İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4511 E. 2023/7328 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap mutabakatı↗ temerrüt ihtarı↗ hesap mutabakatı↗ cari hesap ekstresi↗ ipotek akit tablosu↗ ipotek limiti↗ ödeme emri↗ kesin delil↗ akdi faiz↗ tebliğ tarihi↗ acentelik sözleşmesi↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ mutabakat↗ itirazın iptali davası↗ davanın konusu↗ acente↗ mükerrerlik↗ cari hesap↗ acentelik↗ ek prim↗ ipotek↗ ispat yükü↗ fesih↗ iptal davası↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı acentenin prim tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın kesin delil kabul edilen defterleri ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, fesih ve temerrüt ihtarı ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen ipotek akit tablosunda yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki akdi faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2016/14527 E. ve 2018/6283 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacı tarafa, davanın konusu borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formalarını dosyaya sunması için süre verildiği, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğunun beyan edildiği, buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı defter ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye elverişli görülmediğinden mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı defterlerin, rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, bilirkişi incelemesi yapılamadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı acente arasındaki cari hesap özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı acenteye tebliğ edildiğini, acente tarafından da cari hesap mutabakatına itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge ibraz etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından cari hesap ekstrelerine itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro defterlerin tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı acente şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, acenteye ihtarnamenin tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık zamanaşımı süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve itirazın iptali davası için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek kararın gerekçe yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 150 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14527 E. 2018/6283 K.
Ortak:temerrüt ihtarı · hesap mutabakatı · ipotek akit tablosu · kesin delil · akdi faiz · acentelik sözleşmesi · mutabakat · davanın konusu
İncelediğiniz karardaMahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2016/14527 E. ve 2018/6283 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verildiği, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğunun beyan edildiği, buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı «defter» ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye …
… ıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile sabit olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, resjistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğu beyan edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı «defterlerin», rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · eksik inceleme
Benzer bu kararda2- Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının 31.221,25 TL «prim alacağı» bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı «defterlerin», rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3910 E. 2019/5439 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,«acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «bozma sonrası» alınan kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Acentelik sözleşmesinden doğan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1944 E. 2015/899 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acentelik · ek prim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
Benzer bu kararda… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece acentelik sözleşmesinin 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilemeyeceğinin belirtildiği, davalı şirket kayıtlarında ödemelerin kayıt altına alındığı, davacının alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf ise sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, «prim» borçlarını zamanında sigortaya intikal ettirdiklerini, davalı tarafından iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, prim üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğunu, uyuşmazlığın buradan kaynaklandığını ileri sürmüş, bilirkişi raporlarına itirazı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:delil sözleşmesi · mahsup · komisyon · ticari defter
Benzer bu karardaTaraflar arasında «delil sözleşmesinin» bulunması davalı tarafın «ticari defter» ve kayıtlarının incelenmesine engel teşkil etmez.
… ma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket kayıtlarında davacının tüm ödemelerinin kayıt altına alındığı, iptal edilen poliçelerin davacı borcundan «mahsup» edildiği, «acentelik sözleşmesinin» 19. maddesinde davalı «defter» ve kayıtlarından başka delil kabul edilmeyeceğinin belirtildiği, davalı lehine delil vasfına sahip defterle ve kayıtlarına göre davacıya borcu bulunmadığı gerekçes …
Davacı taraf ise sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, «prim» borçlarını zamanında sigortaya intikal ettirdiklerini, davalı tarafından iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, prim üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğunu, uyuşmazlığın buradan kaynaklandığını ileri sürmüş, bilirkişi raporlarına itirazı …
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının itirazında belirttiği gibi rejistro kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığı gibi, iptal edilen poliçelerle ilgili iade «komisyon» oranlarının, «prim» üretimi sırasında tahakkuk ettirilen oranlardan yüksek olduğuna ilişkin itirazı üzerinde yeterince durulmamıştır.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8437 E. 2018/2380 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
Mahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 01/08/2005 tarihinde akdedilen tali «acentelik sözleşmesinin» dava konusu alacakların ait oldukları dönemde de devam ettiği, bu sözleşme uyarınca davalının tahsil ettiği tüm sigorta üretimi bedelini davacıya ödemesi gerektiği, bu kapsamda talep edilen dönemlere ilişkin olarak 15.853,40 TL tutarında sigorta üretim bedelini davalının uhdesinde tutularak davacıya ödenmediği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamenin» davalıya 27.04.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve bu tarihte davalının «temerrüde» düşürüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.853,40 TL'nin 27/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıy …
Dava, tali «acentelik sözleşmesinden» kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu edilen alacakların doğduğu dönemde de «acentelik ilişkisinin» devam ettiği, davalının düzenlediği sigortalar nedeniyle tahsil ettiği bedelleri davacıya ödemesi gerektiği, davacının 15.853,40 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · imzaya itiraz · imza incelemesi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavalı vekili, «acentelik» faaliyetlerine 31.08.2006 tarihinde «son» verdiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan poliçelerin müvekkili tarafından düzenlenmediğini ve üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği bakiye borç belgelerinin dayanaklarının araştırılması gerektiğini savunmuş, dosyaya yalnız fotokopileri sunulan poliçelerin asıllarının sunularak «imza incelemesi» yapılması ve hatta davacının rejistro kayıtlarının incelenmesini talep etmiştir.
Bu durumda, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, davalının bilirkişi ek raporuna karşı sunduğu ciddi itirazların karşılanması, davacı tarafından iddialarına dayanak yaptığı poliçe asıllarının dosyaya sunulması, poliçelerin hangi tali «acente» tarafından düzenlenmiş olduğunun tereddüte mahal vermeyecek şekilde gerekirse «imza incelemesi» yapılarak tespit edilmesi, aynı zamanda davacının rejistro kayıtlarının incelenmesi ve davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığının tespiti ile bir sonuca va …
Mahkemece, davaya konu edilen alacakların doğduğu dönemde de «acentelik ilişkisinin» devam ettiği, davalının düzenlediği sigortalar nedeniyle tahsil ettiği bedelleri davacıya ödemesi gerektiği, davacının 15.853,40 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece davalının, dosyaya fotokopileri sunulan davacının iddialarına dayanak yaptığı poliçe asıllarının sunulması, «imza itirazı» ve davacının rejistro kayıtlarının incelenmesi talebine yönelik bir araştırma yapılmadığı gibi davalının ciddi itirazlarına rağmen bilirkişi heyetince düzenlenen ek rapor hükme esas alınmıştır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/605 E. 2019/8222 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · ipoteğin paraya çevrilmesi · acente · acentelik · ek prim · ipotek · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
… ıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ...'e ait «defter», kayıt ve belgeler üzerinde yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda düzenlenen rapora göre ise, davalının davacıya 95.818,64 TL borcu olduğu belirlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · ispat külfeti · ticari defter kayıtları · sözleşmenin feshi · kesin süre · ticari defter · ıslah
Benzer bu karardaBu durumda, davacı tarafça rejistro «defterlerinin» sunulmaması karşısında, davalının «aleyhine delil» teşkil eden kendi «ticari defterlerindeki kayıtlara» göre 95.818,64 TL «prim» borcu bulunduğunun kabulüyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dairemizin bozma ilamına uyan mahkemece, davacı tarafa rejistro «defterinin» «ibrazı» için 15/05/2018 tarihli celsede bir sonraki celseye kadar «kesin süre» verildiği, verilen kesin sürede rejistro defterinin ibraz edilmediği, 10/07/2018 tarihli celsede rejistro defteri tutulmadığı, bu nedenle rejistro defterinin sunulamayacağına yönelik davacının beyanı dikkate alınarak, dava konusu edilen alacağın varlığı ve miktarının belirlenemeyeceği, alacağın varlığı ve miktarını «ispat külfeti» altında bulunan davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, sözleşme kapsamında oluşan borcun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, diğer davalıya ait taşınmazın da davacıya «ipotek» edildiğini, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yaptıklarını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, «icra inkar tazminatının» tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan «ıslah» dilekçesiyle talebini alacak davasına dönüştürerek 97.037,49 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini is …
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6317 E. 2017/6785 K.
Ortak:acentelik sözleşmesi · acente · acentelik · ipotek · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Mahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı «acentenin» «prim» tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın «kesin delil» kabul edilen «defterleri» ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, «fesih» ve «temerrüt ihtarı» ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen «ipotek akit tablosunda» yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL «asıl alacak» üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki «akdi faiz» uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı «acente» şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde «acentelik sözleşmesi» imzalandığını, acenteye «ihtarnamenin» tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve «itirazın iptali davası» için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürer …
Benzer bu karardaDava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · tahsilde tekerrür · ba formu · sözleşmenin feshi · reeskont faizi · üçüncü kişi · ıslah · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davalı borçlu ... savunmalarının subuta ermediği, davalı ...'in kendi «defterleri» üzerinde yapılan inceleme sonucu davacıya borçlu olduğu, ancak davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, davacı defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve davacı tarafça da itiraz edilmeyen 97.004,49 TL davalı ...'den alacağı olduğu, tarafların karşılıklı olarak rejistro defterlerinin incelenmesi gerektiği ancak davacı sigorta şirketinin CD ortamında, davalı «acentenin» ise yalnızca Ocak 2007 - Haziran 2007 yılı rejistro defter dökümlerini sunduğu, bu sebeple bozma ilamına uygun bir inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı gerekçesi ile davanın «ıslah» yolu ile alacak davasına dönüştürülmüş olması da dikkate alınarak davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, 97.004,49 TL'nin dava tarihi olan 03.12.2008 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte anılan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden fazla istemin reddine, «ipotek» borçlusu ... hakkında alacağın tahsili istenemeyeceğinden tahsil istemi içerisinde alacağın tespiti isteminin evveliyetle yer aldığı kabul edilerek davacının ipotek borçlusu ...' den 97.004,49 TL alacaklı olduğunun tespitine, davacı alacaklının alacağı ilam ile anılan ... hakkında yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile ilamlı takip yapabileceğine ve bu ilamlı takipten «tahsilde tekerrüre» meydan verilmemesine ve ipoteğin üst sınır ipoteği olması nedeni ile 130.000,00 TL limit miktarının dışına çıkılmamasına ve başlatılacak takibe ilişkin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra «masraflarının» tahsiline hüküm verilirken limitin aşılmamasına dikkat edilmesi yönünde hükümde sınırlı bir ibarenin yer almasına karar verilmiştir.
Dava, davacı ile davalılardan ... arasında akdedilen «acentelik sözleşmesinin feshi» kaynaklı alacağın davalı «acente» ... ile «ipotek» borçlusu ...'den tahsili istemine ilişkindir.
… poliçelerden bir kısmının iptal edildiğini, alacak tutarının hesaplanmasında bunların nazara alınması gerektiğini savunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da «üçüncü kişiler» ile yapılan poliçelerin iptal edilip edilmediğinin rejistro kayıtlarında yer aldığı, bu husustaki incelemenin hem «acentenin» hem de sigorta şirketinin ... «defterlerinin» karşılıklı incelenmesi ile ortaya çıkacağı belirtildiği halde, anılan kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' denilerek, iptal ed …
… lirkişi heyetine tevdi edilmiş; heyet raporunda, davacı vekilinin rejistro kayıtlarını CD ortamında sunduğunu, davalılar vekilinin ise 28.05.2014 tarihli 3. celsede «acente» sözleşmesi sonlandırıldıktan sonra müvekkilinin ekranının kapatıldığını, bu sebeple rejistro kayıtlarının bulunmadığını belirttiğini, davalılar vekili tarafından sunulan kredi kartı ile poliçe ödeme «formu» gibi dokümanların ise rejistro kayıtları sunulmadan münferiden değerlendirilemeyeceğini, Yargıtay bozma ilamına uygun bir değerlendirme yapılamadığını belirtmiştir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2016/14527 E. ve 2018/6283 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacı tarafa, «davanın konusu» borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formalarını dosyaya sunması için süre verildiği, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğunun beyan edildiği, buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı «defter» ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye …
… ıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, «acente» partajı, rejistro kayıtları, «hesap mutabakat» formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «ispat yükü» kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı «acente» arasındaki «cari hesap» özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı «acenteye» tebliğ edildiğini, acente tarafından da «cari hesap mutabakatına» itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge «ibraz» etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından «cari hesap ekstrelerine» itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro «defterlerin» tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar …
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4511 E. , 2023/7328 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/140 Esas, 2022/317 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 23.01.2003 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan borcun teminatı için diğer davalının taşınmazındaki hissesi üzerine müvekkili lehine birinci dereceden 50.000,00 TL'ye kadar ipotek tesis edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle 14.07.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, davalı acenteye 13.04.2004 tarihi itibariyle 78.596,34 TL olan cari hesap borcunu 10 ... içerisinde ödemesi için 15.07.2004 tarihli ihtarnamenin tebliğine rağmen borcunu ödemediğini, davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattıklarını, ancak itiraz üzerine açtıkları davanın reddine karar verildiğini, bunun üzerine usul eksikliğinin giderilmesi için müvekkilinin davalı ...’ye ihtarname göndererek borcun ipotek limiti tutarı olan kısmının ödenmesini ihtar ettiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, tekrar borçlulara ödeme emri gönderildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazların iptalini ve takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde;davacının sözleşmeyi ihtarnameden önceki bir tarihte müvekkili şirketin ekranlarını açıklama yapmadan kapatarak fiili olarak sonlandırıldığını, yaklaşık bir ay sonra fesih ihbarnamesi gönderdiğini, feshe ilişkin haklı bir neden belirtilmediğini, iddia edilen alacakların hangi poliçelerden kaynaklandığının belirtilmesi gerektiğini, mükerrer ödemeler ve iptal edilen poliçe bedelleri ortaya çıktığında borçlarının olmadığının anlaşılacağını, icra takibindeki talep edilen faiz miktarının kanuna uygun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 07.06.2016 tarih, 2014/411 E. ve 2016/541 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin davalı acentenin prim tahsili ve aktarımına ilişkin sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle davacı yanca haklı nedenle feshedildiği, sözleşme uyarınca davalı acentenin aracılık ettiği poliçeler nedeniyle tahsil ettiği primlerin süresinde davacıya aktarılmadığı, iptal edilen poliçeler dikkate alınarak takip tarihi itibariyle acentenin 31.221,25 TL borçlu olduğunun davacı yanın kesin delil kabul edilen defterleri ile ... olduğu, prim borcunun ödendiğine ilişkin bir kanıt sunulmadığı, fesih ve temerrüt ihtarı ile temerrüde düşen borçluların bu tarihten itibaren temerrüt faizi ödemesi gerektiği, bu oranın taraflar arasında düzenlenen ipotek akit tablosunda yıllık %80 olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların vaki itirazının 31.221,25 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacağa ipotek akit tablosunda belirtilen yıllık %80 oranındaki akdi faiz uygulanarak devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2016/14527 E. ve 2018/6283 K. sayılı kararıyla mahkemece, davacı tarafa, davanın konusu borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formalarını dosyaya sunması için süre verildiği, davacı tarafça istenilen belgelerin dosyaya sunulduğunun beyan edildiği, buna rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan belgeler dosya kapsamında bulunmadığı için incelenip değerlendirilmeden, davacı defter ve kayıtları doğrultusunda hesaplama yapıldığı, davacı şirketin defterlerini inceleyen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler denetime ve hükmü izlemeye elverişli görülmediğinden mahkemece, borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formaları temin edilip, gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek yardımcı defterlerin, rejistro dökümlerinin ve davacı tarafından düzenlenen poliçe nüshalarının incelenmesi, davalı defterleri ile karşılaştırılması, davacı defterlerinde alacak olarak görünen tutarın kaynağının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar varsa ne kadar olduğunun tespit edilerek rapor aldırılmasına karar verildiği, müzekkere cevaplarına konu borca dayanak poliçe suretleri, acente partajı, rejistro kayıtları, hesap mutabakat formaları temin edilemediği ve verilen süreye rağmen davacı tarafça eksik evraklar dosya arasına sunulamadığı, bilirkişi incelemesi yapılamadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının haklılığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı acente arasındaki cari hesap özetleri yasanın bu hükmüne uygun olarak davalı acenteye tebliğ edildiğini, acente tarafından da cari hesap mutabakatına itiraz olunmadığını, buna göre hesap özetlerinin doğruluğunun kanıtlanmış bulunduğunu, acente sözleşmesinin 20 nci maddesine göre de davalı acentenin başka bir delil göstermesinin mümkün olmadığını, şirket kayıtları aksine olan iddiasını, ancak imzası müvekkil sigorta şirketi tarafından kabul edilen belge ile veya resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belge ibraz etmek suretiyle ispat edebileceğini, davalı acente tarafından cari hesap ekstrelerine itiraz edilmiş olduğu da ileri sürülmediğini, 17 yıl öncesine dayanan rejistro kayıtlarının sunulmasının talep edildiğini, rejistro kayıtlarının sunulmadığından bahisle davanın tarafımızca ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigortacılık Mevzuatında rejistro defterlerin tutulması için bir zorunluluk bulunmadığını, ilk karara dayanak olan raporda da defterlerin usulüne uygun tutulduğunun belirlendiğinden mevcut delillere göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ile davalı acente şirketi arasında 23.01.2003 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, acenteye ihtarnamenin tebliğ olduğu tarih ise 26.07.2004 olarak tespit edildiğini, dava tarihinin ise 24.08.2012 olduğunu, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklarda uygulanacak olan 5 yıllık zamanaşımı süresinin borcun doğum tarihinden itibaren ve itirazın iptali davası için uygulanacak 1 yıllık zamanaşımı süresinin itiraz tarihinden itibaren dolmuş olması nedeniyle mezkur davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürerek kararın gerekçe yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,acentelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 150 nci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekili ile davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/990108900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz