6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11939 E. 2010/2880 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep şirketin feshi tasfiye memuru atanması şirket müdürü şirket zararı tasfiye memuru uyuşmazlık konusu limited şirket kâr payı ek tasfiye dava sebebi temerrüt ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı davalı şirketin ortaklar arasında ihtilaflar olduğu ve şirketinin faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshine, tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için şirket müdürünün tasfiye memuru olarak atanmasına, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararın şirket zararı olması nedeniyle tazminatın kendisine ödenmesinin mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.

Dava sebebinin dayandığı anılan yasa maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler TTK.nun 549/4. maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.

Somut olayda, davacı vekili tarafından, şirket müdürü olan davalının şirket kasasından usulsüz ödemeler yaptığı, şirket defterlerini usulüne uygun tutmadığı, şirket adına gelen malları süresinde gümrükten çekmediği, alıcı firmalara karşı edimleri yerine getirmediği ve bu nedenle şirketi zarara uğrattığı ileri sürülmüş, davalı vekili ise, şirketin faaliyetlerinin durmasına ve ortaklar arasındaki ihtilafa davacının neden olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, tarafların iddia ve savunmaları bakımından karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira davacı vekilinin iddiaları şirket müdürünün azlini gerektiren iddialar olup, şirketin feshine ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu, bunda davacının payının olup olmadığı yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir. Ayrıca, hükme esas alınan raporu hazırlayan muhasebeci bilirkişinin şirketler hukuku sahasında ne şekilde uzman olduğu anlaşılamamıştır.

Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin ibrazı ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınmak ve uyuşmazlık konusu olan hususlar birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında varlığı kabul edilen uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmesi suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekline göre de, şirket müdürü olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek şirketin feshine karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece tasfiye memuru olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6124 E. 2010/12755 K.

    Ortak: · Şirketin feshi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited Şirketin Feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bilgi alma hakkı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15455 E. 2012/6008 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7130 E. 2013/22320 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13534 E. 2011/6492 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin feshi ve tasfiyesi | Boşanma | Limited şirketin fesih ve tasfiyesini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4928 E. 2010/1162 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haklı nedenle fesih

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2438 E. 2011/6455 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11939 E.  ,  2010/2880 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Büyükçekmece Asliye 3.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2008 tarih ve 2004/634-2008/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı şirketin iki ortağından birisi olduğunu davalı gerçek kişinin de anasözleşme ile şirket müdürü olarak atandığını, davalının şirket sermayesini amacına uygun kullanmadığını, şirket ile ilgisi olmayan kişilere ödemeler yaptığını, şirket defterlerini usulüne uygun tutmadığını, şirket faaliyetlerini durdurduğunu ve şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, davalı şirketin feshini, yargılama sırasında şirkette kayyum tayin edilmesini, şimdilik 1000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, şirketin faaliyetlerinin durmasına davacının neden olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iki ortaklı davalı şirketin ortaklar arasında ihtilaflar olduğu ve şirketinin faaliyetlerinin durduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshine, tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi için şirket müdürünün tasfiye memuru olarak atanmasına, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararın şirket zararı olması nedeniyle tazminatın kendisine ödenmesinin mümkün bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca, davalı limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.

Dava sebebinin dayandığı anılan yasa maddesinde haklı sebep kavramı tanımlanmamıştır. Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler TTK.nun 549/4. maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.

Somut olayda, davacı vekili tarafından, şirket müdürü olan davalının şirket kasasından usulsüz ödemeler yaptığı, şirket defterlerini usulüne uygun tutmadığı, şirket adına gelen malları süresinde gümrükten çekmediği, alıcı firmalara karşı edimleri yerine getirmediği ve bu nedenle şirketi zarara uğrattığı ileri sürülmüş, davalı vekili ise, şirketin faaliyetlerinin durmasına ve ortaklar arasındaki ihtilafa davacının neden olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, tarafların iddia ve savunmaları bakımından karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Zira davacı vekilinin iddiaları şirket müdürünün azlini gerektiren iddialar olup, şirketin feshine ilişkin haklı nedenler olup olmadığı ve ortaklar arasındaki uyuşmazlığa kimin neden olduğu, bunda davacının payının olup olmadığı yeterince araştırılıp değerlendirilmemiştir.

Ayrıca, hükme esas alınan raporu hazırlayan muhasebeci bilirkişinin şirketler hukuku sahasında ne şekilde uzman olduğu anlaşılamamıştır.

Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durularak, bu konuların kanıtlanması amacıyla gösterilecek deliller ve varsa delil olarak sunulan belgelerin ibrazı ile içinde şirketler hukukunda uzman bilirkişinin bulunduğu heyetten rapor alınmak ve uyuşmazlık konusu olan hususlar birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında varlığı kabul edilen uyuşmazlığa kimin neden olduğunun belirlenmesi suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekline göre de, şirket müdürü olan davalı hakkında davacı vekilinin iddiaları mahkemece doğru kabul edilerek şirketin feshine karar verildiği halde usulsüz işlemler yaptığı kabul edilen davalı müdürün mahkemece tasfiye memuru olarak atanması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014058600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.