Temsil ve ilzam yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17528 E. 2015/12310 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsil ve ilzam yetkisi↗ limited şirketin feshi↗ kayyım atanması↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ kayyım↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket müdürü↗ şirket zararı↗ açılmamış sayılma↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı şirketin müdürlerinin görev süreleri ile temsil ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip
olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden şirketin zarara uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve tasfiye davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fesih ve tasfiye istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi, tasfiye memuru atanması, yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete kayyım atanması ve ortaklardan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda feshi için haklı neden oluşmadığı sonucuna varılarak davalılardan şirket yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava sebebinin dayandığı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de, her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler TTK'nın 549/4. maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda davacı ile davalı ortaklardan özelikle ... arasında bir kısmı mahkumiyetle sonuçlanmış çok sayıda adli olayın yaşandığı, bu bağlamda davacıya karşı fiziksel şiddet boyutuna varan eyleminde mahkeme kararı ile sabit olması karşısında kabulün aksine davalı şirketin feshi için haklı nedenin oluştuğunun kabulü zorunludur. Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple limited şirketin feshi istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı yasanın 3. maddesine göre TTK'nın yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin feshi için haklı nedenin oluştuğu ilke olarak kabul edilmek ve 6102 sayılı yasanın 636/3. maddesi hükmü tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden hareketle eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7130 E. 2013/22320 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
2-Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi, «tasfiye memuru atanması», yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete «kayyım atanması» ve ortaklardan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda feshi için haklı neden oluşmadığı sonucuna varılarak davalılardan şirket yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 2-3 yıldır faaliyette bulunmadığı, 2007 yılından beri şirket yetkilisinin olmadığı, 6762 Sayılı TTK'nun 549/4. maddesinde belirtilen haklı sebeplerin meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, «şirketin feshine», «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Öyleyse her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların «haklı sebep» teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen 6762 Sayılı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2538 E. 2015/8017 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde «limited şirketin» «fesih» ve «tasfiye» davasının, feshi istenen şirkete «husumet» yöneltilmek suretiyle açılması gerekmekte olup, davada da feshi istenen şirketlere husumet yöneltilmiş bulunmaktadır.
2- Ancak, mahkemece, davalı şirketlerin gayrifaal olduğu, 6762 Sayılı TTK'mn 549/4. maddesi uyarınca «fesih» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan ve 6103 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi gereğince somut olay bakımından da tartışılması gereken, 6102 sayılı TTK'mn 636/3'üncü maddesinde haklı sebeplerin varlığında, her ortağın mahkemeden «şirketin feshini» isteyebileceği, mahkemenin, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş olup …
M..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi
Benzer bu karardaM..'in davalı şirketlerin ortakları olup, şirketlerde birlikte «imza yetkilerinin» bulunduğu , şirketlerin mevcut tarih itibariyle gayri faal olduğu, 6762 sayılı TTK nun 549/4 maddesi uyarınca «tasfiye» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketlerin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/383 E. 2011/8133 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · fesih · limited şirket · temerrüt
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirketin feshine» ve tasfiyesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, feshi istenen şirketin üç ortaklı olduğu, «şirketin feshini» gerektirir bir nedenin tespit edilemediği ve davacı iddialarının şirketin «fesih» için değil ancak ortaklıktan çıkmaya izin için haklı neden oluşturabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Limited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infisah
Benzer bu karardaLimited şirketlerin «infisah» sebeplerini düzenleyen TTK.nun 549/4 ncü maddesinde haklı sebeplerden dolayı mahkeme kararıyla da şirketin «fesih» olunabileceği hüküm altına alınmış ancak, haklı neden kavramı tanımlanmamıştır.
3 benzer karar daha
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8579 E. 2014/16935 K.
Ortak:fesih · husumet yokluğu · limited şirket · kâr payı · ek tasfiye · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, fesih ve «tasfiye» davalarında şirket ortağına «husumet» fesih ve tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
T.. yönünden davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… rketin devamının mümkün olmadığı, davalı diğer ortağın da şirketi tek ortaklı olarak devam ettirmek istediği konusunda açık beyanı bulunmadığı gerekçesiyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş ise de yargılama sırasında yürürlüğe giren TTK'nın 636/3. maddesinde mahkemece tasfiyeden başka, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiş ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şikayet
Benzer bu karardaT.. ve M.T.. tarafından yürütüldüğü, taraflar arasında çok sayıda ceza davası ve soruşturmanın söz konusu olduğu, karşılıklı olarak «şikayetlerde» bulunulduğu, kimin daha kusurlu olduğu veya olayların hangi tarafın kusurlu hareketi ile başladığı hususlarının tespiti imkanının bulunmadığı, bu şekilde şirketin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5151 E. 2015/12094 K.
Ortak:şirketin feshi · fesih · limited şirket · kâr payı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı «şirketin feshi» için haklı nedenin oluştuğu ilke olarak kabul edilmek ve 6102 sayılı yasanın 636/3. maddesi hükmü tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden hareketle «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece mülga 6762 sayılı TTK'nın 549/4. maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın «şirketin feshini» talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir.
… iki ortağın şirkette eşit hisselerinin bulunması nedeniyle eşit ağırlıktaki hisseler ile karar alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13534 E. 2011/6492 K.
Ortak:limited şirketin feshi · haklı sebep · şirketin feshi · şirket zararı · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı «şirketin müdürlerinin» görev süreleri ile «temsil» ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden «şirketin zarara» uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve «tasfiye» davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından «açılmamış sayılmasına», davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple «limited şirketin feshi» istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, «fesih» ve «tasfiye» istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Dava, ortaklıktan çıkmaya izin ile bu talep kabul edilmezse «limited şirketin feshi» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Dava «sebebinin» dayandığı TTK'nun 549/4. maddesinde «haklı sebep» kavramı tanımlan- madığından her davada hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddiaların haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin iki ortaklı «limitet şirket» olması nedeniyle çıkma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, şirketin kötü yönetilmesi ve şirket aktifindeki azalmanın «fesih» talebi yönünden haklı neden olarak görülmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine, «tasfiye memuru» tayinine, ücretini şirket tarafından karşılanmasına ve «ilana» karar verilmiştir.
Zira; mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «şirketin zarar» etmiş olmasının şirketin kötü yönetildiğine «karine» teşkil ettiği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17528 E. , 2015/12310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/04/2014 tarih ve 2011/710-2014/101 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/11/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... davalı ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişilerin davalı şirketin ortakları olduğunu, davacının 2010 yılı başından itibaren şirket yönetiminin dışında bırakıldığını, hatta içeriye girmesine dahi izin verilmediğini, şirketlerin varlıklarının azaltıldığını, borçlarının ise arttığını, şirketlerin kötü yönetildiğini ve zarara uğratıldığını, müvekkili ile diğer ortaklar arasında 2010 yılından beri ciddi anlaşmazlıklar baş gösterdiğini, bir çok ceza davasının açıldığını, şirketlerin kuruluş gayesini gerçekleştirme imkânının kalmadığını, davalı ortakların şirketlerin elde ettiği gelirleri şahsi hesaplarına aktardığını, grup şirketlerin dayanağı tespit edilemeyen işlemler ile borçlandırıldığını, müvekkilinin denetim hakkının elinden alındığını, tüm bu hususların şirketin haklı nedenle feshi nedeni olarak öngörüldüğünü ileri sürerek, davalı şirketin haklı nedenle feshini, tasfiye memuru atanmasını, yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete kayyım atanmasını, davalı şirket ortaklarının şahsi hesaplarına aktarmış oldukları paralardan şimdilik kaydıyla 10.000 TL'nın iadesine veya tasfiye payından düşülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., ... vekili, feshi istenen şirketin aktif bir şekilde çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., hissesini devrettiğinden davalı şirket ile ilgisinin kalmadığını savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekilleri, davanın usulden ve esastan reddine istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibarıyla davalı şirketin müdürlerinin görev süreleri ile temsil ve ilzam yetkilerinin devam ettiği, davalı şirketin dört ortaklı olduğu, şirketin faal halde bulunduğu, güçlü bir mali yapıya sahip
olduğu, feshi için bir sebep bulunmadığı, davacının aktarılan paralar yüzünden şirketin zarara uğratıldığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı davalı şirketin fesih ve tasfiyesi için gerekli haklı sebeplerin tespit edilemediği, fesih ve tasfiye davasının şirkete açılması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki dava atiye bırakıldığından açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ..., ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan usulden, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fesih ve tasfiye istemine ilişkin davanın feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesinin gerekmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi, tasfiye memuru atanması, yönetim zafiyeti nedeniyle şirkete kayyım atanması ve ortaklardan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda feshi için haklı neden oluşmadığı sonucuna varılarak davalılardan şirket yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava sebebinin dayandığı TTK'nın 549/4. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de, her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler TTK'nın 549/4. maddesinde yer alan haklı sebeplere örnek olarak sayılabilir.
Somut olayda davacı ile davalı ortaklardan özelikle ... arasında bir kısmı mahkumiyetle sonuçlanmış çok sayıda adli olayın yaşandığı, bu bağlamda davacıya karşı fiziksel şiddet boyutuna varan eyleminde mahkeme kararı ile sabit olması karşısında kabulün aksine davalı şirketin feshi için haklı nedenin oluştuğunun kabulü zorunludur. Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre, haklı sebeple limited şirketin feshi istendiğinde, mahkeme, istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. 6102 sayılı Kanun'un Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı yasanın 3.
maddesine göre TTK'nın yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı şirketin feshi için haklı nedenin oluştuğu ilke olarak kabul edilmek ve 6102 sayılı yasanın 636/3. maddesi hükmü tartışılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yanlış ilkeden hareketle eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2/1 maddesinin a-b-c bentlerine göre eski kanun zamanında gerçekleşen hukuki olaylar eski kanuna yeni kanun zamanında gerçekleşen olaylar ise yeni kanuna göre değerlendirilecektir.
Limited Şirket'in muhik sebeplerden dolayı feshi 6762 sayılı Yasa'nın 549/4 maddesinde yer almıştır. 6102 sayılı Yasa'nın 636/3 maddesinde de haklı sebeplerin varlığı halinde her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği ancak, mahkemenin fesih yerine davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda dava, 10.08.2011 tarihinde 6762 sayılı Yasa'nın 549/4 maddesine dayalı olarak açılmış ve mahkemece de bu maddeye hasren inceleme yapılmıştır. Mahkemenin kabulunun aksine davalı şirketin muhik sebeplerden dolayı feshi koşulları oluşmakla bu yönden mahkeme kararının bozulması gerektiğine katılmakla birlikte 6762 sayılı Yasa zamanında gerçekleşen olaylar nedeniyle 6103 sayılı Yasa'nın 3 maddesi gerekçe gösterilip 6102 sayılı Yasa'nın 636/3 maddesinin tartışılarak karar verilmesi gerektiği yönündeki bozma gerekçesine katılmıyorum. Zira gerek 6762 sayılı TTK'da gereksede 6102 sayılı TTK'da haklı nedenle şirketin feshi ve ortaklıktan çıkma-çıkarılmanın yer alması, nedeniyle tarafların iradelerinden bağımsız olarak kanunla düzenlenen hukuki ilişki bulunmadığı gibi (örneğin, Anonim Şirketin haklı nedenle feshi) 3.
maddenin uygulanabileceğinin kabulü halinde dahi olayların yeni yasa döneminde gerçekleşmesinin gerekmesi nedeniyle sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170516200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz