Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7130 E. 2013/22320 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirketin feshi↗ ttk 636/3↗ infisah↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin feshine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, Dahili davalılar ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, limited şirketlerin infisah sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin fesih olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler, anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda, davacı taraf şirketin kurulduğu günden beri faaliyetinin olmadığını, süresi dolduğu halde organların seçiminin yapılmadığını ileri sürmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin 31.12.2009 tarihinden itibaren gayri faal olduğu, batık durumda bulunmadığı, şirketin müdürünün görev süresinin dolmasına rağmen yeni seçim yapılmadığı belirtilmiş, mahkemece şirketin 2-3 yıldır faal olmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin bulunmadığı, haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin feshine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi, hükme esas alınan rapordaki bilirkişide şirketler konusunda uzman değildir.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, şirketin feshi için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı sebebin var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nun 636/3. maddesindeki "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" hükmü uyarınca davacıların taleplerinin değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.
Ortak:limited şirketin feshi · infisah · haklı sebep · şirketin feshi · fesih · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, «şirketin feshini» gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin «fesih» için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı neden oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15455 E. 2012/6008 K.
Ortak:infisah · haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · yönetici sorumluluğu · malvarlığına ilişkin dava · ek prim · uyuşmazlık konusu · ticari defter · haciz · ilan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Ancak, «ticari defterlerin» usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamamak «yöneticinin sorumluluğunu» gerektirir bir husus olup, dosya içeriğinde şirketin mali yapısı üzerinde yapılan bir incelemeyle şirketin borca batık olup olmadığı belirlenmediği gibi, özsermaye tespiti yapılmadan da şirket borçlarının rakamsal yüksekliği gerekçe yapılarak hüküm kurulmuştur.
Mahkemece «şirketin feshi» için haklı neden olarak; şirketin «ticari defterlerinin» tutulmaması ve şirketin yüksek miktarda borcunun olup bu borçları ödemekten aciz durumda olması gösterilmiştir.
O halde mahkemece, davacı iddiaları ve davalıların savunmaları üzerinde yeterli şekilde durularak, gösterilen deliller celp edilip, davalı şirketin mali durumu hakkında alınacak yeterli bilirkişi raporuyla «uyuşmazlık konusu» olan hususlar birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
… irtilmiş, mahkemece şirketin 2-3 yıldır faal olmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin bulunmadığı, haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · husumet
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece temyiz eden davalı aleyhine açılan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı K..
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11939 E. 2010/2880 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı «sebebin» var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gere …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı davalı şirketin ortaklar arasında ihtilaflar olduğu ve şirketinin faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», «tasfiye» işlemlerinin yerine getirilmesi için şirket müdürünün «tasfiye memuru» olarak atanmasına, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürü · şirket zararı · uyuşmazlık konusu · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı vekili tarafından, «şirket müdürü» olan davalının şirket kasasından usulsüz ödemeler yaptığı, şirket «defterlerini» usulüne uygun tutmadığı, şirket adına gelen malları süresinde gümrükten çekmediği, alıcı firmalara karşı edimleri yerine getirmediği ve bu nedenle «şirketi zarara» uğrattığı ileri sürülmüş, davalı vekili ise, şirketin faaliyetlerinin durmasına ve ortaklar arasındaki ihtilafa davacının neden olduğunu savunmuştur.
… rla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınmak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında varlığı kabul edilen uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmesi suretiyle, oluşacak sonuca göre bir …
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararın «şirket zararı» olması nedeniyle tazminatın kendisine ödenmesinin mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17528 E. 2015/12310 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Benzer bu karardaAncak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
2-Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi, «tasfiye memuru atanması», yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete «kayyım atanması» ve ortaklardan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda feshi için haklı neden oluşmadığı sonucuna varılarak davalılardan şirket yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım atanması · kayyım · şirket müdürü · şirket zararı · açılmamış sayılma · tüzel kişilik · husumet yokluğu · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
2-Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi, «tasfiye memuru atanması», yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete «kayyım atanması» ve ortaklardan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda feshi için haklı neden oluşmadığı sonucuna varılarak davalılardan şirket yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı «şirketin feshi» için haklı nedenin oluştuğu ilke olarak kabul edilmek ve 6102 sayılı yasanın 636/3. maddesi hükmü tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden hareketle «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6916 E. 2011/577 K.
Ortak:limited şirketin feshi · infisah · haklı sebep · şirketin feshi · fesih · limited şirket · ek tasfiye · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshine, tasfiyesine» ve «iflasına» karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «şirketlerin tasfiyelerine» veya «iflaslarına» karar verilmesi istemiyle davanın «ıslah» edildiği, bilirkişi raporuna göre imalathanede bulunan şarapların 10.11.2006 itibarıyla değerinin 236.475,00 TL olduğu, şirketin aciz halinde bulunmadığı, davacıların şirket ortağı olduğu T.T.K'nun 324.maddesi gereğince şirketlerin «fesih», «tasfiye» ve iflasını talep etmelerinin 324.maddesine aykırı olduğu, davacıların anılan maddede belirlenen merasime uymaksızın bu şekilde doğrudan doğruya şirketin tasfiyesi …
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · şirketin feshi ve tasfiyesi · kayyum atanması · şirketin tasfiyesi · uyuşmazlık konusu · iflas · ıslah · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı «şirketlerin tasfiyelerine» veya «iflaslarına» karar verilmesi istemiyle davanın «ıslah» edildiği, bilirkişi raporuna göre imalathanede bulunan şarapların 10.11.2006 itibarıyla değerinin 236.475,00 TL olduğu, şirketin aciz halinde bulunmadığı, davacıların şirket ortağı olduğu T.T.K'nun 324.maddesi gereğince şirketlerin «fesih», «tasfiye» ve iflasını talep etmelerinin 324.maddesine aykırı olduğu, davacıların anılan maddede belirlenen merasime uymaksızın bu şekilde doğrudan doğruya şirketin tasfiyesi …
Ayrıca, davacılar vekili, davalı şirketleri «müştereken temsile» yetkili iki kişiden birisi olan ...’in davacı sıfatını taşıması nedeniyle davalı şirketlerin davada temsilleri açısından «kayyum atanması» gerektiğini iddia etmesi nedeniyle davalı şirketlerin dava tarihi itibariyle temsil durumunun araştırılarak sonucuna göre bu talep hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinden kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, «limited şirketin feshine, tasfiyesine» ve «iflasına» karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davacılar vekili, yukarıda yapılan özette de açıklandığı üzere; davalıların işyerinin kapısını kilitleyip üretimi durduklarını, eylemleriyle şirketlerin işlemez hale getirildiğini, borçların ödenemez durumda olduğunu, ortaklar arasında güven kalmadığını ileri sürmüş, «ıslah» dilekçesinde de davadaki talebin yasal dayanağını açıklamadan davalı şirketlerin «fesihlerine» ve «iflaslarına» karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6124 E. 2010/12755 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · limited şirket · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı «sebebin» var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:el koyma · olağanüstü genel kurul · şirket müdürü · denetime elverişlilik · uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… mece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar tek tek değerlendirilerek, uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve yetersiz gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… vekili tarafından,şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline bilgi ve belge verilmediği, 2005 yılı karının ödenmediği, şirketin kar edip etmediğinin bildirilmediği, «olağan genel kurullarının» yapılamadığı, «şirket müdürü» tarafından müşterilerin aynı işi yapan babasına ait şirkete yönlendirildiği, ortaklar arasında güven ortamının tamiri imkansız şekilde bozulduğu, ortaklığın devamı …
3- Kabul şekline göre de, davacının davalı şirkete sermeye «koyma» borcunu yerine getirmediği davalı tarafça açıkça savunulmadığı gibi sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın «şirketin feshini» talep hakkının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yasal dayanağının mahkemece, «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde gösterilmemesi de keza doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7130 E. , 2013/22320 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2012 tarih ve 2011/224-2012/125 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi dahili davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/12/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan dahili davalılar ..., ..., ... vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Erpaş Marketçilik Ltd. firması ortağı...'ın mirasçıları olduklarını, şirketin kurulduğu günden beri faaliyeti bulunmadığını, müdürün görev süresi dolmasına rağmen yeniden seçilmediğini, şirkete ait tek malvarlığı olan arsanın diğer ortaklar tarafından satılmak istendiğini ileri sürerek, şirketin feshini talep ve dava etmiştir.
Dahili davalılar ..., ..., ... vekili, fesih şartlarının oluşmadığını, şirketin uzun süre faaliyette bulunduğunu, 6102 Sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebep varsa davacıların ortaklıktan çıkarılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... vekili, duruşmada davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin feshine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, Dahili davalılar ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin feshi istemine ilişkin olup, limited şirketlerin infisah sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin fesih olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler, anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda, davacı taraf şirketin kurulduğu günden beri faaliyetinin olmadığını, süresi dolduğu halde organların seçiminin yapılmadığını ileri sürmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin 31.12.2009 tarihinden itibaren gayri faal olduğu, batık durumda bulunmadığı, şirketin müdürünün görev süresinin dolmasına rağmen yeni seçim yapılmadığı belirtilmiş, mahkemece şirketin 2-3 yıldır faal olmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin bulunmadığı, haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin feshine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi, hükme esas alınan rapordaki bilirkişide şirketler konusunda uzman değildir.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, şirketin feshi için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı sebebin var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 Sayılı TTK'nun 636/3. maddesindeki "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" hükmü uyarınca davacıların taleplerinin değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yaranına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak dahili davalılar ..., ... ve ...'e verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden dahili davalılar ..., ... ve ...'e iadesine, 06/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569633300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz