · kar payı · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · derdestlik · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kar payının» «ortaklar kurulu» kararı ile «dağıtılması» gerektiği halde bu konuda kararın bulunmadığı, tarafların şirketi iyi ilişkiler içinde yönetmedikleri, şirketin çekişmesiz şekilde devamının imkansız olduğu, muhik sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ....
Şti.nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının «kar payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… ket müdürünün şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, şirketin çok iyi geliri olmasına rağmen krediler almak suretiyle şirketi borçlandırdığını, şirket «defterlerinde» şişirilen bir çok giderler nedeniyle «şirketin zararda» olduğunun gösterildiğini, genel kurul toplantısı yapmadan kendi menfaatine kararlar aldığını, müvekkiline «kar payı» verilmediği halde verilmiş gibi gösterildiğini, defterlerin usulüne uygun düzenlenmediğini, davalının gösterdiği maaş miktarı ile gerçekte aldığı maaş miktarının farklı olduğunu, müvekkiline denetim imkanının verilmediğini, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine boşanma davası açıldığını, bu durumda şirketin yürütülebilmesi imkanının kalmadığını ileri sürerek, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesini talep etmiştir.
Şti’nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının kâr «payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15455 E. , 2012/6008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/05/2010 tarih ve 2007/600-2010/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ancak şirket faaliyetleri konusunda bilgi alamadığını, ihtarname çekilmesine ve tespit davası açılmasına rağmen şirket defterlerinin ibraz edilmediğini, şirket özvarlığının sürekli azalmakta olduğunu, SSK, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının çok yüksek rakamlara ulaştığını, şirket ortaklarına önemli tutarda usulsüz para çıkışları yapıldığını, davalı ortaklardan ...’nin şirketten 1.189.163,25 TL alacaklı göründüğünü, şirketin faaliyetinin durduğunu ve şirketin iyi yönetilmediğini, müvekkilinin ve şirketin malvarlığının azaldığını ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, şirketin feshini gerektirir bir durumun olmadığını, şirketin sadace nakit sıkıntısı çekmekte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi defterlerinin boş olduğu, şirketin SSK prim borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, malvarlıkları üzerinde haciz bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların bilgi alma hakkının kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine ve ilana karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin infisah sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin fesih olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Mahkemece şirketin feshi için haklı neden olarak; şirketin ticari defterlerinin tutulmaması ve şirketin yüksek miktarda borcunun olup bu borçları ödemekten aciz durumda olması gösterilmiştir. Ancak, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamamak yöneticinin sorumluluğunu gerektirir bir husus olup, dosya içeriğinde şirketin mali yapısı üzerinde yapılan bir incelemeyle şirketin borca batık olup olmadığı belirlenmediği gibi, özsermaye tespiti yapılmadan da şirket borçlarının rakamsal yüksekliği gerekçe yapılarak hüküm kurulmuştur. Borcun şirket mali yapısı içindeki oranı belirlenmeksizin az veya çok olup olmadığı konusunda kanaat belirtilemeyeceğinden mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığı çözümlemede yeterli olmadığı da açıktır.
O halde mahkemece, davacı iddiaları ve davalıların savunmaları üzerinde yeterli şekilde durularak, gösterilen deliller celp edilip, davalı şirketin mali durumu hakkında alınacak yeterli bilirkişi raporuyla uyuşmazlık konusu olan hususlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057926500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz