Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6124 E. 2010/12755 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
el koyma↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ olağanüstü genel kurul↗ şirket müdürü↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ limited şirket↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye koyma edimini yerine getirmediği, davalı şirketin feshini gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirketin davada taraf olması karşısında davalı ortağın davada taraf olarak gösterilmesine gerek bulunmamasına nazaran davacı vekilinin davalılardan ...'e ilişen temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkında verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava sebebinin dayandığı anılan yasa maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler TTK.nun 549/4. maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından,şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline bilgi ve belge verilmediği, 2005 yılı karının ödenmediği, şirketin kar edip etmediğinin bildirilmediği, olağan genel kurullarının yapılamadığı, şirket müdürü tarafından müşterilerin aynı işi yapan babasına ait şirkete yönlendirildiği, ortaklar arasında güven ortamının tamiri imkansız şekilde bozulduğu, ortaklığın devamının mümkün olmadığı iddia edilmiş, davalı vekili ise, iddiların doğru olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, tarafların iddia ve savunmaları bakımından karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira davacı vekilinin iddialarının davalı şirketin feshine ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu araştırılıp hiç bir şekilde değerlendirilmemiştir. Ayrıca, hükme esas alınan bilirikişi raporu uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmayıp, bilirkişinin şirketler hukuku alanında uzman olup olmadığı da anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin ibrazı ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve uyuşmazlık konusu olan hususlar tek tek değerlendirilerek, uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekline göre de, davacının davalı şirkete sermeye koyma borcunu yerine getirmediği davalı tarafça açıkça savunulmadığı gibi sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep hakkının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yasal dayanağının mahkemece, denetime elverişli bir şekilde karar yerinde gösterilmemesi de keza doğru bulunmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11939 E. 2010/2880 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · şirket müdürü · uyuşmazlık konusu · limited şirket · dava sebebi · temerrüt · ibraz · Şirketin feshi
İncelediğiniz kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
… mece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar tek tek değerlendirilerek, uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» ve yetersiz gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
… rla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin «ibrazı» ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınmak ve «uyuşmazlık konusu» olan hususlar birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında varlığı kabul edilen uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmesi suretiyle, oluşacak sonuca göre bir …
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · tasfiye memuru · kâr payı · ek tasfiye · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı davalı şirketin ortaklar arasında ihtilaflar olduğu ve şirketinin faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», «tasfiye» işlemlerinin yerine getirilmesi için şirket müdürünün «tasfiye memuru» olarak atanmasına, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından, «şirket müdürü» olan davalının şirket kasasından usulsüz ödemeler yaptığı, şirket «defterlerini» usulüne uygun tutmadığı, şirket adına gelen malları süresinde gümrükten çekmediği, alıcı firmalara karşı edimleri yerine getirmediği ve bu nedenle «şirketi zarara» uğrattığı ileri sürülmüş, davalı vekili ise, şirketin faaliyetlerinin durmasına ve ortaklar arasındaki ihtilafa davacının neden olduğunu savunmuştur.
3- Kabul şekline göre de, «şirket müdürü» olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek «şirketin feshine» karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece «tasfiye memuru» olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararın «şirket zararı» olması nedeniyle tazminatın kendisine ödenmesinin mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, «şirketin feshini» gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin «fesih» için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı neden oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · infisah · fesih
Benzer bu karardaLimited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, «şirketin feshini» gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin «fesih» için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı neden oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15455 E. 2012/6008 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · uyuşmazlık konusu · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte «temerrüdü» gibi sebepler anılan maddede yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · infisah · yönetici sorumluluğu · malvarlığına ilişkin dava · ek prim · tasfiye memuru · fesih · ticari defter
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2006 ve 2007 yılı resmi «defterlerinin» boş olduğu, şirketin SSK «prim» borcu, vergi, elektrik ve banka kredi borçlarının yüksek rakamlara ulaştığı, «malvarlıkları» üzerinde «haciz» bulunduğu, şirketin borçlarını ödeyemez durumda olduğu, defter kayıtlarının usule uygun tutulmaması nedeniyle ortakların «bilgi alma hakkının» kullanılamaz durumda olduğu ve şirketin iyi yönetilmediğinin sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın TTK 549/4 maddesi gereğince kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine ve «ilana» karar verilmiştir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK'nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Ancak, «ticari defterlerin» usulüne uygun olarak tutulmasını sağlamamak «yöneticinin sorumluluğunu» gerektirir bir husus olup, dosya içeriğinde şirketin mali yapısı üzerinde yapılan bir incelemeyle şirketin borca batık olup olmadığı belirlenmediği gibi, özsermaye tespiti yapılmadan da şirket borçlarının rakamsal yüksekliği gerekçe yapılarak hüküm kurulmuştur.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
4 benzer karar daha
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13534 E. 2011/6492 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · limited şirket · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · karine · şirket zararı · tasfiye memuru · fesih · ek tasfiye · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «şirketin zarar» etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine «karine» teşkil ettiği belirtilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7130 E. 2013/22320 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · limited şirket · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece dava konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin mevcut olup olmadığı incelenerek, eğer haklı «sebebin» var olduğu sonucuna varılırsa, 6103 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 3. maddesi uyarınca uyuşmazlığa uygulanması gere …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · infisah · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · kâr payı · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir" hükmü uyarınca davacıların taleplerinin değerlendirilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Boşanma | Limited şirketin fesih ve tasfiyesini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4928 E. 2010/1162 K.
Ortak:haklı sebep · şirketin feshi · uyuşmazlık konusu · limited şirket · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı «limited şirketin» haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava «sebebinin» dayandığı anılan yasa maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir.
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4 ncü maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlanmamıştır.
… ıların savunmaları üzerinde durularak, şirketler hukukunda uzman bilirkişi ve muhasebeci bilirkişiden oluşacak bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile alınacak rapor «uyuşmazlık konusu» olan hususlar birlikte değerlendirilerek, sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde taraflar arasında boşanma davasının bulunması ve iki ortaklı «limited şirketin» bu nedenle iyi yönetilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · kar payı · tasfiye memuru atanması · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · derdestlik · tasfiye memuru · fesih
Benzer bu karardaŞti.nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının «kar payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… ket müdürünün şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, şirketin çok iyi geliri olmasına rağmen krediler almak suretiyle şirketi borçlandırdığını, şirket «defterlerinde» şişirilen bir çok giderler nedeniyle «şirketin zararda» olduğunun gösterildiğini, genel kurul toplantısı yapmadan kendi menfaatine kararlar aldığını, müvekkiline «kar payı» verilmediği halde verilmiş gibi gösterildiğini, defterlerin usulüne uygun düzenlenmediğini, davalının gösterdiği maaş miktarı ile gerçekte aldığı maaş miktarının farklı olduğunu, müvekkiline denetim imkanının verilmediğini, davalı ... tarafından müvekkili aleyhine boşanma davası açıldığını, bu durumda şirketin yürütülebilmesi imkanının kalmadığını ileri sürerek, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesini talep etmiştir.
Şti’nin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına», davacının kâr «payı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «kar payının» «ortaklar kurulu» kararı ile «dağıtılması» gerektiği halde bu konuda kararın bulunmadığı, tarafların şirketi iyi ilişkiler içinde yönetmedikleri, şirketin çekişmesiz şekilde devamının imkansız olduğu, muhik sebeplerin gerçekleştiği gerekçesiyle davalı ....
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2438 E. 2011/6455 K.
Ortak:şirketin feshi
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye «koyma» edimini yerine getirmediği, davalı «şirketin feshini» gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Zira davacı vekilinin iddialarının davalı «şirketin feshine» ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu araştırılıp hiç bir şekilde değerlendirilmemiştir.
3- Kabul şekline göre de, davacının davalı şirkete sermeye «koyma» borcunu yerine getirmediği davalı tarafça açıkça savunulmadığı gibi sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın «şirketin feshini» talep hakkının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yasal dayanağının mahkemece, «denetime elverişli» bir şekilde karar yerinde gösterilmemesi de keza doğru bulunmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı nedenle fesih · fesih
Benzer bu karardaMahkemece TTK’nun 549/4. maddesi gereğince «haklı nedenle fesih» istenebileceği gerekçesiyle «şirketin feshine» karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 18.10.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı ... yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6124 E. , 2010/12755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kemer Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2007/177-2008/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalı ...'ın diğer davalının %50'şer hisseli ortakları olduğunu, şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline davalı şirket yöneticisi tarafından bilgi ve belge verilmediğini, 2005 yılı karının ödenmediğini, şirketin kar edip etmediğinin bildirilmediğini, olağan genel kurullarının yapılamadığını, davalı şirket müdürünün müşterileri aynı işi yapan babasına ait şirkete yönlendirdiğini, ortaklar arasında güven ortamının tamiri imkansız şekilde bozulduğunu, ortaklığın devamının mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, tasfiye memuru atanmasını, tasfiye payının ödenmesini ve şirkete tedbiren kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı taraf iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı şirkete diğer davalı ile birlikte % 50 ortak olduğu, davacının feshini istediği şirkete sermaye koyma edimini yerine getirmediği, davalı şirketin feshini gerektiren hukuki bir neden olmadığı, sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirketin davada taraf olması karşısında davalı ortağın davada taraf olarak gösterilmesine gerek bulunmamasına nazaran davacı vekilinin davalılardan ...'e ilişen temyiz itirazlarının reddiyle bu davalı hakkında verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, dava sebebinin dayandığı anılan yasa maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler TTK.nun 549/4. maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından,şirketin kuruluşundan bu yana müvekkiline bilgi ve belge verilmediği, 2005 yılı karının ödenmediği, şirketin kar edip etmediğinin bildirilmediği, olağan genel kurullarının yapılamadığı, şirket müdürü tarafından müşterilerin aynı işi yapan babasına ait şirkete yönlendirildiği, ortaklar arasında güven ortamının tamiri imkansız şekilde bozulduğu, ortaklığın devamının mümkün olmadığı iddia edilmiş, davalı vekili ise, iddiların doğru olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, tarafların iddia ve savunmaları bakımından karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira davacı vekilinin iddialarının davalı şirketin feshine ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu araştırılıp hiç bir şekilde değerlendirilmemiştir.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirikişi raporu uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmayıp, bilirkişinin şirketler hukuku alanında uzman olup olmadığı da anlaşılamamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin ibrazı ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve uyuşmazlık konusu olan hususlar tek tek değerlendirilerek, uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmek suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabul şekline göre de, davacının davalı şirkete sermeye koyma borcunu yerine getirmediği davalı tarafça açıkça savunulmadığı gibi sermaye edimini yerine getirmeyen ortağın şirketin feshini talep hakkının bulunmadığına ilişkin gerekçenin yasal dayanağının mahkemece, denetime elverişli bir şekilde karar yerinde gösterilmemesi de keza doğru bulunmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ...'a ilişen temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046260500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz